DOLAR 46,6287 0.11%
EURO 53,1616 0.15%
ALTIN 6.096,941,12
BIST 14.274,020,10%
BITCOIN 27816400,41%
Edirne
30°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

477 okunma

Anılar ve fotoğraflar geleceğe neler anlatıyor?

Edirneli İki Harp Çocuğunun Memleket Anıları kitabını yayına hazırlayan Ahmet Gökhan Demirer'in, anne ve babasının anıları ve zengin fotoğraf albümleri sadece Yaveroğlu ve Demirer ailelerinin değil, Edirne'nin, hatta ülkenin yakın geçmişine dair önemli bilgiler de veriyor.

ABONE OL
2 Aralık 2024 17:10
0

BEĞENDİM

ABONE OL

(DÜNDEN DEVAM)
Gönül UYANIKTIR
Edirneli İki Harp Çocuğunun Memleket Anıları kitabını yayına hazırlayan Ahmet Gökhan Demirer’in, anne ve babasının anıları ve zengin fotoğraf albümleri sadece Yaveroğlu ve Demirer ailelerinin değil, Edirne’nin, hatta ülkenin yakın geçmişine dair önemli bilgiler de veriyor. Aileler ekseninde genişleyen anlatılara, yakın akrabaların da katkıları çok değerli… Oğul A. Gökhan Demirer kitabın ‘Sunuş’ yazısında bu katkıları da içtenlikle şöyle anlatıyor.
“Bu kitapta, biri bir çiftçi kızı, diğeri de bir memur çocuğu olan Edirneli Talia Yaveroğlu ile Sırrı Doğan Demirer’in İkinci Dünya Savaşı yıllarında, onların deyişiyle Harp Yıllarının Edirne’sinde geçen çocukluk ve ilk gençlik yılları ile, elliler, altmışlar, yetmişler ve seksenler Türkiye’sindeki öğretmenlik ve hakimlik yıllarından anıları, tanıklıkları ve aile albümlerinden çok değerli fotoğrafları var.


Genç Cumhuriyetin onuncu yılı kutlanırken, bebeklikten henüz çıkmışlardı. Çocukluk ve ilk gençliklerini Harp Yıllarında, İkinci Dünya Savaşı’nın çok zor koşullarında Edirne’de yaşadılar; ilk, orta ve liseyi, savaşlar ve göçler yorgunu kadim Balkan şehri Edirne’de okudular. Onlar, benim annem ve babam!
Bu anılarda, bazıları Edirne’nin yerlisi, çoğu ise muhtelif göçlerle Edirne’ye ve Çatalca’ya yerleşen Balkan göçmeni her iki aile büyüklerinin, yıllar içinde giderek azalan maddi varlıkları ile hayata kıt kanaat tutunma hikayeleri var. Bu anılarda, iki Cumhuriyet çocuğunun, Talia ve Doğan’ın zor ama umutlu yıllarda üniversite okumaları ve Anadolu’da devlet hizmetinde, çoğu zaman idealizm, bazen de yılgınlık ile geçen otuz yıldan, devlete, topluma ve o yılların siyasi olaylarına dair samimi tanıklıkları var.
Talia Yaveroğlu ve Sırrı Doğan Demirer, doksan yıllık ömürlerinde yaşadıkları olayları, ailelerine dair bildiklerini sağlıklarında yazıya döktüler ve bizlerle, yakın aile çevreleri ile paylaştılar.


İzmir’deki emeklilik yıllarında, İki binlerin başlarında, önce annem anılarını yazdı. Annemin el yazısı ile yazdığı müsveddeleri babam daktilo etti. Ardından da babam kendi anılarını yazdı. Ben de 2016 yılı sonlarına doğru emekli olunca, Edirne’de onlarla daha fazla vakit geçirme imkanı buldum. O günlerde, bazen laf lafı açtığında, bazen de benim bir sorum üzerine, babamla yaptığımız sohbetleri babamın izniyle kaydettim. Bu sohbetlerin tamamını annemin yanında yaparak, bazı şaşırtıcı müdahaleleri ile onun katkılarını da aldık. Zira annem, maalesef hayatının son on yılını giderek yoğunlaşan alzaymırın etkisinde geçirdi; anılarını iyi ki vaktiyle, iki binlerin başlarında yazmış ve bitirmiş diye düşünüyorum.
Benim yaptığım bu ses kayıtlarından başka, ailenin iki mensubunun yaptıkları ses kayıtlarının bu anılara çok değerli katkıları oldu. Torunları, oğlum Enis’in aldığı bir sözlü tarih dersi için onlarla Mart 2015’te yaptığı mülakatın kayıtları sayesinde, babamın anılarının İlkokul ve İkinci Dünya Savaşı, Kaçaklık, Sıkıntı ve Yokluk bölümleri başta olmak üzere pek çok bölüm epey gelişti, zenginleşti. 40’lardan 60’lara Ulaşım bölümü ise tamamen onun söyleşisinden doğdu.
Teyzemin New York’ta yaşayan büyük oğlu Kudret Topyan, harika bir son dakika sürprizi yaparak, 2002 yılı Yazında anne ve babamla yaptığı uzun bir kaç tane söyleşinin ses ve video kayıtlarını buldu ve gönderdi. Hemen onlardan da çözümlemeler yaptım ve annemin anılarına, Kanatlı Karıncalar ve Fal, Bir Kurşuna Dizilme Hikayesi bölümleri böylece ilave oldu. Her ikisine de çok teşekkür ederim.
Anne babamın bu söyleşilerdeki anlatımları, çoğu zaman, yazılı metinlerinden daha samimi ve oto sansürden daha uzaktılar. Bazı anlattıkları şeyler ise, ilk kez söyledikleri çok değerli bilgilerdi. Ben de, o kayıtlardaki söyleşi üslubunu olabildiğince bozmamaya çalıştım. Her ikisinin anıları da, kendi içlerinde bazen kronolojik bazen de sinematografik diyebileceğim bir sıra, bir düzen takip ediyor olsa da bölümler olmaksızın tek bir metin halinde başlayıp bitiyordu.


Ben her ikisinin anılarını daha kolay bir okuma sağlaması için bölümlere ayırdım ve başlıklar koydum. Annem anılarına ‘Sessiz Mahallemden Hafif Bir Ses’ adını koymuştu; babam da ‘Yaşamımdan Esintiler’; onların anılarının bu isimlerini anılarının ilk bölümlerinin başlıkları olarak korudum.
Hayatta iken çok kullandıkları bazı sözcükleri sadeleştirmek, Türkçeleştirmek yerine, çoğu yerde metin içinde olduğu gibi bırakıp günümüzdeki karşılıklarını dip not ile vermeyi seçtim. Bir de, bazı tarihi ve kültürel konular ve mekanlar ile ilgili ilave bilgi ve referans olmak üzere dipnotlar ekledim. Kitabın fotoğraf albümü ise şöyle oluştu:
Küçüklü büyüklü beş adet aile albümündeki ve çok sayıda zarf ve kutudaki, çok küçük vesikalıktan kartpostal boyutuna kadar çeşitli boyutlardaki çok sayıda fotoğrafın neredeyse tamamını, yüksek çözünürlüklü fotoğraf tarayıcısında tarayıp, fotoğraf işleyici programlarda da gerekli asgari düzeltmeleri yaptıktan sonra A4 boyutunda çıktılarını alıp farklı dosyalar oluşturdum. Bu dosyaları düzenli olarak babama verdim. Babam da isteğim üzerine, o fotoğrafların neredeyse tamamının zaman, mekan, tarih ve kişi bilgilerini gayet açık bir biçimde üzerlerine yazarak düzenli olarak bana geri verdi. Onunla yaptığımız bu güzel çalışma, 2017’den 2019 yılbaşındaki vefatına kadar devam etmiştir.
Onun kuşkuda olduğu fotoğrafları ve bilemediklerini de teyzem Mukadder Topyan ve dayım Yener Yaveroğlu’na göstererek bazı eksik bilgileri onlarla tamamladım ve teyitlerini aldım. Edirne’de olmadığım zamanlarda, bu çalışmaya dair bilgi akışı Edirne’deki kardeş çocukları aracılığı ile oldu. Emel Yaveroğlu Beylikçi ve eşi Feramiz Beylikçi, Mehmet Yaveroğlu ve Nedim Topyan’ın çok değerli yardımlarını gördüm. Dayı ve teyze çocuklarına çok teşekkür ederim.
Talia Yaveroğlu’nun kardeşleri; teyzem Mukadder Topyan’a, hazırlık sürecinde verdiği çok değerli bilgiler için; dayım Yener Yaveroğlu’na, İpek Böcekçiliği yazısını kitapta kullanmama izin verdiği ve annemin anılarının taslak halini okuyarak yaptığı uyarı ve düzeltmeler için çok teşekkür ederim. İkiniz de iyi ki varsınız.
Kız kardeşim Gül’le, annemin anıları arasına koyduğum Masal şiiri için, eşi Yıldırım Demirhan’a ve Kudret Topyan’a vaktiyle annemi anılarını yazmaya teşvik ettikleri için teşekkür ederim. Kitabın taslak halini okuyarak bazı düzeltmeler ve öneriler yapan Enis Demirer ve Gül Demirer Demirhan’a, düzeltmeleri, önerileri ve yazdığı önsöz için Kudret Topyan’a çok teşekkür ederim.
Kitabın tasarımı ve yayımcılığına kadar her aşamasındaki büyük çabası için sevgili arkadaşım Can Gazialem’e çok teşekkür ederim. O olmasaydı bu işe kalkışmazdım. Onun büyük gayreti ile bu kitap var oldu. Bu kitabın mümkün olduğunca kusursuz olması için çok çaba harcadım. Lakin olabilecek kusurlar için de bağışlanmayı dilerim.”
Ahmet Gökhan Demirer
(SÜRECEK)

    En az 10 karakter gerekli
    Özhanlar Mobilya