
İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda tekstil ve hazır giyim sektörünün yaşadığı sorunlara ilişkin Meclis araştırması açılmasını öngören önerge üzerinde yaptığı konuşmada, sektörün Türkiye ekonomisi açısından stratejik önemine dikkat çekerek kapsamlı destek ve yapısal dönüşüm çağrısında bulundu.
Tekstil ve hazır giyim sektörünün yıllardır Türkiye’nin kalkınmasında, istihdamında ve ihracatında öncü rol üstlendiğini vurgulayan Akalın, özellikle kadın istihdamına sağladığı katkıyla toplumsal kalkınmanın da temel taşı olduğunu ifade etti. Buna karşın sektörün son yıllarda ciddi bir daralma yaşadığını belirten Akalın, kayıtlı istihdamın yaklaşık 840 bin kişiye gerilediğini, geçmişte kayıtlı, kayıtsız ve dolaylı istihdamın 2 milyonun üzerinde olduğunu hatırlattı.
2025 yılında tekstil ve hazır giyim ihracatının yaklaşık 26 milyar dolar olarak gerçekleştiğini kaydeden Akalın, sektörün toplam ihracattaki payının yüzde 10 seviyesine düştüğünü, oysa bu oranın 10-15 yıl önce yüzde 20’ler düzeyinde olduğunu belirtti. Üretim maliyetlerindeki artış, finansmana erişim güçlüğü, kur politikası ve küresel rekabet baskısının sektörü her geçen gün daha da zorladığını ifade etti.
Konuşmasında Hindistan ile Avrupa Birliği arasında imzalanan Gümrük Birliği Anlaşması’nın yıl sonunda yürürlüğe girecek olmasına da dikkat çeken Akalın, bu gelişmenin Türk tekstil ve hazır giyim sektörü açısından ciddi bir rekabet riski oluşturduğunu belirterek, hükümetin bu konuda kapsamlı bir hazırlık ortaya koymadığını söyledi.
Sektörün yeniden rekabet gücü kazanabilmesi için çözüm önerilerini de paylaşan Akalın, ihracatçılara verilen döviz dönüşüm desteğinin artırılması, imalat sanayine yönelik istihdam desteklerinin güçlendirilmesi ve desteklerin çalışan sayısındaki küçük değişiklikler nedeniyle tamamen kesilmemesi gerektiğini ifade etti.
Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın tekstil sektöründe yeşil ve dijital dönüşümü zorunlu hâle getirdiğini vurgulayan Akalın, Türkiye’nin vakit kaybetmeden ulusal bir tekstil dönüşüm programını hayata geçirmesi gerektiğini belirtti. KOBİ’lere dijital dönüşüm hibeleri sağlanması ve ortak dijital ürün pasaportu altyapısının kurulmasının önemine işaret eden Akalın, “Tekstil sektörünün geleceği, yalnızca bugünün krizini yönetmekle değil, yarının ticaret kurallarına bugünden hazırlanmakla mümkündür.” dedi.