‘Edirne’mizin sakini değil, sahibi olalım’

21.Dönem Edirne Milletvekili Şadan Şimşek, “Gelin  düşünen, üreten, paylaşan bir Edirne yaratalım” diyerek, Edirne’de kurulacak Sosyal – Ekonomik Konseylerle yerelden hizmete başlayarak genele örnek olma çağrısında bulundu.

21.Dönem Milletvekili Şimşek, yaptığı yazılı açıklamada, ülkenin sosyal, ekonomik olarak geldiği nokta son çıkışta olduğuna dikkat çekerek, “Bu son  çıkışı kaçırırsak durum çok vahimdir” dedi. Şimşek açıklamasında şunlara yer verdi:

DÜŞÜNEN, ÜRETEN, PAYLAŞAN EDİRNE

“Ülkemizin ekonomik raporları yetkili kurumlarca kamuoyu ile paylaşıyor. Ekonomik raporlar incelendiğinde; git gide sosyal gelir dengesizliğinin arttığı, sabit gelirlerin alım gücünü kalmadığı, sabit gelirlerin maaş oranı gayri safi milli gelir içinde gerilediği, sosyal patlamanın eşiğine gelindiği görülmektedir.

Gelin Düşünen, Üreten, Paylaşan bir Edirne yaratalım.

Halkımızın son sözü şudur; Söylem değil, artık çalışma zamanıdır. Demokrasiye, Cumhuriyetin değerlerine sahip çıkma, Ülkemizin üretime geçilerek, işsizlikle, yoksullukla, israfla mücadele etme, halka inme, halkın sorunlarını dinleme, görev ve sorumluluğu yerine getirme zamanıdır.

Daha önceki kamuoyu paylaşımlarımda da belirttiğim üzere; siyaset makamı ticaret, yandaşa, ranta hizmet yeri değildir. Vesayet altında örgüt yaratarak, kutuplaştırarak, üyeleri ayrıştırarak, bir avuç yandaşa rant sağlayarak siyaset yapılmayacağıdır. Siyaset bir araç halka hizmet amaç olmalıdır.

Acilen iktidarın ekonomik, sosyal konseyler kurarak, özellikle sabit gelirli yurttaşlarımızın alım güçlerinin korunması gerekir. Sosyal gelir dengesizliği had safhaya ulaşmış durumdadır. Uygulanan ekonomik politikalar zengini çok zengin, fakiri çok fakir yapmış, orta direk sınıfı yok olmuştur. Ayrıca Siyaseti ticaret ve rant içi kullananlar servetine servet katmıştır.

Ülkemizin sosyal, ekonomik olarak geldiği nokta son çıkıştadır. Bu son  çıkışı kaçırırsak durum çok vahimdir.

Ülkemizin yıllarca rantiyeye yarayan tüketim odaklı ekonomik politikalar ile rantiyeciye yaramıştır. Oluşturulan Algı siyaseti ve medya gücü ile farklı gündemler ile, dini, milli duygular ile oynayarak halkımızı kutuplaştırılarak, ayrıştırılarak kamuoyu oluşturulmaya çalışılmaktadır. Bu zamana kadar halkımız; sağduyusu ile birlik, beraberlik, kardeşlik duyguları ile hareket etmektedir.  İç ve Dış mihraklar ile bir yandan Ülkemizin içeride yaklaşık 13 milyon kişilik sığınmacı ile demografik yapısı değiştirilmeye çalışılıyor. Diğer yandan kaotik bir ortam yaratılarak, Ülkemizin içinde bulunduğu sosyal, ekonomik, kültürel durum kapatılmaya çalışılıyor.

SİYASİLERE ÖNERİ

Halkımız; gelinen durumu çok iyi sorgulamalı ve değerlendirmelidir. Gelinen noktada siyaset ile uğraşan arkadaşlara çok iş düşüyor. Şunu çok iyi bilmeleri gerekir.

1.Siyaset rant ve ticaret yeri değildir.

2.Siyasi makamlar ülke çıkarlarını korumak, geleceği güvence altına alma yeridir.

3.Siyaset makamı halka ve hakka hizmet yeridir.

4.Siyasette oturduğun koltuktan güç alınmaz, oturduğun koltuğa güç verilir.

5.Siyaset kavga yeri değildir.

6.Siyaset düşünen, üreten, paylaşan, halkı için çalışma yeridir.

7.Siyasi makam halkına güven, tutarlı, kararlı, ilkeli, sürdürebilir politikaları üretme yerdir. Yandaşa para kazandırma, halkın vergilerini hesapsızca, israf ederek harcama yeri değildir. Halkına ve Adalete hesap verme yeridir.

8.Siyasi makamlar halkı kucaklama, birlik, beraberliği, kardeşliği, hoşgörüyü sağlama yeridir.Diye sıralayabiliriz.

KAMUOYUNA AÇIK ÇAĞRI

Kamuoyuna açık çağrımdır. Edirne ilimizin sakini değil, sahibi olalım. Tek ses… Tek yürek olarak…Düşünen, üreten, paylaşan bir Edirne yaratalım. Başta Valimiz olmak üzere, Akademisyenler, Siyasi Partiler, Seçilmiş Milletvekili, Belediye Başkanları, İl Genel ve Belediye Meclis Üyeleri, muhtarlar, kurumlarımızla, STK, Meslek Odaları, yerel basınımız, halkımız ile birlikte çalışalım. Edirne’mizi hak ettiği yere getirelim. Edirne’mizde Sosyal – Ekonomik Konseyler kuralım. Yerelden hizmete başlayarak Genele örnek olalım. İlimizin yerel kaynaklarını kullanalım.

İl, ilçe, belde ve köylerimizde ekonomik, sosyal, kültürel, tarım ve hayvancılık alanlarda master planları yapmamız gerekir. Olası bir İstanbul depremine Serhat kentimizi hazır hale en yakın zamanda getirilmesi, bunun için yerel ve merkezin kaynaklarını kullanılması zorunludur. Olası İstanbul depreminde ilk göçler Trakya bölgemize olacaktır.

Artık kişisel menfaatlerin değil, toplumsal menfaatleri gözetelim. Halkımızın sosyal, ekonomik ve kültürel alanlarda kalkınmasını sağlayalım..

Halkımızı içinde bulunduğu ekonomik durumdan birlik beraberlik içinde Seferberlik bilinci ile çok çalışarak başaralım..

Bu konuda başta valimizden, seçilmiş arkadaşlarımızdan ve Meslek Odaları, STK’lardan önderlik yapmasını bekliyorum..

Edirne ilimizin sorunlarını yakından takip eden birisi olarak her zaman göreve hazır olduğumu belirtmek isterim.”

Ülkemizde birlik, beraberlik içinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ümüzün göstermiş olduğu çağdaş muasır medeniyetler seviyesine ulaşması için çok çalışmalıyız.

Sonuç; Ülkemizde gelinen nokta üretemeyen siyaset, üretemeyen toplum ve üretemeyen sevgi olarak görmenin üzüntüsünü yaşıyoruz. Halkımız oy verdiği partilerin, seçtiği kişilerin kendilerine, geleceklerine sahip çıkmasını, ayrıştırmadan, ötekileştirmeden davranış içinde hareket etmelerini, gelecek ve yarın ne olacak kaygısı olmadan, geleceğe güvenle bakarak yaşamak istemektedirler.”

TÜRSAB Trakya – TÜ Teknopark işbirliği

TÜRSAB Trakya Bölge Temsil Kurulu’nun Trakya Üniversitesi Teknopark’a gerçekleştirdiği ziyarette turizmde AR-GE ve yenilikçi iş birlikleri için ilk adım atıldı

TÜRSAB Trakya Bölge Temsil Kurulu Yönetim Kurulu Başkanı Egemen Aydın ve Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Yar, Trakya Üniversitesi Teknopark Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Dönmez’i Teknopark merkezinde ziyaret etti.

Gerçekleştirilen ziyarette, Trakya bölgesinde faaliyet gösteren seyahat acentalarının AR-GE çalışmaları yapmalarına yönelik imkânlar ve Teknopark bünyesinde sunulabilecek destek modelleri hakkında fikir alışverişinde bulunuldu.

Bölge turizminin geliştirilmesi, tanıtım faaliyetlerinin güçlendirilmesi ve sektöre yenilikçi bir yapı kazandırılması konularında iş birliği fırsatları değerlendirildi.

Ziyarette ayrıca, ilerleyen dönemlerde TÜRSAB Trakya BTK ile Trakya Üniversitesi Teknopark arasında yapılacak iş birliği protokolleriyle, bölgedeki seyahat acentalarına yönelik kolaylıklar sağlanması ve ortak projeler geliştirilmesi yönünde temenniler paylaşıldı.

TÜRSAB Trakya BTK Yönetimi’nin bölge turizminin gelişimi için üniversiteler, teknoloji merkezleri ve yerel kurumlarla iş birliği içinde çalışmaya devam edeceği belirtildi.

SACİDE KORKUT VEFAT ETTİ

Merhum Mahmut Nedim Korkut’un eşi Sacide Korkut, 93 yaşında vefat etti.
Mahmut Nedim Korkut’un eşi, merhum Metin Korkut, Çetin Korkut, Macide Açıkalın ve Cahide Mirza’nın anneleri Sacide Korkut için dün Eski Cami’de cenaze töreni düzenlendi.
Öğle namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Sacide Korkut’un cenazesi Buçuktepe Mezarlığı’na defnedildi.

“Günaydın… En Güzel Günler…”

Semih POROY
Emekli Gazeteci

Cep telefonları marifetiyle ortalıkta dolaşan şu meşhur “Günaydın!” mesajlarına “maruz” kaldıklarını arkadaşlarımdan da duyuyorum.
Bunların bin türlüsü var: Resimlisi, animasyonlusu, edebiyat paralayanı, yapay zekâ ile süslü püslü hâle getirilmişi ve daha neler, neler… Başka şairler yanında Nâzım Hikmet imzalı şiirlerle bezeli olanları da var, ama bunların Nâzım’ın dizeleri olduğuna bin şahit ister. Ve tüm bu mesajları bize kendi tanıdıklarımız gönderiyor.
Bunları arkadaşlarına gönderen ahbaplar acaba şunu mu demek istiyorlar: “Senin dostluğun yeterli bir dostluk gibi görünmüyor bana, bu mesajlarla dostluğumuzu güçlendiriyorum.”
Öte yandan, bu süslü görsel mesajlar bilinmedik birileri tarafından tasarlanıp telefonlara yüklenmiştir; siz de her gün beğendiğiniz birini oradan alıp, oluşturduğunuz dostlar grubuna yolluyorsunuz. Bu yüzden de, o mesajlarda en samimi dostlarınıza bile “siz” diye, ikinci çoğul şahısta seslenmiş oluyorsunuz! Bu bazen “sen” de oluyor, ama mantık aynı. Marx’ın “yabancılaşma” dediği şey.
Bir elektronik profesörü arkadaşıma konuyu açtım. Bu tür mesajlar hazırlayıp bunlardan para kazanan gruplar olabilir miydi… Hayır, bu uzak bir olasılıktı. Ama peşinden, “tıklanma” sağlayarak bundan yarar beklenebileceğini de ekledi. Kendisi de kimileyin böyle mesajlarla karşılaşan arkadaşım, dikkatimi tam da kendi alanına ilişkin bir konuya çekti: Uzak-yakın birçok tanıdıktan gelen bu tür mesajlar, mesajın gönderildiği kişilerin bunları silmek için bir biçimde zaman harcamasına neden oluyor, silinmeden unutulmuş mesajlar ise cihazda ciddi yer kaplıyor, telefonun bellek alanını daraltıyordu.
Buna ben de şunu ekleyeyim: Ayrıca bu yolla, telefon operatörlerine ve bütçeleri bakımından dünya ölçeğinde kuruluşlar olan cep telefonu üreticisi şirketlere dolaylı yoldan parasal yardım yapmaktayız. Bu kadar zenginiz yâni!
Eskiden, insan bir mektup aldığı zaman onu yanıtlardı. İncelikli zamanlardı. Mektup yanıtlamamak (ya da geç yanıtlamak) garip karşılanırdı. Edebiyatçıların mektuplaşma kitaplarında bundan kaynaklanan sayısız yakınma örnekleri vardır. Ama mektup yazmak da bir emek isterdi.
Kâğıdınızı kaleminizi hazırlayacaksınız, kafa patlatıp özlü satırlar yazacaksınız, zarflayacaksınız, sonra postaneye götürüp pullayacak, postaya vereceksiniz. Ayakları uzatıp telefondaki görsel kanallardan mesajlar seçip tıklamak emek gerektirmiyor.
İnsanlar üsluplarıyla kimlik kazanırlar. Örneğin, postadan bir mektup alırsam onu sevinçle yanıtlarım. Ama bu tür telefon mesajlarını yanıtlayamıyorum. Gönderen arkadaşlar ise, mesajlarına büyük olasılıkla benzer üslupta bir karşılık bekliyorlardır diye düşünüyorum. Yani gönderenin, bilerek ya da bilmeden, karşı tarafı cevap vermeye bir “zorlaması” var. Bir dostu zorlamak incelikli bir davranış sayılmaz. Mesajı alan kişi, dostlarıyla bu tür iletişimden yana değilse, mesajı yanıtlamayacaktır. Ya da bir iki yanıtlayacak, sonra bırakacaktır.
Dostlukların arasına böyle, “hayırlı cumalar” kıvamında telefon mesajlarıyla bir yabancılık duygusu katmak garip bir tutum. “Mucidi olmadığımız icadı” abartılı kullanma alışkanlığı dense yeridir.

Kelâm Koordinasyon Toplantısı Edirne’de

28. Kelâm Anabilim Dalları Koordinasyon Toplantısı ve “Tarihsel ve Aktüel Boyutlarıyla Selefî Anlayışlar” Sempozyumu 22–24 Ekim 2025 Edirne’de gerçekleştirilecek.

Trakya Üniversitesi’nden yapılan açıklamada, bugün başlayacak 3 gün süreli etkinliğe ilişkin şunlara yer verildi:

İlahiyat Fakültemiz, ‘Tarihsel ve Aktüel Boyutlarıyla Selefî Anlayışlar’ başlıklı bir sempozyum ile birlikte gerçekleştirilecek olan 28. Kelâm Anabilim Dalları Koordinasyon Toplantısı’na ev sahipliği yapacaktır.

22–23 Ekim 2025 tarihlerinde sempozyum oturumları düzenlenecek, 22 Ekim Çarşamba günü, sempozyumun ‘Açılış Programı’ ve ‘Açılış Oturumu’ Trakya Üniversitesi Balkan Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecektir.

Sempozyumun devam eden oturumları, Trakya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Konferans Salonu, Ebu Hanife Amfisi ve Edirne Peykler Medresesi’nde yapılacaktır.

24 Ekim Cuma sabahı ise Kelâm Anabilim Dalları Koordinasyon Toplantısı icra edilecektir.”

Haftanın programı açıklandı

Nesine 3. Lig 1. Grup’ta 8. hafta perdesi Bulvarspor – Edirnespor dahil 25 Ekim 2025 Cumartesi günü 6 karşılaşma ile açılırken, haftanın diğer 2 maçı ise 26 Ekim Pazar günü oynanacak.

Türkiye Futbol Federasyonu haftanın programını açıkladı. Buna göre, Trendyol Süper Lig Mehmet Ali Yılmaz Sezonu 3. hafta erteleme müsabakaları 22 Ekim’de, Trendyol Süper Lig Mehmet Ali Yılmaz Sezonu 10. hafta müsabakaları 24, 25, 26 ve 27 Ekim’de, Trendyol 1. Lig 10. hafta son gün müsabakaları 20 Ekim’de, Trendyol 1. Lig 11. hafta müsabakaları 24, 25 ve 26 Ekim’de, Nesine 2. Lig 10. hafta müsabakaları 25 ve 26 Ekim’de, Nesine 3. Lig 8. hafta müsabakaları 24, 25 ve 26 Ekim’de, Ziraat Türkiye Kupası 3. tur müsabakaları 28, 29 ve 30 Ekim’de oynanacak.

Edirnespor ligin 8. haftasında 25 Ekim Cumartesi günü Bulvarspor’a konuk olacak. Sancaktepe 15 Temmuz Stadı’ndaki karşılaşma saat 15.00’te başlayacak. Edirnespor 0 puanla son sırada iken  Bulvarspor 7 puanla 13. sırada bulunuyor.  

NESİNE 3. LİG 1. GRUP 8. HAFTA PROGRAMI

25 Ekim 2025 Cumartesi

Bursa Nilüfer Futbol A.Ş. – Bursa Yıldırım Spor Kulübü

İbrahim Yazıcı Nilüfer Stadı – 15.00

Karalar İnşaat Etimesgut Spor Kulübü – Galata Spor Kulübü

Etimesgut Belediyesi Atatürk Stadı – 14.30

Çorlu Spor 1947 – Beykoz İshaklı Spor Faaliyetleri A.Ş.

General Basri Saran – 15.00

Küçükçekmece Sinop Spor A.Ş. – Yalova Fk 77 Spor Kulübü

Bolluca Stadı /-15.00

Bulvarspor – Edirnespor

Sancaktepe 15 Temmuz Stadı – 15.00

Silivrispor- Astor Enerji Çankaya Spor Kulübü

Silivri Müjdat Gürsu – 15.00

26 Ekim 2026 Pazar

Kestel Çilek Spor Kulübü – İnkılap Futbol Spor Kulübü

Minareli Çavuş Spor Tesisleri – 15.00

Polatlı 1926 Spor Kulübü – İnegöl Kafkas Spor Kulübü

Polatlı İlçe – 15.00

TKBL’de hafta içi mesaisi

İsmail DEMİRAY

Halkbank Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi’nde 5. hafta perdesi bugün oynanacak 4 karşılaşma ile açılırken, Seçil Kauçuk Mersin Basketball – Edirne DSİ dahil diğer 2 karşılaşma ise yarın oynanacak.

Edirne DSİ Spor, Halkbank Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi’nin 5. haftasında yarın deplasmanda Seçil Kauçuk Mersin Basketball ile karşı karşıya gelecek. Mersin Edip Buran Spor Salonu’ndaki karşılaşma saat 18.00’de başlayacak.

TBF’nin sitesinde Urla Belediyesi – Aslan Yol Burhaniye Belediyespor arasındaki 5. hafta programında yer alan karşılaşmanın tarihi ile ilgili ise “belirlenmedi” notu düşüldü.

TKBL’DE 5. HAFTA PROGRAMI

Urla Belediyesi – Aslan Yol Burhaniye Belediyespor

Tarihi belirlenmedi – Urla Spor Salonu

22 Ekim 2025 Çarşamba

Darıca Basketbol Feneri – Turgutlu Belediyespor

Darıca Eray Şamdan SS – 15.00

İstanbul Gençlik Spor – Adana Nova Basketbol

Caferağa Spor Salonu –  17.00

Yalova Vip  – Mersin Gençlerbirliği     

90. Yıl Spor Salonu – 17.00

Zorlu Koleji Samsun Basketbol – Fenerbahçe Gelişim  

Mustafa Dağıstanlı Spor Salonu –  17.30

23 Ekim 2025 Perşembe

Emlak Konut Gelişim – Kırklareli Belediyesi Kırklareli Fen Bilimleri   

Başakşehir Spor Kompleks –  16.00

Seçil Kauçuk Mersin Basketball – Edirne DSİ

Edip Buran Spor Salonu – 18.00

TKBL’DE 4. HAFTA TOPLU SONUÇLAR

Yalova Vip 77-85 Zorlu Koleji Samsun Basketbol       

Mersin Gençlerbirliği 82-71 Adana Nova Basketbol

Kırklareli Belediyesi Kırklareli Fen Bilimleri 64-53 Darıca Basketbol Feneri

Aslan Yol Burhaniye Belediyespor 94-86 Emlak Konut Gelişim

Turgutlu Belediyespor 82-70 İstanbul Gençlik Spor

Fenerbahçe Gelişim 77-74 Seçil Kauçuk Mersin Basketball

Edirne DSİ 56-67 Bodrum Basketbol   

Şükrüpaşa ve Edirne Birlik bu hafta evinde

Cemal KUDAY

Edirne Şükrüpaşa Spor ve Edirne Birlik Spor’un takımlarının yer aydığı U14 ve U15 Gelişim Ligi’nde 6, Edirne Şükrüpaşa Spor’un U16 ve U17 takımlarının mücadele ettiği Gelişim Ligi’nde 5’inci hafta maçları geride kaldı.

Gelişim Ligi’nin 7. haftasında 26 Ekim Pazar günü Edirne Birlik Spor – Granny’s Waffles Kırklarelispor ile Edirne Şükrüpaşa Spor – Prestij Atletik Spor Kulübü U14 ve  U15 kategorilerinde karşı karşıya gelecek.

Edirne Şükrüpaşa Spor’un U16 ve U17 takımları da ligin 6. haftasında 25 Ekim Cumartesi günü Küçükçekmece İdman Yurdu Spor Kulübü’nün takımlarını konuk edecek.

U14 GELİŞİM LİGİ

Granny’s Waffles Kırklarelispor 3-0 Edirnespor

Arkent Arnavutköy Belediyesi Futbol Sk 8-0Çerkezgücü Spor

Prestij Atletik Spor Kulübü 0-4 Büyükçekmece Belediye Spor

İstanbul Beylikdüzüspor 6-0 Çerkezköy 1923 Spor Kulübü

Silivrispor 0-1 Beylikdüzü Yakuplu Spor         

Lüleburgaz Atletik Spor 0-4 Çorlu Belediye Futbol Kulübü

Edirne Şükrüpaşa Spor 2-3 Edirne Birlik Spor

Çorlu Spor 1947 0-8 Kepezspor

U15 GELİŞİM LİGİ

Granny’s Waffles Kırklarelispor 3-0 Edirnespor

Arkent Arnavutköy Belediyesi Futbol Sk 1-2 Çerkezgücü Spor

Prestij Atletik Spor Kulübü 0-9 Büyükçekmece Belediye Spor

İstanbul Beylikdüzüspor 8-0 Çerkezköy 1923 Spor Kulübü

Silivrispor – Beylikdüzü Yakuplu Spor 

Lüleburgaz Atletik Spor 1-3 Çorlu Belediye Futbol Kulübü

Edirne Şükrüpaşa Spor 5-1 Edirne Birlik Spor  

Çorlu Spor 1947 0-0 Kepezspor

U16 GELİŞİM LİGİ

Küçükçekmece İdman Yurdu Spor Kulübü 0-3 Büyükçekmece Belediye Spor  

Çanakkale Gençlerbirliği Spor 1-1 Fevzipaşaspor        

Prestij Atletik Spor Kulübü 4-2 Süleymanpaşa Namık Kemal Spor

Bahçelievler Olimpik Spor Kulübü 0-1 Edirne Şükrüpaşa Spor

Granny’s Waffles Kırklarelispor 3-0 Tekirdağspor       

İstanbul Trabzonspor 0-1 Çorlu Belediye Futbol Kulübü          

Büyükçekmece Gençordu Spor – Silivrispor

U17 GELİŞİM LİGİ

Küçükçekmece İdman Yurdu Spor Kulübü 1-5 Büyükçekmece Belediye Spor  

Çanakkale Gençlerbirliği Spor 4-2 Fevzipaşaspor        

Prestij Atletik Spor Kulübü 1-1 Süleymanpaşa Namık Kemal Spor

Bahçelievler Olimpik Spor Kulübü 2-4 Edirne Şükrüpaşa Spor

Granny’s Waffles Kırklarelispor 1-1 Tekirdağspor        

İstanbul Trabzonspor 4-3 Çorlu Belediye Futbol Kulübü          

Büyükçekmece Gençordu Spor 1-3 Silivrispor

‘Mutlak buhran’ (2)

Mutlak buhran’ başlıklı yazı ilgi gördü. Devam edelim bari…

Sadece CHP üyesinin değil seçmeninin de hislerine tercüman olmuşuz.  Aslında görünen köy kılavuz istemez ama tali yerine kök sorunlara eğilmenin gerekliliğini hep vurgulamak lazım. Yoksa kişisel tutum ve davranışlar ekseninde ele alınan CHP’deki sorunların yapısal varlığı gözden kaçıyor.                   

Sanki partili tutum ve davranışları siyasi etik değerler zemininde yürüse her şey düzelecekmiş gibi bir algı çok yaygın. Oysa balık baştan kokar misali genel merkezden aşağıya doğru süzülen oligarşik yönetim tarzından kaynaklı marazaları iyi anlamak, sorunun yapısal olduğunu iyi kavramak lazım.

Demokratik/saydam/dürüst bir parti yönetimine geçiş; bütünlüğe, kolektif siyasi pratiklere önem veren bir örgüt işleyişi, CHP’nin iktidar elinde oyuncak olmaktan kurtulması için gerek şarttır. 

Gelin görün ki, imtiyaz kaybına uğrayan Kılıçdaroğlu oigarşisi ile İmamoğlu oligarşisi arasındaki kavga devam ediyor. Karşılıklı suçlamalardan ortaya dökülen pespayelikler de halkın kafasını karıştırıyor.

AKP’nin stratejik planı etkili… CHP’deki zayıf noktalar iyi çalışılmış. Silsile operasyonların CHP’yi iktidar yolunda sarstığı besbelli…

AKP’nin en zayıf döneminde konjonktür ibreyi CHP’ye işaret ederken Özgür Özel’in haftada iki mitingle sürekli savunmada kalması, tutuklu belediye başkanlarını aklama çabaları, reaksiyoner siyasete sığınması yani AKP’deki karanlık alanları ifşa ederek zevahiri kurtarmaya çalışması: hem ülke kaynaklarının istismarının geniş boyutunu gözler önüne seriyor, hem de CHP’nin umut görülmesinde tereddüt oluşturuyor.

Bu iktidardan bir an önce kurtulmak isteyen seçmende bu ayrıntılar önemli olmayabilir.     

Yeter ki sandık gelsin bu iktidar gitsin, ülke bir an önce düzlüğe çıksın beklentisinde toplum kesiti oldukça büyük; kamuoyu araştırmaları da bunu yansıtıyor.

İşte tam da bu nedenle CHP’nin ayaklarının yere sağlam basması, derli toplu halkın karşısına çıkması önem arz ediyor kanaatimizce.

İmamoğlu oligarşisi muktedirlerinin halkın karşısına derli toplu çıkmaktan anladıkları ise: kongrelerde İmamoğlu düzenine hizmette kusur etmeyecek kadroların göreve getirilmesi. Bunun için büyük bir gayret içindeler.

Âlây-ı vâlâ ile dillendirilen değişim tüzük kurultayının fare doğurduğu iddiamızı kanıtlarcasına genel merkez yerel taşeronları üzerinden mahalle delege seçimlerinden itibaren yapılan müdahaleler, kongrelerde tüzük gereği  ‘çarşaf’ liste’ uygulamasının sözde kalması, Kılıçdaroğlu dönemini aratmıyor. Bu da parçalı bir örgüt yapısı doğruyor ve CHP’nin örgüt dinamiklerini örseliyor.

Büyük iddialarla allanıp pullanan “Değişim Kurultayı”nın bir aldatmacadan ibaret olduğunu zihni açık Cumhuriyet Halk Partililerin iyi kavradığını, hatta gözlerinin fal taşı gibi açıldığını, sosyal medyadaki paylaşımlar da gösteriyor.                                                                                                                                                      

Elbette hayret etmiyoruz çünkü insanları aldatmanın sınırları var ve kırılma noktası kaçınılmazdır; gün gelir “takke düşer kel görünür”. Evet, CHP’deki kurgulu, antidemokratik yürüyen kongre süreci, CHP’nin demokratik/saydam/dürüst yönetilme ihtiyacının karşılanmayacağını apaçık yansıtıyor.

Hatırlatma babında, 4 bölümden oluşan “MİŞİĞED IYATLURUK” yazı dizisininilk bölümünü buraya koyuyorum:   https://hudutgazetesi.com/yazarlar/misiged-iyatluruk-1/

Bir yıl önce mevzuyu ele alarak “Değişim Kurultayı”nın bir palavradan ibaret yanlarını 4 bölümde ayrıntılı işlemişiz ve üstelik o büyük iddiayı tersten yazarak ironi bile yapmışız.   

İlk bölümün ilk satırlarını tadımlık hatırlatalım…

//CHP’de bir tüzük kurultayı masalı daha hitama erdi. Bu kez farklı olan ise, “DEĞİŞİM KURULTAYI”  iddiasıydı. Parti içi demokrasiye işlerlik kazandıracak tüzük değişikliği umuduyla sadece partililer heyecanlı çalışmaları içine girmediler; TÜSES, SODEV, SDD, Toplumcu Düşünce Enstitüsü gibi fikir kulüpleri de katkı vermek için çırpındılar. Fevkalade umutlu bir hava hâkimdi kurultay öncesi.                 

Sonuç, hiç de beklendiği gibi olmadı; salondaki birtakım guruldamalar yadigâr kaldı.

İmamoğlu ve Özel’in içini doldurmaktan itina ile kaçınarak terennüm ettikleri  “Değişim” kavramının bir oyalamadan ibaret olduğu, bu tüzük kurultayında iyice ifşa olmuştur.  

Yaşanan hayal kırıklığı, CHP’de katılımcı demokrasi beklentisinin ‘fos’ çıkmasından kaynaklanmaktadır. Hatta bir geriye gidiş söz konusudur. Değişim ters yöndedir yani…//  

Kılıçdaroğlu oligarşisi ile parti yönetimini ele geçiren İmamoğlu oligarşisi arasındaki parti içi iktidar kavgasının geldiği aşama ise, CHP tarihinde yepyeni bir boyuttur. Bugüne kadar görülmemiş bir parti içi iktidar mücadelesidir; yıllardır umursanmayan yapısal sorunların doğurduğu marazalar artık pespayelik düzeyinde gözümüzün önündedir.

İktidarın elinde oyuncak hale gelinmesinin sebebi, bizzat CHP’deki muktedirler arası ‘it dalaşıdır’. Kayyım meselesi, Mutlak Butlan davası, belediyelerdeki akçeli işlerin ortaya dökülmesi, parti içi iktidar mücadelesindeki hırsın, pespayeliğin, yozluğun dışavurumudur.

Olan bitene “iktidarın operasyonları” deme kolaycılığından ziyade içeriden boşalan cerahatın laboratuvar sonuçlarına bakmak gerekir.

Gürsel Tekin’in mal varlığını bugüne kadar dert etmeyip, üstelik bu adamı CHP’de yıllarca karar verici koltuklara oturtan, möhim şahsiyet yapan, CHP’deki yapı bozukluğuna yaslanarak parti içi iktidarı elde tutanlar değil midir?

Kaldı ki Gürsel Tekin’in yıllarca yanında olan ve memnuniyetleri aşağıdaki fotoğrafta yüzlerinden okunan fakat şimdi İmamoğlu düzeninde pozisyon alan muhteremlerin pek seviyeli ve manalı siyasi duruşlarına söylenecek söz yok mudur? 

Gürsel Tekin’in 286 daire,9 tripleks villa, 7 benzin istasyonu, 11 temizlik şirketi sahibi olduğu iddiasının siyasi kariyer ilintisine neden hiç kafa yormadınız Ali Mahir Başarır, Mahmut Tanal?   Ekranlara çıkıp halkın fakirliğini anlatmaktan dilinizde tüy bitti; peki yüzünüz neden hiç kızarmaz?

https://www.instagram.com/reel/DOQciiJDU23/?igsh=MTl3aTdjbTI1MmI2ZQ==

Daha Kılıçdaroğlu döneminde dışarıda kalan Deniz Baykal’ın prenslerinden Mehmet Sevigen’in, öncesinde Kılıçdaroğlu, şimdi İmamoğlu düzenine dair açıklamalarını, çemkirmelerini nereye koyacağız? “Mehmet Sevigen’de kişilik bozukluğu” var deyip geçiştirmek mümkün mü?

Buyurun videoya…

https://www.instagram.com/reel/DODoV9wDBjC/?igsh=d2RueXdnajBjZjg3

Gürsel Tekin’in ta Tarsus’tan elinden tutup getirerek CHP’ye monte ettiği kullanışlı eleman Barış Yarkadaş’ın ekranlarda kustuğu öfke de bir başka panayır eğlencesi…

Sanki ortaya boca ettikleri CHP’deki yapısal sorunların bir sonucu değilmiş gibi parti içi demokrasiden bahsediyor sürekli. Belli ki ihraç ağır gelmiş, kaldıramıyor. Haybeden milletvekilliği kap, muktedirler arasında salınırken şimdi eleştirdiğin CHP’de maraza üreten yapı umurunda olmasın, eşekten düşünce çemkir de çemkir…

Buyurun videoya…

https://www.instagram.com/reel/DOTic2yDdyO/?igsh=YThvaHgybDN2dXdm

Şu sıralar ekranlarda İmamoğlu olgarşisini ifşa etmeyi iş edinmiş diğer bir parlak yıldız, yıllardır milletvekili rolünü oynayan artiz (artist değil)  Berhan Şimşek, bir başka gürlüyor valla…

Boyun damarlarını şişirerek pek ağdalı ve içinden bol mantık fışkıran sözlerinden etkilenen yol arkadaşları (hangi yolsa artık o) mutlaka vardır; ancak bu sözleri neden şimdi ettiği, daha önce partisindeki düzen aynı değil miydi diye soranlar da illaki çıkacaktır.

 Hadi buyurun artiz Berhan’ın videosuna…

https://www.instagram.com/reel/DPTKB3HjBP0/?igsh=MWVmcmd5dmNkNnl5ZA==

Halk TV sahibi Cafer Mahiroğlu iddiaları ise yenir yutulur cinsten değil. Aralarında bir çıkar çatışması mı oldu bir vakitler bilemeyiz; ancak Ekrem İmamoğlu’nu kastederek , “CHP acilen böyle bir ne olduğu belirsiz bu karanlık adamdan kurtulmak zorundadır…” sözleri de dikkat çekiyor doğrusu.

İşte video, işte Cafer Mahiroğlu…

https://www.instagram.com/reel/DO1BwDciApF/?igsh=MTN3N29oN3llMzJ0YQ==

Özgür Özel hakkındaki şu iddia eğer gerçek dışı ise mutlaka yargı yoluna gidilmiştir diye düşünüyoruz.

İşte İddia…

https://www.instagram.com/reel/DOO-2MZDiS9/?igsh=dHZzaGRvNnA4c3lr

Son olarak, CHP Erzurum Kurultay Delegesi Göğerkaya’nın Mutlak Butlan dava konusu “şaibeli kurultay”da kendisini para karşılığı kullandırdığını güzelce ikrar etmiş, Erzurum İl Başkanı Sertaç Eş’in kendisini daha fazla kullandırdığını da iddia ediyor.  

Muhabbetin videosu bu…

https://www.instagram.com/reel/DOfl8SqiC7I/?igsh=a3VpcDJkdHU1djVt

23 Nisan 2024’te yayınlanan “Siyasette sahicilik/inandırıcılık/şeffaflık/güvenilirlik…” başlıklı yazımızı https://hudutgazetesi.com/yazarlar/siyasette-sahicilik-inandiricilik-seffaflik-guvenilirlik/ hatırlatarak bitirelim bu bölümün lafzına uyan şu saptamaları öne çıkarmayı ihmal etmeden…

// AKP’den devralınan belediyelerde gerek israf gerekse borç konusunda dudak uçuklatan yönetim tarzını ifşa eden CHP’li belediye başkanları hem saydam/hesap veren yönetim anlayışının gerekliliğini vurguluyor, hem de vatandaşa taahhütte bulunmuş oluyorlar.

Dolayısıyla; CHP’li belediye başkanları dürüst bir yönetim sergilemezlerse astıkları afişlerin benzerlerinin bir sonraki seçimde kendi icraatlarını yansıtacağını şimdiden not etmelidirler.//

Devamı var tabii.