
Aşağıdaki “Birlikten kuvvet doğar” başlıklı kısa yazı ile iki adet tırtıl görseli değerli gazeteci kardeşim Nadir Alp’ten geldi…
**
“Birlikten kuvvet doğar
Tabiat iyi bir gözlemciyseniz insanı sakinleştirir, bugüne kadar bakıp da göremediklerinizi görmenizi sağlar. Deve kervanı misali uç uca eklenen tırtılların yol kat edişleri görmeye değer. Öndeki lider tırtıl arkasına eklenen tırtılları ileri hamle yaparak gitmek istedikleri yöne sürüklerken en arkadaki de itekleyerek grubun rahat yol almasını sağlıyor. Bir anlamda, ‘birlikten kuvvet doğar, bir elin nesi var iki elin sesi var’ misali…”
**
Nadir Alp’in bu manzara karşısında çok etkilendiği belli… Ben de öyle…
Evet, birlikten kuvvet doğar… Ama nasıl?
Çoğu zaman yanından geçip gittiğimiz, “sıradan” dediğimiz ayrıntılar aslında hayatın en net fotoğraflarını sunar. Tıpkı burada olduğu gibi…
Toprağın üzerinde, adeta bir deve kervanı misali dizilmiş tırtıllar… Uç uca eklenmiş, birbirine temas ederek ilerleyen bir canlı zinciri…

**
İlk bakışta basit bir doğa olayı gibi görünüyor. Oysa biraz durup izleyince, insanın kendine dönüp bakmaması mümkün değil.
Öndeki tırtıl yolu açıyor… Yön belirliyor… Risk alıyor…
Arkadakiler ise onu takip ediyor. Ama bu, körü körüne bir bağlılık değil…
En arkadaki tırtıl da boş durmuyor; görünmeyen bir güç gibi iterek grubun hareketini tamamlıyor.
Yani bu yürüyüşte ne sadece lider var… Ne de sadece takip edenler… Her biri zincirin vazgeçilmez bir halkası…
**
İşte tam da burada doğa, en eski gerçeği yeniden fısıldıyor: “Birlikten kuvvet doğar.”
Ama belki de unuttuğumuz kısım şu: Birlik, sadece yan yana durmak değildir.
Birlik; aynı hedefe doğru, birbirinin yükünü alarak yürüyebilmektir.

**
Bugün insan ilişkilerine baktığımızda çoğu zaman bu zincirin koptuğunu görüyoruz.
Herkes önde olmak istiyor… Ama kimse arkadan iten olmak istemiyor.
Herkes yön vermek derdinde… Ama kimse yolu paylaşma niyetinde değil.
Oysa doğa çok daha sade bir şey söylüyor: Ne öndeki tek başına ilerleyebilir…
Ne de arkadaki tek başına yol alabilir… Hayat da biraz böyle değil mi?
**
Bir toplum… Bir şehir… Hatta bir aile…
Eğer herkes sadece kendi adımını düşünürse ortaya yürüyüş değil, dağılma çıkar.
Ama biri yolu açarken diğeri destek olursa, işte o zaman mesafe kat edilir.
Belki de bu yüzden atalar boşuna dememiş: “Bir elin nesi var, iki elin sesi var.”
Toprağın üstünde ağır ağır ilerleyen o küçücük tırtıllar aslında bize çok büyük bir şeyi hatırlatıyor: Güç, tek başına olmakta değil; birlikte hareket edebilmekte saklı…
Ve belki de en önemlisi…
Bazen lider olmak kadar, arkadan iten olmak da bir o kadar kıymetli…
**
Birlik olmayınca kuvvet doğmayacağına daha dün bir kez daha tanık olduk.
İşte Edirnespor’un başına gelenler…
Sarı-Kırmızılı kulüp, 2020 yılında yükseldiği 3. Lig’e veda ederek Amatör Lig’e düştü.
Toprağın üstünde birbirine tutunarak ilerleyen o küçücük tırtılların başarabildiğini, koskoca insanlar bazen başaramıyor…
Çünkü ne yolu birlikte yürümek isteyen vardı… Ne omuz veren… Ne de arkadan iten…
Oysa bazen bir kulübü ayakta tutan şey para değil; aynı hedefe bakabilen insanların omuz omuza durabilmesidir.
Tırtıllar bile birlikte yürümeyi biliyor…
İnsanlar ise çoğu zaman birbirinin ayağına basarak ilerlemeye çalışıyor…