İki Türk’te 121 bin euroluk kaçak ürün

Kapıkule’nin karşısında yer alan Bulgaristan’ın Kapitan Andreevo Sınır Kapısı’nda bir Türk vatandaşının aracında değeri 48 bin 668 euro olan çok sayıda markalı giyim ürünü ve parfüm, bir başka Türk vatandaşının aracında ise cinsel performans artırıcı da dahil olmak üzere 72 bin 214,80 euroluk ürüne kaçak olarak taşındığı gerekçesiyle el konuldu.

MARKA ÜRÜNLER

Bulgaristan Gümrük Ajansı, Kapitan Andreevo Sınır Kapısı’nda gerçekleştirilen operasyonda ele geçirilen kaçak markalı ürünlere ilişkin soruşturmanın tamamlandığını duyurdu.

Açıklamaya göre 42 yaşındaki Türk vatandaşı H.K., Kapitan Andreevo Sınır Kapısı ile Rusçuk’taki Tuna Köprüsü Sınır Kapısı üzerinden Romanya’ya geçmeye çalışırken piyasa değeri 48 bin 668 euro olan 3 bin 312 adet markalı giyim ürünü ve parfümü kaçak olarak taşıdığı gerekçesiyle yakalandı.

Şüpheli suçunu kabul ederken, mahkeme tarafından 2 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Ceza 4 yıl süreyle ertelenirken, ayrıca 5 bin 160 euro para cezası uygulanmasına karar verildi. Kaçak ürünlerin tamamına devlet lehine el konuldu.

CİNSEL PERFORMANS ARTIRICI

Bulgar gümrük yetklileri, Türkiye’den Belçika’ya gitmekte olan hafif ticari araçta yaklaşık 400 kilogram kıyılmış tütün, sigara ve cinsel performans artırıcı ürün ele geçirildiğini açıkladı.

Türkiye’den Bulgaristan üzerinden Belçika’ya gitmek isteyen Türk vatandaşının kullandığı yabancı plakalı hafif ticari araç detaylı aramaya alındı.

Aramada kişisel eşyaların altına gizlenmiş 390 kilogram kıyılmış tütün, 110 paket sigara ile 285 kutu farklı markalarda cinsel performans artırıcı gıda takviyesi bulundu.

Ele geçirilen kaçak ürünlerin toplam değerinin 72 bin 214,80 euro olduğu belirtilirken, kaçakçılıkta kullanılan araca da el konuldu.

Olayla ilgili Haskovo Bölge Savcılığı gözetiminde adli soruşturma başlatıldı.

TÜ adaylar için kapılarını açıyor

Trakya Üniversitesi, üniversite tercih dönemindeki aday öğrencilerin bilinçli tercih yapabilmelerine katkı sağlamak amacıyla 3-7 Ağustos 2026 tarihleri arasında “Tanıtım Günleri” düzenliyor. Program kapsamında aday öğrenciler, fakülte dekanları ile yüksekokul ve meslek yüksekokulu müdürleriyle birebir görüşme imkânı bulacak.

Tanıtım günlerinde adaylara üniversitenin akademik yapısı, bölümler, eğitim olanakları, sosyal ve kültürel yaşam, kampüs imkânları, değişim programları ile kariyer fırsatları hakkında ayrıntılı bilgi verilecek. Görüşmeler hem yüz yüze hem de çevrim içi olarak gerçekleştirilecek.

Yüz yüze buluşmalar, 3 Ağustos Pazartesi günü Keşan Hakkı Yörük Sağlık Yüksekokulu, Keşan Yusuf Çapraz Uygulamalı Bilimler YO, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Devlet Konservatuvarı, Fen Fakültesi ve Edirne Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu ile başlayacak.

Program 4 Ağustos’ta Tıp Fakültesi, Yabancı Diller Yüksekokulu, Uygulamalı Bilimler Fakültesi, Kırkpınar Spor Bilimleri Fakültesi, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu, İlahiyat Fakültesi,  Eğitim Fakültesi, 5 Ağustos’ta Havsa Meslek Yüksekokulu, Keşan Meslek Yüksekokulu, Uzunköprü Meslek Yüksekokulu, Uzunköprü Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu, Edebiyat Fakültesi, Şehit Ressam Hasan Rıza Güzel Sanatlar MYO, Mimarlık Fakültesi, İpsala Meslek Yüksekokulu ve Arda Meslek Yüksekokulu ile devam edecek.

Tanıtım günleri 6 Ağustos’ta Mühendislik Fakültesi,  Güzel Sanatlar Fakültesi, Diş Hekimliği Fakültesi ve Eczacılık Fakültesi  7 Ağustos’ta ise Tunca Meslek Yüksekokulu ve Edirne Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu programıyla sona erecek.

Çevrim içi tanıtım toplantıları da aynı tarihler arasında Microsoft Teams üzerinden gerçekleştirilecek. Böylece Edirne dışındaki aday öğrenciler de fakülte ve yüksekokul yöneticileriyle çevrim içi ortamda buluşarak merak ettikleri sorulara yanıt bulabilecek.

Trakya Üniversitesi tarafından yapılan açıklamada, aday öğrenciler “Fakülte dekanları, yüksekokul ve meslek yüksekokulu müdürleriyle birebir görüşerek bölümlerimiz, eğitim olanaklarımız, kampüs yaşamımız ve sunduğumuz fırsatlar hakkında doğrudan bilgi alabilirsiniz. Doğru tercih için sizleri Trakya Üniversitesi Tanıtım Günleri’ne bekliyoruz” sözleriyle etkinliklere davet edildi.

TANITIM GÜNLERİ TAKVİMİ

3 Ağustos Pazartesi

10.30 – Keşan Hakkı Yörük Sağlık Yüksekokulu

11.00 – Keşan Yusuf Çapraz Uygulamalı Bilimler YO

11.00 – Sağlık Bilimleri Fakültesi

11.00 – Devlet Konservatuvarı

14.00 – Fen Fakültesi

15.00 – Edirne Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu

4 Ağustos Salı

10.30 – Tıp Fakültesi

10.30 – Yabancı Diller Yüksekokulu

13.00 – Uygulamalı Bilimler Fakültesi

13.00 – Kırkpınar Spor Bilimleri Fakültesi

13.30 – Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu

14.00 – İlahiyat Fakültesi

16.00 – Eğitim Fakültesi

5 Ağustos Çarşamba

11.00 – Havsa Meslek Yüksekokulu

11.00 – Keşan Meslek Yüksekokulu

11.00 – Uzunköprü Meslek Yüksekokulu

13.00 – Uzunköprü Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu

14.00 – Edebiyat Fakültesi

14.00 – Şehit Ressam Hasan Rıza Güzel Sanatlar MYO

14.30 – Mimarlık Fakültesi

14.30 – İpsala Meslek Yüksekokulu

15.00 – Arda Meslek Yüksekokulu

6 Ağustos Perşembe

10.00 – Mühendislik Fakültesi

14.00 – Güzel Sanatlar Fakültesi

14.00 – Diş Hekimliği Fakültesi

14.30 – Eczacılık Fakültesi

7 Ağustos Cuma

10.30 – Tunca Meslek Yüksekokulu

14.00 – Edirne Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu

Dünyanın çatısından tekrar Keşan’a!

İstanbul’dan 30 Haziran’da Duşanbe uçak seferinin ardından Khorog’a araçla geçtikten sonra Wakhan Koridoru, Pamir Platosu ve Kırgızistan olmak üzere yaklaşık 3 hafta içerisinde üç ana bölümde  950 kilometre pedal çeviren Keşan Doğa, Çevre ve Kültür Derneği’nin (DOÇEK) 4 kişilik ekibi yurda döndü.

DOÇEK Başkanı Hakan Eşme, dernek üyeleri Mehmet Erkul, Kenan Taşkın ve Rahman Ketenciler ile birlikte dünyanın en zorlu ve çetin parkurlarından sayılan coğrafyadan dönüşlerinin ardından sosyal medya hesabından gerçekleştirdiği paylaşımda şunlara yer verdi: 

“Faaliyetimiz 30 Haziran’da İstanbul-Duşanbe uçak seferinin ardından Duşanbe’den Khorog’a araçla geçtikten sonra asıl olarak başlayacak.

Buradan itibaren Wakhan Vadisi üzerinden Kırgızistan’ın Osh kentine kadar büyük bölümü stabilize ve tırtıklı yollardan oluşan, eğimin zirvelerde %15’lere kadar çıktığı yaklaşık dokuz yüz elli kilometre boyunca sadece kendi gücümüze ve dostluğumuza inanarak pedal çevireceğiz.

Mehmet Erkul, Kenan Taşkın, Rahman Ketenciler ve tarafımdan oluşan dört kişilik bir ekibiz; dünyanın en zorlu ve çetin parkurlarından sayılan bu yollarda ortak kararların ve hedeflerin eşlik ettiği bir ekip olmak, büyük bir avantaj barındırdığı kadar kendi içinde zorluklar da taşıyor elbet.

Pamirlerin o çetin, yüksek ve sert coğrafyasından süzülüp Türkiye sınırlarına adım attığımız ilk an…

Gümrük kapısındaki o her zamanki karmaşanın, kargo araçlarını itip kaktırmanın ortasında zaman birden durdu sanki.

Zihnimde henüz bir sıraya dizmeye çalıştığım, kafamda büyüyen bin bir türlü anının arasından sıyrılıp gelen bir ışık belirdi. Hiç beklemediğim bir anda, “Havasına suyuna” derken, özlemin büründüğü en somut haliyle karşımdaydı kızım. Okan kardeşimle birlikte bizi karşılamaya gelmişler.

Elinde gururla tuttukları bir DOÇEK flaması ve gözlerinde Pamir Dağlarının heybetini gölgede bırakan bir ışıltı… Türlü gürültüler içinde o kapıdan çıktığımızda karşılaştığımız bu sürpriz, dışarıdan bakıldığında belki sıradan bir karşılamaydı; oysa benim içimde kelimelere sığmayacak kadar derin, bambaşka anlamlar taşıyordu. Dünyanın çatısında pedal çevirmekten çok daha değerliydi bu.

Havaalanları, bitmek bilmeyen insan öykülerinin resmi geçit yaptığı koca bir karmaşa sahnesi. Fakat o an, o kargaşanın ortasında sevinç, mutluluk ve gözyaşları birbirine karıştı. Birbirini izleyen “hoş geldiniz” ve “siz de hoş geldiniz” nidaları arasında, kelimelerin tamamen yetersiz kaldığı bir hisle kucaklaştık.

Bazı anların söze dökülmesi imkansızdır; günler süren ayrılığın ardından böyle sarılmak, çevrilen her bir pedala, aşılan her bir zorlu yola ve geride kalan tüm yorgunluğa fazlasıyla değdi.

İşte şimdi gelmiştik…”

Aşırı sıcaklar devam

Temmuz ayının son günlerini aşırı sıcaklarla geride bırakan Edirne’nin yeni haftayı da kavurucu sıcakların etkisi altında geçirmesi, Cuma günü termometrelerin 38 dereceyi göstermesi bekleniyor.

Meteoroloji’nin 5 günlük hava tahmin raporuna göre, Edirne’de bugün sıcak bir havayla birlikte akşam 20°C, gündüz 35°C, nem (%) 26-83, rüzgar (km/sa) kuzeydoğudan17

Yarın az bulutlu bir havayla birlikte akşam 20°C, gündüz 34°C, nem (%) 25-62, rüzgar (km/sa) kuzeydoğudan16

5 Ağustos 2026 Çarşamba günü sıcak bir havayla birlikte akşam 21°C, gündüz 37°C, nem (%) 26-55, rüzgar (km/sa) kuzeydoğudan20

6 Ağustos 2026 Perşembe günü sıcak bir havayla birlikte akşam 22°C, gündüz 37°C, nem (%) 26-75, rüzgar (km/sa) kuzeydoğudan 20

7 Ağustos 2026 Cuma günü az bulutlu bir havayla birlikte akşam 22°C, gündüz 38°C, nem (%) 24-73, rüzgar (km/sa) kuzeyden 13 olarak ölçülmesi bekleniyor.

TÜ’ne TÜBİTAK’tan yeni proje desteği

Trakya Üniversitesi Arda Meslek Yüksekokulu Kimya ve Kimyasal İşleme Teknolojileri Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Gökhan Açık yürütücülüğünde hazırlanan proje, TÜBİTAK 1001 – Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı kapsamında, Kimya ve Biyoloji Araştırma Destek Grubu (KBAG) tarafından desteklenmeye hak kazandı.

“Doğal Antimikrobiyal Peptitleri Taklit Etme Potansiyeline Sahip Sülfonyum Fonksiyonlu Safra Asidi Polimerlerini İçeren Nanoliflerin Hazırlanması ve In Vitro/In Vivo Etkinliklerinin İncelenmesi” başlıklı projeyle, doğal antimikrobiyal peptitleri taklit edebilecek yeni nesil nanolif sistemlerinin geliştirilmesi ve bu sistemlerin laboratuvar ile canlı model ortamlarında etkinliklerinin değerlendirilmesi amaçlandığı beltrildi.

Projenin araştırma ekibinde Prof. Dr. Muhammet Ü. Kahveci ve Doç. Dr. Çağatay Altınkök (İstanbul Teknik Üniversitesi), Prof. Dr. Selina Aksak Karameşe (Kafkas Üniversitesi), Dr. Öğr. Üyesi Hamza Halıcı (Atatürk Üniversitesi) ile Arş. Gör. Senanur Dokuz (Yıldız Teknik Üniversitesi) yer almaktadır. Projede danışman olarak ise Doç. Dr. Murat Karameşe (Kafkas Üniversitesi) ve Prof. Dr. Elif Çadırcı (Atatürk Üniversitesi) görev alıyor.

Trakya Üniversitesi’nin paylaşımında, “Trakya Üniversitesi olarak, bilimsel araştırma kapasitemize katkı sağlayacak bu önemli başarıdan dolayı proje yürütücüsü Doç. Dr. Gökhan Açık ile proje ekibini tebrik ediyor, çalışmalarında başarılarının devamını diliyoruz” ifadelerine yer verildi.

CHP Uzunköprü’de devir teslim

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Uzunköprü örgütünde yaşanan toplu istifaların ardından devir teslim işlemi dün gerçekleştirildi.

CHP Uzunköprü İlçe Başkanlığı görevinden 29 Temmuz Çarşamba günü istifa ederek Yeni Parti saflarına katılan Osman Aydın, ilçe başkanlığındaki devir teslim işleminin 2 Ağustos 2026 Pazar itibarıyla gerçekleştirildiğini açıkladı.

Aydın, CHP İl Başkanlığı görevine butlan kararı kapsamında atanan Özlem Becan’a ilçe başkanlığının devir tesliminin yapıldığını belirtti.

CHP Uzunköprü örgütünde yaşanan toplu istifaların ardından gerçekleştirilen devir teslimle birlikte, ilçe başkanlığındaki yönetim sürecinde yeni bir dönem başladı.

TFF Amatör İşler Kurulu toplandı

Türkiye Futbol Federasyonu Amatör İşler Kurulu toplantısı, Riva Hasan Doğan Millî Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde gerçekleştirildi.

TFF Amatör Futbol, Kadın Futbolu ve Engelli Futbolundan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Ural Aküzüm’ün başkanlığında, Türkiye Amatör Spor Kulüpleri Konfederasyonu (TASKK) Başkanı Şener Aydın ve yönetim kurulu üyelerinin de katılımıyla yapılan toplantıda, TFF Amatör İşler Kurulu Başkanı Selçuk Azeri, TFF Amatör İşler Koordinatörü Ahmet Kurşun, TFF Amatör İşler Koordinatör Yardımcısı Murat Kandazoğlu, TFF Amatör Futbol Direktörü Zafer Şen ve TFF Amatör Futbol Ankara Müdürü Mustafa Burak Gülpınar da yer aldı.

Yeni sezonda statü ve talimatlarda yapılacak düzenlemelerin görüşüldüğü toplantıda öneri ve talepler değerlendirildi.

ÇERİBAŞI KİRAZI!

Kiraz mevsimi bitti…

Ama yaz devam ediyor…

Geçtiğimiz haziran ayında Enez’in Çeribaşı Köyü’nde Kiraz Hasat Şenliği düzenlendi.

O gün bu yazıyı kaleme almayı düşünmüştüm.

Kısmet bugüneymiş.

Çünkü Çeribaşı’nın hikâyesi, sadece bir kiraz hikâyesi değil.

Yaklaşık yirmi yıl önce birkaç üreticinin deneme amacıyla diktiği kiraz fidanları bugün Avrupa’ya ihraç edilen, coğrafi işaret tescili alan ve Edirne’nin adını sınırların ötesine taşıyan önemli bir tarımsal markaya dönüştü.

**

Bugün Trakya’nın birçok köyü göç veriyor, nüfusu yaşlanıyor, üretim her geçen yıl biraz daha azalıyor.

Çeribaşı ise bunun tam tersini başaran, umut veren bir örnek olarak öne çıkıyor.

Ancak hasat şenliğinde duyduğum bir cümle, kirazın tadından çok daha uzun süre aklımda kaldı.

Köyün acilen bir soğuk hava deposuna ihtiyacı olduğu söylendi.

İşte asıl mesele de tam burada başlıyor.

**

Yıllardır üreticiye aynı şeyleri söylüyoruz.

Daha çok üretin…

Daha çok ihracat yapın…

Markalaşın…

Katma değer oluşturun…

Sonra dönüp bakıyoruz; bütün bunları başaran üreticinin ürününü koruyacak en temel yatırımın hâlâ yapılmadığını görüyoruz.

Biraz garip değil mi?

Coğrafi işaret alıyorsunuz…

Avrupa’ya ihracat yapıyorsunuz…

Marka oluyorsunuz…

Ama ürününüzü en uygun şartlarda muhafaza edecek tesise sahip değilsiniz.

Aslında bu, Türkiye’nin tarım politikalarında yıllardır karşımıza çıkan klasik tablonun küçük ama çarpıcı bir özeti.

**

Üretmeyi başarıyoruz.

Bahçede emek vermeyi başarıyoruz.

Ancak iş ürünü depolamaya, işlemeye, pazarlamaya ve gerçek katma değere dönüştürmeye geldiğinde aynı başarıyı gösteremiyoruz.

Oysa modern tarım artık sadece üretmek demek değil.

Ürettiğini koruyabilmek demek.

Kaliteyi muhafaza edebilmek demek.

Ürünü doğru zamanda doğru pazara ulaştırabilmek demek.

Kısacası, alın terinin karşılığını son kuruşuna kadar alabilmek demek.

**

Çeribaşı kirazı bugün Edirne’nin en önemli tarımsal markalarından biri hâline geldiyse, bu başarı birkaç üreticinin özverisine bırakılmamalı; kalıcı yatırımlarla desteklenmelidir.

Çünkü bazen bir köyün geleceğini belirleyen şey, bir kamyon kiraz değildir.

O kirazı zamanında ve doğru koşullarda muhafaza edecek bir soğuk hava deposudur.

Hasat şenliğinde duyduğum en değerli söz belki de buydu.

Kiraz var.

Üretici var.

Pazar var.

Marka var.

Şimdi sıra, bu başarıyı kalıcı kılacak Çeribaşı’nın baş ağrısı depoda!

KORUMAK VAZİFEMİZ

Biz Müslüman Türklerin alnında Yaratan’ın bahşettiği “İNSANCA YAŞAMANIN YOL HARİTASI, KURAN’I KERİM VAR!..”
Biz Türkler tarih boyunca, devlet kurup, yükseliş dönemlerinde, Kuran’da ki Rabbin emirlerine uygun yaşadık . Çünkü Allah, “Yeryüzünde ki fitne, fesatı, kötülükleri ortadan kaldırıncaya kadar, savaşın” der. “Yatın, “Bana ne” deyip seyreyleyin dünyayı” demez!..
İnsanlığımız, böyle sorumluluk sahibi olmamızı gerektirmez mi?..
Zalimlerin, kandırıp köle yaptıkları halkları görüp, zalime karşı savaşmak, insanlık borcumuz değil mi?..
DÜNYANIN NERESİNDE OLURSA OLSUN, İNSAN, HAYVAN, AĞAÇ, hepsi Allah’ın kullarıdır!..
Onların, yaşam ve özgürlük haklarını korumak, zalimlerin elinden kurtarmak için savaşmak, TÜRKLERİN VAZİFESİDİR. TARİHTE İSPATLI, İSPATLI!..
Türk ataların tüm fetihleri bu ilahi ilkeye can feda hizmet etmek içindi!..
Asla, sömürgeci haçlılar gibi, köle etmek, alıp satmak, tecavüz etmek, katletmek, talan etmek, dilini, dinini, kültürünü, doğa ve tabiatını, tarihini TAHRİF ETMEK, için bir tek savaşı olmamıştır, Türklerin. TARİHTE İSPATLI, İSPATLI!..
Dünyanın neresinde, Tahrif edilmiş kutsal kitapları ile, Allah hakkında yalanlara inandırılmış, şirke düşürülmüş, şeytan yoluna esir, köle edilip, devlet eşrafı tarafından sömürülen, ülkeler varsa, Türk atalar onların ŞEYTANİ ORDULARI İLE SAVAŞIP, BOZGUNA UĞRATMIŞLARDIR. ( TÜRKLER, Allah yolunda ve güçlü oldukları asırlar boyunca….)
Şeytanın ordularını yendikten sonra, korkan sivik halka bildirilmiştir ki:
“Biz Türklerden korkmayın, biz sizi kurtarmak, korumak için savaşıyoruz. Ne toprağınızda, ne canınızda, ne malınız, ne ırzınızda gözümüz var. Tam tersi, malınız canınız, ırzınız, namusunuz, sağlığınız, huzurunuzu KORUMAK BİZ TÜRKLERİN BOYUN BORCUDUR!..” DEMİŞLERDİR, TARİHTE İSPATLI, İSPATLI!..

NEREDE, NAMERTLER TARAFINDAN KANDIRILAN, ZULMEDİLEN, KATLEDİLEN, SÖMÜRÜLEN VARSA, KORUMAK TÜRK’ÜN İNSANLIK VAZİFESİDİR!..

Kuran’ı Kerim. Sure 4/ayet 75:
Size ne oldu da Allah yolunda ve “Rabbimiz! Bizi halkı zalim olan bu şehirden çıkar, bize tarafından bir sahip gönder, bize katından bir yardımcı yolla” diyen muhtaç erkekler, kadınlar ve çocuklar uğruna savaşmıyorsunuz?”

4/76: İman edenler Allah yolunda savaşırlar; inanmayanlar ise tâğut yolunda savaşırlar. O halde şeytanın dostlarına karşı savaşın; şüphe yok ki, şeytanın kurduğu düzen zayıftır.

Tağut yolu: Dünya çıkarcılığı, zalimlik, tecavüz, soygun, yalan, dolan, katillik yolu.

Traktörün altında kalan karı-koca yaşamlarını yitirdi

Olgay GÜLER
Edirne’de sürücüsünün kontrolünden çıkarak toprak yolda rampadan yuvarlanan traktörün altında kalan Raşit Taşkın ve eşi Fatma Taşkın, yaşamını yitirdi.


Olay, akşam saatlerinde kent merkezine bağlı Üyüklütatar Köyü yakınlarında meydana geldi. İddiaya göre Raşit Taşkın eşi Fatma Taşkın’la, köydeki evlerinden çıkıp kendilerine ait bahçeye gitmek üzere traktörle yola çıktı. Toprak alanda rampada ilerleyen traktör, bu sırada Raşit Taşkın’ın kontrolünden çıkarak devrildi. Raşit Taşkın ve eşi Fatma Taşkın traktörün altında kaldı.

Kazayı görenlerin ihbarıyla bölgeye jandarma, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Traktörün altında kalan karı koca, itfaiye yardımıyla çı karıldı.

Yapılan kontrollerinde, hayatlarını kaybettikleri belirlenen Raşit Taşkın ve Fatma Taşkın, Trakya Üniversitesi Hastanesi Morgu’na kaldırıldı.
Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.