Saadet Partisi Edirne İl Başkanı Tezcan Karakütük, AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal ve Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın arasında son günlerde yaşanan sosyal destek polemiğini halkın gerçek sorunlarından uzak tartışmalarla gündem yaratmak olarak niteleyerek, “Tencere dibin kara, seninki benden kara” ifadelerini kullandı.
Geçtiğimiz günlerde Milletvekili Fatma Aksal, yerel seçimlerin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen Belediye Başkanı Akın’ın vaatlerini yerine getirmediğini öne sürerek, ihtiyaç sahibi emeklilere söz verilen 1000 TL fatura desteği ve 2000 TL’lik alışveriş yardımlarının akıbetini sormuştu. Buna karşılık Başkan Akın ise göreve gelişinin birinci yılını sosyal medya üzerinden “özveriyle çalıştık” sözleriyle değerlendirmişti.
Ancak Saadet Partisi İl Başkanı Tezcan Karakütük’e göre, her iki taraf da Edirnelinin gerçek gündeminden kopmuş durumda bulunuyor. Başkanı Tezcan Karakütük, “Ne yazık ki kamuoyuna yansıyan bu tartışmalar, vatandaşın temel beklentilerinden çok uzak. Bir yanda 22 yıldır ülkeyi yöneten iktidarın temsilcisi, diğer yanda büyük vaatlerle göreve gelen belediye başkanı var. Ama sofralarda hâlâ aş değil, yokluk var; emeklinin cebine giren maaş, ayın yarısını bile görmeden tükeniyor” dedi.
İktidarın 22 yıllık yönetimi sonucunda yoksulluğun derinleştiğini, emeklilerin ve dar gelirlilerin temel ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geldiğini belirten Karakütük, Belediye Başkanı Akın’ın seçim kampanyasında dile getirdiği sosyal yardım projeleriyle ilgili hâlâ kamuoyunu tatmin eden somut bir açıklama yapılmadığını ifade etti.
Karakütük, “Sevgi Kart projesi, emekliye fatura desteği, alışveriş yardımı… Bunlar Edirne halkına umut oldu ama bir yıl geçti, sonuç ortada yok. Ne kadar kişiye ulaşıldı, ne kadar ödeme yapıldı? Bu soruların cevabı hâlâ verilmedi” diyerek Akın yönetimine de eleştiriler yöneltti.
Tezcan Karakütük açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Biz Saadet Partisi olarak popülizme dayalı değil, adalet ve hakkaniyet temelli bir yönetim anlayışını savunuyoruz. Bu şehri lafla değil, şeffaflıkla, ortak akılla yöneteceğiz. Milletimiz artık günü kurtaran değil, geleceği planlayan siyaseti hak ediyor.”