DOLAR 44,3504 0.02%
EURO 51,5451 -0.06%
ALTIN 6.504,332,02
BIST 12.930,16-1,81%
BITCOIN 31558641,20%
Edirne

PARÇALI BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

52 okunma

KONUKLARINIZIN SESİ 390

ABONE OL
24 Mart 2026 12:27
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: erdal-akas-1.jpg

              ‘Ekonomiyle ilgili bazı genel bilgiler’ yazmaya niyetlenmiştim, karşı komşunun ilkokul üçüncü sınıfa giden oğlu geldi. “Erdal dede, ödevimi sizde yapabilir miyim?” diye sordu. Uygar’ı çok severim. Tek çocuk; buna karşın hiç şımarık değil. Anne, baba da Uygar’a doğru davranıyor: Gittiği ‘Başka okul mümkün’ okulunun kurulmasında anne öncülük etmiş. Evde de Uygar’a hem özgürlük tanınıyor, hem sınırlar belirli. Uygar da özel bir çocuk olarak büyüyor. Sözünü hiç sakınmıyor ama yanlışı açıklanırsa kabul ediyor. Uygar’ın YouTube kanalı bile var. Bunu hiç yardımsız yapay zekâya danışarak kendi kurmuş. Aramız iyi, bana da YouTube kanalı nasıl açılır anlatmıştı.

            Neyse, Uygar divana yerleşti, kucağına sert bir altlık verdim. Ödevini açtı.

            -Yardım istiyor musun? diye sordum.

            -Yok, kolay. Kendim yaparım diye yanıtladı. Ben de kendi çalışmama döndüm. Yan yanayız; bir yandan da Uygar’ın yanıtlarını izliyorum. Sorular şöyle: Birbirleriyle ilişkili dört kavram veriliyor ve bu dört kavramın çağrıştırdığı beşinci bir kavram isteniyor. Bir soru şöyle,

            Uygar’ın yanıtı ne? İşkence.

            -Öğretmene gösterecek misin?

            -Tabii.

            ‘Eğitim ve öğretim’le ilgili çok yazı yazmıştık. Uygar, tüm yazdıklarımızı bu sözcükle özetleyivermişti: İşkence…

             Sitemizde ilk ve ortaokula giden 18 çocuğumuz var. Her bayram, üzerinde isimleri yazılı renkli zarflar hazırlıyor ve içlerine bayram harçlıklarını koyuyor; ayrıca kendimiz simit, acıbadem kurabiyesi, … pişirip onları da renkli paketler içinde veriyoruz. Bayramda başka bir yere gitmeyenler gruplar halinde geliyorlar. Beşinci sınıfa giden Eda, üçüncü sınıfa giden kardeşi Baturalp ve ikinci sınıfa giden Zeynep Ada birlikte geldi. Söz arasında onlara Uygar’ın çağrışımını anlattım. Baturalp ayağa kalktı, bilgisayar masamın yanına geldi.

            -Bir kâğıdın var mı? İnternetten öğrendim. O yaz, yanına biraz aralıklı bir sonraki harfi yaz. Altına K ve bir sonrakini; onun altına U ve sonrakini; el alta da L ve bir sonrakini. Araya da ok koy ve oku.

            -Sonra Eda geldi; kalemi kâğıdı aldı. O da internetten öğrenmiş.

            –Okula giderken erken kalkıyoruz. Erken kalkınca uykusuz kalıyoruz. Uykusuz kalınca dersleri anlayamıyoruz. Dersleri anlayamayınca sınavlardan kalıyoruz. Sınavlardan kalınca annemiz kızar. Annemiz kızınca depresyona gireriz. Depresyona girince açlık grevi yaparız. Açlık grevi yapınca hastanelik oluruz. Sonuç aynı.

          Çocuklarımız acılarını mizahlaştırıyor. Bizim yetişkin usulü yazdıklarımız da farklı değil:

           Eskiden öğrenim-eğitim-erdirim vardı. Toplumcu bireyler amaçlayan erdirim de, çevresine saygılı bireyler amaçlayan eğitim de, bilgili bireyler amaçlayan öğrenim de unutuldu. Şimdi ‘Dindar ve kindar’ bireyler yetiştiriyoruz.

                                                                                                                                 Sağlıcakla, 

    En az 10 karakter gerekli
    Özhanlar Mobilya