
İran ülkemizin doğusunda, Fars kökenine dayanan eski bir devlet. Nüfusu Türkiye kadar, alanı Türkiye’den biraz büyük. Etnik yapı olarak çoğunluk Fars kökenli ise de %25 Azeri Türkü, % 6 Kürtler, Ermeniler, Çerkez, Gürcü, Laz, diğer ırklar var. Deniz bağlantısı Basra körfezi, komşuları Türkiye, Rusya, Azerbaycan, Gürcistan. Ekonomisi petrol ülkesi, tarım sanayi varsa da dünya çapında değil tabi, birazda turizm.
İran 1979 yılına kadar Şahlık ile idare edildi. Bir yerde monarşi yani Krallık. İran kurulduğu günden beri Mollalar denilen radikal bir gurubun etkisinde idi. Onlar Şahlığı devirip, düzeni değiştirip yeni bir düzen kurup iktidarı ele geçirmek için anarşi yaratıyorlardı. Bunu ,da Avrupa devletleri destekliyordu. Şah bu baskılara dayanamadı ve ülkesi İran’ı terk etti. Bu boşluğu mollalar doldurdu ve İslam Cumhuriyeti isimli bir devler kurdular, başına da HÜMEYNİ isimli bir lider getirdiler.
Düzen kurulmuştu, Mollalar radikal uygulamalara başladılar. Erkeklerin çoğu sarıklı sakallı, kadınlar kara çarşaflı, başları örtük, mayo giymek, alkol, dekolte kıyafet yasak. Şah yanlılarını ya ülkeden kaçırttılar ya öldürdüler. Irak’la on yıllık bir savaşa giriştiler.
Şah Rıza Pehlevi aydın bir insandı. Avrupa’da okumuş, güzel girişimleri vardı fakat İran’ın kaynağını yiyen yaşayan Şah yanlıları idi. Halk bu durumdan memnun değildi. Bir kurtuluş arıyordu, bunu fırsat bilen Mollalar bu olanağı kendi lehlerine çevirdiler. Avrupa’nın da desteği ile iktidarı ele geçirip kendi düzenlerini kurdular. Batı niye bu desteği verdi, İran dünyanın en kritik yakıt ham maddesi olan petrol ülkesiydi. ABD yardımcı oldu, amaç İran petrollerinde söz sahibi olmak, çünkü dünya petrol üzerine dönüyordu.
Şah çok güzel yatırımlar, girişimler yaptı. Mollalar 45 yıldır iktidardalar bir yere bir çivi çakmadılar. Varsa yoksa atom bombası maddesi olan — Uranyumu — zenginleştirmek için uğraşıp durdular. Niye, zenginleştirilmiş uranyumdan atom bombası yapılıyor, amaç atom bombası yapıp Ortadoğuda hegemonya kurmak, söz sahibi olmak için.
Halk bu düzenden ve kıyafet uygulamalarından memnun değildi. Bu durumu protesto etmek için hafif yoğunlukta sokak gösterileri yapıyor, hatta bir üniversitede genç bir kız öğrenci bütün giysilerini çıkararak üzerinde bir külot ve sütyenle ile durumu protesto etti. Bu gösteri ve protestolar gittikçe yoğunlaştı, sokaklarda silahlı çatışmaya kadar vardı. Bugüne kadar ölenlerin sayısının 2 binin üstünde olduğu söyleniyor.
Sormak gerekmez mi; İRAN NEREYE GİDİYOR?
Gidiş iyi bir gidiş değil, bu gidiş mollaların sonumu acaba! Bu durumda Mollalar ne yapmalı, en kısa zamanda erken seçime gitmeli, netice Mollaları istemiyoruz olur. Peki ABD bu duruma ne yapıyor, konuyu izliyor, oda mollaları istemiyor. Uranyumun zenginleştirilmesine karşı çıkıyor. İran nükleer güç sahibi olmasın istiyor. Daha önce yapılan askeri müdahaleleri az buluyor, tekrar bombalamayı ima ediyor. Şimdilik ABD beklemeyi tercih ediyor, bakalım ne olacak?
Bu durumda Mollalar ne yapmalı, Mollaların yapacağı bir erken seçim olmalı, yaparlar mı acaba, hiç sanmıyorum, netice hayır çıkar.
Dünya bu durumdan çok rahatsız, oyun petrol üzerine oynanıyor. Bir de uranyumun zenginleştirilmesi var. Egemen devletler kendilerinden başka devlette atom bombası olmasını istemez. Farah Dibanın oğlu Rıza Pehlevi ellerini boşuna ovuşturmasın. Şahlık artık geri gelmez, çünkü kral Faruk’un dediği gibi — Dünyada iki Kral kalacaktır, biri İngiltere Tahtında, diğeri iskambil kağıtlarında –
Mollalar gidecek yeni düzen kurulacak oda yeni İRAN…