
Olgay GÜLER
Edirne Barosu Aile, Kadın ve Çocuk Hakları Komisyonu tarafından, 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü dolayısıyla yapılan açıklamada, çocukların hâlâ savaş, göç, iklim krizi ve eşitsizlikler nedeniyle ciddi hak ihlalleriyle karşı karşıya olduğu vurgulandı.

Edirne Barosu hizmet binası önünde gerçekleştirilen basın açıklamasını Edirne Barosu Aile, Kadın ve Çocuk Hakları Komisyonu Üyesi Av. Özge Hazır okudu. Açıklamaya Edirne Barosu Başkan Vekili Av. Aygün Ulubey Ergüden, komisyon üyeleri ve avukatlar katıldı.
‘BUGÜN ÇOCUKLARIN HAKLARI İÇİN YÜKSELTİLEN EVRENSEL BİR SESTİR’
Günümüzde halen savaşın, göçün, iklim krizlerinin ve eşitsizliğin pençesindeki çocuklar, tıpkı geçmişteki akranları gibi benzer tehditler ve hak ihlalleriyle karşı karşıya kaldığına dikkat çekilen açıklamada, “Çocuk haklarına giden bu yolculuk, bitmeyen bir sorumluluğu ve sürekli bir uyanıklığı gerekli kılmaktadır. Bugün, 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü. Bu tarih, 1989 yılında kabul edilen Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin kabulünün yıl dönümü olmakla birlikte, bu gün bir imza töreninin çok ötesinde, insanlık vicdanının çocuklarımızın hakları için yükseltildiği evrensel bir sestir. Çocuklar, bu dünyanın en saf gerçeği, en değerli varlığı ve geleceğimizin tartışmasız tek umudu olarak kabul edilmelidir” dedi.
‘ÇOCUKLAR EN TEMEL HAKLARINDAN MAHRUM’
Dünyanın en parlak ışıkları olan çocukların, karanlık köşelerde acımasız ihlallerle mücadele etmek zorunda kaldığına yer verilen açıklamada, “Bu acı, bazen sokak ortasında şiddete maruz kalan bir çocuğun çaresizliğinde, bazen en güvendiği tarafından istismar edilen bir çocuğun gözlerinde, bazen de akran zorbalığıyla ömür boyu taşıyacağı yarayla bir çocuğun yüreğinde saklanmaktadır. Çocuklar, en güvende hissetmeleri gereken evlerinde ve okullarında dahi onarılamaz hasarlara maruz kalmakta, en temel haklarından mahrum bırakılmaktadır” şeklinde konuştu.
‘ÇOCUKLARIN SUÇA YÖNELİMİ, BAŞARISIZLIĞIN ESERİDİR’
Toplumun koruma mekanizmalarından yoksun kalan ve suça sürüklenen çocuklara özel önem verilmesi gerektiğine dikkat çekilen açıklamada, “Bu noktada, toplum olarak üstesinden gelmemiz gereken derin yapısal sorunlar bulunmaktadır. Toplumun koruma mekanizmalarından mahrum kalan ve suça sürüklenen çocuklar, kendilerine özgü sistem içerisinde koruma altına alınmayı, rehabilite edilmeyi ve toplumsal hayata yeniden kazandırılmayı hak etmektedir. Onların suça yönelimi, yetişkinlerin onlara güvenli bir çevre sunma yükümlülüğündeki başarısızlığının bir göstergesidir. Aynı hassasiyetle, suçun bizzat hedefi olmuş çocukların korunması, adalet sistemimizin en temel önceliği olmalıdır. Suç mağduru çocuklar, yeniden travmatize edilmeden, yaşlarına ve gelişim düzeylerine uygun, uzmanlar eşliğinde dinlenmeli ve yargı süreçlerinde özel olarak desteklenmelidir. Onların adalet arayışı, ikincil mağduriyetler yaratılmadan titizlikle yürütülmelidir” diye konuştu.
‘ÇOCUKLAR, AĞIR KOŞULLARDA İŞÇİLİĞE MECBUR BIRAKILIYOR’
Çocukların, ekonomik ve sosyal eşitsizlikler nedeniyle eğitim hakkından mahrum kalarak, ağır koşullarda çalışmak zorunda bırakıldığına da belirtilen açıklamada, “Ekonomik ve sosyal eşitsizlikler nedeniyle eğitim hakkından koparılan çocuklarımız, ağır koşullarda çocuk işçiliğine mecbur bırakılmaktadır. Bu durum, onların bedensel ve zihinsel gelişimlerini tehdit etmekle kalmayıp, geleceğe dair tüm umutlarını da çalmaktadır. Gelecek nesillerin potansiyeli sistematik olarak sömürülürken, buna kayıtsız kalmak, insanlık vicdanının kabul edebileceği bir durum değildir. Onların yaşam, gelişim ve onurlu bir hayat sürme başta olmak üzere tüm haklarını en güçlü şekilde savunmaya devam edeceğimizi kamuoyuna bildiriyoruz. Onlara sunduğumuz her güvenli alan ve eşit fırsat, bizi şiddetten ve sömürüden arınmış, daha merhametli bir geleceğe taşıyacaktır” şeklinde konuştu.