DOLAR 49,21370,03%
EURO 55,21560,17%
ALTIN 6.526,900,37
BIST %
BITCOIN 4050668-1,52%
Edirne
21°

KAPALI

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

47 okunma

‘Siyasi Ahlak Yasası derhal çıkarılmalı’

CHP Edirne İl Başkanı Özlem Becan, sandıkta ortaya konulan millet iradesinin siyasi pazarlıklara konu edilemeyeceğini belirterek, “Türkiye’nin daha fazla siyasi pazarlığa değil, daha fazla siyasi ahlaka ihtiyacı vardır” dedi…

ABONE OL
8 Ekim 2026 14:23
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: ozlem-becan-3-scaled.jpeg

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne İl Başkanı Özlem Becan, sandıkta ortaya konulan millet iradesinin siyasi pazarlıklara konu edilemeyeceğini belirterek, “Türkiye’nin daha fazla siyasi pazarlığa değil, daha fazla siyasi ahlaka ihtiyacı vardır” dedi.

Becan, yaptığı yazılı açıklamada, demokrasinin en temel güvencesinin milletin sandıkta ortaya koyduğu irade olduğunu belirterek, “Yurttaşlarımız seçim günü yalnızca bir adaya oy vermez; aynı zamanda bir siyasi anlayışa, bir programa ve kendilerine verilen sözlere güvenerek tercihlerini yapar. O güvenin korunması, seçim kazanmak kadar önemli bir siyasi sorumluluktur. Ancak bugün Türkiye’de, siyasete duyulan güveni derinden sarsan bir tabloyla karşı karşıyayız. Halkın sandıkta yaptığı tercihlerin, seçimlerin ardından yaşanan parti değişiklikleriyle farklı bir noktaya taşınması, demokratik temsil anlayışını ve siyasetin ahlaki sorumluluğunu yeniden tartışmaya açmaktadır” dedi.

BELEDİYE BAŞKANLIĞI HALKIN EMANETİDİR

Son dönemde belediye başkanlarının ve milletvekillerinin AK Parti’ye geçişleriyle yeniden gündeme gelen bu meselenin yalnızca siyasetçilerin parti değiştirmesinden ibaret olmadığının altını çizen Becan, “Asıl mesele, yurttaşlarımızın oy verirken ortaya koyduğu iradeye ne ölçüde saygı gösterildiğidir!” diyerek şunları kaydetti:

“Bir belediye başkanı, halkın karşısına belirli bir siyasi kimlikle çıkar. O kimlikle güven ister, destek ister ve yetki alır. Seçildikten sonra başka bir partiye geçerek kazandığı makamı da beraberinde taşıması, yalnızca kişisel bir tercih olarak değerlendirilemez.

Çünkü belediye başkanlığı kişisel mülk değil, halkın emanetidir. Halkın emaneti de siyasi pazarlıkların konusu olamaz.

Bugün yurttaşlarımızın zihninde son derece haklı bir soru vardır: Biz sandıkta bir siyasi tercihte bulunurken, verdiğimiz oyun seçimden sonra başka bir siyasi partinin hanesine yazılmasına mı onay verdik?

Bu sorunun cevabı, demokrasinin geleceği açısından son derece önemlidir. Çünkü seçmen iradesi yalnızca sandıkların açıldığı gece hatırlanacak bir değer değildir. Seçimden sonraki her gün korunması gereken demokratik bir sorumluluktur.

Bir siyasi partinin sandıkta kazanamadığı belediyeleri, seçimlerin ardından yaşanan parti değişiklikleriyle kendi siyasi başarısı gibi sunması, halkın tercihine duyulan saygıyla bağdaşmamaktadır.

SİYASETE DUYULAN GÜVEN ZEDELENMEKTE

Sandıkta kazanılamayan bir siyasi irade, seçimden sonra yapılan pazarlıklarla kazanılmış sayılamaz. Üstelik bu tablo, yalnızca bir seçim sonucunun tartışılmasına neden olmamaktadır. Siyasete duyulan güveni zedelemekte, yurttaşlarımızın temsilcilerine yönelik inancını sarsmakta ve demokratik kurumların saygınlığına zarar vermektedir.

Siyasetçinin hangi partide yoluna devam edeceğine karar verme hakkı elbette vardır. Ancak bu hakkın kullanılması, seçmenin verdiği yetkinin siyasi ve ahlaki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Hukuken mümkün olan her davranışın, siyasi ahlak bakımından da doğru kabul edilmesi beklenemez.

Cumhuriyet Halk Partisi olarak uzun yıllardır savunduğumuz Siyasi Ahlak Yasası’nın artık daha fazla ertelenmemesi gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz.

Türkiye’nin ihtiyacı, siyasi etik ilkelerinin kişilerin tercihine bırakıldığı bir düzen değil; herkes için geçerli, açık, denetlenebilir ve yaptırımı olan kurallardır.

Siyasetin finansmanından çıkar çatışmalarına, kamu kaynaklarının kullanımından görev ve yetkilerin kötüye kullanılmasının önlenmesine kadar kapsamlı bir yasal düzenleme hayata geçirilmelidir. Seçmenin iradesini tartışmalı parti değişiklikleri karşısında koruyacak, demokratik temsilin meşruiyetini güçlendirecek hukuki mekanizmalar da bu çerçevede değerlendirilmelidir.

SİYASİ AHLAK YASASI DERHAL ÇIKARILMALIDIR

Siyasi ahlak, yalnızca rakiplerimizden beklediğimiz bir erdem değil, hepimizin uymakla yükümlü olduğu ortak bir sorumluluk olmalıdır.

Bugün hangi siyasi partinin kazançlı çıktığından daha önemli bir mesele vardır: Halkın siyasete olan güvenini nasıl koruyacağız?

Çünkü yurttaşlarımızın siyasetten beklentisi, seçimlerden sonra değişen siyasi hesapları izlemek değil; verdiği oyun, gösterdiği iradenin ve kendisine sunulan vaatlerin arkasında durulduğunu görmektir.

Siyaset, makamların ve kişisel gelecek hesaplarının pazarlık alanı değildir. Halkın verdiği yetki, kişisel siyasi kariyerlerin güvencesi olarak görülemez.

Bizim tavrımız, parti değiştiren kişinin kimliğine ya da geçtiği partinin adına göre değişmeyecektir. Söz konusu olan milletin iradesiyse, aynı demokratik ve ahlaki ilkelerin herkes için geçerli olması gerektiğine inanıyoruz.

Milletin oyu pazarlık konusu yapılamaz. Seçmenin iradesi transfer edilemez. Sandığın sonucu siyasi hesaplarla yeniden yazılamaz.

Türkiye’nin daha fazla siyasi pazarlığa değil, daha fazla siyasi ahlaka ihtiyacı vardır. Bu nedenle çağrımız açıktır: Siyasi Ahlak Yasası derhal çıkarılmalıdır!

Siyasette güveni yeniden tesis etmenin yolu, kişilere ve dönemsel siyasi çıkarlara göre değişen anlayışlardan değil, herkes için bağlayıcı ilkelerden geçmektedir.

Cumhuriyet Halk Partisi olarak milletin iradesini yalnızca seçim gecesi değil, seçimden sonraki her gün savunmaya devam edeceğiz.

Çünkü biz biliyoruz ki demokrasinin gerçek gücü, yalnızca sandıkta kimin kazandığında değil, sandıktan çıkan sonuca ne kadar saygı gösterildiğinde saklıdır. Sandık milletindir. İrade milletindir. Hiç kimse milletin iradesini kendi siyasi hesabının malzemesi hâline getiremez.”

    En az 10 karakter gerekli
    Özhanlar Mobilya