DOLAR 47,2035 0.06%
EURO 53,9806 0.13%
ALTIN 6.173,011,55
BIST 14.072,550,01%
BITCOIN 31286373,22%
Edirne
30°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

539 okunma

ENEZ: EN DERTLİ İLÇE!

ABONE OL
19 Temmuz 2026 13:37
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: ayan-beyan-2.jpg

Enez’de geçtiğimiz cuma önemli bir gelişme yaşandı.

Sultaniçe-Gülçavuş Sahili Çevre ve Dayanışma Yurttaş Platformu, göreve yeni başlayan Enez Kaymakamı Yunus Emre Fırat’ı ziyaret ederek bölgenin yıllardır çözülemeyen sorunlarını içeren kapsamlı bir dosyayı teslim etti.

Ardından da ilçe meydanında basın açıklaması yaparak taleplerini kamuoyuyla paylaştı.

Aslında ortada yeni bir sorun yok.

Sultaniçe-Gülçavuş sahil köylerinin sorunlarını Enez ile soyutlamamak lazım.

Enez’i bilen bilir…

Yaz aylarında nüfusu katlanan, Trakya’nın en önemli turizm merkezlerinden biri olmasına rağmen her yaz aynı sorunlarla gündeme gelen bir ilçedir.

Bozuk yollar, bitmeyen altyapı çalışmaları, çalışıp çalışmadığı sürekli tartışılan arıtma tesisi, sahil işgalleri, karavan ve çadır düzensizliği, yetersiz aydınlatma, otopark sıkıntısı, yüksek su ve çöp bedelleri…

Liste uzayıp gidiyor.

Üstelik bunların hiçbiri dün ortaya çıkmadı.

Kimisi yıllardır konuşuluyor, kimisi her yaz yeniden gündeme geliyor, kimisi ise artık kronikleşmiş durumda.

Platformun hazırladığı dosyaya bakınca dikkatimi çeken nokta, sadece sorunların sıralanmış olması değil.

Her başlığın yanında çözüm önerilerinin de bulunması.

Yani yalnızca “şikâyet ediyoruz” denilmiyor, “Şöyle yapılırsa çözülür” de deniliyor.

İşte bunun kıymetini bilmek gerekiyor.

Demokrasilerde vatandaşın görevi yalnızca seçimden seçime sandığa gitmek değildir.

Yaşadığı kentin sorunlarını dile getirmek, çözüm önermek ve yöneticilerle diyalog kurmak da bir yurttaşlık sorumluluğudur.

Enez’de yapılan tam da budur.

**

Elbette tek bir dosya teslim edilince yılların sorunları bir günde çözülmeyecek, bunu kimse beklemiyor.

Ancak vatandaşın beklediği başka bir şey var:

Dosyanın bir rafta unutulmaması, ilgili kurumlara gönderilmesi, her başlığın tek tek değerlendirilmesi…

Yapılabileceklerin planlanması, yapılamayacakların da gerekçesiyle anlatılması…

Çünkü vatandaş artık cevapsız kalmak istemiyor.

**

Yeni göreve başlayan her yönetici aynı zamanda yeni bir umut demektir.

Enez Kaymakamı Yunus Emre Fırat da görevine böyle bir beklentiyle başladı.

Platformun hazırladığı dosya belki de önündeki ilk önemli yol haritalarından biri olacak.

İlçenin gerçek ihtiyaçlarını sahadan dinlemek, vatandaşın taleplerini doğrudan öğrenmek ve ilgili kurumlarla çözüm üretmeye çalışmak, kamu yönetiminin en temel görevlerinden biridir.

Bu nedenle yapılan ziyareti sadece nezaket ziyareti olarak görmek doğru olmaz.

Bu ziyaret, aynı zamanda Enez’in geleceğine ilişkin ortak bir çağrıdır.

Enez, yalnızca yazlıkçıların birkaç ay gelip gittiği bir sahil kasabası değildir.

Burada yılın on iki ayı yaşayan insanlar var.

Esnaf var, balıkçı var, çiftçi var, emekli var, turizmden ekmek kazanmaya çalışan işletmeler var.

Sorunların çözülmesi sadece yaşam kalitesini artırmayacak; ilçenin ekonomisine, turizmine ve geleceğine de katkı sağlayacaktır.

Şimdi gözler doğal olarak ilgili kurumlarda.

Platform üzerine düşeni yaptı, sorunları yazdı, çözüm önerilerini sundu, sesini meydanda duyurdu.

Artık beklenti, bu sesin karşılıksız kalmamasıdır.

Çünkü Enez’in artık yeni dosyalardan çok, hayata geçirilen çözümlere ihtiyacı var.

Ve unutulmamalıdır ki, bir kentin gelişmesini sağlayan sadece yapılan yatırımlar değildir.

Vatandaşını dinleyen, sorunları görmezden gelmeyen ve çözüm üretme iradesi gösteren bir yönetim anlayışıdır.

Enez bunu fazlasıyla hak ediyor.

**

Bu satırları yazarken Sultaniçe-Gülçavuş Platformu’ndan değil, Enez sahilinde yazlığı bulunan bir dostumdan gelen bir fotoğraf dikkatimi çekti.

Tarih 13 Temmuz 2026, elindeki son su faturasını göndermiş.

Su kullanım bedeli 207 lira 96 kuruş, ödenmesi gereken toplam tutar ise tam 1.018 lira 2 kuruş.

Yani kullanılan suyun neredeyse beş katı…

Faturayı tek tek inceledim: Atık su bedeli, katı atık bedeli, ilaç bedeli, okuma bedeli, diğer ücretler…

Kullanılan su 208 lira, ödenecek tutar bin lirayı geçiyor.

Elbette belediyelerin hizmetlerini sürdürebilmesi için çeşitli gelir kalemleri olabilir.

Ancak vatandaşın da “Bu kadar fark neden oluşuyor?” diye sorması en doğal hakkıdır.

Çünkü mesele yalnızca ödenecek para değildir.

Mesele, ödenen her kalemin anlaşılabilir, makul ve kamu vicdanını rahatlatacak şekilde açıklanabilmesidir.

Platformun hazırladığı dosyada yer alan yüksek su ücretleri eleştirisinin neden bu kadar güçlü karşılık bulduğunu işte bu fatura tek başına anlatıyor.

Matematikte havuz-su problemleri iyi kafa yorar.

Böyle su faturaları ise kafayı yedirecek cinsten!

    En az 10 karakter gerekli
    Özhanlar Mobilya