DOLAR 43,9930 0.04%
EURO 51,4745 0.06%
ALTIN 7.596,000,81
BIST 13.346,43-2,71%
BITCOIN 30071802,25%
Edirne

KAPALI

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

426 okunma

Çantası değil, maliyeti ağır!

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Edirne Şube Başkanı Ahmet Acet, eğitim ve öğretim yılının başlamasına sayılı günler kala, velilerin en büyük kaygılarından birisinin, çocukların okul çantalarını kaç TL’ye doldurabilecekleri olduğunu dile getirerek, devletin mutlaka kamusal destek sağlaması gerektiğini belirtti…Velilerin her geçen yıl ağırlaşan eğitim masraflarını karşılayabilmek için ya borçlandığını, ya da başka temel ihtiyaçlarından feragat ettiğini söyleyen Acet, “Eğer devlet kamusal bir sorumluluk üstlenmez, öğrencilere ücretsiz veya destekli kırtasiye sağlamazsa, düşük gelirli ailelerin çocukları okula eksik malzemelerle gitmek zorunda kalacak ve bu durum onların eğitim sürecinde geri kalmalarına neden olacaktır” dedi…

ABONE OL
5 Eylül 2025 15:15
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Olgay GÜLER

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Edirne Şube Başkanı Ahmet Acet, eğitim ve öğretim yılının başlamasına sayılı günler kala, velilerin en büyük kaygılarından birisinin, çocukların okul çantalarını kaç TL’ye doldurabilecekleri olduğunu dile getirerek, devletin mutlaka kamusal destek sağlaması gerektiğini belirtti.

Eğitim Sen Edirne Şubesi tarafından, 2025 – 2026 eğitim ve öğretim yılı öncesinde, ‘Okul Çantası Kaç Liraya Doluyor’ konulu basın açıklaması yapıldı. Kentin, trafiğe kapalı Saraçlar Caddesi’nde gerçekleştirilen açıklamayı, Şube Başkanı Ahmet Acet okudu. Acet, açıklamasında, velilerin en büyük kaygılarından birisinin, çocukların okul çantalarını kaç TL’ye doldurabilecekleri olduğunu dile getirerek, devletin mutlaka kamusal destek sağlaması gerektiğini belirtti.

‘AİLELERİN BÜTÇESİNE BÜYÜK YÜK’

Şube Başkanı Acet, son yıllarda derinleşen ekonomik kriz, yüksek enflasyon ve hayat pahalılığının eğitim giderlerini de katladığını belirterek, “Kayıt ücretleri, zorunlu bağış uygulamaları, okul kıyafetleri, servis ücretleri ve kırtasiye ürünlerine gelen zamlar, dar ve orta gelirli ailelerin bütçesinde büyük yükler getirmektedir. Veliler, bir öğrencinin okul ihtiyaçlarını karşılamak için kırtasiyeden okul kıyafetine, spor ayakkabısından beslenme masraflarına kadar geniş bir alanda harcama yapmak zorundadır. Eğitim masraflarının her yıl resmi enflasyon oranlarının çok üzerinde artıyor olması dikkat çekicidir” dedi.

‘NİTELİKLİ VE EŞİT EĞİTİM HAKKI DAHA ZORLAŞIYOR’

Yeni eğitim ve öğretim yılında velilerin en büyük kaygılarından birisinin, çocukların okul çantalarını kaç TL’ye doldurabilecekleri olduğunu dile getiren Acet, “Geçtiğimiz yıl zaten yüksek olan kırtasiye fiyatları, bu yıl da yüzde 60’ları aşan artışlarla daha da ağırlaşmıştır. Defterden kaleme, boyadan çantaya kadar her kalem ürün aile bütçesini zorlarken, ilkokul seviyesindeki bir öğrencinin çantası ortalama 2.800–3.800 liraya, ortaokul ve lise seviyesindeki bir öğrencinin çantası ise 4.000–5.800 liraya dolmaktadır. Bu rakamlar, dar gelirli ailelerin çocukları açısından eğitimdeki eşitsizlikleri derinleştirirken, kamusal destek olmadan nitelikli ve eşit eğitim hakkının her geçen gün daha da zorlaştığını göstermektedir.

2024/25 ve 2025/26 eğitim-öğretim yıllarına ait kırtasiye sepeti karşılaştırması, aileler üzerindeki yükün her geçen yıl nasıl ağırlaştığını göstermektedir. Detaylara bakıldığında, özellikle ortaokul ve lise seviyesindeki öğrencilerin ihtiyaçları maliyeti daha da yukarı çekmektedir” dedi.

‘SADECE KIRTASİYE MASRAFI, GELİRİN YÜZDE 20’SİNE DENK GELİYOR’

TÜİK’in Ağustos enflasyonunu yüzde 33 olarak açıkladığına dikkat çeken Acet, “TÜİK’e göre resmi enflasyon Ağustos 2024’te yüzde 51,97 iken Ağustos 2025’te yüzde 33’e gerilemiştir. Ancak eğitim masraflarındaki ortalama artış %60’ın üzerindedir. Özellikle birden fazla çocuğu olan aileler için yük katlanarak büyüyor. Birçok veli en temel ihtiyaçları bile karşılayamaz hale gelmiş durumdadır. Büyükşehirlerde masraflar çok daha da yüksektir. Veliler her geçen yıl ağırlaşan eğitim masraflarını karşılayabilmek için ya borçlanmakta ya da başka temel ihtiyaçlarından feragat etmektedir. Eğitim masraflarında yaşanan artışların ekonomik boyutu son derece çarpıcıdır. Asgari ücretli bir aile için sadece bir öğrencinin kırtasiye masrafı, aylık gelirinin yüzde 15-20’sine denk gelmektedir. Üstelik bu hesaplamalara okul servisi, yemek, kıyafet gibi ek giderler dahil değildir. Dolayısıyla, kamusal ve eşitlikçi bir eğitim hakkı, en temel düzeyde bile ailelerin omuzlarına ağır bir maliyet yüklenerek fiilen ortadan kaldırılmaktadır. Çocukların defter ve kalem gibi en basit ihtiyaçlarını karşılamak dahi ciddi bir ekonomik planlama gerektirir hale gelmiştir” diye konuştu.

‘EĞİTİM GİDERLERİNE KAMUSAL DESTEK SAĞLANMALI’

Devletin öğrencilere ücretsiz veya destekli kırtasiye malzemesi sağlaması gerektiğini söyleyen Acet, “Eğer devlet kamusal bir sorumluluk üstlenmez, öğrencilere ücretsiz veya destekli kırtasiye sağlamazsa, düşük gelirli ailelerin çocukları okula eksik malzemelerle gitmek zorunda kalacak ve bu durum onların eğitim sürecinde geri kalmalarına neden olacaktır. Kamusal eğitim anlayışı gereği, her öğrencinin eşit koşullarda eğitim görmesi bir hak, bu hakkı garanti altına almak da devletin temel sorumluluğudur. Eğitim, her çocuğun anayasal hakkıdır ve bu hak hiçbir koşulda velilerin ekonomik gücüne bağlı hale getirilemez. Ancak bugün gelinen noktada, en temel okul ihtiyaçlarının dahi fahiş fiyatlara ulaşması, çocukların eğitim hakkını fiilen tehdit eder hale gelmiştir. Devletin görevi, bu hakkı sadece kâğıt üzerinde tanımak değil, gerçek yaşamda da güvence altına almaktır. Bu nedenle kırtasiye, okul çantası ve diğer eğitim giderleri konusunda kamusal destek sağlanmalı; her öğrenciye eşit, ücretsiz ve nitelikli eğitim imkânı sunulmalıdır. Aksi halde eğitimde var olan eşitsizlikler daha da derinleşecek, çocuk ve gençlerin geleceği tamamen piyasaya teslim edilmiş olacaktır” şeklinde konuştu.

‘EĞİTİM BÜTÇESİ İKİ KAT ARTTIRILMALI’

Eğitimin her kademesinde kamu hizmeti anlayışının esas alınması gerektiğinin altını çizen Zobar, “Devlet tüm yurttaşlara eşit, ücretsiz ve nitelikli eğitim sunma sorumluluğunu yerine getirmelidir. Ancak bu şekilde farklı toplumsal kesimlerden çocuklar eşit koşullarda eğitim görebilir ve fırsat eşitsizliği ortadan kaldırılabilir. Bugün eğitime ayrılan bütçe, öğrencilerin ve okulların ihtiyaçlarını karşılamaktan çok uzaktır. Kaynak yetersizliği nedeniyle birçok okul, velilerden “bağış” adı altında para toplamaya zorlanmakta; bu da eğitimde eşitsizlikleri derinleştirmektedir. Eğitim hakkı, velilerin maddi katkılarına değil, devletin bütçeden ayırdığı kaynağa dayanmalıdır. Bunun için eğitim bütçesi acilen en az iki kat artırılmalı, her okulun ihtiyacına uygun ödenek sağlanmalı ve bağış uygulamaları kesin biçimde yasaklanmalıdır. Ancak bu şekilde velilerin sırtına yıkılan ekonomik yük hafifletilebilir ve kamusal eğitim anlayışı güçlendirilebilir. Kamusal eğitimin güçlendirilmesi, velilerin üzerindeki ekonomik yükün hafifletilmesi açısından hayati öneme sahiptir. Eğitime yeterli kaynak ayırmak sadece bir eğitim politikası değil, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluktur” ifadelerini kullandı.

    En az 10 karakter gerekli
    Özhanlar Mobilya