
Keşan Medya Gazetesi İmtiyaz Sahibi Sayın Mustafa BEZBAŞ Medya Keşan’da yayınlanan paylaşımında çeltik üreticisinin haklı sıkıntılarından söz etmiş…
Enez kamuoyu ve Sivil Toplum Kuruluşları olarak bizler de çeltik tarımının özellikle Enez’de yarattığı doğa ve çevre ile ilgili sorunlar nedeniyle bu konuya ilgimizi zaman zaman sözlü ve yazılı olarak dile getirmiştik. Bu açıklamalarımızda çeltik üretimine karşı olmadığımızı, ancak bu tarımın SÜRDÜRÜLEBİLİR kurallarının oluşturularak çevreye zarar vermeden yapılması gerektiğini vurgulamıştık.
***
Çeltik, İpsala ve Edirne Ovası taban suyunun yüksekliği ve Meriç Nehri’nden kolayca suyun temin edilebilmesi gibi gerekçelerle tartışmasız yörenin en önemli ve en kazançlı tarım ürünüdür. Ama tarım, sadece üreticinin daha çok kazanması için yapılmaz. Getirisi maddi açıdan ne olursa olsun doğa /çevre ve insan sağlığı açısından götürüsünün ne olduğu da çok önemlidir.
Örneğin “Getirisi daha çoktur” diyerek kenevir ve haşhaş gibi uyuşturucu ham maddesi olan ürünlerin tarımına izin verilebilir mi? Bunun gibi yasal olsa da çevreye önemli zararlar veren ürünlerin tarımında da kısıtlayıcı önlemler mutlaka gereklidir.
***
Kısaca söz etmek gerekirse kuralsız, denetimsiz, nadasa bırakılmadan, aralıksız yapılan çeltik tarımı nedeniyle bu ovanın çölleşeceği konusunda zaten çok önemli kaygılar yaygındır. Olayın bu yönü, bu satırların yazarının haddini aşsa da hunharca tüm ovada, harman sonrası başlatılan ANIZ YAKMA nedeni ile toprağa, börtü böceğe, mikro organizmaya verilen zarar ilk mektep çocuklarının bile gözlemleyebileceği bir gerçektir.
Bunun yanı sıra rüzgarlar sayesinde Enez’e kadar gelen anız dumanları ile insanlar göz göre göre zehirlenmektedir. Yine bu anız yakma sürecinde, bu dumanlarla, artık oldukça işlevsel hale gelen İpsala- Enez Yolunda trafik engellenmekte ve hatta kazalara neden olmaktadır.
***
Bunun dışında ziraat ilaçları ve gübrelemenin yarattığı olumsuz sonuçlarının en anlamlı göstergesi Gala Gölü’ndeki üretim çeşitliliğinin azalmasıdır. Bugün artık kızılkanat, çapuka, kerevit, turna, yayın hatta yılan balığı gibi Enez’le özdeşleşmiş balık çeşitleri kaybolmuştur ya da çok azalmıştır. Gala Gölü’ndeki su ürünleri üretimi bu yörede tarımın çeşitliliğinin hemen hemen tek alternatifidir. Ne var ki Gala Gölü havzası yani Milli Park alanı çeşitli bahanelerle daraltılmakta ve yeni çeltik alanları yaratılmaktadır.
Yıllardır Enez’in bir adım öteye gidemeyişinin en önemli nedeni olan sivrisinek, çeltik tarlalarının doğal üretimidir. Çeltik alanlarının daraltılması gerekirken aksine devlet eliyle genişletilmesi bu olumsuzlukları daha da içinden çıkılmaz hale getirmektedir.
***
Çeltik üretimi artık emek / yoğun bir tarım seçeneği değildir. Sanayileşmiştir. Sermaye sınıfının seçeneği haline gelmiştir. Eline kazma kürek almadan tarlasının başında bile bulunmadan, güney doğu ağaları gibi büyük şehirlerde oturup harman zamanı bir biçer/döverle, bir ya da birkaç işçi ile süreci yürütenlere çiftçi diyebilmek abartılıdır.
***
Özellikle devlete ve belediyelere ait tarım alanlarının kullanımı öncelikle ve pazarlıkla yörede kurulan kooperatiflere verilmelidir. Bu kooperatifler eliyle, devlet sübvansiyonu da kullanılarak daha sağlıklı, münavebeli disiplinli tarım yapılabilir. Çeltik tarımı o zaman emek yoğun bir seçenek halinde tüm Edirne Köylüsünün ortak sorunu haline gelebilir..
***
Hem üreticilerin hem de bu tarımın kurallarının yarattığı sorunların oturulup tartışılması kaçınılmazdır. Bugün yer altı suları kullanılarak yapılan çeltik ziraatini savunabilecek aklı başında hiç kimse yoktur. Çeltik Komisyonları işlevini yitirmiştir. İpsala pirincinin “Dünyada Birinci”liği söz konusu falan değildir.
Meriç ve Ergene suları ile yapılan tarımda üretilen çeltiğin halk sağlığı açısından da tartışılması gerekmektedir. Yani tartışılacak konu çoktur.
***
Çeltik tarımından tümüyle vaz geçilmesini düşünmek elbette mümkün değildir. Çünkü Meriç Ovası’nın başka alternatifi yoktur. Ama alınacak önlemlerle hem üretimin artırılması, hem emeğin karşılığının alınması, hem toprağın, çevrenin, Gala’nın korunması ile SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR TARIM mümkündür.
***
Çevreciler ve Ziraat Odaları’nın müşterek ya da ayrı ayrı bu konuların tartışılıp kuralların yeniden oluşturabileceği toplantılara keşke Sayın BEZBAŞ ve Medya Keşan Gazetesi öncülük etse, bu konuda artık bilim adamları devreye girse… Sadece çok bağıranın haklı kabul edildiği anlayış bilimsel bir yöne çevrilebilse… Beklentimiz budur…