
Olgay GÜLER
Birleşik Kamu İşgörenleri Sendikaları Konfederasyonu (Birleşik Kamu-İş) Genel Başkanı Orhan Yıldırım, Ağustos ayında hükümetle meslek örgütü temsilcileri arasında başlayacak 8’inci dönem Toplu İş Sözleşmesi (TİS) görüşmeleri öncesi Edirne’den taleplerini sıraladı.
Birleşik Kamu-İş tarafından Saraçlar Caddesi’nde düzenlenen basın açıklamasına konfederasyonun genel başkanı Orhan Yıldırım’ın yanı sıra, Konfederasyon MYK Üyesi Mehmet Koç, Eğitim-İş Edirne Şube Başkanı Nedim Zobar, CHP Edirne İl Başkanı Harika Taybıllı, Zafer Partisi Edirne İl Başkanı Serkan Konak, CHP Edirne Merkez İlçe Başkanı Yücel Balkanlı, İYİ Parti Edirne İl Yönetim Kurulu Üyeleri ile konfederasyona bağlı sendikaların üyeleri katıldı.

‘MÜCADELEMİZ HERKESİN ORTAK KAYGISININ MÜCADELESİ’
Konfederasyon Başkan Yıldırım, emeğe saygı, toplu sözleşmede adalet, Türkiye’de eşitlik ve özgürlük istediklerini belirterek, “Alın terin, emek hakkı, adalet için verdiğimiz bu mücadele, yalnız bizim değil, tüm halkımızın ortak kaygısının mücadelesidir. Coğrafyamızda emperyalist ülkelerin Orta Doğu ülkeleri üzerinde savaş oyunlarını sahnelediği bir zamanda ülkemizin birlik beraberlik ve bütünlük içinde herkesin birbirini kucakladığı, kardeşlik hukukunun egemen olduğu bir Türkiye özlemi tüm halkımızın isteğidir. Anayasamızın ve cumhuriyet kazanımlarının her bir Türk vatandaşına eşit hakları tanıdığı bir ortamda, eşitliği bozacak ve halkımızı kardeşlik hukukundan ayrıştıracak hiç bir girişimi kabul etmeyeceğimizin de bilinmesini istiyoruz” dedi.
‘AYNI OYUNUN OYNANMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ’
Yıldırım, 23 yıldır tek başına ülkeyi yöneten iktidarın ülkeyi getirdiği son noktanın; açlık, sefalet ve yoksulluk olduğunu söyleyerek, “İşçisi, köylüsü, emeklisi, asgari ücretlisi ve memurları hep bir ağızdan “Açız, hakkımızı verin” diyorsa o ülkede çok büyük yönetememe sorunu vardır. 23 yıldır sermayeyi koruyan ve önceleyen, emekçiyi dışlayan ve ezen siyasi politikaları uygulamaktan vazgeçmeyen iktidara dur deme zamanı gelmiştir. Biz Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak emek ve sınıf mücadelesi öncülüğünde yürüttüğümüz sendikal kavga ile bugün Türkiye’nin üçüncü büyük memur konfederasyonuyuz. Doğru zeminde yürüttüğümüz emek ve sınıf mücadelesinden aldığımız güçle, uzun yılardır Toplu Sözleşme masasında emekçilerin ezilmesine ses çıkaramayan sözde yetkili konfederasyonların aynı oyunu bir kez daha oynamasına izin vermeyeceğiz” diye konuştu.

‘HUKUKA AYKIRI TUTUKLAMALAR, EKONOMİYİ ÇÖKÜŞE SÜRÜKLEMİŞTİR’
Türkiye’de son dönemde art arda yaşanan hukuk dışı ve antidemokratik uygulamaların, yalnızca bireysel hak ve özgürlükleri değil, ekonomik dengeleri de altüst ettiğine dikkat çeken Yıldırım, “Parti genel başkanları, seçilmiş siyasetçiler, belediye başkanları, gazeteciler ve üniversite öğrencilerinin hukuk normlarına aykırı tutuklanması; ekonomiyi çöküşe sürüklemiştir. Demokrasinin, hukukun, masumiyet karinesinin ayaklar altına alınması ve hukuk sistemine güvensizlik ekonomideki krizin asıl sebebidir. Bu adaletsiz, korku yayan baskıcı düzene demokratik olarak karşı çıkmak, ses yükseltmek sadece anayasal bir hak değil; aynı zamanda bir vatandaşlık görevdir” şeklinde konuştu.
‘TÜRKİYE’NİN 3’ÜNCÜ BÜYÜK MEMUR KONFERASYONU OLARAK GÖRÜŞMELERE KATILACAĞIZ’
Kamuda çalışan 4 milyona yaklaşan memur ve 2,5 milyon memur emeklisinin 2026-2027 yıllarında alacakları maaş zamlarının, sosyal ve özlük haklarının belirleneceği 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinin Ağustos ayında başlayacağını hatırlatan Yıldırım, “Uzun zamandır yanlış ekonomi politikalarında sürdürülen ısrar; çalışanın geçinemediği, çalışmak isteyenin iş bulamadığı, gelecek umudu kalmayan gençlerimizin yurt dışına gittiği, en temel mal ve hizmetlerin fiyatlarının neredeyse günlük olarak arttığı, toplumun sadece bir avuç ayrıcalıklı zümresinin zenginleştiği bir ortam yaratmıştır. Ekonomideki bu karanlık kriz günden güne ağırlaşırken, biz kamu emekçileri için ise kirasını ödeyememe ve zorunlu gıda ihtiyacını dahi alamamaya doğru kritik bir sürecin eşiğine gelinmiştir. 17 yıldır kamu emekçisinin haklı taleplerini yılmadan savunan konfederasyonumuz, 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerine bu yıl Türkiye’nin üçüncü büyük memur konfederasyonu olarak katılacaktır. Alın terini, emeğini ve haklarını savunmayı ilke edinen, mücadeleden asla vazgeçmeyen konfederasyonumuz, emeğin gerçek sesi olarak alanda sesini ve sözünü yükselten bir iradedir, olmaya da devam edecektir” ifadelerini kullandı.
‘MASADA OYNANAN OYUNU BOZMAKTA KARARLIYIZ’
TÜİK’in güvenilir bir istatistik kurumu değil, Saray’ın muhasebe dairesi gibi çalışan kamu kurumuna dönüştüğünü söyleyen Yıldırım, “Açıklanan sahte verilerle milyonlarca kamu emekçisinin, emeklinin, işçinin, asgari ücretlinin cebinden çalınan alın teri; yoksulluğa, borç batağına ve açlığa dönüşmüştür. Birleşik Kamu-İş’in araştırma sonuçlarına göre, Haziran 2025 itibarıyla açlık sınırı 27.415 TL, yoksulluk sınırı ise 83.859 TL’ye ulaşmıştır. Memura Ocak ayında verilen altı aylık %6 zam, şubat ayında enflasyonun altında kalmıştır. Asgari ücret, emekli maaşları açlık sınırının altında kalmıştır. Bu tablo, milyonlarca insanımızın yaşam mücadelesi verdiğinin de açık göstergesidir. 7 dönemdir sürdürülen Toplu Sözleşme Masası ezilen emekçiler için gerçek bir müzakere alanı olmamış, yıllarca Çalışma Bakanlığı ile yetkili konfederasyonlarının tiyatro sahnesine dönüştürülmüştür. Masada hükümetin belirlediği çerçevenin dışına çıkamayan sözde yetkili konfederasyonlar, emekçinin haklı taleplerini değil, iktidarın taleplerini dillendirmektedir. Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak emekçilerin yok sayıldığı masada oynanan bu oyunu bozmakta kararlıyız” dedi.
TALEPLERİNİ AÇIKLADI
Toplu sözleşme görüşmeleri öncesi taleplerini de açıklayan Konfederasyon Başkanı Yıldırım, “Grevli toplu sözleşmeli sendika yasası istiyoruz. Enflasyon farkları aylık ödenmelidir. Yoksulluk sınırı üzerinde maaş istiyoruz. Ek ödemeler ve seyyanen ödemeler taban aylığa ve emekli maaşına yansıtılmalıdır. Yüzde 15 vergi dilimi sabitlenmeli. Mülakatla değil, liyakatle atama istiyoruz. Ücretli ve sözleşmeli değil, kadrolu ve güvenceli atama istiyoruz. Eşit işe eşit ücret istiyoruz. Kamu çalışanlarına ücretsiz kreş hakkı istiyoruz. Tüm memurlara çalıştıkları illerde kira desteği istiyoruz. Dereceye giren tüm memurlara 3600 ek gösterge hakkı verilmelidir. Aile yılında eş ve çocuk yardımı arttırılmalıdır” dedi.
Açıklama, katılımcıların halay çekmesinin ardından sona erdi.