
21.Dönem Edirne Milletvekili Şadan Şimşek, bugün vatandaşların en önemli gündeminin mutfaktaki yangın, pazardaki fiyatlar, ödenemeyen faturalar ve artan borç yükü olduğunu söyledi.
Eski milletvekili Şimşek, yaptığı “Ülkemizin gerçek gündemi geçim ve gelecek kaygısıdır” başlıklı yazılı açıklamasında, “CHP’nin yönetimini yargı yoluyla dizayn etmeye çalışırken ülkemizin gerçek gündemimizi unutturmaya çalışmak mümkün değildir” diyerek şunları kaydetti:.
“Bugün ülkemizin dört bir yanında aynı ses yükseliyor: Geçinemiyoruz. Bu ses; tarlasında alın teri döken çiftçinin, sabahın erken saatlerinde işine giden işçinin, dükkânını açan esnafın, üretim yapmaya çalışan sanayicinin, maaşıyla ay sonunu getirmeye çalışan memurun, yıllarca çalışıp emekli olmuş vatandaşımızın ve geleceğe umutla bakmak isteyen gençlerimizin sesidir.
Bugün toplumun her kesimi hayat pahalılığının ve ekonomik zorlukların yükünü hissetmektedir.
Tarlada alın teri döken çiftçimiz, ilk hasat ettiği arpa ve buğdaydan hak ettiği kazancı elde edememektedir. Yeni sezon mahsulü arpa 11,20 TL/kg ile 12,50 TL/kg, ekmeklik ve sert buğday ise kalitesine göre 13,34 TL/kg ile 16,50 TL/kg arasında işlem görmektedir. Açıklanan alım fiyatları maliyetlerin altında kalmakta, çiftçimiz zararına üretim yapmak zorunda bırakılmaktadır. Borçlarını ödeyebilmek için ürününü erken hasat eden üreticilerimiz, emeğinin karşılığını alamadan yeni bir borç yükünün altına girmektedir. Çiftçimiz üretiyor ancak maliyetlerin altında kalan fiyatlarla karşı karşıya kalıyor.
Esnafımız artan giderler nedeniyle ayakta kalma mücadelesi veriyor. Sanayicimiz ve üreticimiz yüksek maliyetler karşısında rekabet etmekte zorlanıyor. Emeklilerimiz yılların emeğinin karşılığını almak isterken temel ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çekiyor. Çalışanlarımız maaşlarıyla ay sonunu getirmeye çalışıyor. Gençlerimiz ise eğitimden istihdama kadar birçok alanda gelecek kaygısı yaşıyor.
Bugün vatandaşlarımızın en önemli gündemi; mutfaktaki yangın, pazardaki fiyatlar, ödenemeyen faturalar ve artan borç yüküdür.
Ülkemizin ihtiyacı; günü kurtaran değil geleceği inşa eden, tüketimi değil üretimi destekleyen, ithalata değil yerli üretime güç veren, toplumun her kesiminin refahını artıran politikaların hayata geçirilmesidir.
Millet geçinemiyor, çözüm bekliyor! Biz inanıyoruz ki Umut dolu bir Türkiye; umut dolu çiftçiyle, umut dolu işçiyle, umut dolu esnafla, umut dolu sanayiciyle, umut dolu gençlikle,umut dolu kadınlarla, umut dolu emeklilerle mümkündür.
Vatandaşlarımızın beklentisi çok açıktır: Sorunlarının görülmesini, seslerinin duyulmasını, çözüm üretilmesini istemektedir.
Siyasetin görevi, vatandaşın kapısını sadece seçim dönemlerinde çalmak değil; her zaman yanında olmak, sorunlarını dinlemek ve çözüm üretmektir.
Bugün ayrışmaya değil dayanışmaya, tartışmaya değil çözüme, umutsuzluğa değil ortak akla ihtiyaç vardır. Çünkü bu ülke hepimizin ortak evidir.
Çiftçinin de, işçinin de, memurun da, esnafın da, emeklinin de, gencin de geleceği ortaktır.
Bizler; adaletin, üretimin, emeğin ve refahın hâkim olduğu bir Türkiye için çalışmaya devam edeceğiz.
Geçim sıkıntısının olmadığı, emeğin değer gördüğü, gençlerin umutla baktığı, vatandaşın geleceğe güvenle yürüdüğü bir Türkiye mümkündür.”