Adli yıl açılışında ‘hukuka güven’ vurgusu!

Olgay GÜLER

Edirne’de düzenlenen yeni adli yargı yılı açılış töreninde konuşan Edirne Barosu Başkanı Gökhan Karakoç, hukuk sistemi ve mesleki sorunlara dikkat çekti.

Edirne Barosu tarafından, yeni adli yargı yılı açılışı kapsamında, tören düzenlendi. Atatürk Anıtı’nda düzenlenen törene kendisi de avukat olan Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın, Edirne Cumhuriyet Başsavcısı Tuğan Sarıca, Edirne Barosu Başkanı Gökhan Karakoç, başsavcı vekilleri, mahkeme başkanları, avukatlar ve adliye çalışanları katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’yla başlayan törende Edirne Adliyesi ve Edirne Barosu adına, anıta çelenk sunuldu. 

‘HUKUKA GÜVEN SARSILMAKTA’

Törende konuşan Baro Başkanı Karakoç, yeni adli yargı yılına yargı sistemi ve meslek sorunlarını dile getirerek değil, yurttaşların adaletin sağlanacağına tereddütsüz güven duyabileceği bir hukuk sisteminden bahsederek girebilmek istediklerini söyledi. Karakoç, “Malumunuz üzere hukuk, adalete yönelmiş bir toplumsal yaşama düzenidir. Dolayısıyla talebimiz herkes için topyekun adalettir. Bunu sağlamanın ödülü ise toplumda adalete olan güven duygusunun artması, yurttaşlık bilincinin yerleşmesi, suçun azalması, toplumsal barışın ve refahın yükselmesi ve hepimizin parçası olmaktan onur, kıvanç, güven duyacağımız bir toplumsal düzenin inşasıdır. Adaletin sağlanması için adil yargılanma, hukukun üstünlüğü bunlar içinse bağımsız yargı ve etkin kullanılabilen savunma hakkı malumunuz şarttır. Ülkemiz hukukun üstünlüğü endeksinde 140 ülke arasında 117’nci, Doğu Avrupa ve Asya kategorisinde ise 14 ülke arasında maalesef sonuncu sıradadır. Yürütme temsilcilerinin başkanlık ettiği Hakimler ve Savcılar Kurulu yapılanması, kuvvetler ayrılığı ilkesini sorgulanır hale getirmekte, coğrafi teminat düzenlemesinin tabii hakim ilkesi bakımından önemi ve bu ilkenin de temel hak ve özgürlüklerle olan bağıntısı nedeniyle hukuka güven sarsılmaktadır. Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının mahkemeler nezdinde emsal dosyalarda bazen göz ardı edilmesi, en son uygulanması gereken tutuklama tedbirinin şartları kimi zaman oluşmadığı halde bir cezalandırma aracına hizmet etmesi örnekleri başta ifade hürriyeti ve adil yargılanma hakkı gibi temel hakları maalesef sakatlamaktadır” dedi.

‘YOLUMUZU AYDINLATAN IŞIĞIN KAYNAĞI ATATÜRK’TÜR’

Yargı sisteminde ve mesleki anlamda özlük haklarında düzenlemeler yapılmadan adil yargılanmadan bahsedilemeyeceğinin altını çizen Karakoç, “Edirne Barosu olarak yargı sistemimizin sorunları karşısında yeni adli yılda da yurttaşların adil yargılama hakkının bir parçası olarak her görev ve her mevkideki meslektaşımızın sorunlarının çözümü için mücadele ederken, adalete yönelmiş toplumsal yaşama düzeni olarak hukuku, hukukun üstünlüğünü, insan hak ve özgürlüklerini yılmadan savunmaya devam edeceğimizin bilinmesini isterim. Görüldüğü üzere temelde geçen seneki adli yıl konuşmamda dile getirdiğim sorunlar maalesef ama maalesef güncelliğini korumaktadır. Ancak yeni adli yıla umutsuz değil umutla girmek Edirne Barosu’nun adetidir. Zira umutsuz yaşanmaz. Bizlere en kötü zamanda umudu aşılayan büyük lidere vermiş olduğumuz sözün arkasındayız. Aynı kararlılıkla ifade etmek isterim ki; son sözüm ve teşekkürüm de ölene kadar aynı kişiye, benzer cümlelerle olacaktır. Çünkü bizim şükranlarımızın birincil muhatabı da, yolumuzu aydınlatan ışığın kaynağı da, Ulu Önder büyük devrimci Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür. Bize bu umuda ve hüzne doygun coğrafyada Türkiye Cumhuriyeti’ni ilelebet payidar kılacak hukuk devletini yeniden, eskisinden daha sağlam şekilde tesis etmenin azmini, kararlılığını ve cesaretini veren o mavi gözlü Selanikli yetimdir” diye konuştu. 

‘HUKUK BAŞLI BAŞINA BİR AMAÇ DEĞİL, ADALET İÇİN ARAÇTIR’

Edirne Cumhuriyet Başsavcısı Tuğan Sarıca da, adliyelerin adalet duygusunun ikametgahı olduğunu söyleyerek, “Yargı milletin göz bebeğidir. Adalet mülkün temeli, adaletin temeliyse insandır, insan onuru ve insan hakkıdır. Bu suretle demokrasinin, insan haklarının, hukuk devletinin güçlü bir ekonomik yapının, kalkınmanın, refahın, huzurun ve güvenliğin ve barışın teminatı bağımsız ve nitelikli bir yargıya sahip olmaktan geçmektedir. Anayasanın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik, laik ve sosyal bir devlet olması yanında hukuk devleti olduğu da açıkça belirtilmiştir. Hukuk devleti bireyi esas alan, faaliyetlerinde hukuk kurallarına bağlı, denetlenebilen hak ve özgürlükleri güvence altına alan, vatandaşlarına hukuk güvenliğini sağlayan, yönetimde keyfiliği engelleyen ve kendisini hukukla sınırlayan bir hukuk devleti hukuku olan devletten daha ileri bir anlam ifade etmektedir. Hukuk başlı başına bir amaç değil, adalet için bir araçtır. Soyut bir kavram olan adalet, hukuk sistemi içerisinde yer alan ve hukuka meşruiyetini veren temel ilkeler üzerinde somutlaşmaktadır” şeklinde konuştu.

‘GÜÇLÜ BİR TÜRKİYE İÇİN ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ’

Türk yargısı olarak temel amaçlarının, Türk halkına kusursuz adalet hizmetini sunabilmek olduğunun altını çizen Sarıca, “Ayrıca hukuk dışı saldırılara boyun eğmeden başta FETÖ olmak üzere PKK ve benzeri bütün ihanet şebekelerine karşı ve gayri meşru oluşumlara karşı hukuk ve adalet zemininde mücadele etmektir. Adalet Bakanlığımız ve Hakim Ve Savcılar Kurulu’muzca yargıda hedef süre, lekelenmeme hakkı, seri muhakeme, uzlaşma, ara buluculuk, e duruşma, e tebligat, adli görüşme odaları, savunma hakkının güçlendirilmesi, kesintisiz noterlik hizmetler gibi pek çok alanda çağın ilerisinde yenilik sağlanarak adli teşkilat kurumlarımız güçlendirilmiştir. Bu çerçevede Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı makamına ve mahkemelerimize toplumun tüm katmanlarındaki insanların kolayca ulaşmasını, dertlerini anlatmasını, Cumhuriyet Başsavcılığımızca yapılacak işlemlerde büyük bir titizlik, özen ve süratle işlemlerin tamamlanmasını ve haklarının kendilerine teslim edilmesini sağlamak için büyük bir özveriyle çalışacağız. Bütün bunları yaparken kesinlikle şehirli, köylü, zengin, fakir ayrımı yapmayacağız. Adil olmak kadar, adil görünmeye özen göstereceğiz. Adalet camiası olarak bizler insanların hukuk devleti ve adaleti olan güveninin arttığı, demokrasisine ve geleceğine sahip çıkan güçlü bir Türkiye için gece gündüz demeden çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. 

‘BU YILDAN BEKLENTİMİZ BÜYÜK’

Tören sonunda konuşan Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın da, yeni adli yılın açılışı nedeniyle heyecanlı olduklarını belirterek, “Bu yıldan beklentimiz çok büyük. Hem mevkidaşlarım anlamında, hem meslektaşlarınız, basın emekçileri adına hem de diğer taraftan siyasi tutuklu, şu anda içeride bulunanlarla ilgili süreçlerin en hızlı şekilde tamamlanmasını istiyoruz. Hem baro başkanımız, hem de sayın başsavcımızın da konuşmasında ifade ettiği üzere gerçekten geç gelen adalet, adalet değil. Bu anlamda biz daha adil bir yargılamanın olduğu, yargı bağımsızlığının olduğu, yasama, yürütme erkinin tamamen birbirinden ayrı olduğu bir düzen istiyoruz. Bunun için de mücadele ediyoruz. Ama dediğim gibi bizim bu adli yıldan beklentimiz yüksek. O yüzden tüm yargı camiasına öncelikle adli yılın hayırlı olmasını diliyorum. Burada karar vericilerin de aynı zamanda savunma makamının da bu konuda devam ettirmelerini istiyorum” diye konuştu.

Moda Dünyasında Şıklığın Sırrı: Abiye Modelleri ve Büyük Beden Nikah Elbiseleri 

Günümüzde moda dünyası, sürekli değişen trendlerle dolu olmasına rağmen bazı unsurlar, zamansızlığın ve stilin güvencesini sunmayı başarıyor. Özellikle abiye modelleri, şıklığın ve zarafetin sembolü haline gelmiş durumda. Düğünler, nişanlar ve özel partiler gibi etkinliklerde tercih edilen bu elbiseler, kadınların kişisel tarzlarını vurgulayan özgün detaylar ve kesimler ile dolu. İster klasik bir A kesimi, ister modern bir balık eteği olsun, abiye elbiseler, her bütçeye ve zevke uygun seçenekler sunarak, farklı vücut tiplerini en iyi şekilde yansıtma imkanı veriyor.

Büyük beden elbise seçenekleri, tüm kadınların hayallerindeki şıklığı yakalamalarına olanak tanıyor. Artık moda, kısıtlı kalıplara sıkışıp kalmaktan uzak ve büyük beden kullanıcıları için tasarlanan özel koleksiyonlar, zarif detaylarla zenginleştirilmiş. Dantel süslemeler, drapeler ve canlı renk paletleri, büyük beden elbise modellerinin şıklığını artırırken, konforu da beraberinde getiriyor. Böylece, her kadının kendini güzel ve özgüvenli hissetmesi sağlanıyor. Farklı stiller arasından dilediğinizi seçerek kendi kişisel tarzınızı ifade edebilirsiniz.

Nikah elbiseleri, özel günlerin en önemli parçalarından biridir ve kadınların hayallerindeki anları daha da güzelleştirmek için tasarlanmıştır. Gerek sade, gerekse abartılı detaylara sahip modellerle, nikah elbiseniz sadece bir giysi değil, aynı zamanda bir anı parçasına dönüşüyor. Bu nedenle, doğru kombinleme ve aksesuar seçimi oldukça kritik. Süet topuklu ayakkabılar, zarif bir çanta ve minimal takılarla, abiye ya da nikah elbisenizi tamamlayarak, gün boyunca hem rahat hem de şık olabilirsiniz. Unutmayın, her parça birer ifade biçimidir ve stilinizi yansıtan en iyi kombinasyonları seçmek, sizin elinizde.

Abiye Modellerinde Zarafeti Yakalamak 

Abiye elbiseler, özel davetler, düğünler, mezuniyet törenleri ve diğer önemli gecelerin vazgeçilmez parçaları arasında yer alır. Her yıl moda dünyasında farklı trendlerle karşımıza çıkan bu elbiseler, seçtiğiniz stil ve renge göre kişiliğinizi ve hoşlandığınız estetik anlayışınızı yansıtır. Klasik bir siyah elbise her zaman şıklığın simgesi iken, canlı ve gösterişli renkler, enerjik ve dikkat çekici bir görünüm elde etmenize yardımcı olur. Ancak abiye elbise seçerken en önemli faktör, vücut tipinize uygun bir model bulmaktır. Her vücut tipi farklı bir kesim ve tasarım gerektirir. Doğru seçim yaparak, hem rahat hissetmek hem de en iyi şekilde görünmek mümkün.

Vücut tipinize uygun bir abiye modeli seçerken, bazı unsurları göz önünde bulundurmalısınız. Örneğin, eğer boyunuzu daha uzun ve zarif göstermek istiyorsanız, derin V yaka modelleri harika bir tercihtir; bu tür elbiseler, gözleri yukarı doğru yönlendirerek silüetinizi uzun gösterir. Aksine, yuvarlak yaka veya yüksek yakalı modeller, daha dolgun hatlara sahip olanlar için uygun olabilir. Drapeli elbiseler özellikle bel hattınızı vurgulayarak zarif bir siluet oluşturur. Bu detaylar, vücut hatlarınızı ortaya çıkarırken kendinizi daha çekici hissetmenize katkıda bulunur.

Son olarak, abiye elbisenizi tamamlayacak aksesuarlar ve ayakkabılar da önemli bir rol oynar. Seçtiğiniz topuklu ayakkabılar, sadece stilinizi belirlemekle kalmaz, aynı zamanda duruşunuzu da etkiler; yüksek topuklar, hem boyunuzu uzatır hem de abiyenizin şıklığını artırır. Aksesuar seçiminde, kıyafetinizin rengine ve stiline uyum sağlayacak parçalar tercih etmelisiniz. Minimalist takılar, zarif abiye elbisenizi öne çıkarırken, gösterişli parıltılar ise daha cesur bir görünüm sunabilir. Doğru kombinasyonları yaparak, abiye elbisenizle uyumlu ve bütünlük içinde bir stil oluşturabilirsiniz.

Büyük Beden Elbise Seçiminde Nelere Dikkat Edilmeli? 

Büyük beden elbise modelleri, doğru seçimler yapıldığında hem konforu hem de şıklığı bir arada barındırabilir. Özellikle A kesim elbiseler, üst kısmı dar bir forma sahipken alt kısmı genişleyerek akıcı bir siluet yaratır. Bu tasarım, belinizi ince gösterirken dökümlü etekleri sayesinde hareket özgürlüğü sağlar. Ayrıca, A kesim elbiseler hoş bir etki yaratarak kıyafetinize dinamik bir hava katar. Doğru aksesuarlarla tamamlandığında, bu elbiseler her türlü sosyal etkinlikte rahatlıkla tercih edilebilir.

Kruvaze kesim elbiseler de büyük beden kadınlar için harika bir alternatif sunar. Bu kesim, vücut hatlarını dengelerken aynı zamanda zarif bir dekolte alanı oluşturur. Özellikle bel bölgesini vurgulayan bu tasarım, görünümde ince bir siluet algısı yaratır. Farklı kumaş ve desen seçenekleri ile bu elbiseler, hem günlük hem de özel davetlerde şık bir tercih olabilir. Doğru bir kemer ya da aksesuar eklemek, kreasyonunuza ekstra bir zarafet katabilir.

Renk seçiminde pastel tonlar ve soft desenler, büyük beden elbiselerin şıklığını artırmak için mükemmel seçeneklerdir. Bu renklerin hafif ve zarif görünümü, hem klasik hem de modern stillerle uyum sağlar. Ayrıca, açık tonlardaki elbiseler, göz alıcı bir görünüm elde etmenizi destekleyerek sizi olduğunuzdan daha zayıf gösterir. Farklı dokularla oynayarak ve katmanlar oluşturarak, stilinizi kişiselleştirip farklı kombinler yaratabilirsiniz. Böylece, seçtiğiniz elbise sadece fiziğinizi vurgulamakla kalmaz, aynı zamanda kişiliğinizi de etkili bir biçimde yansıtır.

Nikah Elbisesinde Zarafetin Anahtarları 

Nikah günü, bir kadının yaşamında en özel ve unutulmaz anlardan biri olarak kendine yer bulur. Bu özel günde, onun zarafetini yansıtacak bir tercih yapmak oldukça önemlidir. Nikah elbisesi seçimi, titiz bir hazırlık sürecinin başlangıcıdır. Minimalist tasarımlar, sade ve şık bir görünüm sunmanın yanı sıra, zarafeti de maksimum seviyeye çıkarır. Dantel detaylar ve hafif doku kombinasyonları, klasik ve modern unsurların harmanlandığı bir görünüm yaratır. Sade çizgiler ise, elbisenin formunu ön plana çıkararak, gelinin doğal güzelliğini vurgulamakta etkili olur.

Eğer nikah töreni dış mekanda gerçekleştirilecekse, uçuşan kumaşlar ve rahat kesimler tercih etmek, hem konfor sunar hem de doğal çevre ile uyum içinde bir görünüm sağlar. Hafif ve akışkan kumaşlar, rüzgarla dans ederek gelinin hareketlerini zarifçe tamamlar. Dış alan ortamları genellikle daha bohem ve rahat bir atmosfer sunduğu için, elbiselerin seçimi bu atmosferle bütünleşecek bir denge sağlamalıdır. Renk paletindeki pastel tonlar veya doğal tonlar, dış mekanın güzellikleriyle harmonize edebilir.

İç mekanda gerçekleşecek nikah törenlerinde ise, daha oturtmalı ve detaylı işlemelerle süslenmiş modeller tercih etmek, ortama lüks bir hava katabilir. Şatafatın ön planda olduğu bu alanlar için, dikiş detayları ve ince işçilikle bezeli elbise modelleri seçmek oldukça isabetli bir tercih olacaktır. Kabarık etekler, geleneksel zarafeti yansıtırken, vücut hatlarını nazikçe vurgulayan kesimler ise, gelinin şıklığını destekler. İç mekandaki ambiyans, gelinin tarzı ile mükemmel bir uyum içinde olmalı ki, bu özel an daha da anlam kazanabilsin.

Moda dünyasında doğru seçimler ve etkili kombinlerle kendi tarzınızı özgürce ifade etmeniz mümkün. Abiye modelleri arasında şıklığı ve zarafeti bir araya getiren seçeneklerle, özel gecelerde adeta parlayabilir ve dikkatlerin üzerinizde olmasını sağlayabilirsiniz. Renk, doku ve kesim konusundaki zengin alternatifler, her bireyin kendi stilini en iyi şekilde yansıtmasına olanak tanır. Böylece, unutulmaz anların simgesi olabilecek tarzınıza ulaşmanız için birçok farklı yol sunuluyor.

Büyük beden elbise seçenekleri ile günlük şıklığınızı en üst düzeye çıkarmanız artık çok kolay. Uzun ve kısa kesim, desenli ya da sade, her tarza hitap eden modeller ile hem rahatlığınızı koruyabilir hem de gün boyunca şıklığınızdan ödün vermemiş olursunuz. Doğru kumaş ve kesim tercihi sayesinde, hem özgüveninizi artıracak hem de günün temposuna kolayca ayak uydurmanızı sağlayacak stil önerilerine bir tıkla ulaşabilirsiniz.

Özellikle nikah elbisesi seçimlerinde her ayrıntının önem kazandığını unutmamak gerekir. En mutlu gününüzde zarafetinizi ve kişiliğinizi ön plana çıkaracak elbise modelleri ile hem düğün gününüzün yıldızı olabilir hem de anılarınızda hatıralarınıza damga vuracak bir görünüm için doğru tercihi yapabilirsiniz. Moda tutkusu ile dolu Kıyafet Sepeti, aklınızdaki tüm moda sorularının yanıtlarını sunmakla kalmayıp, en güncel trend önerileriyle de kullanıcı deneyiminizi zenginleştiriyor. Şıklığı ve konforu bir arada sunan özel koleksiyonlar için Kıyafet Sepeti’ni keşfetmeye davet ediyoruz!

T.Ü.’de 1000 kişilik yemekhane! 

Olgay GÜLER

Trakya Üniversitesi (T.Ü.) Balkan Yerleşkesi’nde bulunan Yaşam Merkezi’nde, yeni oluşturulan 1000 kişilik yemekhane, hizmete açıldı.

T.Ü. Rektörlüğü tarafından yapılan çalışmalarla, Balkan Yerleşkesi’ndeki yaşam merkezinde oluşturulan yemekhane, hizmet vermeye başladı.

T.Ü. öğrencileri ve personelinin yararlanacağı yemekhanenin açılışını, Trakya Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Mustafa Hatipler ile rektör yardımcıları, fakülte dekanları ve öğretim üyeleri gerçekleştirdi.

Açılışın ardından yemekhane çalışanlarıyla sohbet eden rektör Hatipler, burada öğle yemeğini yedi.

T.Ü.’de ‘kayıt’ heyecanı!

Olgay GÜLER

Edirne’de, Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) tercih yerleştirme sonuçlarına göre Trakya Üniversitesi’ni (T.Ü.) kazanan üniversite öğrencilerinin kayıt işlemleri başladı.

T.Ü.’de, 2025 YKS yerleştirme sonuçlarının ardından öğrenci kayıtları başladı. Üniversitenin Balkan Kongre Merkezi’nde sabah 08.30’da başlayan işlemler kapsamında, T.Ü. Rektörü Prof.Dr. Mustafa Hatipler ilk kaydı yaptı. T.Ü. Tıp Fakültesi’ni kazanan Zeynep Gül Kırbıyık’ın kaydını yapan Hatipler’e, rektör yardımcıları ve fakültelerin dekanları da eşlik etti.

Hatipler, kaydın ardından yaptığı konuşmada yeni eğitim ve öğretim dönemi için tüm hazırlıkları tamamladıklarını belirterek, “Heyecanlıyız, gelen öğrencilerimizin sıralaması, başta tıp fakültesi olmak üzere, daha alt sıralardan öğrencilerimiz geldi bu sene. Bu da bizi çok mutlu ediyor. Bir diğer mutluluk kaynağımız da kontenjanlarımızın yüzde 115 civarında doluluk oranıyla eğitim öğretim yılına başlıyor olmamız. Bu da bizler için bir gurur kaynağı. Yaklaşık 8 bin civarında yeni öğrencimizi misafir ediyoruz. Geçen yıl 5 bin 300 öğrenci mezun etmiştik. Onların yerine 8 bin öğrencimizi alıyoruz. Bu da şehrimiz için, üniversitemiz için bir büyüme işareti, daha güzel beraberliklerle, daha güzel katılımlarla, büyüyerek, ilerleyerek, güçlü bir şekilde bu eğitim öğretim yılını güzelliklerle tamamlamak arzusundayız” diye konuştu.

‘İLK TERCİHİ T.Ü. OLANA DAHA FAZLA BURS İMKANLARIMIZ VAR’

T.Ü. Tıp Fakültesi’ni geçtiğimiz yıl tercih eden öğrenci adaylarının, başarı sıralamasında ilk 18 binde yer aldığını, bu yılsa ilk 16 binde yer alan öğrencilerin tercih ettiğini söyleyen Hatipler, “Geçtiğimiz yıllarda tıp fakültesi öğrencilerimizin sıralamada ilk 18 binde yer aldıklarını biliyorsunuz, bu sene 2 bin öğrenci arttırarak 16 binlere yükselmiş durumda. Bu sene tıp fakültesini ilk 16 binden aldık. Öğrencilerimizin de büyük bir kısmının birinci tercihi, ikinci tercih ya da üçüncü tercih olması çok büyük avantaj bizler için. Ayrıca bu sene Muzaffer hocam, Mustafa hocam bir çalışma başlattık. Birinci tercihi üniversitemiz olan öğrencilerimize ayrı bir ödüllendirme sistemi geliştirdik, onlara burs imkanlarımızı daha fazla kullanmayı düşünüyoruz” dedi.

‘OTOGARDAN ÜNİVERSİTEYE ULAŞIMLARINI SAĞLIYORUZ’

Edirne’ye karayoluyla gelen öğrenciler için de kent otogarında tanıtım masası kurduklarını anlatan Prof.Dr. Hatipler, “Şu anda üniversitemizin personelleri otogarda hazır bir şekilde bulunuyorlar. Bir üniversite tanıtım masamız var orada. Kayıt için gelen öğrencileri ve ailelerini yine üniversitemizin aracıyla oradan buraya taşımak üzere, hem gelene rehberlik etmek, hem Edirne’yi tanıtmak, üniversiteyi tanıtmak, hem de ulaşımla alakalı ilk gelişte otogardan gelenlerle, kara yoluyla gelenler için söylüyorum, ilk gelişte sıkıntı çekilmemesi için de, öğrenci ve ailemizi otogardan alıp buraya taşıma faaliyetini sürdürüyoruz.  Sabah saat 08.30’dan bu tarafa bu organizasyon devam ediyor. Ama burada gördüğünüz sadece çok küçük bir kesim. Çünkü malumunuz kayıtlar online yapıldığı için bu şekilde birebir kayda gelen öğrenci sayımız az. Bu sizi yanıltmasın. 8 bin civarında bir öğrenci alıyoruz bu yıl eğitim öğretim” şeklinde konuştu.

‘YABANCI ÖĞRENCİ SAYIMIZDA YÜZDE 30 ARTIŞ VAR’

Bu yıl T.Ü.’yü tercih eden yabancı öğrencilerde de yüzde 30’luk artış olduğunu belirten Hatipler, “Bu yıl geçtiğimiz yıllara göre şu anda birinci kontenjanı yayınladık. Önümüzdeki günlerde ikinci kontenjan yayını çıkacak uluslararası öğrencilerle alakalı. Geçtiğimiz yıllara göre yaklaşık yüzde 30 oranında yabancı öğrencimizde artış var. Bunda Balkan öğrencileriyle birlikte Orta Asya’dan, Türki Cumhuriyetlerden gelen öğrenci sayımızda da geçtiğimiz yıllara göre bir artış var. Geçtiğimiz yıllara göre ilk kontenjan olarak söylüyorum, yüzde 30 oranında başvuru ve kayıt aldık. Bunun ikinci ve üçüncü kontenjanın da aynı şekilde artarak devam etmesini bekliyoruz, istiyoruz. Uluslararası olmayı çok fazla önemsediğimizi bu vesileyle de bir kere daha ifade etmek istiyorum” ifadelerini kullandı.

‘ÇOK HEYECANLIYIM’

Rektör Hatipler’in kaydını yaptığı, Tıp Fakültesi’ni kazanan Zeynep Gül Kırbıyık (20), çok heyecanlı olduğunu söyleyerek, “Çok heyecanlıyım. Yeni dönem başlıyor. Tüm arkadaşlarıma başarılar diliyorum. Eminim onlar da benim kadar heyecanlılardır. Tıp Fakültesi’ni kazandım. 8 Eylül’de derslere başlayacağız. Zaten akademik kadrosunu hepimiz biliyoruz, çok güçlü. Üniversiteyi de gördük, gezdik. Çok güzel bir kampüsü var” dedi.

Rektör Hatipler törende Zeynep Gül Kırbıyık’ın yanı sıra Tıp Fakültesi’ni kazanan öğrenciler Mehmet Kerem Taştekin, Zeynep Deniz Mollaoğlu; Eczacılık Fakültesi’ni kazanan Anıl Demireli; Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nü kazanan Şenay Bakdemir; Makine Mühendisliği Bölümü’nü kazanan Enes Gülbaba ve Beril Uzun; Hemşirelik Bölümü’nü kazanan Zeynep Korkmaz; Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü’nü kazanan Pelinsu Vapur; Tarih Bölümü’nü kazanan Hande Ecemsu Çakıcı ve Giyim Üretim Teknolojisi Programı’nı kazanan Sevgi Tuna’nın da kaydını gerçekleştirdi.

Türk Girişimciler İçin Yeni Cazibe Merkezi: GloBridge ile Dubai’de Şirket Kurun

Küresel ekonomideki dinamik değişimler, artan rekabet ve dijitalleşmenin getirdiği sınırların ortadan kalkması, Türk girişimcileri ve şirketleri yeni pazarlar aramaya yöneltiyor. Özellikle son yıllarda istikrarlı ve büyüme odaklı bir ekosistem arayışında olan Türk iş dünyası için Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) modern ve vizyoner şehri Dubai, parlak bir yıldız gibi öne çıkıyor. Sunduğu benzersiz iş fırsatları, stratejik konumu ve yatırımcı dostu politikalarıyla bu küresel metropol, artık sadece bir turizm merkezi değil, aynı zamanda uluslararası ticaretin ve finansın da kalbi olarak kabul ediliyor.

Bu yoğun ilginin temelinde yatan en önemli faktörlerin başında, şehrin işletmeler için sunduğu son derece avantajlı finansal yapı geliyor. Özellikle dubai vergi sistemi, Avrupa ve diğer pek çok ülkedeki yüksek vergi yüküyle kıyaslandığında girişimciler için muazzam bir çekim gücü oluşturuyor. Birçok ülkede işletmelerin kârlılığını önemli ölçüde etkileyen dubai gelir vergisi oranlarının kişisel gelirler ve çoğu kurumsal faaliyet için neredeyse sıfır olması, şirketlerin kazançlarını yeniden yatırıma dönüştürmesine ve daha hızlı büyümesine olanak tanıyor. Bununla birlikte, uluslararası ticaret yapan şirketler için kritik bir konu olan dubai gümrük vergisi politikaları da son derece rekabetçi ve esnek yapısıyla ithalat ve ihracatı kolaylaştırıyor. Bu üç temel finansal avantaj, Dubai’yi global ticaretin merkezi haline getiriyor.

STRATEJİK KONUM VE DÜNYA STANDARTLARINDA LOJİSTİK

Dubai’nin cazibesi sadece vergi avantajlarıyla sınırlı değil. Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarının kesişim noktasında yer alan stratejik konumu, onu dünya ticareti için doğal bir dağıtım ve buluşma merkezi yapıyor. E-ticaret, ithalat-ihracat ve MENA (Orta Doğu ve Kuzey Afrika) pazarlarına açılmak isteyen şirketler için bu konum paha biçilmezdir. Dünyanın en yoğun uluslararası havalimanlarından birine ve en büyük konteyner limanlarından olan Jebel Ali Limanı’na ev sahipliği yapması, lojistik operasyonları inanılmaz derecede verimli kılıyor. Gelişmiş karayolu ağları ve modern telekomünikasyon altyapısı da eklendiğinde, bir ürünün veya hizmetin Dubai üzerinden dünyaya pazarlanması son derece kolaylaşıyor.

SERBEST BÖLGELER: %100 YABANCI MÜLKİYET VE SEKTÖREL EKOSİSTEMLER

Dubai’de şirket kurmayı düşünen girişimciler için en çekici konseptlerden biri de “Serbest Bölgeler” (Free Zones). Bu 40’tan fazla özel ekonomik bölge, yabancı yatırımcılara %100 şirket mülkiyeti, kârlarını ve sermayelerini ülkelerine geri gönderme özgürlüğü ve çeşitli vergilerden tam muafiyet gibi çok sayıda avantaj sunuyor. JAFZA (lojistik ve ticaret), DMCC (emtia), Dubai Internet City (teknoloji ve bilişim) gibi belirli sektörlere odaklanmış bu bölgeler, aynı alandaki firmaların bir araya gelerek sinerji oluşturduğu dinamik ekosistemler yaratıyor. Bu da hem networking imkanlarını artırıyor hem de işe alımdan tedarik zincirine kadar birçok süreci basitleştiriyor.

PROFESYONEL DESTEK İLE SÜREÇLERİ KOLAYLAŞTIRMAK

Dubai’nin sunduğu bu önemli fırsatlardan tam olarak yararlanabilmek için yerel dinamiklere hakim olmak büyük önem taşıyor. 40’tan fazla serbest bölge arasından doğru olanı seçmek, ana kara ve serbest bölge şirketleri arasındaki yasal farkları anlamak ve çalışanlar için vize kotalarını doğru yönetmek gibi konular, yurt dışından gelen yatırımcılar için karmaşık bir yapı oluşturabilir. Bu nedenle birçok girişimci, GloBridge gibi yurt dışında şirket kurma konusunda uzmanlaşmış danışmanlık firmalarından destek almayı tercih ediyor. GloBridge, şirket kuruluşundan vize işlemlerine, banka hesabı açılışından operasyonel desteğe kadar tüm süreci uçtan uca yöneterek Türk girişimcilerin pazara hızlı ve sorunsuz bir giriş yapmasını sağlıyor.

Dubai; vergi avantajları, dünya standartlarındaki altyapısı, stratejik konumu ve iş dostu ortamıyla yurt dışına açılmak isteyen Türk girişimciler için eşsiz bir platform sunuyor. Doğru bir yol haritası ve GloBridge gibi uzman bir partnerin desteğiyle Türk girişimciler için Dubai, küresel bir oyuncu olma yolunda atılacak en sağlam adımlardan biri olarak öne çıkıyor.

Çene Dolgusu ile Yüzünüzde Kusursuz Bir Görünüm Yaratın

Çene (jawling) dolgusu çene hattının daha belirgin bir şekle getirilmesi için yapılan estetik işlemdir. Bu işlem sırasında dolgu malzemeleri kullanılır. Yüzün simetrik ve V şeklinde görünmesi için yapılmaktadır. Genç bir görünüm sağlama amacıyla tercih edilen bu uygulama günümüzde oldukça popüler düzeydedir.

Jawline (Çene) Dolgusu Nedir ve Nasıl Uygulanır?

Jawline uygulaması sırasında çene hattı boyunca bir iğne ile dolgu enjekte edilir. Bu şekilde çene yapısında yeniden şekillendirme yapılabilir. Ortalama olarak çene dolgusu 15-30 dakika arasında tamamlanır. Bu işlemler sırasında lokal anestezik kremler yeterlidir. Çünkü acının derecesi minimal boyutlardadır. Bunlara ek olarak sonuçları da hemen görülebilir.

Jawline Dolgusu Nedir, İçeriğinde Ne Vardır?

Çene yapısında yapılan şekillendirme esnasında güvenli dolgu malzemelerinden yararlanılır. Bu işlemler sırasında en çok kullanılan dolgular arasında hyalüronik asit ilk sıralarda gelir. Hem güvenli hem de geçici bir dolgu türüdür. Bunun yanında çene (jawline) dolgusu olarak kalsiyum hidroksilapatit de kullanılmaktadır. Bunun etkisi daha yüksek olmakla birlikte kolajen üretimini de uyarır.

Eksozom Nedir? Eksozom Tedavisi Faydaları Nelerdir?

Eksozomlar hücreler arasında iletişimi sağlamakla görevlidir. Bunlar nano boyutlarda küçük kesecikler olarak tanımlanabilir. Yapılar içerisindeki protein, RNA ve sitokinlerin taşınmasına yardımcı olur. Bununla birlikte eksozom tedavisi faydaları da oldukça yüksektir. Hücre yenilenmesi başta olmak üzere şu avantajları bulunuyor:

  • Kolajen ve elastin üretimini dengeleyen bir tedavi türüdür. Böylece cilt yenilemede yararlanılmaktadır.
  • Saç köklerini uyardığı için yeni saç oluşumunu geniş ölçüde destekler.
  • Doku onarımını destekler ve hücrelerin kendini yenilemesini sağlar.
  • Bağışıklık sistemine katkıda bulunmaktadır.

Eksozom Tedavisi Nasıl Yapılır?

Cilt ve saç için son derece önemli olan eksozom tedavilerinin öncesinde cildin detaylıca temizlenmesi gerekir. Sonrasında eksozom tedavisi için lokal anestezik krem kullanılır. Eğer saç için yapılacak ise saç derisine enjekte edilir. Cilt için ise cildin altına mikro iğneleme yapılmaktadır. Kişilerin ihtiyacına göre 3-4 seans olabilir.

Eksozom Kök Hücre Kaynakları Nelerdir?

Eksozomlar genelde farklı hücrelerden elde edilmektedir. Fakat en çok elde edilen kök hücre kaynakları arasında mezenkimal kök hücreler ilk sıralarda gelir. Bunlar çok kullanılan kaynaklardır. Yağ dokusu ve göbek kordonu sayılabilir. Aynı zamanda eksozom tedavisi için kök hücre kaynakları arasında adipoz yani yağ hücreleri de ilk sıralardadır. Göbek kordonu da yine büyüme ve yenileme açısından son derece zengindir.

Kaş Kaldırma İşlemi Nedir? Neden Sarkar?

Kaşlar zamanla yaşa ve yer çekimine bağlı olarak aşağıya doğru iner. Hatta mimik kullanımı, genetik faktörler ve daha birçok etken kaşları olumsuz etkiler. Böyle durumlarda kaş kaldırma işlemi ile daha dinamik ve genç görünen kaşlara ulaşmak mümkündür. Göz çevresi bu uygulama ile daha açık görünmektedir.

Genetik olarak kaşlarının üzerinde düşük göz kapağı olanlar için ideal bir uygulamadır. Bunların yanı sıra cilt yapısı ince olanlar için de yapılabilecek işlemlerdendir. Göz kapağı fazlalığı olduğunda kaşlar daha düşük göründüğü için kaş kaldırma işlemi yapılabilmektedir. Yıllar içerisinde aşağı inen kaşlar basit yöntemlerle yeniden yukarı konumlandırılabilir.

Kaş Kaldırma Nedir? Kaş Kaldırma Yöntemleri Nelerdir?

Botoks kaşları kaldırmak için en çok başvurulan yöntemlerden biridir. Hem alın hem de kaş çevresine uygulanan botulinum toksini ile kaşlardaki kaslar gevşer ve doğal bir şekilde yukarıya doğru kalkar. Etkisi 4 ile 6 ay arasındadır. Bunların yanında ip askı yöntemi de tercih edilebilir bir uygulamadır. Ancak kalıcı bir kaş kaldırma işlemi isteniyorsa cerrahi uygulama yaptırılabilir.

Liposakşın ile Kendinize Olan Güveninizi Tazeleyin

Liposakşın işlemi genel olarak yağ aldırma uygulaması olarak da bilinen estetik cerrahi bir işlemdir. Vücut şekillendirme işlemi olan bu uygulama sırasında vücudun belirli yerlerindeki yağların alınması sağlanmaktadır. Bölgesel yağ fazlalıkları alınarak vücuttan kolayca uzaklaştırılması sağlanmaktadır. Fakat bu uygulamanın bir zayıflama uygulaması olarak kullanılmaması gerektiğinin bilincinde olunmalıdır. Yalnızca vücudun yeniden daha estetik görünmesi için yapılan işlemler arasındadır.

Liposuction Nedir?

Vücudunuzun farklı yerlerinde fazlalık gibi görünen yağ birikintileri oluşabilir. Bunlar genelde inatçı yağlardır ve erimesi de kolay değildir. Böyle durumlarda liposakşın gibi uygulamalar ile fazla ve inatçı olan yağlar alınabilir. Hem daha estetik bir görünüm yaratır hem de zorlanılarak erimeyen yağlardan kısa sürede kurtulabilmek mümkün hale gelir. Bu uygulama özel kanüllerin de desteği ile yağlar vakumlanır. Daha sonra ise vücuttan uzaklaştırılır. Vücudu şekillendirmek için ideal yöntemler arasında yer alır.

Liposuction Öncesi Hazırlık Detayları Nelerdir?

Yağ aldırmak eskiye oranla günümüzde çok daha kolay şekilde yapılabilmektedir. Böyle durumlarda ilk olarak operasyon öncesinde hazırlık yapılması gerekiyor. Bu hazırlık evresinde doktor ve hastanın karşılıklı olarak planlama yapması da önemli bir detaydır. Buna göre liposakşın uygulamasından önce gerekli doktor önerilerine uymak operasyonun da etkili olmasında önemlidir. Özellikle şunlara önem vermelisiniz:

  • Doktora genel olarak muayene olmalısınız.
  • Kullandığınız tüm ilaçların listesini vermelisiniz. Bir kronik rahatsızlığınız varsa durumu bildirmelisiniz.
  • Sigara ve alkol en az 2 hafta önceden mutlaka bırakılmalıdır.
  • Operasyon öncesinde mutlaka kilo dengesine de dikkat edilmesi gerekiyor.
  • Ani diyetlerden de kaçınılmalıdır.
  • Operasyon yapılacak olan bölgeler önceden belirlenir.
  • Hastanın beklentileri dinlenerek sonuçlar hakkında bilgi verilir.

Liposuction Hangi Durumlarda Yapılır?

Kadın veya erkek fark etmeksizin estetik operasyonlar her zaman dikkati çeken özellikler arasında yer alır. Böyle durumlarda liposuction gibi uygulamalar ile kişiler eritmekte zorlandıkları yağ fazlalıklarından kolayca kurtulabilirler. Diyet ve spor yapılmasına rağmen bazı vücut bölgelerindeki yağlar çok inatçıdır. Bunlar bölgesel olmakla birlikte erimesi oldukça zordur. Bu durumda da operasyon ile yağ alımı yapılabilmektedir.

Doğum sonrası bölgesel fazlalıklarda ya da erkeklerde meme bölgesinde yağ birikimi nedeniyle de yapılabilmektedir. Yani sadece kadınlar değil aynı zamanda erkeklerin de başvurduğu bir estetik operasyonudur. Bunların yanında vücudun genel görünümü için liposuction uygulaması yapılmaktadır. Doğum sonrası bölgesel fazlalıklar için de yapılabilmektedir. Fakat obezite için bu estetik operasyon yapılamamaktadır. Bu işlemde genel kilo orantısının yerinde olması önemlidir.

Liposuction Yöntemleri Nelerdir?

Klasik yani vakum yardımlı yağ aldırma yöntemi çok sık tercih edilen yöntemlerdendir. Bu işlem kanüller yardımı ile yapılır. Yağ mekanik olarak çekilir. Ultrasonik liposuction yöntemi de tercih edilir. Bu uygulama sırasında ultrason yağ enerjisi kullanılarak yağ dokusu sıvı hale getirilir. Sonrasında da tüm yağ dokusu geri çekilir. Kontrol düzeyi yüksek olduğundan sıklıkla tercih edilmektedir. Lazer destekli olan uygulamada ise lazer ışınları kullanılır. Bu sayede yağlar parçalanarak vücuttan alınır.

Liposuction Sonra Nelere Dikkat Edilmeli?

Yağ aldırma işlemi sonrasında doktor tarafından verilen direktiflerin hepsi eksiksiz bir şekilde uygulanmalıdır. Özellikle özel korse kullanılması en önemli detaylar arasındadır. Bu korseyi doktorun belirttiği süre kadar kullanmanız gerekiyor. En ulaşılabilir liposuction fiyatları ile istenilen vücut görünümüne kolayca ulaşabilirsiniz. Fakat bu işlemler sırasında her zaman doktorun uyarılarını dikkate almanız gerekiyor.

Liposuction Fiyatları

Fiyatları yönüyle genelde yağ aldırılacak olan bölge önem taşımaktadır. Buna göre hem bölge sayısı ne kadar yüksek ise o kadar yüksek liposuction fiyatları ile karşı karşıya kalabilirsiniz. Aynı zamanda kullanılan teknoloji de önem arz eden konular arasında yer almaktadır.

Operasyonu yapacak olan doktorun deneyimi ise kesinlikle üzerinde durulması gereken bir konudur. Hem hastanenin yeterli donanıma sahip olması hem de diğer konuları mutlaka dikkate almak gerekiyor. Buna göre liposuction fiyatları kapsamında merkezimizde fazla yağları aldırarak daha estetik bir görünüme kavuşabilirsiniz.

Gemide sondan bir önceki gecemiz

Gemide sondan bir önceki gece keşifteyiz. Fotoğrafı Nevin çekiyor

Gönül UYANIKTIR

Yarın tüm gün gemideyiz. Ancak bu gece en geç saat 24.00’e kadar odamıza bırakılan kuşaklara istenen bilgileri yazarak valizlerimizin sapına yapıştırmamız gerekiyor. Ertesi gün giyeceklerimizi yanımıza alarak sorunu çözeriz diye düşünüyoruz. Gemideki binlerce yolcunun valizlerinin nasıl alınacağını düşününce sanki ben taşıyacakmışım gibi içim daralıyor Zaman zaman empatide zirveyi zorluyorum.

ATIL ERMAN HER DEM TAKİPTE
ELYD’nin, ProntoTour ile yapılan seyahatleri, bugüne kadar Onursal Genel Başkan Atıl Erman’ın titiz denetimi altındaydı. Mezunlarına önce Türkiye’yi sonra dünyayı tanıtmayı amaçlayan bu ziyaretlerde ELYD’nin yeni yönetimi Cevat İşlik başkanlığındaki yönetim Kurulu üyeleri Dr. Ercan Köse, Avukat Mehmet Haluk Ündeş, Dr. Kemal Demirkıran, Sanayici Mehmet Savaş bayrağı devir almış bulunuyor. Ancak ekibin beyni olarak yine de Atıl Erman İstanbul’dan sürekli iletişimde, varsa; sorunu anında çözüyor. Gerçi bu seyahate de katıldı. Atıl Erman ve eşi İsmet Erman hanım, bizden önce giden ekipte yer alıyordu.
Valizlerimizi, yarın ve dönüş yolunda giyeceklerimizi hazırlayıp kenara koyuyoruz. Gemide yapılacak çok etkinlik var, ancak biz hiç birine katılmadığımız gibi geceyi yine geleneksel mekanımızda canlı müzik dinleyip animasyonları izleyerek ve çarşıdaki mağazaları dolaşarak geçirmeyi planlıyoruz.

Yeşil Orkide yemek salonu.
Fotoğraf Batu’nun annesi bayan Ünder’den


YEŞİL ORKİDE’YE SON ZİYARET
Bu gece yemeğe Yeşil Orkide’ye inmek de planlarımız arasında. Yarın gemide giymek için ayırdığımız giysileri giyerek 5’nci kata iniyoruz. Şefin gazabına uğramamak için 10 dakika erken gelip sıraya giriyor ve geleneksel törenle masamıza geçiyoruz. Yiyeceğimden pek emin olmasam da birkaç sebze alırım” diyorum. Gemide geçecek bir geçemiz daha var ama her ihtimale karşı birkaç anı fotoğrafı çekiyoruz.
Bu gece bize bir sürpriz var! Önümüzdeki mönüde yemeklerin Türkçe yazılmış olmasına şaşırıyoruz. Oysa gemide en azından beş yüz kadar Türk var ve Türklerin favori rotalarından birinin gemiyle Norveç Fiyortları olduğunu da Türkçe konuşan kardeş ülke çalışanlarından öğreniyoruz.

Türkçe mönüde tanıdık bulamadım


TÜRKÇE MÖNÜ’YE HAYRET EDİYORUUZ
Gemide ağırlıklı Latin ülke dilleri, İngilizce, Almanca, Fransızca gibi bir dil emperyalizminin hissedilmesi bizim gibi çoğu yolcu tarafından da eleştiriliyor. Örneğin adım başı Arap yolcu var, ama çok azı bu lisanları bilmiyor. Masada önümüze Türkçe bir çıktı gelince, alaycı bir, ‘oooo’ yükseliyor. Mevsim yeşillikleri, avokado sosu ile servis edilen; ıspanak, kinoa ve pataesli burger ısmarlıyorum. Burger bildiğiniz süslü bir tabakta yemek olarak gelince bir iki çatal donmuş ıspanak ve birkaç patates alıyorum. Vejeteryan olsam da bir damak tadım var, Allah Allah… (Bunu içimden söylüyorum. Bakıyorum ki benden ve Gülay’dan başka herkes tabağındakileri afiyetle yiyor

Boş zamanlar sohbetle geçiyor


GEMİDE YEMEKLER ÖZEL AMA BENLİK DEĞİL!
“Afiyet olsun” deyip kardeşimle çıkarken, Nevin’e üst katı işaret ediyoruz. ‘Hiç olmazsa meyve, sebze, patates. pizza yeriz” diye düşünüyoruz ama tüm salonlar full!

Yüksek tabureli bır masa boşalınca ceketlerimizi bırakıp yemek sırasına giriyoruz. Artık ne bulduysak alıp, nafakamıza razı oluyoruz. Buradan yemeklerin kötü olduğu anlamı çıkmasın her akşam seçmeli mönüsünde etli balıklı yemekler, tatlılar, dondurmalar var. Yabancı mutfaklara alışık çok gezip özel mutfakları deneyimleyen, en önemlisi de yenebilen her tür hayvanın etini yiyebilen insanlar için sorun yok.
GÖZLERİYLE BANA BAKAN CANLI YEMİYORUM
“Et yemiyorum!” dediğimde ‘Tavuk ya da balık verelim’ diyorlar. “Ben hiçbir canlının etini yemiyorum!” dediğimde ise yemekteki etleri ayırıp getiriyorlar, Ben de artık pes ettim. Burnum; et, et suyu, tereyağı kokusunu beş metreden alır. Sorarlarsa söylüyor, sormazlarsa ekmek-salata, varsa meze türü yiyor ve hiç patırtı yapmıyorum.
HAYATIMDA YEDİĞİM EN LEZZETLİ KARNIYARIK
İtiraf edeyim, THY ile İsviçre’den Türkiye’ye dönerken, öğle yemeği saatinde uçağı bir koku sardı ki, burnumun bile canı çekti. Dört gözle hostesin arabasını bekliyorum. Patlıcan kızartma kokusunu alıyorum ama ‘eğer etliyse yiyemem’ diye de üzülüyorum.
Hostes bana tepsiyi uzattı, üstü kapalı yemek kabından hala duman tütüyordu. Burnum kıymanın kokusunu alıyordu ama yine de kapağını açıyorum… Öyle bir şey olamaz, patlıcanın sadece ortasında kıymalı bir harç var. İçinde birkaç yolcu taşıyan kayık gibi uzanmış. Ben kendimle mücadele ediyorum.
Sonunda kıymaları peçetenin üzerine çıkardım ve zeytinyağının içinde yalnız kalan patlıcanı afiyetle yedim. Çok mu açtım hatırlamıyorum. Ama kesinlikle hayatımda sadece patlıcanını yediğim en lezzetli karnıyarıktı Üstelik de 9500 metre yükseklikte…

(SÜRECEK)

Günlerden Dünya Barış Günü

CHP Edirne İl Başkanı Av. Harika Taybıllı, Cumhuriyet Halk Partisi’nin örgütlü gücü olarak savaşların, şiddetin ve kutuplaşmanın karşısında, demokrasi, özgürlük, eşit yurttaşlık ve toplumsal barışın yanında olduklarını bildirdi.
CHP İl Başkanı Av. Taybıllı, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada şunları kaydetti:
“İnsanlık tarihine kara bir sayfa olarak geçen İkinci Dünya Savaşı, 1 Eylül 1939’da başlamış ve milyonlarca insanın hayatına mal olmuştur. Bu acı tarih bizlere, barışın ne kadar hayati, ne kadar vazgeçilmez olduğunu bir kez daha hatırlatmaktadır.
Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak biliyoruz ki; barış yalnızca savaşların olmaması demek değildir. Barış; adaletin tesis edildiği, özgürlüğün güvence altına alındığı, eşitliğin hayat bulduğu bir düzen demektir. Çocuklarımızın güvenle uyuduğu, gençlerimizin umutla geleceğe baktığı, yurttaşlarımızın özgürce yaşadığı bir ülke barışla mümkündür.
Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk, “Yurtta sulh, cihanda sulh” sözüyle, yalnızca Cumhuriyetimizin değil, tüm insanlığın yolunu aydınlatan bir evrensel ilke ortaya koymuştur. Bu ilke, bizler için yalnızca bir dış politika anlayışı değil; aynı zamanda iç barışımızı, toplumsal huzurumuzu ve demokrasiye olan bağlılığımızı da ifade etmektedir.
Bugün dünyada ve ülkemizde barış, çeşitli tehditler altındadır. Savaş politikaları, işgaller, terör, şiddet ve ayrıştırıcı söylemler barışı zedelemektedir. İşte bu nedenle bizler, Atatürk’ün gösterdiği yoldan yürüyerek, barış için sesimizi yükseltmeye kararlıyız.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin örgütlü gücü olarak;
Savaşların, şiddetin ve kutuplaşmanın karşısındayız. Demokrasi, özgürlük, eşit yurttaşlık ve toplumsal barışın yanındayız. Çocuklarımızın geleceği için, daha adil ve daha özgür bir Türkiye için mücadele ediyoruz.
1 Eylül vesilesiyle bir kez daha ilan ediyoruz:
Barış, yalnızca bir ideal değil; her birimizin sorumluluğudur!
Bizim tarafımız; sevgiden, kardeşlikten, dayanışmadan ve barıştan yanadır.
CHP örgütleri olarak, alanlarda, meydanlarda, her yerde barışın sesi olmaya devam edeceğiz.
Çünkü biz biliyoruz ki, barış varsa umut vardır, barış varsa gelecek vardır.
Çocuklarımızın geleceği, ülkemizin huzuru ve insanlığın ortak yararı için; Atatürk’ün yolunda, barışın ve demokrasinin yılmaz savunucuları olmaya devam edeceğiz.”