
Olgay GÜLER
Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP), 81 il ve 973 ilçede eş zamanlı olarak sahaya in erek başlattığı seçim kampanyasıyla birlikte genel başkan yardımcıları Gökçe Gökçen, Yankı Bağcıoğlu ve Bihlun Tamaylıgil Edirne’ye geldi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Yürütme Kurulu toplantısının ardından; ‘En iyi savunma hücumdur’ sözleriyle, 81 il ve 973 ilçede eş zamanlı sahaya ineceklerini açıklamasıyla, partinin seçim kampanyasını başlattı. Parti 4 mayıs itibariyle Türkiye genelinde çalışmalarına başlarken, genel başkan yardımcıları Gökçe Gökçen, Yankı Bağcıoğlu ve Bihlun Tamaylıgil de Trakya’da çalışmalarına start verdi. Heyetin Kırklareli ziyaretinin ardından yeni durağı Edirne oldu. Üç genel başkan yardımcısı saha çalışmalarından önce parti il binasında Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, CHP Edirne İl Başkanı Yücel balkanlı ve Merkez ilçe Başkanı Volkan Akgüngör’ün katılımıyla basın açıklaması yaptı.

‘SİLİVRİ’DE İKİ AYRI UTANÇ DAVASI GÖRÜLÜYOR’
CHP Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, 2024 Mahalli İdareler Genel Seçimleri sonuçlarının hazmedilememesiyle, CHP’nin hukuksal olmayan yargı süreçleriyle karşı karşıya bırakıldığını söyledi. Gökçen, “2024 seçimlerinde Türkiye’nin birinci partisi olduk. Bütün anketlerde, 2024 seçimlerinden itibaren Türkiye’nin birinci partisiyiz Cumhuriyet Halk Partisi olarak. Tam da bu seçimlerin sonuçları sebebiyle, bu seçimlerin sonuçlarını hazmedemeyen demokrasiden uzak bir anlayış sebebiyle Cumhuriyet Halk Partisi çeşitli, hukuksal olmayan ama yargısal süreçlerle karşı karşıya bırakılıyor. Tam da bugün Silivri’de çok da uzak olmayan bir yerde iki ayrı utanç davası görülüyor” dedi.
‘SİYASİ ETİK KANUNU ÇIKARILSIN’
Davaların henüz başlamadan önce gerçeği yansıtmayan iddiaların televizyonlarda dile getirildiğine dikkat çeken Gökçen, “Bu kadar büyük yalanlar söylenirken, bütün bunlara rağmen biz gerçekleri vatandaşımıza en yalın haliyle anlatmayı bir hedef olarak benimsedik. Biz gerçeklerden bahsediyoruz. Biz ne olduysa, ne olmadıysa, bunu son derece açık bir şekilde yurttaşlarımızla paylaşıyoruz. Sadece yayınlamaktan da kaçmadılar. Biz dedik ki genel başkanımız ifade etti çok kez; siyasi etik kanunu çıkaralım. Hatta bütün muhalefet partileri bu konuda il uzlaştı, açıkça görüşlerini paylaştı. Şimdi hem bunu hatırlatıyoruz; hem de diyoruz ki, bu siyasi etik kanunu çıkarılsın ve hem yerel yöneticilere uygulansın, hem bakanlara uygulansın, hem siyasi parti genel başkanlarına uygulansın, hem de milletvekillerinin tamamına uygulasın. Yani hep beraber mal varlıklarımızı açıklayalım. Bundan Akın Gürlek de hariç olmasın, hiçbir belediye başkanımız da dışarıda olmasın, parti genel başkanları da buna dahil olsun. Var mısınız diyoruz. Ses çıkmıyor. Bir kez bile bir açıklama yapmadılar” diye konuştu.

‘KİMSESİZLERİN KİMSESİ BİR CUMHURİYET HEDEFLİYORUZ’
Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki boş olan 7 koltuk için ara seçim yapılması gerektiğinin altını çizen, iktidarınsa seçimden kaçtığını belirten Gökçen, “Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında nasıl bir Türkiye’de yaşayacağız? Güçlü yurttaş güvenli gelecek, kazanan Türkiye için Cumhuriyet Halk Partisi programı demiştik. Biz diyoruz ki; yurttaşına değer veren bir devlet anlayışı olsun. Sadece nefes alıp veren değil, insanca yaşayabilen bireyler olsun. Hakkını arayabilen vatandaşlar olsun. Mahkemelere baktığında adaletin gücünü ve güvenini hisseden yurttaşları olsun. Hukuka ve vicdana dayalı karar veren hakimler, kadınların ve çocukların güvende olduğu bir düzen, eğitim, sağlık, sosyal güvence, erişilebilirlik, sendikalaşma gibi temel hakların hak olduğu bilinciyle kurulmuş bir sistem. Dijitalleşmeyle ve karşılaşılan yeni kriz ve tehditlere karşı dirençli ve halkçı bir demokrasi. Kayyumsuz ve güçlü yerel yönetimler, güçlü meclise dayalı demokratik bir parlamenter sistem. Gazetecilerin hapiste olmadığı, gerçekleri yazabilecekleri özgür bir basın. Yani emeklisinden, emekçisine, gencinden, kadınına, kimsesizlerin kimsesi bir cumhuriyet hedefliyoruz. Bunun için çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

‘HEDEFİMİZ TSK’NIN SİYASET DIŞINDA KALMASI’
Milli Savunma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu da, milli savunma ve milli güvenlik konularındaki temel hedeflerinin Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) siyaset dışı konumunun idame edilmesi olduğunu söyledi. Bağcıoğlu, “Siyaset dışı olması temel hedefimiz. İkincisi, barışta caydıran, savaşta kazanan Türk Silahlı Kuvvetleri niteliğinin idame edilmesi. Yurtta sulh, cihada sulh, Atatürk’ün temel direktifi doğrultusunda bu politikanın idame edilmesi. Türk Silahlı Kuvvetleri halen ebedi Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün muharip ruhunu taşıyan muzaffer bir ordudur. Herkes içeride, dışarıda hesaplarını değerlendirmelerini buna göre yapmalıdır. Üçüncüsü 15 Temmuz yapısal dönüşümleri denen ama Türk Silahlı Kuvvetleri’ni bizce geriye götüren değişimlerin düzeltilmesi” ifadelerini kullandı.

‘EKONOMİK HEDEFLER GERÇEKÇİ DEĞİL’
Genel Başkan Yardımcısı Bihlun Tamaylıgil de, TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamları üzerinden iktidara yüklenerek, “Bilindiği üzere dün aylık enflasyon rakamı açıklandı, TÜFE 4.2. Birçok ülkenin yıllık enflasyon oranını biz aylık olarak 4.2 olarak dün açıkladık. Bunun gerçeği nedir derseniz; çok daha üst noktalarda bir enflasyon rakamıyla karşı karşıya kalıyorsunuz. Yıllık bazda baktığımız zaman bu rakam yüzde 32.4. Bilindiği üzere orta vadeli plan ve kalkınma planları yıllık olarak açıklanıyor. Şimdi bugün planlar gelirinde büyük hesaplar yapılıyor. Merkez Bankası enflasyon raporları açıklıyor. O raporların dahilinde baktığınızda ortaya konulan bir hedef var. Hedef 2026 enflasyon rakamı yüzde 16. Peki dört aylık enflasyon rakamı kaç? Yüzde 14.6. Geriye ne kalıyor? Yüzde bir buçuk, ve bu sekiz ayda gerçekleşecek hedef. Mümkün mü? Değil. Bu tür hedeflerin gerçekçi konulmadığı, o hedeflere uygun olarak ekonomi programlarının oluştuğu dikkate alınırsa Türkiye’nin doğru kararlar ve doğru yönetsel süreç ile devam etmediğini açık açık görüyoruz. Rakamlar bunu söylüyor, bu bir iddia değil” dedi.
‘DOĞRU EKONOMİK KARARLARLA YÖNETİLMİYORUZ’
Toplumda huzurun ve refahın birlikte paylaşılması için yapısal reformların ekonomik açıdan gerçekleşmesi gerektiğinin altını çizen Tamaylıgil, “Türkiye ekonomik açıdan yılların içerisinde baktığınızda doğru kararlarla yönetilmiyor. Yani aynı 90’lı yıllarda baktığımızda bir Güney Kore, bir Çin’le aynı tabloda yola çıkıyorsunuz. Bugün onların ortaya çıkarttığı ekonomik performans, bir de bizim yaşadığımız ekonomik performansı karşılaştırdığımızda bizim daha çok tüketime ve borçlanmaya dayalı ve katma değer sağlamayan bir süreç yönetiminden sonra bugün geldiğimiz noktada büyük bir borç yükü ve o borç yükünü ödemek için tabloda aldığınız günlük bütçe vergi gelirlerinin neredeyse dörtte birini faiz olarak ödediğimiz bir dönemin içindeyiz” diye konuştu.
‘SİYASETİN ER MEYDANI SEÇİM SANDIĞINA BUYURSUNLAR’
Tamaylıgil, Edirne’deki Kırkpınar Er Meydanı’na atıfta bulunup, iktidara seçim çağrısı yaparak, “ Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak önümüzdeki süreçte bunları bütün toplumuzla paylaşarak; ‘Gelin el verin, birlikte Türkiye’yi yönetelim’ diyoruz. Milli iradenin ve onun gösterdiği kararlılığı nice badireyi hep beraber atlatmaktaki sandıkla oluşan tercihle, gücüne inanıyoruz. Halkımızın bize vereceği yetkiyi bekliyoruz ve o yetkiyi de kısa zamanda almayı umut ediyoruz. Bunun için de seçimden kimsenin kaçmaması lazım. Burası Kırkpınar, er meydanı olan bir yer. Bence siyasilerin er meydanı da seçim sandığı. Biz o er meydanına buyursunlar diyoruz. Gelin hep beraber yarışalım. Halk kime inanıyorsa kararını versin. Kime güveniyorsa kararını versin. Bizim için en önemli tercih halkın tercihidir” şeklinde konuştu.