
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Av. Sinan Tekin’in başkanı olduğu Saadet Partisi Sosyal İşler Başkanlığı tarafından hazırlanan haftalık raporda, bu kez “Güçlü Esnaf, Güçlü Şehir, Güçlü Toplum” konusu ele alındı.
Esnaf ve sanatkârların ülke ekonomisi, şehir hayatı ve toplumsal dayanışma açısından taşıdığı önemin kapsamlı şekilde değerlendirildiği raporda, “Esnaf ve sanatkârlar, Türkiye ekonomisinin ve toplumsal hayatın temel direklerinden biridir. Üretimi destekleyen, istihdam sağlayan, mahalle kültürünü yaşatan ve sosyal dayanışmayı güçlendiren esnafın güçlü olması; şehirlerin ekonomik canlılığı ve toplumun refahı açısından büyük önem taşımaktadır.

Ancak son yıllarda yüksek enflasyon, artan işletme maliyetleri, finansman zorlukları, yüksek POS komisyonları, vergi ve sosyal güvenlik yükleri ile azalan alım gücü, esnafı ciddi ekonomik baskı altına almıştır. Bu süreçte birçok işletme faaliyetini sonlandırmak zorunda kalmış; bu durum istihdamı, yerel ekonomileri ve şehirlerin sosyal dokusunu olumsuz etkilemiştir.
Raporda; esnafın finansman açısından desteklenmesi, vergi ve prim borçlarının sürdürülebilir şekilde yapılandırılması, POS komisyonlarının düşürülmesi, küçük işletmelere yönelik maliyet desteklerinin artırılması, dijital dönüşümün teşvik edilmesi ve zincir marketlerle rekabetin adil hale getirilmesi gibi çözüm önerileri sunulmaktadır.
Sonuç olarak, güçlü bir esnaf yapısı; güçlü şehirlerin, güçlü yerel ekonomilerin ve güçlü bir toplumun temelidir. Esnafın desteklenmesi yalnızca ekonomik bir tercih değil, aynı zamanda toplumsal dayanışmayı ve sürdürülebilir kalkınmayı güçlendirecek stratejik bir gerekliliktir” ifadelerine yer verildi.
Söz konusu rapora ilaveten yapılan “Güçlü esnaf, güçlü şehir, güçlü Türkiye” başlıklı basın açıklamasında da şöyle denildi:
“Esnaf ve sanatkârlarımız, bu ülkenin ekonomik hayatının omurgası, şehirlerimizin ruhu ve toplumsal dayanışmamızın en güçlü temsilcileridir. Mahalle kültürünü yaşatan, üretimi ayakta tutan, istihdam sağlayan ve vatandaşımızla birebir temas eden esnafımız, sadece ticaret yapan bir kesim değil; aynı zamanda sosyal hayatımızın en önemli yapı taşlarından biridir.
Ne yazık ki bugün esnafımız tarihinin en zor dönemlerinden birini yaşamaktadır. Yüksek enflasyon, hayat pahalılığı, artan kira ve enerji maliyetleri, finansmana erişimde yaşanan sıkıntılar ve bankacılık sisteminin oluşturduğu ağır yükler nedeniyle binlerce işletme ayakta kalma mücadelesi vermektedir.
Bir tarafta maliyetler her geçen gün artarken, diğer tarafta vatandaşın alım gücünün düşmesi nedeniyle satışlar gerilemektedir. Esnafımız, emeğinin karşılığını alamadığı gibi, işletmesini sürdürebilmek için ağır borç yükünün altına girmek zorunda bırakılmaktadır. Üreten, istihdam sağlayan ve vergisini ödeyen insanların böylesine zor şartlar altında bırakılması kabul edilemez.
Son aylarda her gün yüzlerce esnafımız kepenk kapatmaktadır. Kapanan her dükkân yalnızca bir işletmenin faaliyetini sonlandırması anlamına gelmemektedir.
Aynı zamanda bir ailenin geçim kaynağı kaybolmakta, yeni işsizler ortaya çıkmakta, mahalle kültürü zayıflamakta ve şehirlerimizin ekonomik canlılığı zarar görmektedir.
Milli Görüş, ekonomiyi sadece rakamlardan ibaret görmez. Bizim anlayışımızda ekonomi; insanın huzuruna, adalete ve üretime hizmet ettiği ölçüde anlam taşır.
Sermayeyi önceleyen değil, insanı merkeze alan; rantı değil üretimi, faizi değil paylaşımı, israfı değil bereketi esas alan bir ekonomik düzen hedefliyoruz.”