KIRKPINARIN ARDINDAN

Hüseyin ERKİN

Kırkpınar Kül. Tan. Yaş. Der. Kurucu Başkanı

Adı Edirne ile özdeşleşmiş olan Kırkpınar Yağlı Güreşleri etkinliğinin 665’incisi yapıldı. Giderek gelenek ve kültürü kan kaybeden duruma getirilen Kırkpınar öğelerimiz Edirne ve Trakya olarak kaybolmaktadır.

Elimizde kalan başcazgırlık da Şükrü Kayabaşın emekli olması ile gitti. Şimdilik elimizde sadece “Davul-Zurna” ekibi ve Sarayiçi kaldı.

Bir yıldır yapılan açıklamalar ve bu Kırkpınar sonrasında yapılan açıklamalar ile “Bu yıl Sarayiçi’nde son Kırkpınar yapıldı” ifadeleri ile 666. Kırkpınar’ın başka alanda yapılacağı anlaşılmaktadır. Bilindiği gibi yağlı güreş 19. Y.Y. sonlarına doğru Trakya ve Balkanlar’da ünlenmeye başlayan (Kurtdereli, Koca Yusuf, Adalı Halil, Kel Aliço… ) gibi pehlivanlar ile yağlı güreş en parlak günlerini yaşamıştır. Koca Yusuf, Adalı Halil gibi pehlivanları bir Bulgar organizatör Avrupa’da güreşler organize ederek bu pehlivanlarımızın bir bölümünün ünü Avrupa’ya hatta Koca Yusuf ile Amerika’ya kadar taşınmıştır.

Cumhuriyet sonrasında 1924 yılında Edirne’de Sarayiçi’nde yapılmaya başlanan Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde Edirne – Kırklareli – Tekirdağ pehlivanları uzun yıllar başpehlivanlık yapmıştır. Çömlekköylü Kara Emin, Yenici Mehmet, Tekirdağlı Hüseyin, Babaeskili Nazmi ( En son 1969’da Trakyalı başpehlivan) bölgemizin pehlivanlarındandır.

Ne yazık ki sonraki yıllarda pehlivan neslimiz giderek yok olmaya yüz tutmuştur. Keza uzun yıllar Kırkpınar Ağaları genellikle Trakya bölgesinden olurken ağalık da yavaş yavaş Trakya dışına geçmiştir. En son 643. Edirneli Kırkpınar Ağası Mustafa Altunhan’dır.

Pehlivanlar giysisi olan “kispet” uzun yıllar Edirne’de dikilmiştir. 90’lı yıllarda Lapsekili İrfan usta ünlü kispet ustası olarak hizmet görmüştür.

Şimdi sadece elimizde Davul-Zurna ekibi kaldı.

Kırkpınar’ın en önemli öğelerinden biri olan Ağalık müessesesi kamuoyunda özgül ağırlığı olan bir posttur. Kendisine özel plaka dahil bir çok ayrıcalık tanınan bir unvan olmuştur. Lakin geçmişte zaman zaman özgül ağırlığı olmayan ve ağalık kendilerine hafif gelen Kırkpınar Ağaları yüzünden Kırkpınar ağalığı zafiyete uğramıştır.

Lakin son 2 yıldır ağa kıyafeti konuşulur olmuştur. Mevcut Kırkpınar ağası geleneksel ağa kıyafeti giymekten imtina ettiği gibi Kırkpınar geleneğine yakışmayan bir ceketvari bir giysi giymekte, bazen de ağalığı tanımlayan hiçbir şey giymemektedir.

Önceki yıllarda ağalar devlet zevatı davetlerinde ya da kamuoyu karşısına çıkışlarda Kırkpınar geleneksel ağa kıyafeti giyerlerdi. Şimdiki ağamız ağa kıyafetini modaya uyduracağım diyerek 666. Kırkpınar Ağalığı da aldı.      

UNESCO somut olmayan dünya mirasları listesi kabulü taahhütnamede ve Geleneksel Güreşler Federasyonu Kırkpınar yönetmeliğinde “Kırkpınar Ağası Geleneksel yöre kıyafeti giyer” denmektedir. Buna rağmen mevcut ağa bunları yok saymaktadır. Belediye ve federasyon da bu konuyu görmezden gelmektedir. Kırkpınar’ı ve Edirne’yi sevenler ağa kıyafeti konusunda hassasiyet gösterip bu işin Kırkpınar geleneklerine göre uygulanmasında direnç gösterecektir.

Kırkpınar güreş alanının da adıyla özdeşleşmiş “Sarayiçi” mevkiinden başka yere taşınması gündemde olup, siyasi ve idari yetkililerce “Sarayiçi’nde yapılan son Kırkpınar” oldu söylemi basında yer almıştır. Kırkpınar Yağlı Güreşleri alanının Sarayiçi’nden başka yere taşınması illa gerekiyorsa bu yapılabilir. Lakin o zaman önce bu alanı belirleyip projesi kamuoyu ile paylaşılsın ve inşaatı başlanıp bitirilsin. Ondan sonra Yağlı Güreş alanı Sarayiçi’nden kaldırılmalıdır. Yoksa Kırkpınar Yağlı Güreş alanı 25 Kasım futbol sahası akıbetine uğrar. Edirnespor’un amatör lige düşmesinin sebeplerinden biri de bu ilgisizliktir. Yeni stadın ne zaman ve nerede olacağı henüz netleşmemiştir. Bana göre Kırkpınar Yağlı Güreşleri Sarayiçi sahası az bir masrafla revize edilerek, standart ölçülerde 60×90 bir saha ve 25 bin kişilik futbol sahasına dönüşebilir.Tunca Nehri adası halindeki Sarayiçi ve Tavukormanı Taşkın hidrolojisine uygun bir şekilde koruma altına alınabilir.

Trakya sınır kapılarında ilk 6 ayın bilançosu

Trakya Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü verilerine göre, 2026 yılının ilk altı ayında Trakya’daki sınır kapılarından geçen TIR, yolcu ve binek araç sayıları, geçen yılın aynı dönemine göre sınırlı oranda azaldı.

1 Ocak-30 Haziran 2026 dönemini kapsayan istatistiklere göre, bölgedeki sınır kapılarından toplam 409 bin 722 TIR girişi gerçekleşti. Geçen yılın aynı döneminde bu sayı 423 bin 648 olarak kaydedilmişti. Böylece TIR girişlerinde yaklaşık yüzde 3,3, çıkışlarda ise yüzde 3,1 oranında düşüş yaşandı.

Binek araç trafiğinde ise gerileme oldukça sınırlı kaldı. İlk altı ayda 812 bin 952 araç giriş, 797 bin 734 araç çıkışı gerçekleşirken, geçen yılın aynı dönemine göre 816 bin 015 araç girişi ve 798 bin 777 araç çıkışıyla burada da sınırlı azalma ortaya çıktığı gözlendi. 

Yolcu hareketliliğinde de benzer tablo ortaya çıktı. Trakya sınır kapılarından bu yılın ilk yarısında 3 milyon 136 bin 533 kişi giriş, 3 milyon 133 bin 518 kişi çıkış yaptı. Geçen yılın aynı dönemine göre yolcu girişlerinde yaklaşık 30 bin 500, çıkışlarda ise 40 bin 500 kişilik azalma yaşandı.

Kapıkule yine açık ara ilk sırada

Türkiye’nin Avrupa’ya açılan en büyük sınır kapısı olan Kapıkule, hem yük hem de yolcu taşımacılığındaki liderliğini sürdürdü.

Kapıkule’de TIR girişleri 256 bin 241’den 245 bin 582’ye gerilerken, binek araç girişleri 398 bin 561’den 406 bin 412’ye yükseldi. Yolcu sayısında ise büyük ölçüde geçen yılki seviyeler korundu.

Hamzabeyli ve İpsala’da düşüş

Hamzabeyli Sınır Kapısında TIR girişleri geçen yıl ile hemen hemen aynı seviyede kalırken, binek araç ve yolcu trafiğinde düşüş görüldü.

İpsala Sınır Kapısında ise hem TIR, hem binek araç hem de yolcu sayılarında geçen yılın aynı dönemine göre gerileme yaşandı.

Pazarkule ve Dereköy’de yolcu hareketi arttı

Bulgaristan’a açılan Pazarkule ile Dereköy sınır kapılarında ise dikkat çeken gelişme yolcu trafiğinde yaşandı.

Pazarkule’de yolcu girişleri 206 bin 537’den 213 bin 489’a, Dereköy’de ise 286 bin 114’ten 289 bin 158’e yükseldi. Her iki kapıda da binek araç trafiği geçen yıla göre sınırlı artış gösterdi.

Genel tabloya bakıldığında, Trakya sınır kapılarında 2026 yılının ilk altı ayında ticari ve yolcu hareketliliğinin geçen yılın yüksek seviyelerine yakın seyrettiği, ancak toplam rakamlarda sınırlı bir gerilemenin yaşandığı görüldü.

Doğa Tarihi Müzesi’ne bilimsel katkı

Trakya Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü öğrencileri, Makropreparasyon dersi kapsamında doğada hayatını kaybeden hayvanları bilimsel yöntemlerle iskeletleştirerek hem uygulamalı eğitim alıyor hem de Trakya Üniversitesi Doğa Tarihi Müzesi’nin koleksiyonuna önemli katkılar sunuyor.

Biyoloji Bölümü 3. sınıf bahar döneminde yürütülen Makropreparasyon dersi kapsamında öğrenciler, omurgalı hayvan iskeleti hazırlama tekniklerini uygulamalı olarak öğreniyor. Ders kapsamında hazırlanan iskeletler, üniversite bünyesindeki Doğa Tarihi Müzesi’nde sergilenerek bilimsel ve eğitsel amaçlarla kullanılıyor. Müzede yer alan materyallerin önemli bir bölümü, bölümün kuruluşundan bu yana 40 yılı aşkın süredir bu ders kapsamında hazırlanan çalışmalardan oluşuyor. Böylece öğrenciler, teorik bilgilerini uygulamaya dönüştürmenin yanı sıra biyoloji alanında özel uzmanlık gerektiren bir teknik beceri de kazanıyor.

Fen Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Yurtcan, uygulamalı eğitimin öğrencilerin akademik ve mesleki gelişiminde önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, Makropreparasyon dersinin teorik bilgilerin uygulamayla pekiştirilmesine imkân sağladığını ifade etti. Yurtcan, öğrencilerin teknik uzmanlık gerektiren alanlarda deneyim kazanırken aynı zamanda üniversitenin bilimsel birikimine ve Doğa Tarihi Müzesi’nin gelişimine de katkı sunduklarını söyledi.

Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Celal Karaman ise ders kapsamında hiçbir canlıya zarar verilmediğini vurgulayarak, kullanılan materyallerin doğal yollarla hayatını kaybeden ya da Milli Parklar tarafından üniversiteye teslim edilen hayvanlardan temin edildiğini belirtti. Karaman, bu çalışmaların biyoçeşitlilik hafızasının korunmasına ve doğal yaşamın bilimsel yöntemlerle gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sağladığını ifade etti.

Öğrenciler de uygulamalı eğitim sayesinde canlıların iskelet yapılarını yakından inceleme ve mesleki deneyim kazanma fırsatı bulduklarını dile getirdi. Ders kapsamında karaca, tilki, sansar, hindi, şahin, martı, suna ve çamurcun gibi birçok türe ait iskelet hazırlama çalışmaları sürdürülürken, hazırlanan örneklerle Doğa Tarihi Müzesi’nin koleksiyonunun zenginleştirilmesi ve gelecek nesillere aktarılması hedefleniyor.

Tarih, sanat ve musikî aynı atmosferde

Tarih, sanat ve musikî, 11 Temmuz Cumartesi günü akşamı Trakya Üniversitesi Sultan II. Bayezid Külliyesi Sağlık Müzesi’nin muhteşem atmosferinde buluşacak.

Edirne’nin köklü vakıf medeniyetini yansıtan “Edirne’de Vakıf Medeniyetinin Zarafeti” Fotoğraf Sergisi, fotoğraf sanatçıları Cemil Şahin ve Saime Güler’in objektifinden ziyaretçilerle buluşuyor. Fotoğraf sergisi, Sultan II. Bayezid Külliyesi Sağlık Müzesi Sergi Salonu’nda  (Fodlahane) saat 21.00’de açılacak.

Serginin ardından, tarihi Darüşşifa Avlusu’nda gerçekleştirilecek Tasavvuf Musikîsi Dinletisi ile konuklar geçmişin ruhunu notalarda hissedecek. Prof. Dr. Abbas Yahya ve öğrencilerinin Darüşşifa Avlusu’sunda icra edeceği eserler, mekânın eşsiz atmosferiyle unutulmaz bir geceye dönüşecek.

Trakya Üniversitesi, etkinliğe ilişkin duyurusunda, “Tarih, kültür ve sanatın buluştuğu bu özel programa tüm sanatseverler davetlidir” ifadelerine yer verdi..

Keşan Belediyesi’nde kiralama ihalesi

Keşan Belediyesi’nin dün 2886 Sayılı Devlet ihale Kanununun 45. Maddesi gereğince açık teklif usulü ile kiraya vereceğini duyurduğu 8 taşınmazdan 4’ü kiralandı.

Keşan Belediyesi’ne ait taşınmazların kiralama ihalesi, 7Temmuz 2026 Salı günü gerçekleştirildi. Keşan Belediye Başkanı Op. Dr. Mehmet Özcan ve ihale komisyonu huzurunda gerçekleştirilen ihaleler saat 15.00’da başladı. İhalede, Keşan Belediyesi’ne ait 4 işyeri kiralandı.

Açık artırmaya sunulan,

İspat Cami Mahallesi Terminal Sokak Dış Kapı No.2 İç Kapı No.7 Şehirler Arası Otobüs Terminali’nde bulunan işyeri 3 yıl süre için aylık 50.000 TL bedel ile Yusuf Kömürcü,

İspat Cami Mahallesi Terminal Sokak Dış Kapı No.2 İç Kapı No.24 Şehirler Arası Otobüs Terminali’nde bulunan işyeri 3 yıl süre için aylık 70.000 TL bedel ile Yusuf Kömürcü,

İspat Cami Mahallesi Terminal Sokak Dış Kapı No.2 İç Kapı No.27 Şehirler Arası Otobüs Terminali’nde bulunan işyeri 3 yıl süre için aylık 45.000 TL bedel ile Yusuf Kömürcü

Erikli Sahili, Erikli Caddesi’nde bulunan Erikli Terminal ve Erikli Arıtma Tesisi arasında kalan 2.400 metrekare yeşil alan, Lunapark alanı olarak işletilmek üzere 3 aylık süre için 100.000 TL bedel ile Kaan Enis Küçükkarakaş tarafından kiralandı.

Voleybol turnuvasında grup maçları tamamlanıyor

İsmail DEMİRAY

Edirne Valiliği himayesinde Edirne Voleybol İl Temsilciliği’nce düzenlenen “2026 Yılı Kurum ve Kuruluşlar Voleybol Turnuvası”da 11 Haziran tarahinde başlayan grup maçları bu akşam oynanacak 4 karşılaşmanın ardından tamamlanacak.

Turnuvada dün akşam  TÜ Hastane – TED Koleji, Şehir Gönüllüleri Derneği – DSİ (2), Veteranlar – T.Ü. Aile Hekimliği ve Emniyet Müdürlüğü – Yenimuhacir takımları arasındaki karşılaşmalar gazetemiz yayına hazırlandığı saatlerde oynanması sebebiyle sonuçlarını daha sonra vereceğiz.

Turnuva statüsü doğrultusunda, grup müsabakalarının tamamlanmasının ardından her grupta ilk 2 sırayı alan takımlar bir üst tura yükselecek.

Üst tura kalan 10 takım için grup birincileri ve grup ikincileri ayrı torbalara alınacak, 9 Temmuz Perşembe günü yapılacak kura çekimi sonucunda her eşleşme bir grup birincisi ile bir grup ikincisi arasında olacak şekilde belirlenecek.

Bu eşleşmeler sonucunda galip gelen 5 takım ise kendi aralarında oynayacakları müsabakalarla turnuva sıralamasını ve turnuva şampiyonunu belirleyecek.

1.SONUÇLAR

11 Haziran 2026

Çevre ve Şehircilik  2-0 Keşan DOÇEK

Tarım İl Müdürlüğü 2–0 Özel Harekat

Karadenizliler Derneği 2–0 DSİ (2)

2.SONUÇLAR

16 Haziran 2026

T.Ü. Hastane 0–2 Şehir Gönüllüleri Derneği

Öz Trakya 0–2 Yenimuhacir

Veteranlar 2–1 Emniyet Müdürlüğü

3.SONUÇLAR

17 Haziran 2026

DSİ (1) 2-0 Sosyal Hizmetler

Hasköylüler Derneği 2-1 Balkan Akademi

L Tipi Cezaevi 2-1 F Tipi Cezaevi

4.SONUÇLAR

18 Haziran 2026

Açık Cezaevi 0–2 Özel Harekat

İl Milli Eğitim Müdürlüğü 2–0 Zirai Karantina Müdürlüğü

Keşan DOÇEK 2–0 Tarım İl Müdürlüğü

5. SONUÇLAR

19 Haziran 2026

TED Koleji 0-2 Şehir Gönüllüleri Derneği

Karadenizliler Derneği 2-0 T.Ü. Hastane (H)

T.Ü. Aile Hekimliği 0-2 Emniyet Müdürlüğü

6. SONUÇLAR

23 Haziran 2026

Öz Trakya 0–2 Veteranlar

TÜ Dekanlık ­0-2 Balkan Akademi

DSİ (1) 0-2 Hasköylüler Derneği

7. SONUÇLAR

24 Haziran 2026

Meriç Kaymakamlık 1-2 Zirai Karantina Müdürlüğü

L Tipi Cezaevi 1-2 İl Milli Eğitim Müdürlüğü

Çevre ve Şehircilik 0-2 Tarım İl Müdürlüğü

8. SONUÇLAR

25 Haziran 2026

Açık Cezaevi 0-2 Keşan DOÇEK

DSİ (2) 2-0 TÜ Hastane (H)

TED Koleji 0-2 Karadenizliler Derneği

9. SONUÇLAR

30 Haziran 2026

Yenimuhacir 2–1 Veteranlar

T.Ü. Aile Hekimliği 0-2 Öz Trakya (H)

Sosyal Hizmetler 0-2 Hasköylüler Derneği

10. SONUÇLAR

1 Temmuz 2026

F Tipi Cezaevi 2-0 İl Milli Eğitim Müdürlüğü

Meriç Kaymakamlık 2-0 L Tipi Cezaevi (H)

TÜ Dekanlık ­2-1 DSİ (1)

11.SONUÇLAR

2 Temmuz 2026

Özel Harekat 0-2 Keşan DOÇEK

Çevre ve Şehircilik 2-0 Açık Cezaevi (H)

 Şehir Gönüllüleri Derneği 2-1 Karadenizliler Derneği

DSİ (2) 2–1 TED Koleji

12. SONUÇLAR

3 Temmuz 2026

Emniyet Müdürlüğü – Öz Trakya

Yenimuhacir 2–0 T.Ü. Aile Hekimliği (H)

Balkan Akademi 2-0 DSİ (1)

Sosyal Hizmetler 0–2 TÜ Dekanlık

13. SONUÇLAR

Emniyet Müdürlüğü 2–0 Öz Trakya

25-16, 25-20

F Tipi Cezaevi 2-0 Meriç Kaymakamlık

25-11, 25-19

Tarım İl Müdürlüğü 2-0 Açık Cezaevi (H)

Özel Harekat 0-2 Çevre ve Şehircilik

19-25, 20-25

TURNUVADA BU AKŞAM

8 Temmuz 2026

18.00: Hasköylüler Derneği – TÜ Dekanlık

19.00: Balkan Akademi – Sosyal Hizmetler

20.00: İl Milli Eğitim Müdürlüğü – Meriç Kaymakamlık

21.00: Zirai Karantina Müdürlüğü – F Tipi Cezaevi

 KONUKLARINIZIN SESİ 396

             Amacımız, ekonomiyle ilgili bazı genel bilgiler oluşturmak ve bu bilgileri paylaşmaktı. Kendimize göre bir planlama yaptık ve iki yazı yazdık. Birincide, başkalarının ekonomiyi nasıl ele aldıklarını özetlemiş ve bunun bize örnek oluşturmadığını söylemişiz. İkincide, “en çok konuşulan, en çok tartışılan konuları tek tek ele almaya” karar vermişiz ve ilk konu olarak ‘enflasyon’u seçmişiz. Ama biz bilgimizi ne kapitalistlerle, ne de “Enflasyon gibi araçlardan ben nasıl yararlanırım?” diyenlerle paylaşmak istemiyoruz. Biz, üreten veya dün üretmiş olanlarla dertleşmek istiyoruz; bugün onlar bizi okumasalar da. “Süte maya çalamıyorsak, göle maya çalalım” diyoruz. Bu nedenle, bu açıklamalarımıza devam edelim ama bu koşullarda bireysel ekonomik durumunu düzeltebilenlerden örnekler bulup ekleyelim dedik. Bu yazımızda önce ‘enflasyon’u bitirelim.

            Diseflasyon: Enflasyon oranının düşmesi. Sermayeye çalışan yönetimler disenflasyonu amaçlayabilir ama bunu emekçinin refahını arttırmak için değil, sermaye sahiplerinin dış alım-satımını kolaylaştırmak için yapar. Çünkü emekçinin refahı ücret artırımıyla daha kolay sağlanabilir.

            Reflasyon: Diseflasyonun karşıtı. Para basarak veya vergileri düşürerek düşen enflasyonu geri çevirip eski durumuna getirmek. Amaç yine sermayeye hizmet.

            Stagflasyon: Aynı anda hem enflasyonun hızla yükselmesi, hem de işsizliğin artması. Yani sermaye için çabalayan yönetimin ekonomiyi yönetemez duruma düşmesi.

            Deflasyon: Enflasyon oranının negatif olması. Yani fiyatların genelde düşmesi. Üretim, talebin üstünde olduğu zaman olabilir. Bizde söz konusu değil.

             Özet: Kapitalizm, çelişkisiz olamaz. Bu nedenle bu çelişkilerin gizlenmesi ve patlamaya dönüşmesinin önlenmesi için türlü araçlar gerekli.

             Tüm bu ekonomik kargaşalık kapitalizmin ürünü. Biz de bu nedenle kapitalizme karşıyız. Ama kapitalizme karşı savaşı hayalcilik görüyoruz. Ne halkımız böyle bir savaşa hazır; ne de aydınlarımız böyle bir savaşı örgütleyip, yönetmeye. Yapabileceğimiz, bu koşullarda bireysel kurtuluşu becerebilen emekçilerden örnekler bulup, bunların savaşını sunmak.

            Mehmet’i bize PTT’den kargo getirdiğinde tanıdık. Sonra sitemizde mobilya da yıkadı, araba da. Yaşamı özetle şöyle:

            Mehmet, Ağrı doğumlu. Babası duvar ve sıva ustası. Mehmet üç yaşındayken Antalya’ya gelmişler. Mehmet onüç yaşından beri hep çalışmış; aileye katkı için. Plajlarda, halı sahalarda. Evleri uzak olduğundan oralarda yattığı olmuş. Bu arada liseyi bitirmiş, üniversite sınavını kazanmış, beden eğitimi öğretmeni olmuş; çalışmaya hep devam etmiş, onaltı yıl da amatör takımlarda futbol oynamış…

            Mezuniyetten bir yıl sonra evlenmiş. Değişik işlerde çalışmaya devam: Tramvay duraklarında iki yıl, biraz İngilizce de bildiğinden Türkiye’ye okuma amacıyla gelen öğrencilere rehberlik bir yıl (ücreti Euroyla yani yüksek ama yirmidört saat görev, yirmidört saat ev.) Bu düzenini bozduğundan bırakmış. PTT kargoda dağıtıcı olmuş.

           Babası inşaat ustalığında oldukça iyi para kazanmış; iki amcasının önerisiyle bu parayla bir arsa alımında ortak olmuş. Böylece amcalar üçer daire sahibi olmuş, babası açıkta kalmış. Annesi de kanser olunca ve tedavi masrafları artınca Mehmet koltuk yıkama makinesi alıp bu tür ek işlere de girişmiş. Annesi ölünce çok yorucu bu ek işleri bırakmış.

            Evlilikten sonra sekiz yıl aynı evde kiracıymış; sonra altı ev daha değiştirmek zorunda kalmış.

             Şimdi Mehmet otuzyedi yaşında. Onbir yaşında bir kızı, yedi yaşında bir oğlu var. Babası ve kız kardeşiyle aynı apartmanda kiracı. Babasının yirmibin lira emekli maaşı var, ev kirası onaltıbin lira. Kendisi sabit işe geçmiş, aylık otuzaltıbin lira alıyor. Bir sitede bakım görevi yapıyor ve oradan da onikibin lira alıyor. Ev kirası onsekizbin lira…

           İşte başarılı halk ekonomisi bu!

                                                                                                                            Sağlıcakla,                

Esnafa ‘Kırkpınar’ nefesi!

Olgay GÜLER

Edirne’de Kakava ve Hıdrellez’le birlikte en büyük organizasyonlardan olan Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde 665’inci randevu geride kalırken, zorlu ekonomik şartlarda ayakta durmaya çalışan esnafın da bir nebze olsa yüzü güldü.

Edirne’de bu yıl 665’incisi düzenlenen Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri, güreşseverlere yaşattığı büyük coşkuyla birlikte yerel esnafa da can suyu oldu. Edirne’yi Tanıtma ve Tava Ciğer Kalite Koruma Derneği Başkanı Uğurcan İmrak, Pazar günü tamamlanan organizasyonun ardından yaptığı değerlendirmede, tava ciğeri esnafı olarak yılın en hareketli ve bereketli günlerini geride bıraktıklarını söyledi.

‘KIRKPINAR HER GEÇEN YIL DAHA DA İYİ OLUYOR’

Kırkpınar’ın hem organizasyon kalitesi hem de yarattığı atmosfer açısından her geçen dönem çıtayı yükselttiğini vurgulayan İmrak, “Kırkpınar her geçen yıl sanki daha da iyi oluyor. Bu yıl güreşleri izlerken çok daha fazla keyif aldım. Belki bize öyle geliyor ama gerçekten organizasyonun her geçen sene üzerine koyduğunu düşünüyorum. Esnaf açısından baktığımızda da güzel geçti. Özellikle Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri Edirne oldukça kalabalıktı. Esnafımızda ciddi bir hareketlilik vardı. Tabii bunda hafta sonuna denk gelmesi, Kırkpınar’ın düzenlenmesi ve gurbetçi vatandaşlarımızın memleketlerine dönüş döneminin aynı zamana rastlaması da etkili oldu. Hepsi birleşince şehirde ekstra bir hareketlilik oluştu. Biz esnaf olarak memnunuz. Ben kendi adıma söyleyeyim, işlerimiz güzeldi, keyifli bir dönem geçirdik. Kırkpınar’ın her geçen yıl daha da geliştiğini düşünüyorum. Hem organizasyon anlamında hem de protokol düzeyinde katılan önemli isimlerin ilgisi açısından gerçekten güzel bir Kırkpınar yaşandı” dedi.

YILIN EN HAREKETLİ DÖNEMLERİNDEN BİRİ GERİDE KALDI

Tava ciğer esnafı için Kırkpınar’ın takvimdeki en kritik virajlardan biri olduğuna dikkat çeken Dernek Başkanı İmrak, Edirne’deki diğer yoğun dönemleri de hatırlatarak, “Yılın en hareketli günlerini yaşadık diyebiliriz. Bizim için yılın en hareketli dönemlerinden biri Kırkpınar. Bunun yanında Ramazan ve Kurban bayramları, 5-6 Mayıs Hıdırellez ve Kakava Şenlikleri de yoğunluk oluşturuyor. Kırkpınar da sezonun en önemli dönemlerinden biri oldu ve bunu güzel bir şekilde geçirdik” diye konuştu.

Gencan, AB dergisine Edirne’yi anlattı

Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Avrupa Birliği Haber Ajansı dergisine verdiği röportajda Edirne’nin tarihi ve kültürel zenginliklerinden belediyecilik anlayışına, genç bir hukukçu olarak siyaset yolculuğundan hayata geçirilen projelere kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.

Röportajda Edirne’nin sahip olduğu tarihi miras, kültürel değerleri ve kentin potansiyeline dikkat çeken Başkan Gencan, göreve geldiği günden bu yana sosyal belediyecilik anlayışıyla yürütülen çalışmaları anlattı. Kent yaşamını kolaylaştıran hizmetler, altyapı yatırımları, çevre düzenlemeleri, sosyal destek projeleri ve kültür-sanat alanındaki çalışmalar hakkında bilgi veren Gencan, Edirne’yi ortak akıl ve katılımcı yönetim anlayışıyla geleceğe taşıma hedeflerini paylaştı.

Genç bir hukukçu olarak siyasete adım atma sürecini ve belediye başkanlığı görevine uzanan yolculuğunu da anlatan Başkan Gencan, kadınların ve gençlerin yerel yönetimlerde daha fazla söz sahibi olmasının önemine vurgu yaptı.

Röportajın devamında önümüzdeki dönemde hayata geçirilmesi planlanan projeleri de değerlendiren Gencan, Edirne’nin yaşam kalitesini artıracak, sosyal belediyecilik anlayışını güçlendirecek ve kentin sürdürülebilir gelişimine katkı sağlayacak yatırımlara devam edeceklerini ifade etti.

Meclisten ‘Saros’ çağrısı!

Olgay GÜLER

Edirne’nin, Saros Körfezi’ne kıyısı bulunan Enez ve Keşan ilçelerinde sahil bandında yürütülen koruma amaçlı imar planı çalışmaları, il genel meclisi Temmuz ayı toplantılarında gündeme alındı.

İl Genel Meclisi’nde Temmuz ayı toplantıları kapsamında İmar ve Bayındırlık Komisyonu tarafından, ‘Enez ve Keşan belediyelerinde mücavir alan dışındaki, Saros bölgesindeki imar plan çalışmaları’ hakkında hazırlanan rapor meclise sunuldu. Raporda, bölgede yıllardır beklenen koruma amaçlı imar planlarına ilişkin hazırlık sürecinde önemli aşamaların tamamlandığını belirtildi. Bölgedeki plansızlığın ruhsat ve mülkiyet sorunlarını artırdığına vurgu yapılan raporda, planlama çalışmalarının bir an önce sonuçlandırılması gerektiğinin altı çizildi.

‘TEKNİK AŞAMALAR BÜYÜK ÖLÇÜDE TAMAMLANDI’

Komisyon Başkanı Mehmet Güneş Yılmaz tarafından okunan raporda, Saros Körfezi Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi’ni kapsayan 1/25 bin ölçekli nazım imar planı ile Keşan’ın Gökçetepe ve Sazlıdere, Enez’in ise Sultaniçe ve Gülçavuş sahil kesimlerine yönelik koruma amaçlı nazım ve uygulama imar planı çalışmalarının eş zamanlı olarak sürdüğü belirtildi. Raporda, planlama sürecinin önemli teknik aşamalarının büyük ölçüde tamamlandığı ifade edildi. Bu kapsamda halihazır haritaların hazırlandığı, jeolojik ve jeoteknik etütlerin onaylandığı, taşkın etütlerinin Devlet Su İşleri tarafından uygun bulunduğu, kıyı kenar çizgisi çalışmalarında önemli ilerleme sağlandığı ve kurum görüşlerinin alınmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi.

‘İMAR PLANLARI BİR AN ÖNCE TAMAMLANMALI’

Komisyon raporunda, Saros Körfezi’nin Edirne’nin en önemli turizm bölgelerinden biri olduğuna dikkat çekilerek, özellikle Erikli, Yayla, Mecidiye, Gökçetepe, Sazlıdere, Sultaniçe ve Gülçavuş’ta her geçen yıl artan turizm hareketliliğiyle birlikte yapılaşma baskısının da yükseldiği ifade edildi. Komisyon Başkanı Mehmet Güneş Yılmaz,  “Komisyonumuzca yapılan değerlendirmede; Saros Körfezi’nin Edirne’nin en önemli turizm bölgelerinden biri olduğu, özellikle Erikli, Yayla, Mecidiye, Gökçetepe, Sazlıdere, Sultaniçe ve Gülçavuş başta olmak üzere sahil yerleşimlerinde her geçen yıl artan turizm hareketliliğine bağlı olarak yapılaşma baskısının da arttığı görülmektedir. Son yıllarda İbrice Limanı’nda gerçekleştirilen yatırımlar, sahil köylerinin turizm odaklı gelişimine yönelik çalışmalar ve bölgede hayata geçirilmesi planlanan turizm projeleri dikkate alındığında, Saros Körfezi’nde koruma amaçlı imar planlarının bir an önce tamamlanması büyük önem taşımaktadır” dedi.