Miniklere ‘uyum’ eğitimi!

2025-2026 eğitim ve öğretim yılında okul öncesi eğitim ile ilkokul 1’inci sınıfa başlayacak öğrenciler için uyum eğitimleri bugün başlıyor.

Ülke genelinde 8 Eylül’de başlayacak 2025-2026 eğitim ve öğretim yılı için geri sayım sürerken, okul öncesi ve ilkokul 1’inci sınıflar bugün ‘uyum eğitimleri’ kapsamında bugün ders başı yapacak. Okullarda birinci dönem, 8 Eylül Pazartesi başlayacak ve 16 Ocak 2026 Cuma günü sona erecek..

Eğitim ve öğretim yılının birinci dönem ara tatili, 10-14 Kasım arasında yapılacak. Yarıyıl tatili de 19 Ocak 2026 Pazartesi başlayacak ve 30 Ocak 2026 Cuma günü sona erecek. İkinci dönem, 2 Şubat 2026 Pazartesi başlayacak ve 26 Haziran 2026 Cuma günü eğitim öğretim dönemi tamamlanacak.

İkinci dönemin ara tatili ise 16 Mart 2026 tarihinde başlayıp 20 Mart 2026 Cuma sona erecek.

Ayçiçeğinde verimin umudu: Arılar!

Olgay GÜLER

Edirne Genç Çiftçiler Derneği Başkanı Egemen Ilgın, aşırı sıcaklar ve yetersiz yağış nedeniyle oluşan kuraklığın en çok etkilediği ayçiçeğinde, arıların verim açısından büyük önem taşıdığını söyledi.

Dernek Başkanı Ilgın, kuraklık nedeniyle verimde büyük kayıplar yaşanan ayçiçeğinde, bölgede yapılacak arıcılık faaliyetleriyle oluşacak olumlu etkiye değindi. Arıların bitki döllenmesindeki ve verim artışındaki kritik rolünü vurgu yapan Ilgın, arıların yaptığı yabancı tozlaşmanın verim üzerinde doğrudan etkisi olduğunu belirtti. Bölgede gezginci arıcılığın yaygın olduğunu ancak yerleşik arıcılığın da teşvik edilmesi gerektiğini söyleyen Ilgın, doğal polinatör arıların korunması için kurulabilecek arı otellerinin önemine değindi.

‘ARILAR VERİMİN SESSİZ KAHRAMANLARI’

Arıların ayçiçeği veriminde sessiz kahramanlar olduğunu anlatan Ilgın, “Arıları ayçiçeği veriminin sessiz kahramanları olarak nitelendirebiliriz. Ayçiçeği üretimi ve arıcılık birbirinden ayrılmaz bir bütün oluşturabilir. Arılar, bitki döllenmesinde ve verim artışında kritik bir rol oynuyor. Ayçiçeği kendi kendine döllenebilen bir bitki olmasına rağmen arıların yaptığı yabancı tozlaşma verim üzerinde doğrudan etkili oluyor” dedi.

‘DANE TUTUMU CİDDİ ÖLÇÜDE ARTIYOR’

Arıların, ayçiçeği verimini yüzde 30’a kadar artırabildiğini söyleyen Ilgın,  “Bilimsel araştırmalara göre bal arıları ve yabani arılar sayesinde ayçiçeğinde dane tutumu ciddi ölçüde artıyor; verimde yüzde 10, yüzde 20, hatta yüzde 30’lara varan artışlar gözlemleniyor. Bu durum, tane dolgunluğunu ve yağ oranını da artırıyor. Bölgemizde gezginci arıcılık yaygın; ancak yerleşik arıcılığın da güçlendirilmesi ile verimde daha büyük artışlar sağlanabilir. Tarla çevresinde gördüğümüz arı kovanları, sadece bal üretimi açısından değil, aynı zamanda ürünlerimizin güvence altına alınması anlamında da büyük önem taşıyor. Arıcılığın güçlenmesi, ayçiçeği ve birçok diğer üründe gözle görülür verim artışı sağlayacaktır” diye konuştu.

‘KÖYLÜLER ARICILARA YARDIMCI OLMALI’

Köylülerin arıcılara destek vermesi gerektiğini dile getiren Ilgın, “Özellikle köylülerimizin dışarıdan gelen arıcıları kabul etmeleri ve onlara yardımcı olmaları kendi lehlerine olacaktır. Örneğin Demirhanlı bölgesinde arıcıların bulunduğu alanlarda ayçiçeği veriminde ciddi artışlar gözlemlenmiştir. Balıkesir’den bölgemize gelen arıcılarla görüştük ve önümüzdeki yıl da kendilerine her türlü desteği vereceğiz” şeklinde konuştu.

‘ARI OTELLERİYLE VERİM ARTIŞI SAĞLANABİLİR’

Bölgede barınacak yer bulamayan arıların korunmasının da önemli olduğunu, bu nedenle arı otellerinin yaygınlaştırılması gerektiğini kaydeden Ilgın, “Arı otelleri, bombus (yaban arıları), mason (duvarcı arılar) ve yaprak kesici gibi yalnız yaşayan arılar için yuva imkanı sağlıyor. Bu yabani arılar, bal arılarının ulaşamadığı çiçeklerde döllenmeyi sağlayarak verim artışına katkıda bulunuyor. Bölgedeki aşırı betonlaşma ve kullanılan ilaçlar nedeniyle barınacak yer bulamayan bu arıların korunması önem taşıyor. Kırşehir ve Kaman’da okul bahçelerine, köy tarlalarına ve kooperatif arazilerine yapılan arı otelleri başarılı sonuçlar vermiştir. Biz de bölgemizde arı otelleri ile başta ayçiçeği olmak üzere birçok üründe verim artışı sağlanabileceğini düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

Bayrak asmak bu mu?

30 Ağustos Zafer Bayramı’nda Edirne’de evlerin, dükkânların ve kurumların bayraklarla donatılması istenirken; bir apartman balkonuna asılan görüntü, “bayrak sevgisine yakışmayan” örnek olarak tepkilere neden oldu.

Edirne Valiliği İl Kutlama Komitesi, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla bütün kamu kurum ve kuruluşları ile özel kurum, konut ve dükkânların bayraklarla donatılmasını ve geceleri ışıklandırılmasını kararlaştırdı.

Kentin dört bir yanında şanlı Türk bayrağı dalgalanırken, bazı vatandaşların bayrak asma işini yalnızca “yasak savar” mantığıyla yerine getirdiği görüldü. Kaleiçi’nde eski askeri lojmanların bulunduğu mevkideki bir apartman dairesinin balkonuna “bayrak demeye bin şahit lazım” denecek şekilde adeta bir bez parçasını andıran manzara görenlerin tepkisini çekti.

“Bu mu şimdi bayrak asmak?” diye soran vatandaşlar, “Zafer Bayramı’nı kutlamanın yolu, ucundan kıyısından asılmış bir bez parçasıyla değil; bayrağa ve bu milletin değerlerine yürekten sahip çıkmakla olur” sözleriyle duruma tepki gösterdi.

Aramızdan ayrılanlar

BEDRİYE ALTUĞ VEFAT ETTİ
Merhum Ahmet Altuğ’un eşi, Fikriye Gencan, Özcan Altuğ ve Burhanettin Altuğ’un anneleri. Önceki dönem Milletvekili Nejat Gencan’ın kayınvalidesi Bedriye Altuğ vefat etti. Merhumenin cenazesi dün Hacılar Ezanı Camisinde ikindi namazının ardından kılınan cenaze namazı sonrası Budakdoğanca köy mezarlığında toprağa verildi.


MACİT AKDUMANLAR VEFAT ETTİ
Sanayi Sitesi’nin tanınmış ve sevilen ustalarından, Edirne Erkek Sanat Okulu mezunu Macit Akdumanlar 71 yaşında vefat etti. Merhum Ahmet ve Macide Akdumanlar’ın oğulları, Fatma Akdumanlar’ın eşi, İlker ve Alper Akdumanlar’ın babaları olan merhum Macit Akdumanlar; merhum Şefik Akdumanlar ve Esma Şişli’nin de kardeşleriydi. Merhumun cenazesi Cumartesi günü Süle Çelebi Camisinde ikindi namazının ardından kılınan cenaze namazı sonrası Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
NURŞEN TOPALOĞLU VEFAT ETTİ
Orhan Topaloğlu’nun eşi, Elif Topaloğlu’nun annesi, Miraç Sepetçi’nin anneannesi, Emrah Sepetçi’nin kayınvalidesi, Nursen Topaloğlu 59 yaşında vefat etti. Merhumenin cenazesi 30 Ağustos Cumartesi günü Korucu köy Camisinde öğle namazının ardından kılınan cenaze namazı sonrası köy mezarlığında toprağa verildi.
HASAN YORULMAZ VEFAT ETTİ
Geçkinli Köyü sakinlerinden Hasan Yorulmaz 76 yaşında vefat etti. Merhumun cenazesi Cumartesi günü Geçkinli Camisinde öğle namazının ardından kılınan cenaze namazı sonrası köy mezarlığında toprağa verildi.
ÇETİN SİPAHİ VEFAT ETTİ
Merhum Fehmi Sipahi’nin oğlu, Sibel Sipahi’nin eşi, Hande ve Ezgi’nin babaları, Ali Sipahi ve Hayriye Gülbahar’ın kardeşleri Çetin Sipahi 59 yaşında vefat etti. Merhumun cenazesi Cumartesi günü Geçkinli köy camisinde ikindi namazının ardından kılınan cenaze namazı sonrası köy mezarlığında toprağa verildi.
RAMADAN TEKİN VEFAT ETTİ
Kadriye Algan’ın eşi, Zehra Algan’ın babası Ramadan Tekin 75 yaşında vefat etti. Merhumun cenazesi Cumartesi günü Şahmelek Camisinde ikindi namazının ardından kılınan cenaze namazı sonrası Yeniimaret Mezarlığında toprağa verildi.
FEVZİ SARUAN VEFAT ETTİ
Merhum Mehmet Saruan’ın oğlu, Mustafa Saruan’ın kardeşi, Necla, Hülya, Gülçin, Mehmet ve Mert Saruan’ın babaları, merhum Emin Saruan’ın amcası Fevzi Saruan vefat etti. Merhumun cenazesi dün Tayakadın Camisinde öğle namazının ardından kılınan cenaze namazı sonrası köy mezarlığında toprağa verildi.
MEHMET SENYELLİ VEFAT ETTİ
PTT’den emekli eski Yapı İşleri Müdürü Mehmet Senyelli vefat etti. Merhum Remzi Senyelli ve Şükran Senyelli’nin oğulları, Hülya Senyelli’nin eşi, Cem Senyelli ve Zeynep Cansu Senyelli’nin babaları, Melisa ve Deniz’in dedeleri, Kani Senyelli’nin ağabeyi, Cenk Senyelli’nin amcası olan merhumun cenazesi dün Eski Camide ikindi namazının ardından kılınan cenaze namazı sonrası Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.

‘Anahtar Parti: Geleceğin Partisi’

Anahtar Parti Edirne İl Başkanı Erdinç Balıkçı, ülkenin ekonomik, sosyal ve siyasal alanındaki sorunlarına çözüm odaklı yaklaşacaklarını belirterek, “Anahtar Parti olarak, Türkiye’nin her alanındaki zorlukları çözmek için titizlikle çalışıyoruz. Her adımda halkımızın yanındayız” dedi.
Partisinin vizyonunu ve yaklaşımını halka anlatan Balıkçı, Türkiye genelindeki ekonomik zorluklara dikkat çekti ve hükümetin ekonomi yönetimindeki eksikliklere karşı güçlü bir muhalefet yapacaklarını vurguladı. Balıkçı, “Bugün Türkiye’nin karşı karşıya olduğu ekonomik kriz, özellikle dar gelirli vatandaşlarımızı, esnafı ve sanayiciyi olumsuz etkiliyor. Bizim görevimiz, bu sorunların üstesinden gelmek için gerçekçi ve uygulamaya konulabilir çözümler geliştirmektir” dedi.
“İstihdam Sorunu ve Çözüm Önerileri”
Türkiye’deki işsizlik oranlarının yüksek olduğunu belirten Balıkçı, genç işsizliği konusuna da değinirken şunları kaydetti:
“Anahtar Parti olarak, istihdam yaratacak projelerle işsizliği azaltmak için çalışacağız. Gençlerimizin iş gücü piyasasına katılımını artıracak, girişimcilik destek programları ile yeni iş alanları oluşturacağız.”
“Eğitimde Fırsat Eşitliği Sağlanacak”
Eğitimdeki eşitsizliklerin, ülkede uzun vadeli sosyo-ekonomik farklılıklar yaratacağına dikkat çeken Balıkçı, eğitim sisteminin herkes için ulaşılabilir olması gerektiğini. “Her çocuğun eşit eğitim alması, başarılı bir toplumun temellerini atmanın anahtarıdır. Bu sebeple, eğitimde fırsat eşitliğini sağlayacak politikaları hayata geçireceğiz” diyerek ifade etti
“Sağlık Hizmetlerine Erişim Kolaylaştırılacak”
Sağlık sektöründe yaşanan aksaklıklara da değinen Balıkçı, Türkiye genelindeki sağlık hizmetlerine erişimin kolaylaştırılmasının gerektiğini söyledi. Balıkçı, “Sağlıkta eşitlik ve erişim hakkı en temel insan haklarındandır. Her bireyin kaliteli sağlık hizmetine kolayca erişebilmesi için çalışacağız” şeklinde konuştu.
“Anahtar Parti: Geleceğin Partisi”
Erdinç Balıkçı, partilerinin kurumsal yapısının şeffaf ve güçlü olduğunun altını çizdiği açıklamasında, “Anahtar Parti, halkın ihtiyaçlarını doğru analiz eden ve gerçekçi çözümler üreten bir partidir. Bizim için asıl olan halkın refahı ve mutluluğudur. Siyasi çekişmeleri bir kenara bırakıp, ülkemiz için en iyi çözümü üretmeye odaklanacağız” dedi.
Erdinç Balıkçı, Anahtar Parti olarak Türkiye’nin geleceğini inşa etmek adına el birliğiyle çalışacaklarını ve her alanda toplumun yararına olacak adımlar atacaklarını belirterek, sözleri “Anahtar Parti olarak ülkemizdeki tüm sorunları çözmek, milletimizin yaşam kalitesini artırmak için hep birlikte mücadele edeceğiz” diye tamamladı.

‘Her şeyi 30 Ağustos Zaferi’ne borçluyuz’


Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD), coğrafyamızda Üniter Ulus Devlet ve Laik Cumhuriyet olmayan, Ulusal bütünlüğünü ve Dil Birliğini sağlayamayan ülkelerin ne halde olduklarının ortada olduğuna dikkat çekerek, “Türkiye Cumhuriyeti 102 yıldır bütünlüğünü korumayı ve barış içinde yaşamayı başarabilmişse bunu, 30 Ağustos Zaferine ve Cumhuriyetimizin namus ve liyakatle yoğrulmuş sağlam hamuruna borçludur” dedi.
ADD Edirne Şubesi tarafından “Bütün sorumluluk bende…” başlığı ile paylaşınan dernek genel merkezinin 30 Ağustos mesajında şunlara yer verildi:
“Çok riskli bir taarruz planıydı. Özellikle Yakup Şevki Paşa itiraz ediyor, ‘Mahvoluruz’ diyordu. Türk Ordusu’nun 239 yıldır hiç taarruz savaşı yapmadığını emperyalistler de, Yunan da biliyordu. Paşalar Başkomutana bakıyorlardı. Mustafa Kemal Paşa ise, kimseye sezdirmeden güneye birlik kaydırmayı, taarruz gününü mutlak gizlilikle korumayı, beklenmedik anda sürpriz bir saldırıyla düşmanın en güçlü olduğu Güney cephesini çökerterek savaşı bitirmeyi kurgulamıştı. Elindekinin namluya süreceği son kurşun olduğunun bilincindeydi. Çünkü, millet nesi varsa vermiş, güç bela 204 bin kişilik bir ordu oluşturulmuş, iyi kötü donatılmış, eğitilmişti. Evet, planı riskliydi, ama başarı için risk almak zorunluydu ve başka çare de yoktu. Günlerdir tepe tepe Afyon ovasını ezberlemiş, Yunan cephesini hatmetmiş, komutanlarının karakterlerini incelemiş, savaşı an be an kafasında yaşamıştı. Zaferden emindi. Paşalara baktı ve “Bütün sorumluluk bende” deyip ekledi “Hücum diyerek kamçımı indirdikten 15 gün sonra İzmir’deyiz.”
İngiliz Genelkurmay’ının 6 ayda aşılamaz dediği Yunan tahkimatı 6 saatte darmadağın edilmiş, Yunan Ordusu 5 günde dağıtılmış, Başkomutanı karargâhı ile esir alınmış, 1 Eylül’de ‘Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri’ emrini alan Mustafa Kemal’in Askerleri 8 Eylül akşam saatlerinde İzmir önlerine ulaşmıştı. Belkahve’den yorgun ama mutlu gözlerle dumanlar içindeki İzmir’i seyreden Gazi, İsmet Paşa’ya “1 gün yanıldım İsmet, bu kadar hızlı kaçacaklarını düşünememiştim.” diyor, gülümsüyordu.
Aynı saatlerde Falih Rıfkı Atay,
‘Bu zafer millet meclisindeki muhaliflere, hükümetteki kimi muhterislere ve bazı komutanlara rağmen başkomutan Mustafa Kemal Paşa tarafından kazanılmıştır’ diye yazıyordu not defterine. Haklıydı. Bütün yokluklara, zorluklara, tuzaklara, isyanlara ve ihanetlere rağmen kazanılmıştır o ölüm kalım savaşı. Akılla, bilimle kazanılmıştır, millete güvenle, kararlılık ve cesaretle, ‘Ya İstiklâl Ya Ölüm”’parolasıyla kazanılmıştır.
Nazım’ın “Ateşi ve ihaneti gördük” dediği o günlerin emperyalist işbirlikçisi hainlerinin bozuk tohumları bugün de aynı alçaklıkları sürdürüyorlar. Sümüklü soytarılara mürit olup “Keşke Yunan kazansaydı” diyen vatansızları mürşit belleyen bu tufeylilerin sonu da elbet hüsran olacaktır.
İstiklâl Savaşımız, Ulusumuzun yüzyılın dâhisi ve tarihin en büyük devrimcisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk liderliğinde kadını, erkeği ve çocuğuyla verdiği topyekûn mücadelenin destanıdır. Bu destan; 8 yaşındaki Ömer oğlu Hüsnü’nün, 58 yaşındaki Mehmet Onbaşı’nın, Ilgaz dağlarında donarak şehit düşen Şerife Bacı’nın ve daha on binlerce vatan sevdalısı Kuvayı Milliye kahramanının asil kanları ile yazılmıştır. Bağımsızlığımız ve Cumhuriyetimiz bu destanın kutlu ürünüdür ve en kıymetli hazinemizdir. Bizi bu hazineden mahrum etmek isteyen dahili ve harici bedhahlarımız da melanetlerini sürdürmektedir, görevimiz bellidir, elbet yapılacaktır.
Coğrafyamızda Üniter Ulus Devlet ve Laik Cumhuriyet olmayan, Ulusal bütünlüğünü ve Dil Birliğini sağlayamayan ülkelerin ne halde oldukları ortadadır. Türkiye Cumhuriyeti 102 yıldır bütünlüğünü korumayı ve barış içinde yaşamayı başarabilmişse bunu, 30 Ağustos Zaferine ve Cumhuriyetimizin namus ve liyakatle yoğrulmuş sağlam hamuruna borçludur.
Falih Rıfkı Atay’ın dediği gibi; ‘Nemiz varsa; bağımsız bir devlet kurmuşsak, hür vatandaş olmuşsak, şerefli insanlar gibi dolaşıyorsak, yurdumuzu Batı’nın, vicdanımızı Doğu’nun pençesinden kurtarmışsak, şu denizlere bizim diye bakıyor, bu topraklarda ana bağrının sıcağını duyuyorsak, belki nefes alıyorsak; hepsini, her şeyi 30 Ağustos Zaferi’ne borçluyuz.’
Atatürkçü Düşünce Derneği olarak, ebedi başkomutanımız Atatürk’ü, yüce milletimizi, şanlı ordumuzu ve aziz şehit ve gazilerimizi minnetle yad ediyor, Kemalizm’in namus sesini bir sis çanı gibi yurdumuz semalarına asarak Yeniden Atatürk Cumhuriyet’ine ulaşma kararlılığımızı yineliyor, 30 Ağustos Zaferimiz’ in 103. yılını kutluyoruz.”

Artık lig haftası


Edirnespor’un 1. Grup’ta mücadele edeceği Nesine 3. Lig’de 2025-2026 Sezonu hafta sonu oynanacak karşılaşmalar ile start alırken, sarı-kırmızılıların Çarşamba günü evinde Nesine 2. Lig takımlarından Somaspor’u ağırlayacağı Ziraat Türkiye Kupası 1. Eleme Turu müsabakaları da yarın oynanacak 8 karşılaşma ile başlayacak.


NESİNE 3. LİG
Edirnespor’un 1. Grup’ta yer aldığı Nesine 3. Lig’de 2025-2026 Sezonu 7 Eylül Pazar günü başlayacak. Edirnespor, 16 takımdan oluşan gruptaki ilk maçında Galata Spor Kulübü ile deplasmanda karşı karşıya gelecek. Evindeki ilk maçını ise 13 Eylül Cumartesi günü İnegöl Kafkas Spor Kulübü ile oynayacak olan Edirnespor ilk yarıdaki son maçında 14 Aralık günü Beykoz İshaklı Spor Faaliyetleri A.Ş.’yi konuk edecek.
NESİNE 3. LİG 1. GRUP 1.HAFTA PROGRAMI
Etimesgut Spor Kulübü – Silivrispor
Etimesgut Belediyesi Atatürk Stadı / 15.00
Polatlı 1926 Spor Kulübü – Bursa Nilüfer Futbol A.Ş.
Polatlı İlçe Stadı / 15.00
Galata Spor Kulübü – Edirnespor
..…. / 17.00
Bursa Yıldırım Spor Kulübü – Kestel Çilek Spor Kulübü
Minareli Çavuş Spor Tesisleri / 17.00
İnkılap Futbol Spor Kulübü – Küçükçekmece Sinop Spor Kulübü
..…. / 17.00
İnegöl Kafkas Spor Kulübü – Astor Enerji Çankaya Spor Kulübü
İnegöl İlçe Stadı..…. / 17.00
Beykoz İshaklı Spor Faaliyetleri A.Ş. – Yalova Fk 77 Spor Kulübü
..…. / 17.00
Çorlu Spor 1947 – Bulvarspor
General Basri Saran / 17..00
(Ev sahibi takım seyircisiz)
ZİRAAT TÜRKİYE KUPASI
Edirnespor’un Çarşamba günü evinde Nesine 2. Lig takımlarından Somaspor’u ağırlayacağı Ziraat Türkiye Kupası 1. Eleme Turu müsabakaları da bugün yarın oynanacak 8 karşılaşma ile başlayacak.
Edirnespor, Ziraat Türkiye Kupası 1. Eleme Turu’nda Nesine 2. Lig ekibi Somaspor ile 3 Eylül Çarşamba günü saat 15.00’de evinde karşı karşıya gelecek.
Ziraat Türkiye Kupası 1. Eleme Turu müsabakalarından 8’i 2 Eylül 2025 Salı, Edirnespor – Somaspor dahil 33’ü 3 Eylül Çarşamba ve 4’ü ise 4 Eylül 2025 Perşembe günü oynanacak. Böylelikle 3 günde toplam 45 karşılaşma yapılacak.
Ziraat Türkiye Kupası 2025-2026 sezonunda 139’u profesyonel, 16’sı amatör toplam 155 takımın katılımıyla oynanacak. 4 Eleme Turu, Grup Aşaması ve Final Aşaması şeklinde düzenlenecek olan Ziraat Türkiye Kupası’nda 11 maç haftası yer alacak.
Grup Aşaması 8 takımlı 3 grupta oynanacak. Grup Aşamasına katılacak olan 24 takım 6’lı 4 torbaya bölünecek ve çekilecek kura ile her torbadan 2’şer takımın katılımıyla gruplar oluşacak. Grup Aşamasında her takım her torbadan 1 takımla olmak üzere toplam 4 maç yapacak. Bu müsabakaların 2’si iç sahada, 2’si deplasmanda oynanacak.
Grup müsabakaları sonrasında, gruplarını ilk 2 sırada bitiren 6 takım ve en iyi 2 grup üçüncüsü olmak üzere toplam 8 takım çeyrek finale yükselecek. Çeyrek finalde grup birincileri ile en iyi grup ikincisi seri başı olarak yer alacak ve müsabakalar seri başı takımların sahalarında oynanacak. Yapılacak olan kura çekimi sonucunda yarı final eşleşmeleri ve ev sahibi takımlar belirlenecek.

EDİRNESPOR – SONBAHAR

Edirne’nin gözbebeği Edirnespor, tam 59 yıllık bir çınar.

2. Lig’den 3. Lig’e, oradan da amatör kümelere savrulan, yıllarca Bölgesel Amatör Lig’in tozunu yutan bu kulüp, nihayet 2020’de tekrar profesyonel lige döndü.

Ancak ne yazık ki bu dönüş, 5 yıl sonra bir gerçeği de yüzümüze çarptı.

**

Lig 7 Eylül Pazar günü başlıyor, kura çekildi, rakipler belli…

Öncesi de var…

3 Eylül Çarşamba günü Ziraat Türkiye Kupası 1. eleme turunda 2. Lig takımlarından Somaspor ile Edirne’de karşılaşacak.

Ama kulüp yönetimimin bir süre önceki açıklamasına göre, Edirnespor sahaya çıkamayacak tek takım konumunda.

Yönetim “yönetici de yok, para da yok” diyor.

İşte asıl mesele tam da burada.

**

Peki çözüm ne olabilir?

Kentle kulüp arasında köprü kurulmalı.

Edirnespor sadece 11 futbolcudan ibaret değil.

Bu takım Edirne’nin vitrinidir.

Üniversiteyle, esnafla, sivil toplumla, yerel basınla bağ kurulmadan ayakta kalması imkânsız.

Yönetim bunu örgütleyecek bir “kent konseyi – spor meclisi” tarzı oluşuma öncülük etmeli.

**

Yerel yönetimler taşın altına elini koymalı.

Belediye, kulübe doğrudan para aktaramaz ama dolaylı desteklerin yolu çok.

Tesislerin iyileştirilmesi, sponsorluk için iş dünyasıyla aracılık, altyapı projelerine katkı…

Bunlar yapılabilir.

**

Kurumsal sponsorlar kazanılmalı.

Edirne’nin sanayisi pek çok şehir kadar gelişmiş değil evet, ama hiç mi marka yok?

Gıda, turizm, tarım sektöründe öne çıkan şirketler var.

Onlara cazip sponsorluk paketleri hazırlanmalı.

Formalara, reklam panolarına, sosyal medya kampanyalarına yansıyacak bir model oluşturulmalı.

**

Taraftar ve halk desteği yeniden kazanılmalı.

180 bin nüfuslu şehirde belli bir sayı düzenli bilet alsa, kulübün kasası canlanır.

Kombine kampanyaları, aidat sistemi, “Edirnespor kart” gibi projelerle kulüp halkın cebine değil, gönlüne girmeli.

**

Altyapıya yatırım, geleceğe umut.

Yama transferlerle günü kurtarmak yerine Edirne’nin kendi gençlerine yatırım yapılmalı.

Altyapıdan çıkan her futbolcu, hem sahada hem kulübün ekonomisinde nefes demektir.

**

Bugün sahaya çıkamayacak durumda olmak Edirnespor için büyük utanç.

Ama asıl utanç, bu kentin ileri gelenlerinin “bizim yapacağımız bir şey yok” diyerek köşesine çekilmesi olur.

Çünkü Edirnespor sadece bir futbol kulübü değil; bu kentin tarihine, kültürüne, onuruna yazılmış bir isimdir.

Kayyuma devredilmek kader değil, ihmaldir.

Eğer bu şehir Edirnespor’a sahip çıkmazsa, yarın çocuklarımıza anlatacak bir “takım hikâyesi” bile kalmayacak.

**

Evet, iki gün sonra bu takımın Somaspor ile burada kupa maçı var…

Bıkan, usanan, tükenen yönetiminden günlerdir tek bir kelime yok.

Şu bir iki gün içerisinde bir şeyler yapılacaksa, yapılacak…

**

Yoksa;

Rakip takım 460 kilometre yol kat edip sahaya çıkacak…

Bakacaklar ev sahibi takım ortalıkta yok?

Ne mi yapacaklar?

Gol yerine tava ciğerle yetinecekler.

Yani, 460 kilometre uzaklıktan buraya ciğer yemeye gelecekler…

**

Bugün 1 Eylül…

Mevsim Sonbahar…

Düşen bir yaprak görürsek Edirnespor’u hatırlamak istemiyoruz!

BOZDURMA

Yüce Yaratan’ımız, onlarca ayet de bize bildirmiş ya!..
“ŞEYTANA UYUP BOZANLAR ÇIKACAKTIR, SİZ ONLAR UYMAYIN VE DE EMANETLERİ BOZDURMAYIN!..
BENİM, CÜMLEYE İYİLİK YOLUMA UYUN, ÇIKARSIZ, CÜMLENİN FAYDASINA OLSUN DİYE, BİLİM DE ÇOK ÇALIŞIP, BANA DUA EDİP İSTEYİN, İSTEYİN, İSTEYİN, SİZE MUCİZELER VEREYİM!..”diye bildirmiş ya!..
Tekrar, tekrar yazıyorum:
Ancak, “Doğa ve tabiat kutsallarınızı, “Yaratan’dan Ötürü” Koruyun, kirlettirmeyin; bozmayın, bozdurmayın, maddi çıkar ihtirasları için değil, tevazu içinde yaşayarak, zararlı, israflı, lüks alışkanlıklara dadanmadan; sadece kendi milletiniz için değil, tüm insanlığın, tüm doğa ve tabiat varlıklarının muhtaçlıklarını GİDERMEK OLSUN NİYETİNİZ VE YOLUNUZ!..
BU NE GÜZEL BİR YOL, DENEYİN VE ALIN MUCİZELERİ!..
OLUN DÜNYANIN EN BİRİNCİ MEDENİ ÜLKESİ!..
YAŞAMIN İLÂHİ VE METAFİZİK SIRRININ AÇIKLANMASIDIR, BUNLAR!..
Yolunuz açık olsun, inşallah!..

1500. YILDIR, AYETLERİ HAKKIYLA, BÖYLE ANLAŞILMAMASI NE KÖTÜ, NE KAYIP!..

Kuran’ı Kerim. Sure 10/Ayet 31: De ki:
“Size gökten ve yerden kim rızk veriyor? Ya da kulaklara ve gözlere kim malik bulunuyor? Ölüden diriyi kim çıkarıyor? Her türlü işi kim idare ediyor?” “Allah” diyecekler. Öyleyse sakınmıyor musunuz?
*İşte, sizin gerçek Rabbiniz olan Allah’tır. Artık haktan sonra sapıklıktan başka ne kalır? O halde nasıl döndürülüyorsunuz?
2/186: Kullarım sana benden sordularsa, muhakkak ki, ben çok yakınımdır; bana dua edince, dua edenin duasını kabul ederim. O halde onlar da benim davetime koşsunlar ve bana hakkıyla iman etsinler ki, doğru yola ulaşmış olsunlar.