
“YETİŞ!..” dersen,
Hemen ordayım!..
“GEL!..” dersen,
“Belki,” derim.
İşte aramızdaki fark bu!..
“GEL” ile “YETİŞ” kadar açık.
Ben yetişi, “ZORDAYIM,” bilirim.
“GEL” ise CIZ-BIZ…
O da olur, ama…
Senin CIZ-BIZ, benden uzak.
“YETİŞ!..” ise muhtaçlık,
O zaman vazifedir, oradayım.
Kuran’ı Kerim. Sure 13/Ayet 22:
Rablerinin hoşnutluğu uğrunda katlananlar, namazı dosdoğru kılanlar; kendilerine verdiğimiz rızktan gizli ve açık harcayanlar, kötülüğe iyilikle karşı gelenlerdir. İşte bunlar için, bu geçici dünyada iyi bir akıbet vardır.
Yukarda ki “NAMAZ” kavramı, Farsça bir tercümeden alınmıştır. Fars’ça da anlamı:”Huzurda duruş” tur. Arapça aslı, “SALÂT” tır.. Yalnızca bilinen namaz kılmaktan daha fazlasıdır.
Şöyle yorumlayabiliriz:
“Her an Allah’ın huzurunda olduğunun bilincinde, O’nun rızasına uygun en az hatayla yaşamak.” ( Günlük namazı da, imkân olduğunca, Peygamberimiz gibi kılarak) diyebilir miyiz?