
Bu günler, güneydoğuda, 11 ilimizin, yüzlerce ilçe ve köylerimizin, büyük bir yıkıma uğramasının üçüncü yılı!..
Medyadan yıkımı anmaya dair haberleri izliyoruz. Hepsi ya dert edebiyatı ya da, iyi temennilerle geçiştiriyor. Boş akıl işletmeler, boş laflar, boş emekler ve konuyu aslından saptırmalar, maalesef.
Ama İŞİN ASLI HEP ÖRTÜLÜ KALIYOR NEDENSE!..
HALÂ ANLAMIYORLAR YA!..
*Ne deprem öldürür, ne de bina öldürür, ahlaksızlık öldürür!..
*Çoğunluğun, torpili, rüşveti, liyakatsızlığı çok sevmesi öldürür!..
*Sokak masumlarını, sokaklarda, açlığa, susuzluğa terk etmek öldürür!..
*Kırlarda ki masumlarını, silahla zevk için, kalleşçe kurşunlamak, öldürür!..
*Ormanlarını, ata tohumlarını, havayı, suyu, toprağı, hayvanları, korumamak, öldürür.
*”Yaratan’dan Ötürü,” Razı geleceğini hesaba katmamak öldürür!..
*”Nasıl olsa, ne gören var ne bilen” demek, öldürür.
*Yurdunda, dünyada bunca zulüm varken, “Bana ne” demek öldürür!..DEPREM DE, DİĞER BELÂLAR DA BAHANE, Razı olunacağı gözetmemek, öldürür!..
Kuran’ı Kerim. Sure 33/Ayet 54:
Bir şeyi açığa vursanız da, gizleseniz de, şüphe yok ki Allah, her şeyi gayet iyi bilmektedir.
14/11: Allah, her fiziğin hak ettiğini vermek için… Şüphesiz Allah, hesabı çabuk görendir.
14/52: İşte bu, kendisiyle uyarılsınlar, Allah’ın bir tek Tanrı olduğunu bilsinler ve akıl sahipleri iyice düşünüp öğüt alsınlar diye insanlara bir bildiridir.