
Edirne İl Genel Meclisi’nde okunan Enez Gala ve lagün gölleri ile ilgili bir rapor yerel basında yer aldı… İyi niyetle Enez’in bir sorununa gösterilen ilgi olarak değerlendirdiğimizde elbette Enezliler olarak teşekkür etmemiz gerekir.
Ama raporun içeriği konusunda değerlendirme yapmak gerekirse bu raporu Enez’de bir lise öğrencisinin daha kapsamlı, etkileyici olarak sorunları ve somut önerileri içeren bir şekilde yazabileceğini düşünmeden geçemedim.
***
Rapor kimlere danışılarak, kimlerle görüşülerek hazırlanmış; bunu bilmiyorum… Muhtemelen bürokrasiden alınan ya da kulaktan dolma bilgilerle, sorunların zaten gözle görünür olanlarını ortaya koyan, muhtemelen yapay zeka katkısı ile hazırlanmış bu raporu ciddiye almak bence İl Genel Meclisi’nin tüzel kişiliğine üretkenliğine, çözüm amaçlı olması gereken işlevselliğine saygısızlıktır. Ayaküstü ve usulen hazırlanan böylesi raporlarla bir yere varılacağını düşünmenin ciddiye alınması mümkün değildir.
Ama yine de akıl edip konuyu gündeme getirenlere teşekkür ederiz.
***
Konu çok önemlidir. Tarım Bakanlığı’nı, DSİ teşkilatını, İçişleri Bakanlığı’nı, çevre üniversitelerini, bilim adamlarını, yerel halkı ilgilendiren bu konuda rapor hazırlamak için bu kurum ve kuruluşların bir araya gelmelerini sağlamak gerekir.
Raporda iddia edildiği gibi “Hassas sulak alan ekosistemini ve kuş göç yollarını korumak amacıyla yasa dışı avcılık, kaçak yapılaşma, çevre kirliliği ve usulsüz balıkçılık faaliyetlerine yönelik sıkı ve sürekli denetimler uygulanmaktadır” diyerek ilgilileri aklamak İl Genel Meclisi’nin görevi olmamalıdır.
Eğer gerçekçi ve çözüm odaklı bir rapor hazırlanacaksa her şeyden önce kuralsız, kontrolsüz yapılan çeltik tarımının göllere verdiği zararın önlenmesi gerekmektedir. Ama tüm yetkililer gibi, bazı çevreci kuruluşlar gibi, yerel basınımız gibi, siyasilerimiz, milletvekillerimiz gibi, çeltiğe ve çeltik patronlarına DUR diyebilmek İl Genel Meclisi’mizin de cesaret limitini aşmış görünmektedir.
***
Enez İl Genel Meclis Üyemiz Sn. Şenol Kılıç bu konuda beni aradığında da söyledim. Kendisi de bunu toplantıda dile getirmiş… Acil olan konu göllerin derinleştirilmesi değil, dolmaya devam etmesinin önlenmesi ve göllerin DSİ’nin “Taşkın Koruma Projeleri” çerçevesinde deşarj kanalı olarak kullanılmasından vaz geçilmesidir.
Özellikle Ayana Deresi’nin taşkın sularının, alüvyonlarının göllere ulaşmasının engellenmesidir. Bunu yapmadan göllerde derinleştirme hayalleri kurmanın gerçekçi bir yanı yoktur. DSİ derhal bu konuda kapaklı bir menfez oluşturarak göllerin alüvyonlarla her geçen gün biraz daha dolmasını önlemenin gereğini yapmalıdır. Acil olan budur… Gerisi orta ve uzun vadede düşünülmelidir.
***
Göllerin temizlenmesi, bu konudaki SİT faktörleri ile ilgili raporlar, göllerin daha verimli kullanılması, balıklandırılması, üretilen balıkların işlenerek katma değerinin artırılması, Milli Park sınırlarının gitgide daraltılarak çeltik alanlarına dönüştürülmesi, Hamzadere Projesi ile Gala Gölü’nün doğal su ile beslenme sorunlarının artması gibi pek çok sorun ve Enez’in diğer sorunlarının görüşülmesi için aylar önce İl Genel Meclisi’mize yazılı bir çağrı yaptık. Enez’e davet ettik. “Enezle ilgili hiçbir şey bilmiyorsunuz” dedik. Ne var ki Sn. Başkan Çiğdem Gegeoğlu’ndan olumlu/olumsuz bir yanıt bile alamadık.
Belli ki Gegeoğlu’nun gündeminde Enez diye bir konu yok. O’nun sadece Edirne Valisi ile fotoğraflarda görünmekle nereye varacağını, varmak istediğini kestirmek güç…
***
Her şeye rağmen bu raporu önemsiyorum. Ancak yeterli bulmuyorum. Bu vesile ile daha güzel, daha kapsamlı, çözüm odaklı bir çalışma sürecine katkı verebilmek için İl Genel Meclisi’mizin hiç yoksa bir komisyon kurarak DSİ yetkilileri ile birlikte gelerek sorunların “Yerelden ve Yerinden” çözümü için Enez’de bir çalışma başlatmasını bekliyorum. Enez’in aktif iki derneği olarak onları Enez’e beklediğimizi yineliyorum.
Gelin; bu raporu yerinde tartışalım…