
Olgay GÜLER
Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi tarafından, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla düzenlenen Cumhuriyet Kokteyli’nde, dernek üyeleri bir araya geldi.
ADD Edirne Şubesi tarafından düzenlenen Cumhuriyet Kokteyli, derneğin Mithatpaşa Mahallesi’ndeki binasında gerçekleştirildi. Etkinliğe Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Yeni Parti İl Başkanı Yücel Balkanlı ile Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör, Zafer Partisi Edirne İl Başkanı Serkan Konak ve derneğe üye çok sayıda vatandaş katıldı.
Etkinlik, ADD Edirne Şube Saymanı Barış Kır’ın basın açıklamasıyla başladı.

‘HİÇBİRİMİZİN UMUTSUZLUĞA KAPILMA HAKKI YOK’
Şube Saymanı Kır, Cumhuriyet’in mazlum milletlerin mücadelesine esin kaynağı olduğunu söyleyerek, “Bu eşsiz devleti kurup bize emanet eden o büyük devrimciler öylesine akıl almaz yoklukları, zorlukları, tuzakları ve eyaletleri aşarak varmışlardır ki menzile, günümüz koşullarına bakarak hiçbirimizin bir an bile umutsuz olma yılgınlığına kapılma, yorgun düşme hakkı yoktur. Kurtulmak ve bir an önce muasır medeniyetler seviyesine hedefine yöneltmek için bütün bu güçleri aşmak, Mustafa Kemal Atatürk’ün ve Kemalist devrim kadrolarının boynunun borçlarıydı. Yaptılar, hem de az zamanda yaptılar, hem de çok büyük işler yaptılar” dedi.

‘CUMHURİYET KİMSESİZLERİN KİMSESİDİR’
ADD Edirne Şube Başkan Yardımcısı Gökay Bilgin de, Cumhuriyetin devletin nasıl yönetileceğini belirleyen sistemden öte, bir ideal olduğunu belirtti. Bilgin, “İşte bu nedenle bugün burada Cumhuriyetimizi anlatırken bir cümleyi rehber olarak seçmek istiyorum. Cumhuriyet, bilhassa kimsesizlerin kimsesidir. Cumhuriyetten önce bu topraklarda bir insanın geleceğine ne belirliyordu? Hangi ailede doğduğu, hangi sınıfa mensup olduğu, hangi zümrede yetiştiği ve hangi çevrede yetiştiği. Peki cumhuriyet bize neyi vat etmişti? İnsanın doğduğu ailenin değil, ortaya koyduğu emeğin ve yeteneğin belirleyici olduğu. Kadınların toplumsal yaşamın öznesi olduğu, çocukların eğitimle geleceğe hazırlandığı, gençlerin hayallerini gerçekleştirebilmek için fırsat bulduğu, yurttaşların da yönetenleri belirleyebildiği bir ülkeyi vat etmişti. Kısacası Cumhuriyet insanın doğduğu koşullara mahkum olmadığı bir ülkenin adıdır. Çünkü cumhuriyetin temelinde şu anlayış vardır. Bir ülkenin gerçek sahibi; hiçbir ayrıcalığı bulunmayan sıradan vatandaşları da dahil olmak üzere milletin kendisidir. Cumhuriyetin büyüklüğü yalnızca güçlü olanlara ne sunduğuyla değil, güçsüz durumda olanları da ne kadar koruduğuyla ölçülmektedir. Cumhuriyeti sevmek yalnızca bayraklarımızı dalgalandırmak, marşlarımızı söylemek, törenlerimize katılım sağlamak değildir. Cumhuriyet kimsesiz bir insanın karşısına çıkıp da ona şunu söyleyebilmelidir. Sen bu ülkenin eşit yurttaşısın. Senin de hakkın var, senin de sözün var. Senin de geleceğin var ve bu ülkenin geleceğinde senin de yerin var. İşte bizim savunduğumuz cumhuriyet tam olarak budur” diye konuştu.

‘UMUT HER ZAMAN VAR’
Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan da, Edirne’nin ilk kadın belediye başkanı olarak Cumhuriyet’e minnettar olduğunu dile getirdi. Gencan, “Edirne’nin ilk kadın belediye başkanı olarak, burada söz alma hakkına sahipsem, bunu cumhuriyetin en büyük kazanımlarından biri olarak görüyorum ve bunu çok kıymetli buluyorum. Çocuklarımızın yine aynı fırsat eşitliğinde, her koşulda özgürce yetişebildikleri şartları sağlamak da aslında bizlerin en büyük vazifesi olduğunu düşünüyorum. Bu anlamda da bir belediye başkanı olarak tüm meclis üyelerimizle ve mesai arkadaşlar birlikte, çizgimizden taviz vermeden mücadelemize devam ediyoruz. Değil mi ki her 29 Ekim’de bizler bu çatının altında daha da kalabalık bir şekilde toplanmaya devam ediyoruz. Umut her zaman var demek” şeklinde konuştu.

‘ATATÜRK’ÜN ÇİZGİSİNDE YÜRÜMEYE DEVAM EDECEĞİZ’
Özellikle son dönemde ülkede hukuka olan inancın sarsıldığını belirten ve zor günlerden geçildiğini söyleyen Gencan, “O yüzden evet çok doğrudur kuvvetlere ayrılığı, hukukun üstünlüğü ki özellikle son zamanlarda ülkemizde yaşanan hukuksuzlukları bir bütün olarak düşündüğümüzde özellikle belediye başkanlarımız, bürokratlarımız, çok kıymetli basın emekçileri hiç kimse düşündüklerinden dolayı, ya da yapmadığı eylemlerden dolayı hiçbir haksızlığa ve hukuksuzluğa maruz kalmasın ve ne yazık ki toplum nezdinde hiçbir zaman hukuka olan inanç bu kadar sarsılmasın. O yüzden zor günler, belki 103’üncü yaşını kutladığımız cumhuriyetin tam da bugününde bambaşka şeyleri konuşuyor olmak gerekiyordu. Ama dediğim gibi değil mi ki bu çatının altındayız, değil mi ki birbirimize sımsıkı tutunmaya devam ediyoruz. Burada genç kardeşlerimizi de görüyorum artık. Bu çok umut verici. O yüzden her daim yolumuzda kararlı bir şekilde Atatürk’ün çizgisinde yürümeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
