
Türk yönetimleri, İLK ASIRLARDA Kuran’ın emrettiklerini uygulayınca, imparatorluk gücü nasip edildi!..
Asırlarca, bazı gaflet içine düşen Türk kavimleri ile kardeş savaşlarına düşülmüş olsa bile, hak’kı büyük bir coğrafyaya götürmeyi başardılar.
Türkler, Üç kıtaya yayılmış, coğrafyada ki, mazlum halkları; din simsarları ve derebeyleri tarafından algıları, inançları bozulup, kandırılıp, köleleştirilmiş, halkları korumak kurtarmak için, tarih boyunca, ZALİM ORDULARI İLE SAVAŞTI!..
En azıyla, altı asırlık refah ve koruma süreci, Türklerin kurtardığı kavimleri için, verilmiş büyük bir fırsattı!..
Tahrif edilemeyen Kuran’ı okuyup, “Gerçek Müslümanlığı, gerçek Hıristiyan’lığı, gerçek Musevi’liği” öğrenmeleri için, bin yıl, ne de altı asır, YETERLİ bir süre değil midir?..
Ama olmadı işte, ve ya çok az oldu!..
Ne Müslüman’ım, ne Hıristiyan’ım, ne Musevi’yim diyenler, Kuran’ı okuyup, gerçek dinlerini öğrenmediler, maalesef. Hepsinin yazarının Tek Allah olduğunu da öğrenmediler.
O zaman da, bu ihmalin boşluğunu şeytanın yeryüzü temsilcileri dolduruverdi!..
Allah’ın nurlu, surlu yolunu eğip, büken şeytan uşaklarına kaldı meydan.
Ve onlar da, Aslında, tüm hak dinlerin tahrif edilmemiş şekilleriyle tek doğru din olarak Kuran’ da asılları yazılıyken, hepsi birden, “Müslüman’ım, Hıristiyan’ım, Yahudi’yim” diyenler dinlerini, tarikatlara, mezheplere bölüp, Allah’ın TEK nurlu yoluna sırt çevirdi çoğunluk!..
Zahmet edip KURAN’I okumadılar, aklı iptal ettiler; bilimi, sanatı ve tüm gelişme yollarını sırt çevirdi çoğunluk!..
Ve ya, bilimi, kötülüklerde kullanıyorlar, çoğunlukla!..
Ah bir okusaydılar da, çıkarcı, ihtiras negatifleri tarafından nasıl kandırıldıklarını öğrenseydiler!..
Birbirlerine düşmanlık GÜDÜP, SİLAHLANIP, HARCANIP DURACAKLARI YERDE, kardeşçe, bolluk içinde dostça yaşamanın ÇAĞINI KURSAYDILAR!..
Kuran’ı Kerim. Sure 100/ayet 1,2,3,4,5,6:
Bismillahirrahmanirahhim.
*Cenk meydanlarında soluk soluğa koşan atlar hakkı için,
*Ateş çıkaranlara,
*Sabah vakti akın edenlere,
*Toz koparanlara,
*Böylece, o dem düşman topluluğu ortasına girenlere ki,
*İnsan Rabbine karşı çok nankördür.