DOLAR 45,9083 0.47%
EURO 53,4289 -0.05%
ALTIN 6.689,46-0,42
BIST 13.890,910,60%
BITCOIN 3527651-0,17%
Edirne
20°

PARÇALI AZ BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

91 okunma

SÖZÜN BİTTİĞİ YER

ABONE OL
25 Mayıs 2026 13:21
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: ismail-demiray-yeni-3.jpg

Yaklaşık 50 yıldır Türkiye siyasetini yakından takip ederim. Toplumun çıkarını kendi çıkarının üzerinde görenlerle birlikte oldum yaşamım boyunca.

Demokrat Parti/CHP döneminde yaşananları sadece okumakla, o dönemi yaşayanların anılarını dinlemekle yeterli ayrıntılı bilgiye sahip olduğumu düşünüyorum.

70’li yılların ortalarında Ecevit, Demirel, Erbakan, Türkeş’li dönemlerinden, önce 12 Mart’ı ardından 80 sonrası Özal’lı, Yıldırım Akbulut’lu, Mesut Özel’li dönemlerden yine Demirel’li Tansu Çiller’li dönemleri, Ecevit’in son yıllarında koalisyonları da gördüm.

Parti değiştirenler, memleketi komünistlerden temizlemek için Amerika ile iş çevirenleri de gördüm.

Ülkesi için doğruları savunanlar bir bir kurşunlanırken, katledilirken sağ siyasetin içinde yuvalanarak siyaseti kullanarak rant peşinde koşanlar farklı farklı sermaye kesimlerini oluşturdu. Sağ siyaseti yapanların nasıl bir sermaye oluşturduklarını Türkiye siyasetini yakından takip edenler çok iyi bilmektedirler.

70’lerin sonlarında palazlanmaya başlayan İslami Siyaset ve sermayeleri 12 Eylül faşist darbenin ardından Amerikan siyasetine paralel hareket eden sağ iktidarlar tarafından büyümeleri sağlandı.

1980 ile 2000 yılları arasındaki bu büyüme onları 2002 yılında tek başına iktidara taşıdı. Cumhuriyet tarihinde ilk defa iktidara geldiler.

Geldiler gelmesine ama Cumhuriyet tarihinde bütün iktidarlar köşeleri tutmuş, sermayelerini oluşturmuş, ekonomik olarak her alana el atmış durumdaydılar.

Yeni gelen iktidarın 24 yılda yaptıkları ortada. Ne yapacaklarını da görüyoruz, göreceğiz de.

24 yıl içinde gelinen nokta;

İşsizlik, devasa dış borçlar, yoksulluk içinde kıvranan milyonlar, isyan etme noktasına gelen milyonlarca genç.

Gençler umutsuz, gençler mutsuz. Gençler geleceği karanlık görüyorlar. Çıkış arıyorlar. İş, aş, ev, bark neyse de en önem verdikleri alan özgürlükleri. Özgürce oy vermek, karar vermek, ülkenin geleceği üzerinde söz sahibi olmak istiyorlar.

Bu ülke kendi gençlerine güvenmeyecekse neye güvenecek?

Oy vermek istedikleri adaylar hapishaneye atılıyor, oy vermeyi düşündükleri partiye butlan terimiyle kayyum atanıyor.

Gençler öfkeli, ülke yorgun ve çoğunluk artık değişim istiyor.

Öyleyse mücadeleye devam.

Sözün bittiği yerde mücadele başlar.

    En az 10 karakter gerekli
    Özhanlar Mobilya