DOLAR 49,93200,08%
EURO 55,90450,03%
ALTIN 6.406,71-0,71
BIST %
BITCOIN 3904901-1,86%
Edirne
14°

PARÇALI BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

55 okunma

Çıkarımda Bulunabilmek

ABONE OL
29 Ekim 2026 13:54
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: ozdemir1-3.jpg

Rahmetlik Doğan Özlem ve Cemal Yıldırım hocalar buluş bağlamı diye bir kavramdan bahsederler. Buluş bağlamı özetle pek çok insanın kafasına ağaçtan elma düşmüştür ancak bunu yer çekimi kanunu ile ilişkilendirebilmek Newton tarafından gerçekleştirilmiştir. Pek çok insan suda bir şeyler yüzdürmüştür ancak bunu suyun kaldırma kuvveti ile ilişkilendirebilmek Arşimet tarafından gerçekleştirilmiştir.

Buluş bağlamı bu aralar “büyük resmi gör yeğen” ekipleri tarafından tarumar ediliyor. Buluş bağlamı gibi bilimsel bir devrime yol açabilecek olan bir kavram çay simit sohbetlerine kahve köşelerinde “büyük resmi gör yeğen” nidalarıyla meze ediliyor. Çay simit dedim de aklıma geldi umarım bu ikiliyi bir arada tutabilme “lüksü” halen geniş kitlelerin elindedir. Yoksa o lüks de mi savaşın (hangi savaş bilmiyoruz) etkilerinin ekonomiye yansıması soruncunda bitti… Neyse gelelim konuya…

Geçen hafta da ele aldım ittifak üzerine ittifak kuruluyor maşallah. Ancak sistemik seviyede uluslararası politikanın dinamikleri ve kuralları ihlal ve ihmal edilerek sonuç hep şu çıkamayan 3. Dünya Savaşı’na bağlanıyor. Elbette bu hiç çıkamayan 3. Dünya Savaşı uluslararası politika dinamiklerini okuyabilen yani düşük seviyeli de olsa buluş bağlamı kavramına yaklaşan her zihin için olmayacak bir durum. Zira güç arayışında devletler önünde sonunda dengede buluşur. Bu cümleyi büyük harflerle yazsam daha mı fazla dikkat çekerdi bilmiyorum. Gerçi okuma meraklısı bir millet olmadığımız için pek de önemi yok hangi harflerle yazdığımın.

Şu anda ABD, bölgedeki müttefikleri ile İran’ı çevreleme ve kısıtlama politikası yürütüyor. Aslında bu çevreleme ve kısıtlama politikası ABD için çok da yeni bir politika değil. Aslında bu durum II. Dünya savaşından beri devam edegelen bir hadise. Son dönemde SSCB ile uygulanmadığı için acaba ABD bu politikayı başka alanlarda uyguluyor mudur diye soran sayısı o kadar az ki; konu dönüp dolaşıp büyük resim ve 3. Dünya Savaşı çıkacak sığlığında kilitleniyor.

Aslında olan şey; ABD müttefiklerinin alt sistemik seviyede kendi politik çıkarlarını da gözetmek kaydıyla temelde müttefik olma görevini yerine getirmesidir. Yani ABD’nin İran’ın nükleer silah sahibi olma ve mümkünse rejimi değiştirme hedefi.

Dikkat edilecek olursa ABD başkanı Trump hem Mekke hem de Bedir ittifakı üyesi devlet ve hükümet başkanları ile sürekli görüşme halinde. Bu mesaj bombardımanı sırasında talepler de medya önünde sıralanıyor. ABD’nin Suriye meselesinde de yaklaşımı da bu yönde olmuştu. O tarihte de 3. Dünya Savaşı’na yönelik çeşitli iddialar ortaya atılıyorken aslında ABD’nin yapmak istediğinin bölgesel müttefikleri eli ile konuyu çok da askeri faaliyet yürütmeden sonuçlandırma girişimi olduğunu belirtmiştim. Herhalde Suriye olayı için artık bunun gerçekliğini tartışmamıza bile gerek yok.

İşte şimdi aynısı İran için gerçekleşiyor. Atılan o füzeleri savaş zannetmek de sanıyorum savaşın ne olduğunu bilmemekle ilgili. Biraz askerlik mesleği ile ilgi okuma yapılırsa savaş nedir o da öğrenilir elbette. Haftaya görüşmek dileğiyle memleketimin güzel insanları…

    En az 10 karakter gerekli
    Özhanlar Mobilya