
Bize bilgilerin ezberletildiği nesiller değil, ÖZGÜRCE DÜŞÜNEBİLEN, BEYNİNİ KULLANIP, DÜŞÜNCE GÜCÜYLE, kendisine sunulanı SORGULAYAN; konular karşısında kendi kendine, veya başka fikirlere, uzmanlarına SORU SORAN…Aldığı verileri, yine AKIL+ MANTIK emeği ile analiz edip, DAHA İYİSİNİN ŞUURUNA KAVUŞAN nesiller gerek!..
Buna uuufff… amma da zor mu denir?..
Çok kolay, daha kısa bir cümleyle ifade edersek:
“SAKIN, SORGULAMDIKLARININ KURBANLARI OLAN NESİLLER YETİŞTİRMEYİN!..” diyelim.
Konu ve olayları özgür bir zihin ve gönülle sorgulamayan nesiller, toplumun ve insanlığın yanlış bağımlılıklarından kurtulabilir mi?.. Kurtulamadıkları ortada!..
Beyin gücümüzü kullanıp, toplumun, insanlığın bize dayattıklarını SORGULAMAK, ÖZGÜR GELİŞMENİN TEK YOLU!.. ÖZGÜR ZİHİN VE DUYGU OLMADAN, NE İNANCIN GERÇEK İNANÇ OLMADIĞI, NE DE, BİLİMİN HAYRA KULLANILMADIĞI ORTADA, değil mi?
(Çoğunlukla)
Bakıyorsunuz, dünya insanlığının haline, İnsanlık, sorgulamadıklarının esareti altında inim inim inlemekte maalesef!..
Kuran’ı Kerim sorgulanamayacak tek verilerle doludur. Ancak, dosdoğru yorumlamayı akıl etmek gerek!..
Çünkü o kitap, insan sınırlarımızı aşan bilgilerin verildiği kutsalımızdır.
Allah’ın verdiğini okur, yorumlar, anlamaya çalışırız, sorgulamak haddimiz değildir!..
Dünya insanlarının çoğunluğunun NASIL İNANIP YAŞADIKLARINI anlamak için, Kuran’ı Kerim verilerine bakıp, İNSANLARIN DOĞRU MU YANLIŞ MI İNANDIKLARINI SORGULAYABİLİRİZ.