
Tarihi süreçleri, Allah’ı ve de O’nun nurlu Kitabını hiç hesaba katmadan güya öğretilmesi, insanlığı kandırıp, sığlaştırıp, asıl gerçekliği saklayıp, hipnozlamış ve felaketlere boğmuştur!..
Oysa, insanlığın yapması gereken, o nurlu Kuran’ı okuyup, dosdoğru tarihi süreçleri insanlığa inançlı bilimle, gerçekleri ispat ederek açıklamalıydılar. Ama çıkmadı çıkmadı çıkmadı….
Oysa Atatürk, çıksın diye, Kuran’ı Türkçeye tercüme ettirip, Diyanet Vakfını, Fakültesini bile kurdurmuştu!..
Kuran’ı Kerim’in mucizelerinden biri de, her zamana dair olayların iç yüzünü bize temelden açıklayıcı olmasıdır. Allah, bizi şeytana karşı asla zayıf ve çaresiz bırakmamıştır.
Meselâ:
İstanbul’un fethinin asıl gerçekliği nedir:
Doğu Romanın şehri olan Konsataniye, kral ve din simsarları, HAKSIZ VE SEFİL, SÖMÜRÜ ÇIKARLARI İÇİN İNCİL’İN YARISINI YALAN YAZMIŞLARDI.
Roma halkı, yarısı yalan incil ile ŞİRKE DÜŞÜRÜLMÜŞTÜ.
Yani, şeytan uşaklarının baş tacı edildiği, onlara köle olan, şaytana tapar hale getirilmiş bir halk vardı!..
İşte Türkler, tüm şeytani yalanları bir bir açıklayan, İncil’i de, Tevrat’ı da yalanlardan temizleyecek Kuran’ı Kerim’i o halka getirmek, sömürülmekten korumak, şeytanın hipnozondan kurtarmak için savaştı, yendi ve de Konstantiye’yi feth etti!..
Tabi ki, Allah’ın izni, yardımı ve zaferi ile fethettiler. İstanbulun fathinden sonra geçen 600 yıllık sürece bakıyoruz, Ne “Müslümanız,” ne “Hristiyan’ız,” ne “Musevi’yiz” diyenler, Kuran’ı gereği gibi okumamışlar ki, yukarda ki gibi Kuran gerçekliğinde değil de, HALÂ ŞEYTANIN HİPNOZUNDA YORUMLUYORLAR, İNANCI VE TARİHİ OLAYLARI!..
YUH OLSUN ŞU İNSANLIĞA BE, 600 YILDIR, KURAN’I HAKKIYLA OKUYUP, OLANI, GİDENİ, İLÂHİ GERÇEKLİKTE İNSANLIĞA AÇIKLAYAMAMIŞLAR!..
Şeytanın hipnozunda devam, halâ da…
Rabbimiz, aşağıda ki gibi bir çok ayet de açıkça bildiri ki:
Kuran’ı Kerim. Sure 9/Ayet 31:
Yahudi ve Hristiyan’lar Allah’ı bırakıp, Rahiplerini ve peygamberlerini Rab edindiler.
Allah’a ortak koştular.
5/48: Önceki kitapları doğrulayıcı olarak, Muhammet’ e de Kuran’ı Kerim’i indirdik.
2/ Ayet 251: Allah’ın izni ve yardımıyla kâfirleri yendiler. Davut, Calût’u öldürdü. Allah ona hükümdarlık ve hikmet verdi, dilediği ilimlerden ona öğretti. Eğer Allah’ın insanların bir kısmını, diğerleriyle def etmesi olmasaydı, yeryüzü, muhakak fesada uğrardı. Lâkin, Allah alemlere lütuf ve kerem sahibidir.
Yukardaki nurlu ayet de “DAVUT” yerine “FATİH’İ KOYUN” Anlayın, fetih olayını!..
8/14: İşte bu yenilgi, size Allah’ın azabıdır.
8/13: Kim, Allah ve Resulüne karşı gelirse, bilsin ki Allah, azabı şiddetli olandır.
8/ 39: Fitne ortadan kalkıncaya, din tek Allah’ın oluncaya kadar savaşın!
8/17: Savaşta onları siz öldürmediniz, Allah öldürdü.
17/16: Zalim ülkeleri helâk ederiz.
14/45: Bir yorumuyla: “Yurtlarında zalimlik, hile, şirke düştüştükleri için, onları sizin ellerinizle helâk edip, yurtlarını size verdik. Allah şimdi sizin ne yapacağınıza bakar!