
DÜNYANIN, O CEFAKARLIK, VEFAKÂRLIK, MASUMİYET, SADAKAT TİMSALİ OLAN “EŞEK” hakkında ne bir söz, kitap, şiir ne duydum ne gördüm!..
Gözleri, kulakları, vicdanları, beyinleri, yürekleri, İNANÇLARI, BİLİMLERİ, SANATLARI neredeymiş acaba?..
Bu da yetmezmiş gibi, bir de birbirlerine KÜFÜR, HAKARET TİMSALİ YAPMIŞLAR, O SADAKAT, O MASUMİYET, O VEFAKÂRLIK TİMSALİ OLAN “GÜZELİM EŞEK’İ”
VERİLMİŞ YA PEŞİN PEŞİN, İNSANIN EMRİNE, “Her şey tesadüf eseri; yok bir sahibi; benim sahibi; ölünce yok olacağız; bir gören yok!..” diyen çoğunluğa anlatamazsın ki, KIYMETİN KIYMETİNİ!..
İMKÂNSIZI İMKÂNLI KILIP, o EŞEK’İ YARATAN, insanların hizmetine emanet eden, Rabbinin kıymetini anlamayanlara “KIYMETİN ŞÜKRÜNÜ”ANLATAMAZSIN!..
ZULÜMKÂR, NANKÖR, İNKÂRCI TİMSALLERİNİN, çok yakın, huzurda, “Bunları bir söyleyen olsaydı, bize” diye kıvırtamasınlar diye yazdım bunu.
Kuran’ı Kerim. Sure 18/48:
Ve hapsi sıra sıra Rabbinin huzuruna çıkarılmışlardır. Andolsun ki sizi ilk defasında yarattığımız gibi bize geldiniz. Oysa size vaadedilenlerin gerçekleşeceği bir zaman tayin etmediğimizi sanmıştınız, değil mi?