Gürkan’dan beyaz listeye ‘Özdemir Asaf’lı uyarı

Olgay GÜLER

Eski Edirne milletvekili ve belediye başkanı Recep Gürkan, partide devam eden delege seçimleri kapsamında oy kullanırken, partide bugüne kadar yapılan mahalle seçimlerinde tek liste olarak çıkan beyaz liste için söylenen; ‘Beyaz tüm renklerin birleşimidir’ söylemlerine dikkat çekti.

Edirne siyasetinin önemli isimlerinden, eski milletvekili ve 2 dönem belediye başkanlığı yapan Recep Gürkan, devam eden delege seçimleri kapsamında, Cumhuriyet Mahallesi delege seçimlerinde oy kullandı. İlçe başkanlığına, kendisine yakın isimlerle gelen Gürkan, oy kullanmasının ardından açıklamalarda bulundu. 

‘KATILIMLA İLGİLİ PARTİ YÖNETİMİNİN ÇALIŞMASI GEREKİYOR’

Delege seçimlerine olan katılımı az olarak nitelendiren Gürkan, “Tabii katılımın az olduğunu görüyorum, bu düşündürücü. Evet yaz dönemi, tatil dönemi ama yine de parti yöneticilerimizin, diğer arkadaşlarımızın bu konuda biraz daha tedbirli olmaları, özenli olmaları gerekir diye düşünüyorum. Aldığım bilgilere göre ortalama yüzde 38-40 civarında genel bir katılım var, çok düşük bir katılım. Yani her üç kişiden ikisinin oy kullanmaya gelmediğinin göstergesi bu. Bununla ilgili çalışması gerekiyor parti yöneticilerinin, merkez ilçenin, il yönetiminin, belediye yönetiminin, hepsinin buna bir kafa yorması gerekiyor. Çünkü şöyle bir şeyimiz var; önümüzde çok ciddi bir genel seçim olacak. Hani erken ya da geç, sonuçta olacak bu. Ben 2027 Kasım’ı gibi, sonbaharı gibi bekliyorum bu genel seçimi, cumhurbaşkanlığı seçimiyle beraber. Bizim orada herkes için söylüyorum, kendim de dahil kişisel beklentileri bir tarafa bırakıp, ülkenin beklentilerine, partinin beklentilerine ama özellikle ülkenin beklentilerine dikkatlerimizi çevirmemiz gerekiyor. Bunun için mücadele etmemiz gerekiyor. Eğer iktidar olamazsanız sizin hangi koltukta oturduğunuzun çok önemi yok. Önemli olan iktidar koltuğuna Cumhuriyet Halk Partisi’nin anlayışının, tam demokrasinin, özgürlüğün, adaletin yine altını çizerek söylüyorum, adaletin oturması gerekiyor ki bu ülkede bize inanan, bize güvenen ve Atatürk cumhuriyetine gönül vermiş milyonlarca insanın sesi olabilelim. Onların temsiliyetini alabilelim ve onları temsil edelim” dedi.

‘AKTİF BİR GÖREV BEKLENTİSİ İÇİNDE DEĞİLİM’

Gelecek seçimlerde, kendisinin belediye başkanlığı ya da milletvekilliği beklentisi içerisinde olmadığını kaydeden Gürkan, “Ben milletvekili de oldum, belediye başkanı da oldum, ikisini de yaşadım. Onları tekrar yaşama gibi bir düşüncem ve isteğim yok ama aktif bir görev beklentisi içinde değilim, talebi içinde de değilim. Yani Edirne halkı bana Edirne’de hiç kimseye nasip olmayan görevler verdi. İki dönem belediye başkanlığı, milletvekilliği, üniversite genel sekreterliği, milli eğitim müdürlüğü. Ben Atatürkçü Düşünce Derneği’nin 8 nolu üyesiydim. Türkiye genelinde ADD’nin 1560’ıncı üyesiyim. Bunlar benim evlatlarıma, torunlarıma bırakacağım en büyük miraslarım ama bu ortamda aktif siyaseti yani genel anlamdaki siyaseti bırakmak doğru değil. Bu milletvekilliği talebim olduğu anlamına da gelmesin ama ülkemiz için üretmeye, az önce bahsettiğim şekilde Cumhuriyet Halk Partisi’nin yani bu ülkeye gerçek anlamda demokrasiyi, gerçek anlamda adaleti gerçek anlamda özgürlüğü ve insanların korkarak değil, severek yaşadığı bir ülke haline getirmek için Mustafa Kemal Atatürk’ün Türkiye Cumhuriyeti’nde bu bağlamda siyasete devam edeceğim” şeklinde konuştu.

BEYAZ LİSTEYE ‘ÖZDEMİR ASAF’LI UYARI

CHP’nin Edirne’deki mahalle delege seçimlerinde bugüne kadar beyaz listenin ‘tek liste’ olarak çıkmasını da yorumlayan Gürkan, “Arkadaşlarımızın çalışıyorlar, mücadele ediyorlar, uğraşıyorlar. Biliyorsunuz seçimlerde biz hep mavi listeyle, yani Atatürk’ün gözlerinden aldığımız o ilhamla, hep mavi listeyle katılmıştık seçimlere. Birçok yerde beyaz liste çıkıyor, güzel söylemleri var; ‘Beyaz bütün renklerin birleştiği renktir’ diye ama Özdemir Asaf’ın bir şiiri var; ‘Bütün renkler kirlendi, birinciliği beyaza verdiler’ diyor. Çok hassas olmaları lazım, çok dikkatli olmaları lazım. Ben bir büyükleri olarak onlara da buradan bu uyarıyı yapayım. Başarılar diliyorum. Seçilecek bütün arkadaşlarımızın da partimiz için, Edirne’miz için, ülkemiz için yararlı çalışmalar yapacağına olan inancımızı belirterek sizlere de çok teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

Ümit Besen ve Pamela’dan ‘Zafer’ coşkusu!

Edirne’de, 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları kapsamında, usta sanatçı Ümit Besen ve Pamela, 15 Temmuz Cumhuriyet ve Demokrasi Şehitleri Parkı’nda düzenlenen etkinlikte sahne aldı.

Edirne Belediyesi tarafından 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları fener alayı yürüyüşünün ardından, usta sanatçı Ümit Besen ve Pamela’nın sahne aldığı konseri etkinliğiyle devam etti.

Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın’ın da izlediği konsere, yediden yetmişe çok sayıda vatandaş katıldı. Ümit Besen ve Pamela, 15 Temmuz Cumhuriyet ve Demokrasi Şehitleri Parkı’ndaki konserde, şarkılarını sevenleri için seslendirdi.

Konser sonunda Edirne Belediye Başkanı Gencan Akın sahneye çıkarak Ümit Besen ve Pamela’ya teşekkür edip, çiçek verdi.

Geçmişten Günümüze Film Dünyası

Her ne kadar günümüzde online filmler sayesinde neredeyse her insan filmlere anında erişim şansına sahip olsa da, geçmişe baktığımızda bu durum pek de böyle değildi. Elbette ki bu durumdaki en büyük etkenin her geçen gün daha da gelişen teknoloji olmasının yanısıra, geçmişte insanlar filmlere şimdiki kadar ilgili değil; hatta tarihteki ilk filmler bir film olarak bile çekilmemiştir. Louis ve Auguste Lumiere isimli iki kardeşin, 1800’lü yılların sonuna doğru “Sinematograf” adı verilen bir alet icat etmeleriyle birlikte görüntünün akıcı bir şekilde ilerlemesi ve böylece ilk filmlerin tarihte yerini almaları gerçekleşmiştir. Ancak o yıllarda bu aletle çektikleri filmleri sanatsal açıdan değil de daha çok birtakım şeyleri belgeleme amaçlı kullanan Lumiere Kardeşler, tarihler 1895’i gösterdiğinde ise çektikleri kısa filmlerle birlikte filmlerin artık sanatsal bir şekilde çekilmesinin ilk adımlarını atmıştır.

Ancak bu ilk adımlar öyle yavaştır ki, Lumiere Kardeşler’in ilk kısa filmi çekmelerinin üstünden yıllar geçmesine rağmen filmler halen daha sessiz olarak, sadece görüntülü bir şekilde halka sunulmaktadır. 1920’li yıllara gelindiğinde ise film dünyası büyük bir sıçrayış yaşayacak ve artık filmler insanların hayatına sesli bir şekilde girecektir. Yaşanan bu devrim ile birlikte her geçen gün daha da gelişmeye başlayan film dünyası, bu gelişimini günümüze kadar sürdürmüş ve tüm bu gelişmeler sayesinde bizlerin hd film izle seçeneğiyle birlikte dilediğimiz her filmi izleyebilmemize olanak sağlamıştır.

Filmlerin sesli bir şekilde izleyiciye sunulmasının ardından yavaş yavaş sinema salonları popüler hale gelmiş ve insanlar film dünyasıyla tamamen iç içe girmiştir. 2010’lu yıllara kadar popülerliğini aynı ilk günkü gibi koruyan sinema salonları, her ne kadar izleyicilerin bir numaralı tercihi olsa da; bu durum artık yavaş yavaş değişmek üzeredir. Çünkü artık insanların hayatına, online filmler girmiştir. Her ne kadar o zamanlar o kadar popüler olmasa da birçok kişi tarafından tercih edilen online film izleme deneyimi, hiç şüphesiz ki bugüne kadar film dünyasında atlan en büyük ve en önemli adımlardan biridir. Çünkü yüz yılı aşkın bir süre boyunca dışarıda olan filmler, artık insanların evine girmiştir.

Artık günümüzde neredeyse herkesin tercih ettiği online film izlemek, hiç tartışmasız yapması son derece keyifli ve bir o kadar da rahat olan bir aktivitedir. Çünkü geçmişe kıyasladığımızda film izlemek isteyen bir insan bunu yapabilmek için bir sinema salonuna gitmeliyken, günümüzde ise her insan dilediği her filmi 4k film izle veya hd film izle kalitesiyle izleyebilmektedir. Üstelik online filmler bizlere sadece görüntü kalitesini seçme şansı sunmamış, aynı zamanda izleyeceğimiz filmleri Türkçe dublaj veya türkçe altyazılı gibi istediğimiz dilde izleme kolaylığı sağlamıştır. Filmleri en kaliteli şekilde izleyebilmek için en uygun adres ise siz değerli ziyaretçilerimiz için her geçen gün bir adım öteye taşıdığımız fullhdfilmizlesene online film sitemizdir.

Başkan Gencan Akın’dan ‘Hukukun Üstünlüğü’ vurgusu

Edirne Belediye Başkanı Av. Filiz Gencan Akın, hem bir hukukçu hem de Edirne halkının seçilmiş belediye başkanı olarak yeni adli yılın başlaması sebebiyle bir mesaj yayınladı.

Belediye Başkanı Av. Filiz Gencan Akın, yayınladığı mesajında;

“Adalet, demokrasimizin en temel direği; özgürlüklerimizin, eşitliğimizin ve toplumsal barışımızın güvencesidir. Adaletin geciktiği ya da gölgelendiği bir yerde, yurttaşlarımızın devlete olan güveni sarsılır. Oysa bağımsız, tarafsız ve hızlı işleyen bir yargı sistemi; sadece hukukçuların değil, tüm toplumun ortak ihtiyacıdır.

Meslek hayatımda adaletin önemini yakından deneyimlemiş biri olarak biliyorum ki, hukukun üstünlüğü her zaman siyaset üstü tutulmalı, yurttaşlarımızın hakkı ve hukuku hiçbir koşulda zedelenmemelidir. Bizler için asıl olan, adaletin herkes için eşit, şeffaf ve erişilebilir şekilde tecelli etmesidir.

Bu inançla, yeni adli yılın; bağımsız yargının güçlendiği, hak arama özgürlüğünün daha da pekiştiği ve adaletin toplumun tüm kesimlerine güven verdiği bir yıl olmasını diliyorum.

Fedakârlıkla görev yapan tüm hakim, savcı, avukat meslektaşlarım ve adalet emekçilerine başarılar diliyor; ülkemize, milletimize ve yargı camiamıza hayırlı olmasını temenni ediyorum.”

Her adım fidan, her adım zafer!

Olgay GÜLER

Edirne’de düzenlenen Uluslararası Edirne Maratonu’nda yaklaşık 800 atlet, Türkiye-Yunanistan sınırını oluşturan Pazarkule Sınır Kapısı’nı da kapsayan 10 ve 21 kilometrelik parkurda yarıştı.

Kentte bu yıl Balkan Ülkeleri Dostluk Grubu Derneği (BÜDDER) tarafından 10’uncusu düzenlenen Uluslararası Edirne Maratonu, 30 Ağustos Zafer Bayramı teması ve ‘Her Adım Bir Fidan’ sloganıyla gerçekleştirildi. UNESCO Dünya Kültür Mirası listesindeki Selimiye Camisi önünden başlayan Edirne maratonuna yaklaşık 800 sporcu katıldı.

Sporcular, 21 kilometre ve 10 kilometrelik iki farklı etapta yarıştı. Yarışın startını Türkiye Atletizm Federasyonu Başkanı Ahmet Karadağ verdi.

10 kilometrelik parkurda sporcular Selimiye Camisi önünden Atatürk Bulvarı, Tunca ve Meriç Köprüleri ve Lozan Caddesi’ne giderek buradan dönüş aldı. 21 kilometrelik parkurdaysa aynı rotanın devamında Karaağaç Mahallesi ve Yunanistan açılan Pazarkule Sınır Kapısı’na gidildi. Sporcular gümrük kapısında, sınırın sıfır noktasında, Yunanistan’daki Kastanies Gümrük Kapısı önünden dönüş alarak Selimiye Camisi önünde yarışı tamamladı.

CHP İL BAŞKANLIĞI ADALET VE ÖZGÜRLÜK İÇİN KOŞTU

Öte yandan Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı Harika Taybıllı ve İl Gençlik Kolları Başkanı Özgür Hata da, maratona katılarak koştu. CHP’li isimler yarışmada tutuklu İBB Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu belediye başkanlarının resimlerinin olduğu ‘Özgürlük – Adalet İstiyoruz’ yazılı tişörtlerle koştu.

CHP İl Başkanı Taybıllı, “30 Ağustos Zafer Bayramı coşkusunu ve aynı zamanda kaybettiğimiz ağaçlarımız için ‘her adım bir fidan’ diyerek koşacağız. Biz aynı zamanda Cumhuriyet Halk Partisi olarak. adalet ve özgürlük için de koşacağız. Çünkü biliyorsunuz yarın 1 Eylül Dünya Barış Günü. Barış dediğimiz zaman sadece savaşların olmamasını düşünmüyoruz elbette. Adaletin, eşitliğin ve özgürlüğün tesis edildiği bir dünya düzeninin olması gerekiyor. Dolayısıyla bizler de içeride tutuklu olan belediye başkanlarımız başta cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu olmak üzere tutuklu tüm belediye başkanlarımız ve tüm yol arkadaşlarımız için Adalet ve Özgürlük arayışı için adım atacağız ve koşacağız” dedi.

GENEL KLASMANDA BİRİNCİ MİLLİ ATLET ÜZEYİR SÖYLEMEZ

Yarışma sonunda oluşan sonuçlara göre, genel klasmanda 21 kilometrede birinciliği milli atlet Üzeyir Söylemez elde etti. İkinciliği Fetene Alemu Regasa’nın elde ettiği 21 kilometrede, üçüncü Ümit Er oldu. 21 kilometrede kadınlarda Senem Pusat birinci, Euna Lee ikinci, Didem Alaçam üçüncü oldu.

10 kilometrede genel klasmanda birinci Soykan Baykal, ikinci Sezgin Uluhan ve üçüncü Nuh Aşçı oldu. 10 kilometre kadınlarda birinci Denize Koyuncu, ikinci Ayşegül Cenik, üçüncü Bahar Sezer oldu.

‘GÜZEL VE ANLAMLI BİR YARIŞTI’

Yarışma sonunda duygularını aktaran başarılı atlet Söylemez, motivasyon kaynaklarının 30 Ağustos Zafer Bayramı olduğunu belirterek, “Bizi burada aslında motive eden 30 Ağustos Zafer Bayramı. Büyük Atatürk ve kahraman silah arkadaşlarına ne kadar teşekkür etsek az. İkincisi kahraman itfaiyecilerimiz. Zaten bu yarış ‘30 Ağustos’ parolasıyla ve ‘Her Adım Bir Fidan’ sloganıyla konuşuldu. Yani her koşucu kendi için fidan dikiyordu. Aslında her anlamda güzel bir yaştı, anlamlı yarıştı. İki ülke bir sınır yaptık. Geçen sene kazandım. Bu sene yine kazandım. Burası gerçekten anlamlı ve eğlenceli bir parkur. Değişken de bir parkur ama seyri çok güzel, açık hava müzesi gibi” dedi.

‘BAŞARILI DERECELER ÇIKTI’

Türkiye Atletizm Federasyonu Başkanı Ahmet Karadağ da, yarışmada çok güzel derecelerin çıktığını belirterek, “Güzel bir havada, güzel bir saatte başlayan yarışmayla beraber çok da başarılı dereceler çıktı. Milli atletimiz Üzeyir Söylemez’in de bu uluslararası müsabakayı yabancı atletlerin önünde kazanması bizi tabii ki çok mutlu etti. Kendisi çok başarılı bir atletimiz. Hem organizasyona, hem yarışan herkese çok teşekkür ediyoruz. Hem 30 Ağustos farkındalığı, hem de yanan ormanlarımız için her katılan, her yarışı bitiren kişiye verilen birer tane fidanla yangınlara karşı olan hassasiyetimizi de bize hatırlattığı için Edirne’ye de çok teşekkür ediyoruz” diye konuştu. 

’ZAFER BAYRAMI COŞKUSUNA UYGUN OLDU’

BÜDDER Başkanı Önder Akdağ, organizasyonun Zafer Bayramı coşkusuna uygun yapıldığını belirterek, “Hem ülkemize, hem şehrimize, hem 30 Ağustos Zafer Bayramı coşkusuna uygun, güzel, kusursuz bir organizasyon yapmaktan dolayı mutluyuz. Ben Türkiye Atletizm Federasyonu Başkanımıza teşekkür ediyorum. Bugün bizimle beraber onurlandırdılar bizi. Ayrıca biliyorsunuz sporcular bu yıl ayrı bir coşkuyla koşuyorlar. Çünkü hem 30 Ağustos Zafer Bayramı coşkusu var, bizimle birlikte kutluyorlar, hem de yanan ormanlarımız için her adım bir fidan kampanyasına katkıda bulunuyorlar. Bu yüzden ayrı bir anlam kazanıyor. Şehrimiz adına mutluyuz, gururluyuz” şeklinde konuştu.

80 YAŞINDA 10 KİLOMETRE KOŞTU

Yarışmaya son 3 yıldır katılan ve 10 kilometrelik parkurda koşan 80 yaşındaki Ahmet Poyraz, “10 kilometre koştum. Yıl içerisinde yapılan tüm koşulara katılıyorum. 2000 yılından beri bu sporun içerisindeyim. Edirne parkurunu da çok seviyorum. Bu yıl üçüncü kez koşuyorum burada. Yarış boyunca hiç zorlanmadan koşuyorum. Baktım gençler yürüyor, onlara ‘ayıp’ dedim, beni görünce koşmaya başladılar. Onları motive ettim” ifadelerini kullandı. 

Poyraz’la birlikte yarışı bitiren 79 yaşındaki Remzi Narlı da, “9 yıldır bu organizasyonda koşuyorum. Normalde de 45 yaşına kadar da futbol oynadım. Sağlıklı ve zinde kalmak için herkes spor yapsın” dedi.

Yarışma sonunda dereceye giren atletlere ödülleri, Edirne Vali Yardımcısı Ercan Çiçek, Türkiye Atletizm Federasyonu Başkanı Ahmet Karadağ ve BÜDDER Başkanı Önder Akdağ tarafından verildi.

Coşkunun fener alayı

Olgay GÜLER

Edirne Belediyesi tarafından, büyük zaferin 103’üncü yıldönümü kutlamaları kapsamında, Şükrüpaşa İlkokulu önünden Atatürk Anıtı’na uzanan fener alayı yürüyüşü gerçekleştirildi.

Atatürk Bulvarı üzerindeki Şükrüpaşa İlkokulu önünden başlayan yürüyüşe Cumhuriyet Halk Partisi Edirne Milletvekili Baran Yazgan, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın, 665’inci Kırkpınar Ağası Ufuk Özünlü, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Kent merkezindeki Atatürk Anıtı’nda son bulan yürüyüşte, yan yana getirilerek oluşturulan 50 metre uzunluğundaki Türk bayrakları, vatandaşlar tarafından taşındı.

Saygı duruşunda bulunup, İstiklal Marşı okunan Atatürk Anıtı’nda konuşan Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın, 103 yıl önce ortaya konanın sadece bir zafer değil, fikir ve inanç olduğunu belirtt.

Başkan Encan Akın, “Bugün sadece bir zaferi değil, bize yol gösteren bir fikri, bir inancı kutluyoruz. 103 yıl önce verilen mücadele bize gösterdi ki; eğer inancımız varsa, eğer bir aradaysak, aşamayacağımız hiçbir engel yoktur. O yüzden bu akşam burada geçmişi anmak için değil, geleceğimizi birlikte kurma irademizi göstermek için buluştuk. Selam olsun Kocatepe’ye. Selam olsun Afyon ovasında toprağa düşen yiğitlere. Selam olsun Rumeli’ye, Balkanlara; kardeşliğin ve dayanışmanın köprüleri olan o topraklara. Selam olsun Edirne’nin toprağında, tarih boyunca bu milleti koruyan kahramanlara.Ve en büyük selam; Cumhuriyetimizin kurucusu, başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e olsun” dedi.

Gencan Akın’ın konuşmasının ardından anıtta marşlar söylendi. Edirne Belediye Bandosu eşliğinde marşların söylenmesinin ardından program sona erdi.

Valilik’ten 30 Ağustos’ta resepsiyon

Olgay GÜLER

Edirne Valisi Yunus Sezer, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla verilen resepsiyonda yaptığı konuşmada 30 Ağustos’un yeniden şahlanış olduğunu söyledi.

Büyük zaferin 103’üncü yılı nedeniyle Edirne Valisi Yunus Sezer ve eşi Canan Sezer’in ev sahipliğinde resepsiyon düzenlendi. Kent protokolüyle siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin katıldığı resepsiyonda konuşan Vali Sezer, 30 Ağustos’un yalnızca bir zafer değil, milletin yeniden şahlanışı olduğunu vurguladı.

‘BİR MİLLETİN YENİDEN ŞAHLANIŞI’

Etkinlikte konuşan Valisi Sezer, 30 Ağustos’un bir destan olduğunu belirterek, “Bugün, tarihin altın sayfalarına kazınmış bir destanın, 30 Ağustos Zaferi’nin 103’üncü yıldönümünü, milletçe büyük bir gurur ve coşku içerisinde kutlamak için buradayız. Bu büyük zaferi, vatanın sınır taşı Serhat Edirne’mizde; tarihle milletin omuz omuza yazdığı bu kutlu mücadeleyi yeniden anmak üzere bir arada olmanın onurunu yaşıyoruz. Bugün burada sadece bir zaferi anmak için değil; bir ruhu hatırlamak, hafızamızı tazelemek ve milletçe varoluş mücadelemizi yeniden idrak etmek için toplanmış bulunuyoruz. 30 Ağustos yalnızca bir meydan savaşı değil; yüzyılların yükünü sırtlayan bir milletin yeniden şahlanışıdır. 30 Ağustos Zaferi’ne gelene kadar milletimiz, iki yüz yıl boyunca çekile çekile, yenile yenile ağır kayıplar vermiş; Sarıkamış’tan Çanakkale’ye kadar acılar yaşamış, ama nihayetinde Anadolu’da yükselen ‘Artık yeter!’ haykırışının karşılığı Dumlupınar’da verilmiştir. Bu tarih, Üsküp’ten Halep’e, Manastır’dan göç yollarına düşerek zulümden kaçanların; evlatlarını, geçmişini, dualarını sırtlayıp Anadolu’ya sığınanların yeniden dirilişidir. Bu zafer, sadece toprakların değil; onurun, şerefin, istikbalin ve istiklalin kurtuluşudur” diye konuştu.

 KONSERLE DEVAM ETTİ

Konuşmanın ardından program, Edirne Devlet Türk Müziği ve Rumeli Müzikleri Topluluğu’nun Sebati Balkan solistliğindeki konseriyle devam etti.

Karada ve denizde ‘zafer’ coşkusu!

Olgay GÜLER

Edirne, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundaki en büyük yapı taşlarından Büyük Taarruz Zaferi’nin 103’üncü yılını, gerçekleştirilen törenlerle coşkuyla kutladı.

Edirne’de 30 Ağustos Zaferi’nin 103’üncü yıl dönümü coşkuyla kutlandı. Atatürk Anıtı’nda çelenk konulmasıyla başlayan tören, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam etti. Törene; Edirne Valisi Yunus Sezer, AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, CHP Edirne Milletvekilleri Baran Yazgan, 54’üncü Mekanize Piyade Tugay Komutan Tuğgeneral Yüksel Kolcu, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın, siyasi parti ile kamu kurum ve kuruluş temsilcileri katıldı.

Vali Sezer’in makamında tebrikleri ile süren törende, Atatürk Bulvarı’nda geçit töreni yapıldı. Buradaki program da saygı duruşu ve İstiklal marşıyla başlarken ardından 54’üncü Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı adına Piyade Üsteğmen Kemal Sağlamdemir konuşma yaptı.

Sağlamdemir, büyük zaferin 103’üncü yıldönümünü kutlamanın gurur ve heyecanını yaşadıklarını belirterek, “Asil Türk milleti, kahraman Türk ordusuyla birlikte varlığına ve vatanına kastedenlere karşı 103 yıl önce bugün kahramanlık ve şeref dolu tarihinden aldığı kudretiyle yeniden dirilerek topyekun bir varoluş mücadelesi sonucunda yine tarihte az rastlanır bir zafer kazanmıştır. Aziz yurduna ve bağımsızlığına kasteden işgal kuvvetleri karşısında Türk ordusunun ortaya koyduğu eşsiz bir eser olan bu zaferin her safhası tek tek düşünülmüş, hazırlanmış ve yönetilmiştir. Türk ulusu bu meydandan ulu önderinin liderliğinde alnının akıyla çıkmayı başarmıştır. Bugün dünyanın sayılı askeri güçlerinden birisi olan silahlı kuvvetlerimiz her zaman her yerde ve her şartta verilecek görevleri yerine getirmeye hazırdır. Milli egemenlik, milli şuur ve tam bağımsızlık esasına dayanan Atatürk ilkeleri bugüne kadar olduğu gibi gelecekte de Türk Silahlı Kuvvetlerimize rehber olmaya devam edecektir” dedi.

Törende daha sonra Edirne Belediyesi halk oyunları topluluğu, gösteri sergiledi. Geçit töreninde; 54’üncü Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı’na bağlı askeri birlikler ile jandarma ve emniyet müdürlüğüne bağlı ekiplerin geçişi vatandaşlardan yoğun alkış aldı.

SAROS KÖRFEZİ’NDE TEKNE İLE KUTLAMA

Edirne’nin Enez ilçesinde, Enez Amatör Denizciler ve Su Sporları Derneği tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen ’30 Ağustos Zafer Seyri’, bu yıl da coşkuyla gerçekleştirildi. Yaklaşık 100 teknenin yer aldığı etkinlik, balıkçı barınağından başladı. Türk bayrakları ve Atatürk posterleriyle donatılan tekneler, marşlarla 2 kilometrelik sahil hattı boyunca ilerleyip sahildeki vatandaşları selamladı. Enez Kaymakamlığı, Enez Belediyesi ve Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın destek verdiği etkinlikte, 30 Ağustos Zafer Bayramı, coşkuyla kutlandı.

Bahçeşehir’de Kilit Konusunda Güvenliğin ve Profesyonelliğin Adresi

Bahçeşehir, İstanbul’un hızla gelişen ve yaşam kalitesiyle öne çıkan semtlerinden biri olarak bilinir. Modern konut projeleri, prestijli siteler, alışveriş merkezleri ve geniş sosyal alanlarıyla dikkat çeken bu bölgede güvenlik, her zaman en öncelikli konular arasında yer alır. İnsanların huzurlu bir yaşam sürebilmesi için evlerinden iş yerlerine, araçlarından kasalarına kadar her noktada güvenilir bir kilit sistemine ihtiyaç duyulmaktadır. İşte bu noktada, Bahçeşehir çilingir firması devreye girerek bölge sakinlerine hızlı, güvenilir ve profesyonel çözümler sunar.

Her ne kadar modern yaşam kolaylıklarla dolu olsa da, kapıda kalmak, anahtar kaybetmek veya kilit mekanizmasının bozulması gibi durumlar herkesin başına gelebilecek sıkıntılar arasında yer alır. Bu tür sorunlarda zamanında alınacak profesyonel destek, hem günlük yaşamın aksamadan devam etmesini hem de güvenliğin en üst düzeyde korunmasını sağlar.

Bahçeşehir çilingir, bu anlayışla hizmet vermekte ve bölge halkına 7/24 kesintisiz destek sunmaktadır. Profesyonel ekipler, en güncel ekipmanlarla donatılmış araçlarıyla kısa sürede adrese ulaşır ve mağduriyetin büyümeden çözüme kavuşmasını sağlar.

Bahçeşehir çilingir firması, yalnızca ev ve araçlarla sınırlı kalmaz; iş yerleri ve özel kullanım alanlarında bulunan kasa açma hizmetleri ile de öne çıkar. Kasa anahtarının kaybolması, şifre mekanizmasının bozulması veya elektronik sistemin devre dışı kalması durumunda uzman ekip devreye girer.

Bahçeşehir çilingir firmasının en büyük gücü, müşteri memnuniyetini ön planda tutan yaklaşımıdır. Her işlemde şeffaf bir fiyat politikası izlenir, yapılan hizmetler hakkında müşteriye detaylı bilgi verilir ve işlem sonrasında destek sağlanır.

Bölge halkı, bu anlayış sayesinde firmayı yalnızca bir çilingir değil, aynı zamanda güvenlik danışmanı olarak görmeye başlamıştır.

Firmanın en dikkat çeken özelliklerinden biri de ulaşılabilirliğidir. Müşteriler, günün her saatinde telefonla veya online kanallar üzerinden firmaya ulaşabilir. Kısa sürede verilen geri dönüşler, müşteri mağduriyetini minimum seviyeye indirir.

Bahçeşehir anahtarcı, yalnızca kapı açma değil, güvenliği bir bütün olarak ele alan yaklaşımıyla öne çıkar. Acil durumlara hızlı çözümler üretmesi, modern güvenlik sistemlerine hâkimiyeti, müşteri memnuniyetine verdiği önem ve uygun fiyat politikasıyla bölgenin en güvenilir firmalarından biri konumundadır.

Bahçeşehir gibi modern yaşamın merkezinde bulunan bir bölgede, profesyonel çilingir hizmetlerine duyulan ihtiyaç hiçbir zaman bitmeyecektir. Bu firma da, yıllardır olduğu gibi bundan sonra da bölge halkının yanında olmaya devam edecektir.

PVC Zemin Kaplama: Estetik, Dayanıklı ve Ekonomik Çözüm

Günümüzde yaşam alanlarının dekorasyonunda estetik görünüm kadar dayanıklılık ve hijyen de önemli hale gelmiştir. Evlerden okullara, ofislerden spor salonlarına kadar pek çok farklı alanda tercih edilen PVC zemin kaplama fiyatları, bu ihtiyaçlara en uygun çözümlerden biridir. Hem görselliği hem de uzun ömürlü yapısı sayesinde son yıllarda popülerliği giderek artan bu ürünler, farklı kullanım alanlarına sunduğu avantajlarla öne çıkar.

PVC Zemin Kaplama Nedir?

PVC, yani “Polivinil Klorür”, dayanıklı ve esnek yapısıyla bilinen bir malzemedir. Zemin kaplamalarında kullanılan PVC, hem dekoratif hem de fonksiyonel özelliklere sahiptir. Üretim aşamasında farklı desen, renk ve kalınlık seçenekleriyle hazırlanabilen bu kaplama türü, kullanıldığı alanın ihtiyaçlarına uygun çözümler sunar.

Örneğin; hastanelerde hijyen ön planda olduğu için antibakteriyel özelliklere sahip kaplamalar tercih edilirken, spor salonlarında darbelere karşı dayanıklı ve esnek ürünler kullanılır. Okullar, kreşler, ofisler ve toplu yaşam alanları için ise hem kolay temizlenebilir hem de estetik görünüme sahip modeller öne çıkar.

PVC Zemin Kaplamanın Avantajları

PVC zemin kaplamanın tercih edilmesinde birçok etken vardır. Bunların başında kullanım kolaylığı ve uzun ömür gelir. İşte öne çıkan bazı avantajlar:

  1. Dayanıklılık

Ağır eşyalara, darbelere ve yoğun insan trafiğine karşı yüksek dayanıklılık gösterir.

  1. Kolay Temizlik ve Hijyen

Toz, kir ve sıvıları içine çekmez. Nemli bir bez veya basit temizlik ürünleriyle kısa sürede temizlenebilir.

  1. Ekonomik Çözüm

Ahşap veya mermer gibi doğal malzemelere göre çok daha uygun fiyatlıdır.

  1. Dekoratif Seçenekler

Ahşap deseninden mermer görünüme kadar geniş bir yelpazede üretilir.

  1. Konfor ve Güvenlik

Esnek yapısı sayesinde yürürken ayakları yormaz, kaymaz yüzey seçenekleriyle güvenli kullanım sağlar.

PVC Yer Döşemesi Nerelerde Kullanılır?

PVC yer döşemesi, kullanım alanlarının çeşitliliğiyle dikkat çeker. Evlerde özellikle mutfak ve çocuk odalarında tercih edilir. Ofislerde şık ve profesyonel bir görünüm sunar. Hastanelerde, laboratuvarlarda ve sağlık merkezlerinde hijyen açısından avantaj sağlar. Kreşlerde ve okullarda ise hem güvenli hem de renkli seçenekleriyle çocuklara uygun bir ortam oluşturur.

Ayrıca spor salonları, alışveriş merkezleri, oteller, yurtlar ve kamu binaları da PVC kaplamanın yoğun olarak kullanıldığı alanlardandır.

Mineflo Yer Döşemeleri: Klasikten Moderne

PVC zemin kaplamanın en bilinen türlerinden biri de Mineflo yer döşemeleri’dir. Uzun yıllardır Türkiye’de yaygın olarak kullanılan bu ürünler, hem dayanıklılığı hem de şık görünümleriyle dikkat çeker. Mineflo, özellikle ev ve ofislerde uygun fiyatlı ve estetik çözümler sunmasıyla öne çıkar.

Modern üretim teknikleri sayesinde artık sadece klasik desenlerde değil, farklı renk ve dokularla da üretilebilen mineflo döşemeler, dekorasyona esneklik kazandırır. Bu ürünlerin montajı oldukça kolaydır ve kısa sürede uygulanabilir. Ayrıca gerektiğinde parça değişimi yapılabildiğinden bakım maliyetleri minimum seviyededir.

PVC Zemin Kaplama Fiyatları

Kullanıcıların en çok merak ettiği konulardan biri de fiyatlardır. Bunlar; ürünün kalınlığına, desenine, kalitesine ve uygulanacak alanın büyüklüğüne göre değişir. Genellikle metrekare üzerinden hesaplama yapılır ve işçilik masrafı da fiyata eklenir.

Örneğin, antibakteriyel özellikli veya ekstra dayanıklı spor salonu kaplamaları standart ev tipi PVC kaplamalara göre daha yüksek maliyetli olabilir. Ancak uzun vadede dayanıklılığı sayesinde çok daha ekonomik bir çözüm sunar.

Zemin kaplamaları, bir mekânın hem estetiğini hem de kullanım konforunu doğrudan etkiler. PVC kaplama, dayanıklı yapısı, uygun fiyatı ve zengin dekoratif seçenekleriyle öne çıkan çözümlerden biridir. Mineflo gibi çeşitleri sayesinde hem ev hem de iş yerleri için güvenilir alternatifler sunar.

Uzun ömürlü, hijyenik ve ekonomik bir zemin kaplama arayanlar için PVC ürünleri, günümüzün en doğru tercihlerinden biridir.