
Trump 3 Kasım 2026’da yapılan ara seçimler sonrasında önemli bir dayanak noktasını kaybetti. Başkanın da seçildiği iki yıl önceki seçimlerde Cumhuriyetçiler en azından Senato’da hakimiyeti ellerinde tutuyordu. Şimdi ise kesin olmayan sonuçlara göre Demokratlar Senato’da 54 sandalye Cumhuriyetçiler 44 sandalye, Temsilciler Meclisinde Demokratlar 240 sandalye Cumhuriyetçiler ise 147 sandalye kazanmış durumda.
Yine resmi olmayan sonuçlara göre Demokratlar Senato’daki üye sayılarını yedi üye artırdı. Temsilciler Meclisinde ise Demokratlar 30 fazla sandalye kazandı. Bu kongre aritmetiğinde Demokratlar yasama organı açısından bir üstünlüğü gözle görülür şekilde elde etmiş durumdalar.
Bu yapının ortaya çıkışı aynı zamanda Trump’ın politikalarının ne denli düşük onay aldığının da somutlaşmış halidir. Zira başkanlık onay anketleri her geçen gün hızla düşen Trump idaresi bu süreçte demagojik ifadelerle konunun çarpıtıldığı ve yanlış yönlendirildiğini savunmuştu. Tabii Trump’ın dikkat çekici bir açıklaması oldu. ABD Başkanı vatandaşlarının ekonomilerinin iyi olduğunu akaryakıt fiyatları yüksek olduğundan dolayı göremediğini savundu. Eh bunun takdirini o devletin vatandaşları yapacaktır elbet.
Peki şimdi ne olacak…
Trump seçim sonuçları belirginleşmeye başladığı andan itibaren o meşhur!? üslubuyla Demokratlar saçma sapan şeyler gönderecek ve ben reddedeceğim şeklinde yasama sürecinin son onay mercii olduğuna dair ifadeler kullandı.
Elbette ABD Başkanının veto yetkisi mevcut ancak bu yetki sınırsız değil. Eğer bir yasayı ABD Başkanı veto ederse Kongre’nin her iki kanadında da üçte iki çoğunluğun sağlanması durumunda bu vetonun aşılması mümkün. Bu noktada 119. Kongre’de yanı bu seçimden önce görev yapan ve görevi Ocak 2027’ye kadar sürecek olan Kongre’de bazı Cumhuriyetçilerin özellikle de Temsilciler Meclisi kanadında Demokratlara destek verdiğini lütfen unutmayınız.
Yani Trump’ın elinde bu süreçten sonra 2029’a kadar devam eden görev süresinde veto kartından başka bir şey yok. Dolayısıyla karar uygulama süreçleri de hayli sıkıntılı olacak. Dış politika konularında da iyi bir sınav veremeyen Trump için artık Beyaz Saray ve onun sağladığı imkanlar bir sayfiye yeri neredeyse.
Zaten sadece ABD başkanı merkezli bir ABD dış politikası ve bu politikanın uluslararası politikaya yansımaları analizi oldukça eksik, yanlış ve taraflı olacaktır.
Küçük bir not: “Dostumuz” Trump 2019 Temmuz’unda bizim F-35 programından çıkarılmamızı içeren yasayı veto etmeden onaylamıştı. Yani bu da Trump’ın bir seçimiydi. Haftaya görüşmek dileğiyle memleketimin güzel insanları…