Trakya Üniversitesi’ne yeni kayıt yaptıran öğrencilerin üniversite yaşamına ve akademik sürece daha kolay uyum sağlamaları amacıyla oryantasyon eğitimleri gerçekleştirildi.
Üniversite genelindeki fakülte, yüksekokul ve meslek yüksekokullarında ayrı ayrı düzenlenen programlarda, öğrencilerin öğrenim görecekleri akademik birimleri yakından tanımaları ve üniversite yaşamına bilinçli bir başlangıç yapmaları amaçlandı. Programlarda üniversitenin akademik ve idari yapısı, eğitim-öğretim süreçleri, öğrenci hak ve sorumlulukları, kampüs yaşamı ile öğrencilere sunulan sosyal, kültürel ve sportif imkânlar tanıtıldı.
Oryantasyon kapsamında öğrencilerin üniversite bünyesinde yararlanabilecekleri kütüphane, öğrenci toplulukları, kariyer ve danışmanlık hizmetleri ile dijital öğrenci bilgi sistemleri hakkında bilgi verildi. Öğrencilerin eğitim hayatları boyunca ihtiyaç duyabilecekleri birimler ve başvuru süreçleri de anlatıldı.
Programlarda ayrıca öğrencilerin üniversite yaşamına ilişkin merak ettikleri sorular yanıtlanarak akademik ve sosyal çevrelerini daha yakından tanımalarına katkı sağlayacak bilgiler aktarıldı.
Trakya Üniversitesi ailesine yeni katılan öğrencilerin üniversite yaşamına uyum süreçlerine katkı sağlaması hedeflenen oryantasyon eğitimleri, öğrencilerin aktif katılımıyla tamamlandı.
Edirne Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nce 4-5 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilecek Amatör Spor Haftası Futbol Turnuvası’na katılacak takımların başvuru süreci başladı.
Edirne Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, son başvuru tarihi 25 Eylül Cuma günü mesai bitimi olarak belirtilerek şöyle denildi:
“İl Müdürlüğümüz bünyesinde düzenlenecek olan Amatör Spor Haftası Futbol Turnuvası, 04 – 05 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecektir.
Turnuvaya ilişkin başvuru koşulları ve detaylar aşağıda yer almaktadır:
Katılım Şartı: 2015 doğumlu sporcular / kulüpler
Turnuva Tarihi: 04 – 05 Ekim
Son Başvuru Tarihi: 25 Eylül Cuma (Mesai Bitimi)
Turnuva Koordinatörü: Selçuk Özden
İletişim / Başvuru: 0541 558 39 10
Turnuvaya katılım sağlamak isteyen kulüplerimizin, belirtilen son başvuru tarihine kadar Turnuva Koordinatörümüz ile iletişime geçerek başvurularını tamamlamaları önemle rica olunur.
Tüm kulüplerimize ve sporcularımıza başarılar dileriz.”
2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılı geçtiğimiz hafta bugün başladı.
Sendikalardan, siyasi partilerden eğitimdeki olumsuzluklara yönelik açıklamalar birbirini izledi.
Son açıklama Öğrenci Veli Derneği Edirne Şubesi’nden geldi.
Yeni eğitim-öğretim döneminin, bir yıldır değişmeyen sorunlarla açıldığına dikkat çekildi.
Yoksulluk büyürken ücretsiz okul yemeğinin hâlâ verilmediği vurgulandı.
Geçen Cuma günkü nüshamızda bu önemli konuya, “Yeni ders yılında da sorunlar aynı… Okul yemeği ne zaman?” diye sorarak manşetten yer verdik…
**
Dernek tarafından, kamusal eğitime bütçeden ayrılan payın giderek düşmesinin sorunların ana kaynağını oluşturduğunun altı çizildi…
Laik ve bilimsel eğitimdeki aşınmanın derinleşerek devam ettiği belirtildi…
Yetersiz okullaşmanın getirdiği sorunların, eğitime erişimdeki eşitsizliği beslediğine dikkat çekildi…
Türkiye’de milyonlarca çocuğun ekonomik krizle derinleşen yoksulluktan etkilendiği vurgulandı…
Çocukların yoksulluk nedeniyle okula devam edemedikleri vurgulandı…
Buraya ayrı bir parantez açmak gerekiyor:
“Devam edebilenler ise okula aç gitmektedir” denildi…
**
Öğrenci Veli Derneği’nin, bu tablonun yerel yüzünü de ihmal etmediğini gördük.
Mesela, fiziki yetersizlikler!
Özellikle yerleşim bölgelerindeki kalabalık sınıflar!
Birleştirilen okullar!
İnşası bekleyen projeler!
**
Şimdi yazmaya çalışacaklarım, Öğrenci Veli Derneği’nin söz konusu açıklamasında yer almıyor.
Ama yine okullarla ilgili…
Sporla iç içe olan, bir öğrenci velisi dostumdan yukarıdaki haberin yayınlandığı gün WhatsApp üzerinden bir ileti aldım.
Sonra ilgimi çekince kendisiyle telefonla da görüşerek konuyu tam anlamıyla kavramaya çalıştım.
Edirne’de kulüpler antrenmanlarını okul spor salonlarında yapıyor.
Gelinen noktada, Edirne’de okul spor salonlarının ihale yoluyla kiraya çıkarılacağı yönündeki söylemler giderek yayılıyor.
İhalede alt yüklenici olmayacak…
Sadece ihaleyi alan kulüp alanı kullanabilecek.
Bir başka deyişle, diğer kulüpler karşıdan bakacak!
Bazı illerde bu tür ihalelerin yapıldığını öğreniyoruz.
Astronomik rakamlar…
Yıllık 2 milyon, 2,5 milyon lira…
Hem de KDV hariç!
“Bunu karşılayacak Edirne’de ne kulüp var ne de bir takım var” diyor dostum.
Hadi, diyelim ki bu rakamlar karşılandı.
Edirne’de 4-5 salon varsa…
4-5 takım!
Bu ne demek?
Yakın zamanda Edirne’nin sporunu geliştirelim, spora katkı verelim derken, ortada takım kalmaması demek!
Belki de voleybol ve basketbol liglerinin bile kurulamayacak duruma gelmesi demek…
**
Okullar gibi spor dünyası da 2026-2027 sezonuna girdi.
Ne var ki Edirneli sporseverler sezona oldukça tatsız başlıyor.
Değerli kardeşim İsmail Demiray’ın Edirne’de bu alanda gelinen durumu değerlendirdiği yazısını geçtiğimiz günlerde “Sporda Fiyasko” başlığıyla okurlarımıza sunmuştuk.
Edirnespor 3. Lig’den amatöre düştü…
Milyonlarca lira harca, düş!
DSİ Kadın Basketbol Takımı, Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi’ne veda etmek zorunda kaldı.
Bu da parasızlıktan…
Bir Olin Edirne vardı basketbolda…
Bir rüya gibi geldi, geçti.
O da öyle…
Voleybolda, hentbolda durum ortada…
Bunlar da aynen…
**
Tüm bunları düşünürken…
Öğrenci velisi dostumun okul spor salonları derdi beni de gerdi!
Çünkü mesele sadece bir salon meselesi değil.
Mesele, çocukların spor yapabileceği alanların nasıl kullanılacağı…
Mesele, kulüplerin ayakta kalıp kalamayacağı…
Mesele, Edirne’nin gelecekte hangi branşlarda takım çıkarabileceği…
Bugün birkaç milyon liralık bir ihale bedelini konuşuyoruz.
Yarın belki de “Edirne’de neden takım yok?” diye soracağız.
O zaman da dönüp kendimize bakmamız gerekecek.
Çünkü sporcu yetiştirmek istiyorsak önce çocuklara oynayacak alan bırakmamız gerekiyor.
Kulüplerin nefes almasını istiyorsak, onların nefesini kesecek maliyetleri de iyi hesaplamamız gerekiyor.
Sevgili Mustafa Kemal ATAMIZ, “TÜRK DİL VE TARİH KURUMU” nu boşu boşuna kurmadı!.. Çünkü, “ŞEYTANLA YATIP ŞEYTANLA KALKAN” köleci, sömürgeci dünya güçlerinin “TÜRK DİLİNE VE TARİHİNE SALDIRIP, YALANLARLA TAHRİF EDİP, Türklerin kimliklerini, tarihi kök gerçekliğinden silip atmaya kalkışacaklarını çok iyi biliyordu!.. Bakıyoruz, şeytan uşakları hep atakta, Türk dil ve tarhini yalanlarla tahrif edip, insan dünyasının algılarını karartmaktalar. Dünyada Türk düşmanlığını yaymaya çalışıyorlar. Başarmış durumdalar, maalesef!.. Mustafa Kemal’den başkaları da çıkmalı değil miydi?.. Bakıyorsunuz, “İRAN” diye bir devlet, millet bu coğrafyada yok!.. Ama 1935 yılında şeytanın yeryüzü temsilcileri, bu coğrafyaya, “İRAN” adını UYDURUYORLAR. Bakıyorsunuz internet kayıtlarına, tarih kitaplarına, İran hakkında bilgi edinmek istediğinizde, “HİNT- AVRUPA” halkıdır.” diye yazmışlar. Hindistan nere, Avrupa nere be kardeşim!.. AÇIKÇA YALAN!.. Pekiyi doğrusu ne?.. Doğrusu, TARİH BOYU, “TÜRK” coğrafyası. Coğrafi konumu sebebiyle, BİNLERCE YILLIK ASYA SINIRDAŞLARI OLAN HİNT VE ARAP KÜLTÜRÜ VE DE GENLERİNİN ETKİSİNDE olmaları gayet doğaldır. Ama neticede “İran” diye uydurulan coğrafyada binlerce yıl Türk devletleri MEVCUTTU!.. Binlerce yıl, devleti kuranlar Türk, halk ise Türk değil öyle mi?.. Olur mu be kardeşim, olur mu be ey dünya insanlığı, TARİH BİLİMCİLERİ böyle saçma bir yalana inanılır mı?.. “İran” diye uydurulan coğrafyada M.Ö 10. 000 den de önce de Türk hükmünü gizlemezler mi sizce?.. Koskoca TÜRK ASYA UZANTISI OLAN, bir coğrfayada Türklerin adının geçmediği, “Hint-Avrupa ırkı diye uydurulduğu BESBELLİ olan bu coğrafyanın bin yıllık tarihine bakalım: Gazneli Türk devleti: 963—1186.—— Büyük Selçuklu Türk devleti: 1037-1194.—– İldenizliler: 1136—1225.—— Harzemşahlar: 1977—1231.—— Timur imp: 1370—1507.——– Karakoyunlular: 1350—1469.——– Akkoyunlular: 1378—1501.——– Safaviler: 1501—1736.——– Afşarlar: 1736—1796.——– Kaçarlar: 1795—1925. Gel şimdi böyle bir tarihe sahip coğrafyadan “TÜRK” ü sil, “İRAN” diye bir isim uydur, hiç olur mu ey dünya?.. Atamız boşu boşuna Tarih kurumunu kurmamış demek ki!.. Pekiyi de neden Türklerin iki yakası bir araya gelmiyor?.. Kuran’ın ilk emrine uyulmadığı için. İlk emir: “Kuran yolunu kendin oku, öğren, yoksa şeytan uşkaları size öyle bir din ve Allah uydurur ki, ona inanır, ALLAH’IN KORUMASINDAN DÜŞER, şeytanın mezhepler yolunda yanarsınız” İŞTE TÜRK’ÜN EN BÜYÜK DÜŞMANI YUKARDA YAZILI OLDUĞU GİBİDİR!.. YA KURAN’DA Kİ ALLAH YOLU, YA DA MEZHEPLERİN ŞEYTAN’IN YIKIM YOLU, TERCİH BİZDE!..
Tüm Türk devletlerini mezheplerle kendi kendileri yıkmıştır, biline!..
Kuran’ı Kerim. Sure 6/Ayet 159: Dinlerini parça parça edip guruplara ayrılanlar var ya, senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi ancak Allah’a kalmıştır. Sonra Allah onlara yaptıklarını bildirecektir. 7/3: Rabbinizden size indirilene uyun! O’nu bırakıp da başka dostların peşinden gitmeyin. Birazınız öğüt tutuyorsunuz.
KARANTİNA, DİNLENME ALANLARI VE BİNA BAKIM ONARIM İŞLERİ YAPTIRILACAKTIR
Edirne Belediyesine ait Sokak Hayvanları Barınağı tesisinde serbest gezme alanına karantina, dinlenme alanları ve hizmet binasının bakım onarımının yapılması yapım işi 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecek olup, teklifler sadece elektronik ortamda EKAP üzerinden alınacaktır. İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır:
İhale Kayıt Numarası (İKN)
:
2026/1793282
1- İdarenin
1.1. Adı
:
EDİRNE BELEDİYE BAŞKANLIĞI VETERİNER İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ
1.2. Adresi
:
EDİRNE MERKEZ İLÇE EDİRNE MERKEZ/EDİRNE
1.3. Telefon numarası
:
02842120979
1.4. İhale dokümanının görülebileceği ve indirilebileceği internet sayfası
:
https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/
2- İhalenin
2.1. Tarih ve Saati
:
08.10.2026 – 10:00
2.2. Yapılacağı (e-tekliflerin açılacağı) adres
:
BABADEMİRTAŞ MH. TEKKEKAPI CD. FEN İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ 22020 SARAÇHANE EDİRNE
3- İhale konusu yapım işinin
3.1. Adı
:
Edirne Belediyesine ait Sokak Hayvanları Barınağı tesisinde serbest gezme alanına karantina, dinlenme alanları ve hizmet binasının bakım onarımının yapılması
3.2. Niteliği, türü ve miktarı
:
37 kalemden oluşan inşaat işleri Ayrıntılı bilgiye EKAP’ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir.
3.3. Yapılacağı/teslim edileceği yer
:
Edirne Belediyesine ait Sokak Hayvanları Barınağı Tesisi
3.4. Süresi/teslim tarihi
:
Yer tesliminden itibaren 60 (Altmış) takvim günüdür.
3.5. İşe başlama tarihi
:
Sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 5 gün içinde yer teslimi yapılarak işe başlanacaktır.
4- Katılım ve yeterlik kriterleri: 4.1. Katılım ve yeterlik kriterlerine ilişkin istekliler tarafından e-teklif kapsamında sunulması gereken bilgi ve belgeler ile fiyat dışı unsurlara ilişkin bilgi ve belgelere aşağıda yer verilmiştir: 4.1.1. Teklif mektubu. 4.1.2. Teklif vermeye yetkili olunduğunu gösteren bilgi ve belgeler: 4.1.2.1. Tüzel kişilerde; isteklilerin yönetimindeki görevliler ile ilgisine göre, ortaklar ve ortaklık oranlarına (halka arz edilen hisseler hariç)/üyelerine/kurucularına ilişkin bilgi ve belgeler. 4.1.2.2. Vekâleten ihaleye katılma halinde vekile ilişkin bilgi ve belgeler. 4.1.3. Geçici teminat. 4.1.4 İsteklinin iş ortaklığı olması halinde iş ortaklığı beyannamesi.
4.2. Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin bilgi ve belgeler ile bunların taşıması gereken kriterler:
Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin bilgi, belge veya kriter belirtilmemiştir.
4.3. Mesleki ve teknik yeterliğe ilişkin bilgi ve belgeler ile bunların taşıması gereken kriterler:
4.3.1. Son on beş yıl içinde bedel içeren bir sözleşme kapsamında taahhüt edilen ve teklif edilen bedelin % 50 oranından az olmamak üzere ihale konusu iş veya benzer işlere ilişkin iş deneyimini gösteren belgeler.
4.3.1.1. Tüzel kişi tarafından iş deneyimini göstermek üzere kullanılan belgenin, tüzel kişiliğin yarısından fazla hissesine sahip ve 4734 sayılı Kanuna göre yapılacak ihalelere ilişkin sözleşmelerin yürütülmesi konusunda temsile ve yönetime yetkili olan ortağına ait olması halinde, ticaret ve sanayi odası/ticaret odası bünyesinde bulunan ticaret sicili müdürlükleri veya yeminli mali müşavir ya da serbest muhasebeci mali müşavir tarafından ilk ilan tarihinden sonra düzenlenen ve düzenlendiği tarihten geriye doğru son bir yıldır kesintisiz olarak bu şartların korunduğunu gösteren, e-forma uygun belgenin kullanılması zorunludur. 4.3.1.2. 4734 sayılı Kanun kapsamındaki idarelere taahhüt edilenler dışında yurt dışında gerçekleştirilen işlerden elde edilen iş deneyiminin 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 195 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince pay çoğunluğuna dayanarak kurulan şirketler topluluğu ilişkisi içinde kullanılması halinde bu hukuki ilişkiyi ve bu ilişkinin süresini tevsik eden belgelerin sunulması zorunludur.
4.4. Bu ihalede benzer iş olarak kabul edilecek işler ve benzer işe denk sayılacak mühendislik ve mimarlık bölümleri:
4.4.1. Bu ihalede benzer iş olarak kabul edilecek işler:
Yapım İşlerinde Benzer İş Grupları Tebliğinde Yer Alan BIII grubu veya BIII grubu onarım işleri benzer iş olarak kabul edilecektir.
4.4.2. Bu ihalede benzer işe denk sayılacak mühendislik ve mimarlık bölümleri:
İnşaat Mühendisliği Mimarlık
5- Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir. 6- İhaleye sadece yerli istekliler katılabilecektir. 7- İhaleye teklif verecek olanların, EKAP hesabına giriş yaparak ihale dokümanını indirmeleri zorunludur. 8-Teklifler, EKAP üzerinden teklif mektubu ile ihaleye katılım belgesi ve diğer ekler kullanılarak hazırlanacak ve e-imza ile imzalanarak ihale tarih ve saatine kadar EKAP üzerinden gönderilecektir. 9- İstekliler tekliflerini, her bir iş kaleminin miktarı ile bu iş kalemleri için teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan toplam bedel üzerinden teklif birim fiyat şeklinde vereceklerdir. İhale sonucunda, üzerine ihale yapılan istekliyle birim fiyat sözleşme imzalanacaktır. 10- Bu ihalede, işin tamamı için teklif verilecektir. 11- İstekliler teklif ettikleri bedelin %3’ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir. 12- Bu ihalede elektronik eksiltme yapılmayacaktır. 13- Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 30 (Otuz) takvim günüdür. 14- Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez. 15- Diğer hususlar:
İhalede Uygulanacak Sınır Değer Katsayısı (N) : 1 Sınır değerin altında teklif sunan isteklilerin teklifleri açıklama istenilmeksizin reddedilecektir.
Edirne Barosu avukatlarından Zafer Arman Kassara (66), Nail Fındıklı İş Merkezi’ndeki ofisinde ölü bulundu.
Bir süredir sağlık sorunları yaşayan avukat Zafer Arman Kassara, Cumartesi akşam saatlerinde Sabuni Mahallesi, Kurt Dereli Mehmet Sokak’ta bulunan Nail Fındık İş Merkezi’ndeki avukatlık bürosunda ölü bulundu. Kassara’nın vefat haberi, Edirne Barosu Başkanı Av. Gökhan Karakoç ve baronun resmi sosyal medya hesapları üzerinden duyuruldu.
Edirne Barosu tarafından paylaşılan taziye mesajında, Kassara için Pazartesi (bugün) saat 12.00’de Edirne Adliyesi bahçesinde tören düzenleneceği açıklandı. Törenin ardından Kassara’nın naşı Eski Cami’de kılınacak cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığı’na defnedilecek.
Edirne’de bu yıl ‘Edirne Beyaz Peyniri’ temasıyla düzenlenen Topraktan Sofraya 3’üncü Edirne Gastronomi Festivali’nde 150 metre uzunluğunda peynir sofrası kurularak, gelecek yıl denenecek Guinnes Dünya Rekoru öncesi prova yapıldı.
Edirne Valiliği tarafından düzenlenen 3’üncü Topraktan Sofraya Edirne Gastronomi Festivali’nin teması, bu yıl coğrafi işaret tescilli ‘Edirne Beyaz Peyniri’ olarak belirlendi. Meriç Nehri kıyısındaki Söğütlük Millet Bahçesi’nde gerçekleştirilen ve Türkiye ile 9 Balkan ülkesinden çok sayıda şefin yer aldığı festivalin ikinci gününde, 150 metre uzunluğunda peynir sofrası kuruldu. Edirne Valisi Yunus Sezer, AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, Cumhurbaşkanlığı Tarım ve Gıda Politikaları Kurulu Üyesi Ramazan Bingöl, Kırkpınar Ağası Ufuk Özünlü ile çok sayıda davetli ve vatandaşın katıldığı festival, sofranın kurulmasının ardından renkli görüntülere sahne oldu.
‘BEYAZ PEYNİRİN BAŞKENTİ EDİRNE’DİR’
Vali Yunus Sezer, Edirne’nin değerlerini tanıtmayı amaçladıklarını belirterek, “Geçen sene belki Türkiye’de birçok insan Edirne’nin pirincini bilmiyordu. Ama şu anda pirinç denilince Edirne akla geliyor. Sofraya konulan her iki tabaktan bir tanesinin Edirne’den geldiğini artık herkese yüksek sesle duyuruyoruz. Bu yıl peynir temasını öne çıkardık. Bugün de peynir denilince akla Edirne’nin gelmesini istiyoruz. Çünkü beyaz peynirin çıktığı yer Edirne. Yüz yıldır burada fabrikalar var ve yüz yıldır kesintisiz üretime devam ediyorlar. Bu, aslında bir hakkın teslimidir. Beyaz peynirin vatanı, başkenti Edirne’dir. Bunu yüksek sesle herkese duyurmak istiyoruz. Edirne’nin gastronomi alanında, turizm açısından önemli bir noktada bulunuyor. Bizim yapmış olduğumuz, Edirne’nin değerlerini ve gastronomisini tanıtarak bir altyapı hazırlamak. İnşallah mutfağı, zenginliği ve tadım ziyaretleriyle beraber Edirne’miz önümüzdeki yıllarda milyonlarca turisti, milyonlarca ziyaretçiyi burada misafir edecektir” dedi.
Edirne Sarayı’nın yeniden ayağa kaldırılmasıyla saray mutfağının ve Rumeli mutfağının da tanıtılacağını aktaran Sezer, gastronomi etkinliklerinin gelecek yıllarda daha büyük coşkuyla devam edeceğini söyledi.
‘PEYNİRİ TANITMAK ÇOK ÖNEMLİ’
AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal da Edirne’nin tarihi kimliğinin yanında gastronomi kenti olduğunu söyledi. Aksal, “Köprüleriyle, Kırkpınar’ıyla Edirne bir tarih kentidir. Ancak tarihin yanında Edirne aynı zamanda bir gastronomi kentidir. Birbirinden lezzetli ürünlerimizle ‘üç peynirin başkenti Edirne’ diyoruz. Bugün burada bu peynir masasını kurduk” ifadelerini kullandı. Peynirin tanıtılmasının yanı sıra ekonomik değerinin de önemli olduğunu belirten Aksal, “Peyniri tanıtmak çok önemli ama bunun ötesinde peynirin bölgemize ve ülkemize ekonomik bir katma değer yarattığını biliyoruz. Hayvancılıktan üretime kadar uzanan önemli bir ekonomik değer söz konusu” diye konuştu.
‘EDİRNE PEYNİRİNİ TÜM DÜNYADA TANITMAYA ÇALIŞIYORUZ’
Cumhurbaşkanlığı Tarım ve Gıda Politikaları Kurulu Üyesi Ramazan Bingöl de gastronomi festivallerinin önemine dikkat çekerek, Edirne peynirinin hem Türkiye’de, hem de dünyada tanıtılması gerektiğini söyledi. Bingöl, “Birçok insan, dünyanın en iyi peynirlerinden birinin Edirne peyniri olduğunu bilmiyor. Onun için hem Türkiye’de, hem de dünyada bu festivaller aracılığıyla Edirne peynirinin tanıtımını yapmaya, dünyanın en iyi peynirlerinden birinin Edirne’de üretildiğini anlatmaya çalışıyoruz” dedi.
Edirne peynirinin tanıtılmasıyla hayvancılık ve üretimin gelişeceğini belirten Bingöl, “Daha iyi hayvancılık, daha çok üretim, daha fazla ekonomik değer, daha çok turist ve Edirne peynirinin tüm dünyada tanınması. Bence bu paha biçilemeyecek bir iş” şeklinde konuştu.
Kafe kültürünün Paris kaldırımlarından dünyaya yayılan simgesi bistro masalar, son yıllarda Türkiye’de de kafelerden otel teraslarına, pastanelerden kokteyl organizasyonlarına kadar geniş bir kullanım alanına kavuştu. Kompakt ölçüleri, zarif duruşları ve mekâna kattıkları samimi atmosferle bistro masalar; özellikle metrekarenin değerli olduğu şehir içi işletmelerde dekorasyonun başrol oyuncusu hâline geldi.
Bistro Masayı Cazip Kılan Nedir?
Standart bir bistro masa 60-70 cm çapında yuvarlak ya da kare tabla ile üretilir ve iki ila dört kişiye hizmet eder. Bu kompakt yapı, aynı alana daha fazla oturma noktası yerleştirme imkânı verir; bir kafenin ciro kapasitesini doğrudan artırır. Yüksek bar tipi modeller ayakta servis alanlarında ve kokteyl etkinliklerinde tercih edilirken, standart yükseklikteki modeller günlük kafe servisinin temelini oluşturur. Metal ayaklı ve kompakt laminat tablalı modeller, dış mekân kullanımında yağmura ve güneşe karşı dayanıklılığıyla öne çıkar.
İç ve Dış Mekân İçin Malzeme Seçimi
Dış mekânda kullanılacak bistro masalarda tabla malzemesi belirleyicidir: kompakt laminat ve werzalit tablalar suya, sıcağa ve UV ışınlarına dayanıklı yapılarıyla teras ve bahçe kullanımının standartı hâline gelmiştir. İç mekânda ise MDF lam ve ahşap tablalar sıcak bir atmosfer yaratır. Ayak sisteminde elektrostatik boyalı metal profiller hem dengeli bir duruş hem de uzun ömür sağlar; ayarlanabilir ayak pabuçları, eğimli zeminlerde masa sallanmasının önüne geçer.
Doğru Modele Nasıl Ulaşılır?
Piyasada model çeşitliliği arttıkça seçim de zorlaşıyor. Bu noktada üreticiden alım yapmak işletmelere hem fiyat hem de özelleştirme avantajı sunuyor. Otel ve kafe mobilyası alanında üretim yapan Altra Design bistro masa modelleri; farklı tabla ölçüleri, renk seçenekleri ve iç-dış mekân varyantlarıyla işletmelerin konseptine göre şekillenebiliyor. Toplu alımlarda tabla renginin sandalye ve dekorasyonla uyumunu numune üzerinden teyit etmek, mekân bütünlüğü açısından atlanmaması gereken bir adımdır.
Bistro Masa ile Mekân Kurgusu
Bistro masalar yalnızca oturma birimi değil, aynı zamanda mekân kurgusunun ritim unsurudur. Vitrin önlerinde ikili yerleşimler sokağa hareket katarken, duvar boyunca sıralanan masalar dar alanları verimli kullanır. Kokteyl etkinliklerinde yüksek bistro masaların salona serpiştirilmesi, misafir sirkülasyonunu canlı tutar. Katlanabilir modeller ise sezonluk işletmelere depolama kolaylığı sağlayarak kış aylarında değerli alan tasarrufu sunar.
Sonuç
Az yer kaplayan, çok iş gören bistro masalar; doğru malzeme ve doğru üretici seçimiyle birleştiğinde kafe ve restoran işletmelerinin hem estetiğine hem de cirosuna katkı sunan akıllı bir yatırımdır. Konseptini netleştiren, iç-dış mekân ihtiyacını ayrıştıran ve numuneyle ilerleyen işletmeler bu trendden en yüksek verimi alır.
Edirne’de Avrupa Hareketlilik Haftası kapsamında Türkiye, Bulgaristan ve Yunanistan’dan 60 bisikletlinin katılımıyla ‘Gelecek İçin Pedalla’ etkinliği düzenlendi.
Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu desteği ve Türk Belediyeler Birliği’nin ulusal koordinasyonuyla gerçekleştirilen Avrupa Hareketlilik Haftası kapsamında, Edirne’de ‘Gelecek İçin Pedalla’ etkinliği düzenlendi. Türkiye, Bulgaristan ve Yunanistan’dan yaklaşık 60 bisikletlinin katıldığı etkinlik için kentin trafiğe kapalı Saraçlar Caddesi’nde tören düzenlendi.
Törene Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Gökçe Onur Öktem, Yunanistan Edirne Konsolosu Sethelos Isidoros Balios, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) Başkanı Sezai Irmak ve çok sayıda bisiklet sever katıldı.
‘ORTAK BİR MESAJ VERİYORUZ’
Burada konuşan Edirne Avrupa Birliği Bilgi Merkezi Koordinatörü Elif Yardımcı, bu yılki temaya dikkat çekerek; “Bu haftanın teması ‘Herkes İçin Hareketlilik’ yaklaşımı ise ‘Kuşaklar Arası Adalet.’ Bu yaklaşım bize kentlerde hareketliliğin herkes için güvenli, erişilebilir ve uygun maliyetli olması gerektiğini, bugün ulaşım ve kamusal alan konusunda aldığımız kararların ise gelecek kuşakların yaşayacağı şehirleri şekillendirdiğini hatırlatıyor. Bir çocuğun okuluna güven ve yürüyebilmesi, yaşlı bir kişinin durağa rahatça ulaşabilmesi, engelli bir bireyin toplu taşımayı bağımsız kullanabilmesi aslında herkes için hareketlilik anlayışının en somut karşılığıdır. Bugün Edirne’de, Bulgaristan’dan da gelen dostlarımızla birlikte pedal çevirirken biz de daha temiz, daha sağlıklı, daha kapsayıcı ve insanı merkeze alan şehirler için ortak bir mesaj veriyoruz” dedi.
‘YALNIZCA BİR BİSİKLET ETKİNLİĞİ DEĞİL’
ETSO Başkanı Sezai Irmak da, bisiklet etkinliğini Edirne için geleneksel hale getirmek istediklerini söyleyerek, “Bu etkinliği Edirne için geleneksel bir hale getirmek için güzel bir adım atmış oluyoruz. Bu bizim için yalnızca bir bisiklet etkinliği değil. Sağlıklı yaşamın, çevre bilincinin ve sürdürülebilir ulaşımın yanı sıra dostluğun ve komşuluğun da bir buluşmasıdır. Türkiye’nin Avrupa’ya açılan kapısı Edirne’de Yunanistan ve Bulgaristan’dan gelen dostlarımızı bir kez daha aramızda görmekten ayrıca mutluluk duyuyoruz” diye konuştu.
‘DAHA SAĞLIKLI, DAHA TEMİZ BİR DÜNYAYA İHTİYACIMIZ VAR’
Yunanistan Edirne Konsolosu Balios, Edirne’nin sınır şehri olması nedeniyle avantajına dikkat çekerek, “Bildiğiniz gibi Edirne şehri sınır şehri, her iki ülkeye de çok yakın. Geçen seneki konuşmamda belirtmiştim sınıra bu kadar yakın olması bu şehirde kültürlerin, sporun birleştiği bir nokta olması çok doğal. Bu yıl Avrupa Birliği’nin desteğiyle yapılan bu etkinlik bize şunu gösteriyor. Bizim bu gelişen günümüz teknolojisinde farklı ulaştırma araçlarına ihtiyaç var ve bunlardan en önde gelmesi gereken çevre bilinciyle bisiklet olmalıdır. Çünkü daha sağlıklı, daha temiz dünyaya ihtiyacımız var” şeklinde konuştu.
Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Gökçe Onur Öktem de, etkinliğin kendileri için çok önemli olduğunu belirterek, “Avrupa Hareketlilik Haftası kapsamında bisiklet dostlarını Edirne’de bir araya getiren bu buluşmayı çok kıymetli buluyoruz. Yürümek, bisiklete binmek ve toplu taşımayı kullanmak gibi farklı ulaşım seçeneklerinin kent yaşamındaki yerini hatırlatması açısından bu tür etkinlikleri önemsiyoruz. Farklı yaşlardan, farklı şehirlerden ve komşu ülkelerden katılımcıların Edirne’de bir araya gelmesi de bu buluşmayı ayrıca değerli kılıyor. Türkiye’de komşu ülkelerden katılan tüm bisiklet dostlarımızı Edirne’mize hoş geldiniz diyorum” ifadelerini kullandı.
Konuşmaların ardından, etkinliğe katılan dernek ve sivil toplum kuruluşlarına plaket verildi. Etkinliğe katılan bisikletliler, şehirde tur atarak bisikletle ulaşımın önemine dikkat çekti.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen 1001 Hayır Hizmeti Projesi kapsamında Edirne Vakıflar Bölge Müdürlüğünce okul kütüphanelerine kitap hediye edildi.
2026-2027 Eğitim öğretim yılının başlamasıyla, Vakfiyelerde bulunan eğitime yönelik hayır şartlarının yerine getirilmesi için harekete geçildi. Bu kapsamda, geçtiğimiz günlerde Edirne Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nce Kırklareli’nde eğitim materyali, teknolojik materyal ve kırtasiye setleri öğrencilerin kullanımına sunulmuştu.
Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından idare olunan mazbut vakıflardan Padişah İmamı Mehmed Zeynelabidin Efendi Vakfı’nın hayır şartı gereği Edirne Merkez’e bağlı Abalar Köyü Ortaokulu ve İpsala İlçesine Bağlı Aliçopehlivan Köyü Ortaokulu’nun okul kütüphanelerine öğrencilerin yararlanması amacıyla kitap hediye edildi.
Konuya ilişkin Vakıflar Bölge Müdürü Ahmet Saraç, “1830 yılında kurulmuş olan ve halen Genel Müdürlüğümüz tarafından yönetilen vakfa ait vakıf senedinde, köy sınırları içinde yer alan devlet okullarının kütüphanelerine öğrencilerin yararlanması için kitap bağışlanması koşul altına alınmış. Eğitim yılının başlamasıyla bu şartı yerine getirdik. Her iki okulumuzun kütüphanelerine toplam 237 adet kitap hediye ettik. Okullarımızda görev yapan yönetici ve öğretmenlerimize, ama özellikle öğrenci yavrularımıza ilgilerinden dolayı teşekkür ediyor, her birine çok mutlu hayatlar diliyorum.” dedi.