DOLAR 44,5787 -0.08%
EURO 52,1702 0.7%
ALTIN 6.892,262,12
BIST 12.921,56-1,45%
BITCOIN 31954654,32%
Edirne
12°

PARÇALI AZ BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

72 okunma

Seks-i siyaset (2)

ABONE OL
7 Nisan 2026 18:22
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: nurhan-isikseren.jpg

Önceki bölümün hülasası: siyasetin finansmanı ve buna koşut siyasetçinin finansmanı (siyasilerin yolsuzluk kaynaklı para, mal mülk edinimi) meselesini kök sorun görmemiz ve bundan kaynaklı sosyal hadiseleri dikkate alırken kök sorunun gölgelenmemesine vurgudur.

Güncel bir örnek olarak da, Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın 21 yaşında bir kadınla ilişkisini, bir otelde teşhir ve CHP’yi itibarsızlaştırma amaçlı ortaya dökülmesini, magazinleştirilmesini, tutuklama sebebi yolsuzluk iddialarını geri plana ittiğini göstermiştik.      

Oysa sorunun özü: Yalım’ın sevgilisinin kendisinden 21 yaş küçük olması, belediye çalışanı sıfatı, nüfuz kullanarak ilişki gibi gerekçeler, magazinleştirilmiş siyaset değil, Uşak Belediyesi’ne yönelik ‘rüşvet’, ‘irtikap’ ve ‘ihaleye fesat karıştırma’ iddialarıyla başlatılan soruşturmanın varlığıdır.

Yanı sıra, nepotizmin ne denli sıradanlaştığına da dikkat çektik ki bu konuyu sermaye sistemi kanavasında etraflı ele almak gerekiyor. Başka bir yazının başlığı olsun.

Siyasette cinsellik çerçevesinde İtalya siyasetinin başarılı şovmenlerinden, dokuz yıl başbakanlık yapmış Berlusconi’nin gönül maceralarını konu ettik.

Meselenin yaygınlığına Fransa hikâyeleriyle devam edelim…

İtalya gibi Fransız siyasetinde de seksin sıradanlaştığını, kamuoyunda kanıksandığını söylemek mümkün.

Siyasetiyle Fransa’da iz bırakmış François Mitterand’ın aynı anda iki ayrı ailesi vardı.  

Jacques Chirac “ Mösyö 30 saniye” olarak tanınır; hızlı seksle anılan Speedy Gonzales ile özdeşleştirilirdi. 

Nicolas Sarkozy’nin ikinci karısı Cecilia ile evliyken şarkıcı ve manken Carla Bruni ile ilişkisi vardı.  Fakat yaşadığı adli süreç bununla ilgili değildi.

2007-2012 yıllarında Cumhurbaşkanı Sarkozy’nin, 2007’deki seçim kampanyasında kullanmak üzere Muammer Kaddafi’den yasa dışı maddi destek aldığı iddiasına dayalı kamuoyunda “Libya davası” diye bilinen yargı süreci 2013’te başladı.

Paris Ceza Mahkemesi “kamu fonlarının zimmete geçirilmesini gizleme, pasif yolsuzluk, yasa dışı kampanya finansmanı ve suç işlemek amacıyla suç örgütü kurma” suçlarından Sarkozy hakkında 5 yıl hapis kararı verdi. Onur nişanı da geri alındı.

Sarkozy hakkındaki hapis cezasında “yargıyı itibarsızlaştırdığı” yönündeki şikâyetlerin etkisi ne kadardır bilemeyiz fakat yargı bağımsızlığı açısından sorun olmadığını anlıyoruz.

Sarkozy avukatları karara itiraz etti, 5 yıl hapis cezası alan Sarkozy üç hafta tecrit hücresinde kaldıktan sonra temyiz mahkemesine kadar sıkı bir denetime bağlı serbest bırakıldı. Ülkesini terk edemeyecek.

François Hollande, kendinden bir önceki sosyalist parti cumhurbaşkanı adayı Ségolène Royal’in 4 çocuğunun babasıydı ancak hiç evlenmemişlerdi. Hollande cumhurbaşkanlığı kampanyası sırasında sevgilisi gazeteci Valérie Trierweiler’i hiç saklamadı.

Gazeteci Valerie’nin, Hollande ile ilişkisi sonlandıktan sonra yazdığı bir kitapta Elysée sarayından akşamları motosikletiyle kaçıp yeni sevgili Julie Gayet’ye gitmesi Fransız basınında manşetten verildi. 

Macron’un henüz bir seks skandalı açığa çıkmadı, Karısı Brigitte’in kendisinden 24 yaş büyük ve eski ortaokul öğretmeni olması, Fransız kamuoyunu eğlendirdi sadece.

Siyasette cinsellik açısından Fransa dikkate çeken bir ülke hakikaten…

Engellileri temsil eden Macron hükümeti bakanlarından Damian Abad’ın hikâyesi de ilginç.

Artrogripozis isimli az görünen bir hastalık yüzünden engelli Abad’ın, bakanlığının açıklanmasından bir gün sonra 2010 ve 2011’de iki kadın tarafından tecavüzle suçlandığı basına yansıdı. İki şikâyet de mahkeme tarafından takipsizlik kararı ile sonuçlanmasına rağmen Abad etraflı bir açıklamayla, hayatında hiçbir kadına tecavüz etmediğini söyledi, engelli yaşamının ayrıntılarını verdi. Cinsel ilişkiye girebilmek için seviştiği kadınların “yardımına ve sabrına” ihtiyacı olduğunu, dolayısıyla tecavüzün “fiziksel açıdan imkânsız” yanına dikkat çekti. Abad hâlâ bakan.

Görüldüğü gibi Fransız siyasetinde aşk/cinsel ilişkiler pek sorun yaratmıyor. Kaset skandalı,  cinsel desenli şantaj pek tutmuyor. Fakat akçeli işlerdeki sorunlar, yolsuzluklar siyasetçilerin peşini bırakmıyor. Görev süresi dolduktan sonra bile yolsuzluk davaları gündeme gelebiliyor. Misal: Sarkozy.

ABD’den örneklerde üçüncü başkan Thomas Jefferson’ın hizmetçi kölesinden altı çocuğu, ilk sırayı hak ediyor. 

Bill Clinton’ın Oval Ofis’te Monica Lewinsky ile yaşadığı aşk hem mekân hem de tarz-ı ilişki açısından çok konuşuldu.

Ülkemize odaklandığımızda da çeşit oldukça fazla…

Deniz Baykal’ın partisinden milletvekili yaptığı bir hanımefendi ile gizli kamera görüntüleri, 10 Mayıs 2010’da genel başkanlıktan istifa ile sonuçlandı.  

Bir hiciv ustası Kamer Genç, oğlunun Ankara Oran Sitesi’ndeki evinden bir dansöz ile çıkarken paparazzilere yakalanmıştı. Genç’in, “Çocuğumun evinde çiçekleri sulamaya geldim” açıklaması, siyasi mizah tarihinde özgün yerini almıştır.   

Başbakan Menderes’in (50) Ayhan Aydan (25) ile yaşadığı aşk, Yassıada’da ifşa edildi.

Ünlü ilahiyatçı, Halkın Yükselişi Partisi (HYP) Genel Başkanı Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk’ün danışmanı Şahane Sultan Müftüoğlu ile yaşadığı aşk, karısı Canan Öztürk’ün onları bastığı açıklamasıyla doğrulandı. HYP Genel Başkan vekili Yaşar Okuyan, Yaşar Nuri Öztürk’ün aşk dedikoduları nedeniyle partisinden istifa etti.

1990’lı yılların başlarında İSKİ’nin Genel Müdürü Ergun Göknel’in, kurumun ihalelerini paravan şirketlere verdiğini,  yolsuzluk yaptığını, karısı Nurdan Erbuğ ortaya çıkardı. Göknel’in sekreteri Feray Işık ile aşk ilişkisi, dolaylı yoldan hapisle sonuçlandı.

Hasan Fehmi Güneş, 1979 yılında şarkıcı Aynur Aydan’ın Beşiktaş’taki evine girerken görüntülendi. Evli olan Hasan Fehmi Güneş, ilişkinin ortaya çıkmasıyla bakanlık görevinden istifa etti.

Devlet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Şükrü Sina Gürel, adının bir aşk ilişkisine karıştığı söylentilerini dik durarak cevapladı. Şöyle dedi: “Adı bir aşk ilişkisine karışan bakan benim. Evliliğim uzun süredir bitme aşamasında ve aylardan beri ayrı yaşıyorum. Bu benim özel hayatımdır. Kimseyi ilgilendirmez.” Daha sonra karısından boşandı ve kendisinden 20 yaş küçük, Fransız Büyükelçiliği’nde görevli Zeliha Sapmaz ile evlendi.

Açık kaynaklardan derlediklerimizin çapını genişletmek gereksiz zira maksadı veriyor.

Konuya değerler temelinde yaklaşmak, ahlaki boyutunu öne çıkarmak mümkün kuşkusuz.

Siyasiler de bu toplumdan çıkıyor, toplumun aynasıdır da diyebiliriz.

Toplumsal ahlak -ki zamana dayalı değişkenlik gösterdiği bilinen bir kavramdır- zeminindeki irdelemelerin izafi bir alana yol verdiğini de gözden kaçırmamak gerekir.  

Örneğin Türkiye’deki ensest sorunu…

Çok sayıda çarpıcı araştırma var bu konuda lakin magazinleştirmiş haliyle Müge Anlı                           ve Esra Erol programları ağır basıyor.

Toplumun bir kesitinin ilgiyle izlediği bu programlarda ensest ilişkiler adeta normal karşılanarak izlenmiyor mu, bir kanıksama hali yok mu?

Programa katılanlar ve izleyiciler -farklı nedenler de vardır tabii-   boy aynasında kendilerini görerek ahlaki açıdan sorguladıkları ilişkileri normalleştirme/olağanlaştırma yoluna gidiyor olabilirler mi?

Basına yansıyan araştırmalar kadınların yüze 25’ini ensest mağduru gösteriyor.

KAMER Başkanı Akkoç, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da dört evden birinde kızların cinsel istismara maruz kaldığını iddia ediyor.

Örgün bir sorundur ensest ve kabaca belirtirsek çözümü: insani ilerleme, toplumsal dinamikler kapsamındadır, zaman gerektirir. 

Siyasette gönül ilişkileri, cinsellik ensest ile aynı potada değerlendirilemez elbet; yadırganması da doğaldır fakat farklı yaşam anlayışları da madalyonun öbür yüzüdür.

Ancak…

Siyasetin demokratikleşme meselesi, saydam ve hesap verebilir bir siyaset kurumunun varlığı hepimizi ilgilendirir. Seçimden seçime sandığa giderek oy vermenin ötesinde bir hassasiyet; günümüz sorunlarının çözümünde, geleceğimizin şekillenmesine giden yolda inisiyatif sahibi, sorumlu ve etkin yurttaşlık gerektirir.

Özkan Yalım hadisesinde odak nokta da işte bu alandır. Yalım ve onun gibilerin ülkeye/topluma ve dolayısıyla hepimizin yaşam kalitesine yansımalarını ve bu suretleri yaratan yapının doğru anlaşılması için emek vermek icap etmektedir.

Emek olmadan yemek olmaz!

    En az 10 karakter gerekli
    Özhanlar Mobilya