
TAKSAV’ın geleneksel söyleşilerinin önceki akşam konuğu Hudut Gazetesi “Eleştirel Düşünce” köşesi yazarı, Kimya Yüksek Mühendisi, Siyasetçi Dr. Nurhan Işıkseren oldu. Işıkseren, “Siyaset Söyleşileri” başlığı altında düzenlenen söyleşide; “Demokratik Siyaset Meseleleri” ni ikinci dünya savaşı sonrasından ele alarak yarı akademik bir sunum yaptı. Saat 20.15’te başlayan ve karşılıklı soru cevaplarla 22.30’a kadar devam eden söyleşide, aktif katılımcıların sorularına muhatap olan Işıkseren yarım saatten uzun bir süre de gençlerle sohbet etti.

TAKSAV Edirne Şube Başkanı Nevzat Çolak’ın kısa bir açış konuşmasıyla başlayan söyleşide; Ekonominin Siyaseti ve Demokrasiyi küresel baskılarla, geçmişten günümüze nasıl dizayn ettiği konusuna örnekleriyle vurgu yaptı.

DİJİTAL ÇAĞ DEMOKRASİYİ NEREYE TAŞIYOR?
Taksav Edirne Türkan Saylan KSE Kardelen Kitap Kafe’de düzenlenen söyleşide Nurhan Işıkseren, siyaset, ekonomi ve demokrasinin tarihsel yolculuğunu anlattı ve dijital çağın yükselişiyle birlikte hem Türkiye’nin hem dünyanın yeni bir kırılmanın eşiğine geldiğini söyledi.
Konuşmada, modern ekonominin Adam Smith ile başlayan liberal düşüncesi ve daha sonra Hayek–Friedman çizgisinde gelişen neoliberalizmin dünya düzenini nasıl şekillendirdiğine dikkat çeken Işıkseren, başlangıçta özgürlük ve rekabet vaadiyle yola çıkan neoliberalizmin, zamanla finansal güçlerin tahakkümüne dönüştüğünün altını çizdi. “Bu dönüşüm hem devletleri zayıflattı hem de siyasetçileri merkezileşen liderlik anlayışına itti” şeklinde konuşan Işıkseren konuşmasında özetle şunlara vurgu yaptı.
Günümüz dünyasında kapitalizm yeni bir evreye geçti. Ekonomik güç bugün artık teknoloji şirketlerinin elinde toplandı. Devasa şirketler sadece piyasaları değil, toplumların davranışlarını da şekillendiriyor. Bu süreçte demokrasinin içi boşaltılarak, “demokrasi görünümlü otoriterlikler” yaygınlaşıyor. Yani ekonomik güç siyasal alanı daraltıyor.”

1945’ten Bugüne Türkiye’nin Demokrasi Serüveni ve politik gelişimini de tarihsel bir akış içinde ele alan Işıkseren, dört döneme ayırdığı bu süreçlerin bugünkü lider merkezli siyasi yapıyı hazırladığı ve siyasi partilerin giderek oligark yapılara dönüşüp, lider sultasının tek adam sürecini hızlandırdığına vurgu yaptı.
Siyaset ve demokrasinin tek başına bir siyasal kavram olarak değil; ekonomi, teknoloji ve küresel güç ilişkilerinin birleştiği bir eksende değerlendirilmeleri gerektiğini vurgulayan Işıkseren, “Dijital çağın hızlandırdığı ekonomik süreçler, demokratik mekanizmaları zayıflatırken toplumların algı üzerinden yönetilmesini mümkün kılıyor” dedi. Işıkseren, siyasi ve demokratik değerlerin ancak bilinçli ve örgütlü bir toplumsal duruşla korunabileceğini söyledi.