DOLAR 32,1798 -0.01%
EURO 35,0113 0.05%
ALTIN 2.500,91-0,37
BIST 11.067,743,06%
BITCOIN 22869145,71%
Edirne
21°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

267 okunma

Başpehlivan baş köşede!

Keşan'da geçen Mart ayında açılan ve Ramazan Bayramı tatili boyunca ilgi odağı olan Kent Müzesi'nde başpehlivan Abdullah Ersoy'a ayrı bir köşe ayrılması Kırkpınar'ın unutulmaz ismine büyük bir gurur ve onur yaşatırken, kendisini bir o kadar da duygulandırdı…

ABONE OL
14 Nisan 2024 16:30
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Keşan’da 18 Mart 2024 Pazartesi günü açılan ve Ramazan Bayramı tatili boyunca ilgi odağı olan Kent Müzesi’nde başpehlivan Abdullah Ersoy’a ayrı bir köşe ayrılması Kırkpınar’ın unutulmaz ismine büyük bir gurur ve onur yaşatırken, kendisini bir o kadar da duygulandırdı.
Keşan ilçesinde 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferi’nin 109’uncu yıl dönümünde törenle açılan Keşan Kent Müzesi, Ramazan Bayramı tatilinde ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü.
Keşan Yukarı Zaferiye Mahallesi Necati İşcan Caddesi’nde 1914 yılında inşa edilen, Çanakkale Savaşı’nda ‘Cephe Gerisi Hastanesi’ olarak yaralı askerlerin tedavi edildiği, daha sonraki yıllarda da Kızılay ve Memleket Hastanesi olarak hizmet veren ve Keşan Belediyesi tarafından restore edilerek 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferi’nin 109’uncu yıl dönümünde törenle açılan Keşan Kent Müzesi’ne ilgi her geçen gün artıyor. Ramazan Bayramı tatilinde de 10.00-22.00 saatleri arasında açık olan müze, ziyaretçilerini ağırlıyor.
Başpehlivan Abdullah Ersoy da geçtiğimiz hafta Keşan Kent Müzesi ziyaretçilerinin arasında yerini aldı. başpehlivan Abdullah Ersoy, kendisi için oluşturulan köşede duygulu anlar yaşadı. Abdullah Ersoy, kendi kispetinin de yer aldığı köşedeki açıklamasında, “Keşan’a çok güzel bir eser kazandırılmış. Keşan Belediyesi’ne ve emeğe geçenlere teşekkür ediyorum. 30 yıl güreşe verdiğimiz emek, 8 tane Kırkpınar madalyası, altın kemer alamadık ama ikinci olduk. Bu unutulmaz anı için Allah razı olsun” ifadelerini kullandı.

ABDULLAH ERSOY
Keşan Kent Müzesi’nde başpehlivan Abdullah Ersoy’un fotoğrafına da yer verilen köşede kendisiyle ilgili şunlara yer verildi:
“1964 yılında Samsun’da doğan Abdullah Ersoy, uzun yıllar boyunca Keşan’a bağlı Erikli sahilinde ikamet etmiştir. 1977 yılında güreş kariyerine başlayan Abdullah Ersoy, ilk yılında Kırkpınar Güreşleri Tozkoparan kategorisinde birinci olmuştur.
Minder güreşinde iki kez Türkiye Gençler Şampiyonu, bir kez de Türkiye Büyükler Serbest Güreş kategorisinde üçüncü olmuştur. Profesyonel güreş kariyerine 2004 yılında son vermiştir.”


BİNANIN TARİHÇESİ
Yapının kesin yapım tarihine ulaşılamamakla birlikte, Çanakkale Savaşları sırasında cephe gerisi hastanesi olarak inşa edildiği bilinmektedir. Edirne Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından 2011 yılında, 1900- 1910 yılları arasına tarihlenerek, 1. Grup korunması gerekli kültür varlığı olarak tescillenmiştir.
Genel özellikleri bakımından 19.yy. askeri yapı örneğidir. Bodrum üzeri tek katlı, E harfi plana sahip, döneminde kamusal yapılarda kullanılan, taş duvarlı kargir yapıdır. Bodrum ile zemin kat olarak inşa edilen bina, kendi içinde merkezine göre simetriktir.
1950’li yıllara dek girişin üst kısmında yer alan süslemeli kalkan duvarı, pencere pervazları ve büyük merdiveniyle döneminin gösterişli yapıları arasındadır. Kaynaklara göre bu kalkan duvarda yer alan mermerde ‘Hilal-i Ahmer Hastanesi’ yazmaktadır. 1984 yılına kadar hastane, daha sonra Sağlık Meslek Lisesi olarak kullanılan, kentin en iyi korunmuş, en bilinen tarihi yapısı olan bina, 2019 yılının Aralık ayında kent müzesi olarak kullanılması amacıyla Keşan Belediyesi’ne tahsis edilmiştir.
Kent merkezinde, 100 yılı aşkın bir süredir var olması ve hastane işlevini yitirmesine rağmen halk arasında “Eski Hastane” olarak adlandırılması yapıya yüklenen anlam açısından önemlidir. Bir yaş grubu kentli için çocuğunun doğduğu, diğer bir yaş grubu için dedesini ya da anneannesini kaybettiği yapı, kentlinin hafızasında hastane olarak yer edinmiştir. Kent merkezinden yapıya ulaşan caddenin isminin de “Hastane Caddesi” olması, yapının misyonunu fazlasıyla yerine getirdiğinin göstergesidir.
Zamanla değişen yaşam biçimi ve buna bağlı gereksinimler nedeniyle birçok tarihi yapı işlevini yitirmekte, ilk yapılış amacından farklı bir işleve hizmet etmek için uyarlanmaktadır. Venedik Tüzüğü’nün 5. Maddesinde “Anıtların korunması, her zaman, onları herhangi bir yararlı toplumsal amaç için kullanmakla kolaylaştırılabilir. Bunun için bu çeşit bir kullanım arzu edilir fakat bu nedenle yapının planı ya da süslemeleri değiştirilmemelidir. Ancak bu sınırlar içinde yeni işlevin gerektirdiği değişiklikler tasarlanabilir ve buna izin verilebilir.” denilerek yeniden kullanım ile ilgili yaklaşım ana hatlarıyla belirtilmiştir. Yeniden işlevlendirme, eski binaların yıkımdan kurtarılması için bir araçtır. Son yıllarda yeniden işlevlendirilmesi zorluklar getirebilecek tarihi binaların müzeye dönüştürülmesi yoluna gidilmektedir.
Bu bakış açısıyla, uzun yıllar hastane, sonrasında okul olarak kullanılan fakat günümüz şartlarına uygunluğu azalan binanın kamu yararına işlev kazandırılıp müzeye dönüştürülerek, hem özgünlüğünün korunmasını hem de ayakta kalmasını sağlamak ana hedefimizdir.

    En az 10 karakter gerekli


    HIZLI YORUM YAP

    SON DAKİKA HABERLERİ