DOLAR 43,6437 0.01%
EURO 52,0594 0.18%
ALTIN 7.088,640,47
BIST 13.797,04-0,30%
BITCOIN 2959049-2,55%
Edirne

PARÇALI BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

32 okunma

KONUKLARINIZIN SESİ 387

ABONE OL
10 Şubat 2026 13:36
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: erdal-akas.jpg

            İLETİŞİMLE İLGİLİ BAZI GENEL BİLGİLER e bazı genel alıntılamalarla başladık. Sonra Türkçemizin yapısını en genelde anlattık: (1) Her şeyi, her şeyin değişimini, değişen her şeyin kazandığı nitelikleri, değişim ve niteliklerin niteliklerini adlandırdığımız ana sözcükler (isim, fiil, sıfat, zarf); (2) birbirlerinden ayırt etmek için ana sözcüklerde yaptığımız değişiklikler, bunları gruplamamız; (3) ve böylece bağıntılar kurmamız, değişim ve nitelik bildirilerinde bulunmamız (sorular sormamız, emirler vermemiz); (4) hatta isim yerine, zarf yerine, sıfat yerine cümlecikler kurmamız… Şimdi genelde söylediklerimizi basit örneklerle somutlaştıralım.

            Bilgi, soyut bir kavrama karşılık bir isim.

            Bilgilerimizi de derken ismimizde dört değişiklik yapmış oluyoruz: Çoğullaştırıyoruz, iyelik katıyoruz, i haline sokuyoruz (ve bağlacına karşılık ve ayrı yazılabilir) bir “de” ekliyoruz.

            Tüm eski bilgilerimizi de diyerek ön nitelemelerle gruplama yapıyoruz.

            Tüm eski bilgilerimizi de sorgulamalıyız ile (bir fiil cümlesi kurarak) bir değişim öneriyoruz.

            Sondaki fiilimizin önüne bir “ de” ayrıntılı (zarfını) ekleyebiliriz.

            Bildirimizi değişik ansiklopedik kaynaklardan edindiğimiz tüm eski bilgilerimizi… diye geliştirdiğimizde ismimizin ön nitelemesine bir de sıfat cümleciği eklemiş oluyoruz.

            Ayrıca “ayrıntılı” zarfımıza başka kaynaklarla karşılaştırarak diye bir zarf cümleciği ekleyebilir veya “bilgi” ismi yerine belirli kaynaklardan öğrendiklerimizi diyerek isim cümleciği kullanabilirdik. Gelişmiş son bildirimiz şöyle olsun.

            Belirli ansiklopedik kaynaklardan öğrendiklerimizi, başka kaynaklarla karşılaştırarak ayrıntılı sorgulamalıyız.

             Tabii şu iki sorudan kaçınamayız: (1) iletişim için bu denli karmaşık bir dil gerekli mi? (2) Bu tür bir anlatıma, bu analizleri yapmadan okuya okuya, deneye deneye ulaşamaz mıyız?

             Örneğin “içli köfte tarifi” için bu tür karmaşık bir dile ve bu analizlere gereksinimimiz yok. Üstelik tarifi adım adım basit bildirilerle yapmamız daha doğru. Ama her tür bilimsel anlatımda karmaşık bir dil, kavramların bağıntılılığını korumak için gerekli. Karmaşık bir matematik formülünü parçalayamayacağımız gibi, birçok bağıntıyı bir araya toplamak istediğiniz bir bildiriyi parçaladığınızda toparlamak görevini bilgi aktarmak istediklerinize bırakmış olursunuz. İki örnekle savımızı somutlaştırarak yazımızı bitirelim.

               (1) İki kesrin toplamını, iki kesrin toplamı, paylarıyla paydalarının en küçük ortak katlarının kendi paydalarına bölümüyle çarpımlarının toplamının paydalarının en küçük ortak katının bölümü denince öğrenilebilen, hele bunu kendi söyleyebilen bir öğrenci her düzey matematik veya bilim öğrenebilir.

               (2) Atatürk’ün Gençliğe Hitabesindeki bildiriler genellikle basit. Ama ayrıntılı açıklamaya gelince;

                Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bir fiil işgal edilmiş olabilir. Bu ahval ve şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dâhilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve delalet ve hatta hiyanet içinde bulunabilirler…

                Türkçemizin yapısı ve bunun iletişimde kullanımı üzere söyleyeceklerimiz özetle bu kadar. Türkçemizin uygulamasındaki zorlukları, halk ve aydınlarımızın Türkçemizi iletişimde kullanımımı son yazımıza bırakalım.

                                                                                                                             Sağlıcakla, 

    En az 10 karakter gerekli
    Özhanlar Mobilya