
“Bir ülkede kalkınma çarkını durdurmak ve o ülke nesillerini onlarca yıl cahil bırakmak istiyorsanız, “Biz dindarız” diyenleri iktidara getirin!..”
Ne demek, “Ben dindarım” diyenin sözüne hemen inanılır mı?..
Ölçüsü ne onda, ne de bizde dindarlığın; tek Allah’da!..
Hem, başına bir sarık taktımı, üstüne bir cüppe giydimi, bir de sakal bıraktı mı, DİNDAR MI OLUNURMUŞ?..
“Buna şekilcilikle, kolayca kandırılma” denmez mi?..
Bir de, “Ben dindarım” deyip da, sakal, cüppe, sarık, ortalığa KİM ÇIKAR?..
Düşünür müyüz?..
Dindarlık, Kuran’da oku öğren çok mu zor?..
İlk emir “KENDİN OKU!..” YA!..
Akıl devrede olmayınca, sakala, cüppeye, sarığa dindarlık yüklenirse, ŞİRKE, ALLAH’A ORTAK KOŞMAYA DÜŞÜLÜP, mevlaya giden yola götürüleceklerini sananlar, GÖTÜRÜLÜRLER AMA NEREYE?..
Nereye mi götürülürler?..
BAKIN ÇEVRENİZDE Kİ ÜLKELERE?..
Sömürgeciler kimleri iktidar yapmışlar oralarda?..
BEYİN İPTAL, ZAFİYETLİ OLANI SÖMÜRÜRLER, ALLAH KİTAP VE AKIL VERMİŞ YA!..
“YUH OLSUN,” “OH OLSUN” ŞU SÖMÜRÜLMEYE MÜSAİT OLANLARA!..
Demekten başka çare yok gibi!..
Kuran’ı Kerim. Sure 29/34:
Andolsun ki, biz, aklını kullanacak bir kavim için, o memleketten açık bir alamet bıraktık.
AÇIK BİR ALAMET: Bir yorumla: “Daha önce, kutsal emanetlerini canları, malları pahasına korumadıkları için, helek edilip yeryüzünden silinen kavimlerin HARABE KALINTILARINA BAKIN, DERS ALIN!..”