
Özel Keşan Hastanesi Beslenme ve diyet uzmanı E. Meltem Karahan, “Aşırı sıcaklarda sağlığınızı beslenmeyle koruyun” uyarısında bulundu.
Yaz mevsiminin en sıcak günlerini yaşamaya başladığımızı hatırlatan Karahan, “Hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte hepimiz daha çabuk yoruluyor, daha fazla terliyor ve zaman zaman halsizlik hissedebiliyoruz. Oysa sıcak havaların olumsuz etkilerini doğru beslenme ve yeterli sıvı tüketimiyle büyük ölçüde azaltmak mümkün” dedi.
Beslenme ve diyet uzmanı E. Meltem Karahan, şu bilgileri paylaştı:
Sıcak havalarda vücudumuz terleme yoluyla hem su hem de mineral kaybeder. Bu kayıplar yerine konulmadığında baş ağrısı, baş dönmesi, tansiyon düşüklüğü, kas krampları ve hatta sıcak çarpması gibi önemli sağlık sorunları ortaya çıkabilir. Bu nedenle yaz aylarında susamayı beklemeden gün boyunca düzenli olarak su içmeyi alışkanlık haline getirmeliyiz. Çay, kahve ve gazlı içecekler suyun yerini tutmaz. En iyi tercih her zaman sudur. Bunun yanında ayran, cacık ve şekersiz kompostolar da sıvı alımına destek olabilir.
Bir diğer önemli konu ise öğün seçimleridir. Yaz aylarında ağır, yağlı ve kızartılmış yiyecekler yerine hafif besinleri tercih etmek hem sindirimi kolaylaştırır hem de kendimizi daha enerjik hissetmemizi sağlar. Zeytinyağlı sebze yemekleri, bol yeşillikli salatalar, yoğurt, kefir ve mevsim sebzeleri yaz sofralarının vazgeçilmezi olmalıdır.
Yazın en güzel yanlarından biri de birbirinden lezzetli meyvelerdir. Karpuz, kavun, şeftali, kayısı, erik ve kiraz gibi meyveler hem vitamin ve mineral açısından zengindir hem de yüksek su içerikleri sayesinde günlük sıvı ihtiyacımıza katkı sağlar. Ancak her besinde olduğu gibi meyvede de porsiyon kontrolünü unutmamak gerekir. Özellikle diyabet hastalarının meyve tüketimini diyetisyen önerilerine göre planlamaları önemlidir.
Sıcak havalarda gıda güvenliği de ihmal edilmemelidir. Özellikle et, tavuk, balık, süt ve süt ürünleri uygun koşullarda saklanmadığında kısa sürede bozulabilir ve gıda zehirlenmelerine neden olabilir. Açıkta satılan veya uzun süre güneşte beklemiş yiyecekleri tüketmekten kaçınmalı, alışverişten sonra soğuk zincirin korunmasına özen göstermeliyiz.
Yaşlılarımız, çocuklarımız, hamileler ve kronik hastalığı bulunan bireyler sıcak havalardan daha fazla etkilenmektedir. Bu nedenle bu gruptaki kişilerin yeterli sıvı tüketmeleri, öğün atlamamaları ve günün en sıcak saatleri olan 11.00 ile 16.00 arasında mümkün olduğunca dışarı çıkmamaları önemlidir.
Unutmayalım; sağlıklı beslenme yalnızca kilo kontrolü için değil, yaşam kalitemizi artırmak ve hastalıklardan korunmak için de en güçlü destekçilerimizden biridir. Yaz aylarında alacağımız küçük önlemler, hem kendimizin hem de sevdiklerimizin daha sağlıklı ve daha konforlu bir yaz geçirmesine katkı sağlayacaktır.
Hepinize sağlıklı, huzurlu ve serin bir yaz diliyorum.