İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın, aile hekimlerinin, hem aile sağlığı merkezi çalışanlarının işvereni konumunda, hem de aile sağlığı merkezinin boya, tamirat ve kira gibi masraflarını karşılamak zorunda olduklarını söyledi. Milletvekili Akalın, TBMM’deki konuşmasında şunları kaydetti: “Aile hekimleri, aile sağlığı merkezi çalışanlarının işvereni konumunda olup SGK primleri, vergiler ve kıdem tazminatları gibi yükümlülükleri karşılamak zorundadır. Sağlık Bakanlığı 5258 sayılı Kanun’a eklediği maddeyle bu sorumluluğu hekimlerimize yüklemiştir. Aile sağlığı merkezinin boya, tamirat, kira ve diğer masrafları hekimler tarafından karşılanmakta ancak ödenen cari giderler yetersiz kalmaktadır. Ayrıca, memuriyetten geçenler ve SGK’li çalışanlar arasında ücret eşitsizliği ve iş güvencesi sorunları yaşanmaktadır. Eşit iş yapıldığı hâlde ele geçen ücretler farklıdır ve açıktan geçenlerin kıdem tazminatı hakları bulunmamaktadır. Bu adaletsizliklerin giderilmesi ve aile hekimlerimizin ağır sorumluluktan kurtarılarak sadece doktorluk mesleğini yapmaları sağlanmalıdır.”
CHP Edirne İl Başkanı Samet Kahraman görevinden ayrıldığını açıkladı.
“CHP Edirne İl Başkanlığı görevimden ayrılarak bu mücadelemizi aynı şekilde devam ettirecek başka bir arkadaşımıza bayrağı devredecek olmanın onurunu yaşıyorum” diyen Kahraman istifasını aşağıdaki metinle duyurdu:
2010 Yılından beri üyesi olduğum 2015-2023 yılları arasında İl Yönetim Kurulu Üyeliği ve 12.01.2023 tarihinden bu yana Cumhuriyet Halk Partisi Edirne İl Başkanlığı görevini büyük bir onurla yaptım. Üye olduğumdan bugüne kadar her seçim döneminde aktif görev aldım. İl Başkanı olduktan kısa bir süre sonra 2 turlu gerçekleşen 2023 Genel Seçimlerinde Partimizin başarısı için gece gündüz denemeden tüm İlçelerimizde Parti Örgütlerimizle birlikte çalıştık. Bu yıl yapılan 31 Mart Yerel seçimlerinde aynı şekilde tüm adaylarımızla birlikte vatandaşlarımızın sorunlarını dinleyerek ve Cumhuriyet Halk Partimizin sosyal Belediyecilik anlayışını anlatarak Edirne Merkez, İlçelerimiz ve Beldelerimizde yoğun bir çalışma programı yaptık 31 Mart Yerel Seçimlerinde Edirne Merkez ve 5 İlçe Belediyesi, 3 Belde Belediyesini kazanarak Cumhuriyet Halk Partisi Bayrağını dalgalandırdık. İlçelerimizden Keşan, Havsa, Lalapaşa Belediyelerini geri aldık, Uzunköprü, İpsala, Meriç Belediyelerini maalesef çok az oy farklarıyla kaybettik. Türkiye genelinde Partimiz 1. Parti olmuş her bölgede oyumuz artmış olup aynı şekilde Edirne’ de de oy artışımız olmuştur. Yapılacak olan ilk Genel Seçimlerde İktidar olacağımızın göstergesidir.
Bizlere güvenen ve Partimize desteklerini eksik etmeyen tüm Vatandaşlarımıza, sürecin tümünde bizlerin yanında olan Genel Başkanımıza, Genel Başkan Yardımcılarımıza, Parti Meclis Üyelerimize ve Parti görevlilerimize sonsuz teşekkürler. Seçim sürecini yoğun bir tempo ile çalışarak Cumhuriyet Halk Partisi Bayrağının Edirne’mizde inmemesi için Partimizin tüm kademeleri ve gönüllülerimiz ile birlikte mücadelemizi yaptık. Edirne’mizde CHP Bayrağının dalgalanmaya devam etmesinin gururunu yaşadık, ardından tüm ilçelerimizde danışma kurullarını gerçekleştirdik. Tüm Üyelerimizle birlikte seçim süreçlerini değerlendirerek öneri ve görüşlerini aldık, Tüm İlçe Danışma kurullarının ardından İl Danışma kurulunu gerçekleştirerek İlçelerimizde oluşan değerlendirmeleri rapor halinde Genel Merkezimize ulaştırdık. Bu mücadelemizin bir bayrak yarışı olduğunu bilerek bu zamana kadar içtenlik ve samimiyetle görevimi yerine getirmeye çalıştım. Bugüne kadar büyük bir gurur ve şerefle yapmış olduğum CHP Edirne İl Başkanlığı görevimden ayrılarak bu mücadelemizi aynı şekilde devam ettirecek başka bir arkadaşımıza bayrağı devredecek olmanın onurunu yaşıyorum. Partim ve Edirne’m için elimden geleni yapmaya gayret gösterdim. Bundan sonra yine aynı şekilde Partim ve sevdalısı olduğum Edirne’m için hizmet etmeye devam edeceğim.
Saadet Partisi Edirne İl Başkanı ve Genel İdare Kurulu Üyesi Av. Sinan Tekin; milyonlarca genci yakından ilgilendiren KYK borçlarının silinmesi ile ilgili kanun teklifini meclise sunduklarını söyledi. Saadet Partisi İl Başkanı Av. Sinan Tekin; yaptığı yazılı açıklamada, “Türkiye’de eğitim ve öğretimine devam eden öğrencilerin çoğu öğrenim kredisine ihtiyaç duymaktadır. Mezun olduktan sonra iş bulamayan gençler için eğitim sürecinde yararlandıkları öğrenim kredisi borçları ciddi bir yük oluşturmaktadır. Bu kanun teklifi ile; iş bulamayan mezunların borçlarının faizsiz ertelenmesi, evlendikten sonra çalışmayacak olan gençlerin ise KYK borçlarının kalıcı olarak silinmesi sağlanacaktır” dedi. Ülkemizde varlığını neredeyse her alanda hissettiren yoksulluk sorununun vatandaşlarımızı olumsuz etkilemeye devam ettiğini ifade eden Tekin; şunları söyledi: “Yoksulluk sorununu en derinden yaşayan kesimlerden biri de işsiz üniversite mezunu gençlerdir. Üniversitelerden mezun olan ve görevlerine atanabilmek için sınavlara hazırlanan gençler için süreç oldukça zorlaşmıştır. Bugün özellikle ‘ev genci’ olarak tarif edilen, eğitimde ve istihdamda yer almayan gençlerin sayısı 4 milyondan fazladır. Genç nüfuzumuzun çok önemli bir kısmı bu şekilde pasif halde ve ne yazık ki maddi manevi çeşitli sorunlarla boğuşmaktadır. Ülkemizin genç nüfus potansiyelini koruyup güçlendirmek ve zenginliğe dönüştürmek için çeşitli çalışmaların yapılması ivedilik arz etmektedir. Ailesinden aldığı desteklerden başka herhangi bir geliri olamayan öğrencilerin eğitim süreçlerini en az sorunla atlatabilmeleri için karşılıksız burs imkanları arttırılmalıdır. Burada öğrencileri krediler yoluyla borçlandırmak değil, öğrencilik sonrasında aktif yaşama daha kolay dahil olmalarını sağlayacak çalışmalar planlanmalıdır. Aksi halde öğrencilik süreçlerinde borçlanan gençler, aktif yaşama katılacakken bu borçlardan kaynaklanan sorunlarla da boğuşmak zorunda kalmaktadır.”
SOL Parti Edirne İl Örgütü, Milli Eğitim Bakanlığı’nın STK ve derneklerin görüşleri alınarak hazırlandığını söylediği müfredattaki bahsi geçen STK’ların tarikat ve cemaatlerden başkası olmadığını bildirdi. SOL Parti Edirne İl Örgütü’nden yapılan açıklamada, “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ismiyle sunulan müfredatın adını koyalım, bu tarikat müfredatıdır!” denilerek şunlara yer verildi: “Milli Eğitim Bakanlığı müfradatın STK ve derneklerin görüşleri alınarak hazırlandığını söylüyor. Bahsi geçen STK’lar tarikat ve cemaatlerden başkası değildir! ÇEDES projesiyle okulları tarikat açan iktidar şimdi de onların bağnaz zihniyetini eğitime tümüyle hakim kılma çabasına girişmiştir. Bu adım fiili şeriat rejiminin kurumsallaştırmasına dönük atılan adımlardan birisidir. Hedef, ‘milli ve manevi değerlere uygun program’ adı altında yarattıkları eşitsizlik ve adaletsizliklere boyun eğecek, biat edecek bir tefekkür toplumu yaratmaktır. Laikliği tümüyle tasfiye edecek bu girişim, Kurtuluş Savaşı’nı dahi ‘cihat’ olarak tanımlamaktan çekinmemiştir. Talabani zihniyetini eğitime ve ülkemize hakim kılmaya çalışan bu iktidara asla izin vermeyeceğiz. Çocuklarımızı da okullarımızı da ülkemizi de bu bağnaz gerici karanlık zihniyete teslim etmeyeceğiz. Ülkeyi büyük bir uçuruma sürüklemiş; her tür adaletsizliğin, eşitsizliğin, yoksulluk ve sefaleti yaratmış bu iktidarın ne müfredat yapma ne de ülkeyi yönetme meşruluğu yoktur! Tarikat ve cemaat gericiliği köpürterek ayakta durma çabaları da nafiledir. Halk kararını vermiş, bu azgın azınlığa yolun sonunu göstermiştir. Müfredatınızı reddediyoruz! Çocuklarımızı bu bağnazlığa hapsetmeyeceğimizi ilan ediyoruz! Uyarıyoruz! Geri çekin bu tarikat müfredatını! “
Saadet Partisi Edirne İl Başkanı ve Genel İdare Kurulu Üyesi Av. Sinan Tekin; geçtiğimiz hafta açılışı yapılan Musabeyli Korusu Mesire Alanı’nın düzenlenmesinden dolayı başta Edirne Valisi Yunus Sezer ve ilgililere teşekkür etti. Saadet Partisi İl Başkanı Av. Sinan Tekin, yaptığı yazılı açıklamada şunları kaydetti: “Edirne’nin en büyük mesire alanı düzenlenerek halkımızın istifadesine sunulmuştur. Piknik üniteleri, spor ve diğer aktivite alanları ile güzel bir mekana kavuştuk. Göreve geldiği günden beri şehrimizin imarı noktasında çok büyük gayret gösteren Valimize teşekkür ediyoruz, tebrik ediyoruz. Osmanlı payitahtı, şehirler sultanı ve sultanlar şehri Edirne’miz her şeyin en iyisine layık. Sağlıktan eğitime, turizmden ekonomiye ve sanayiye kadar yapılması gereken çok şey var. Uzun zamandır konuşulan projeler tek tek ele alınır ve yapılır oldu. İpsala, Keşan ve Uzunköprü Organize Sanayi Bölgeleri ile ilgili önemli adımların atıldığını biliyoruz. Bütün bunlarla birlikte Edirne Organize Sanayi Bölgesi’nin de büyütülmesi ve geliştirilmesi konusunda yani adımların atılması gerektiğini düşünüyoruz. Trakya’da Batıdan Doğuya göç var. Hemşeri-lerimiz Çorlu Çerkezköy hattına işsizlikten dolayı göç ediyorlar. Şehrimiz işsizlik sorununu ancak organize sanayi bölgelerinin geliştirilmesi ve yeni fabrikaların açılması ile çözebilir.”.
Saadet Partisi Edirne İl Başkanı ve Genel İdare Kurulu Üyesi Av. Sinan Tekin, TÜİK rakamlarına göre enflas-yonun Mayıs ayında yüzde 75’i aştığı açıklanmışken buğday alım fiyatının yaklaşık olarak yüzde 19 artmasının şaşkınlıkla karşılandığını söyledi. Saadet Partisi İl Başkanı Av. Tekin, yaptığı yazılı açıklamada şunları kaydetti: “Üreticilerimiz üreterek kaybetmiş-tir, milletimiz kaybetmiştir. Açıklanan rakamlar çiftçiye üretmeyin demektir. Böyle olursa çiftçilik biter.Hükümetin açıkladığı rakamlar zarar ettirir. Bu yanlıştan derhal vazgeçilmelidir. Mazot, gübre, elektrik vb birçok girdi kalemine %100’ü aşan zamlar yapılırken, alım fiyatlarına sadece %19’luk bir zam yapılması kabul edilemez. Tarım meselesi Türkiye’nin milli güvenlik meselesidir.Her türlü sıkıntının üstesinden bir şekilde gelinebilir ama tarımda ve hayvancılıkta meydana gelen üretim tüketim dengesinin bozulmasının üstesinden gelmek kolay değildir.Bu durum ülkemizi dışa bağımlı bir hale getirir.”
Saadet Partisi Edirne İl Başkanı ve Genel İdare Kurulu Üyesi Av. Sinan Tekin; tasarruf kapsamında yerel basına abonelik sonlandırılmasının aynı zamanda bir sansür ve yerel basını tamamen susturmanın önemli bir durumu olduğunu söyledi. Saadet Partisi İl Başkanı Av. Tekin yaptığı yazılı açıklamada, demokrasinin en önemli göstergelerinden birinin yerel medyanın durumu olduğunu ifade ederek şunları kaydetti: “Ulusal basın iktidarın âdeta eğlencesi hâline gelmişken, yerel basın ise baskı unsuru olarak iktisadi silahla ezilmektedir. Maalesef ki geçtiğimiz günlerde açıklanan Kamuda Tasarruf Paketi iktidar sahipleri hariç her kesime ulaşıyor ve Tasarruf Paketi de en çok ezilen kesime, memurun servisine, yerel basının alacağı üç kuruş paraya göz koyuyor.Tasarruf kapsamında yerel basına abonelik sonlandırılıyor. Bu, aynı zamanda bir sansürdür, yerel basını tamamen susturmanın önemli bir durumudur. Ülkemizde yerel basının önemi kavranmalıdır. Yerel medyanın güçlenmesi, toplumun farklı kesimlerinin sesini duyurabilmesi ve demokrasinin sağlam temeller üzerine inşa edilmesi açısından önemlidir.Herhangi bir olay olduğunda olay mahalline ilk giden emniyet mensuplarıyla beraber, sağlık mensuplarıyla beraber habercilerdir. Depremi, kazayı, terörü, bütün olayları yerel basından öğreniriz. Bizler Türkiye’de yerel medyanın önemini çok iyi biliyoruz.”
İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın, yabancı uyruklu hastaların tedavi ücretlerinin Sağlık Bakanlığı tarafından karşılanması hakkında TBMM’deki konuşmasında, bu kararın sadece mali bir yük olmadığını, aynı zamanda toplumsal bir mesele olduğuna dikkat çekti. İYİ Parti Milletvekili Akalın, Meclis’teki konuşmasında, 7 Ocak’ta yıllık 2 bin yabancının ülkemizde ücretsiz tedavi olacağı kararından sonra, 8438 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı uyarınca, bu sayının 7 bin seviyesine çıkarıldığını belirterek, “Üstelik, gelecekte ne olacağı da belli değildir! Bu keyfi uygulamayı önce aziz milletimizin, sonra da sizlerin vicdanına bırakıyorum” dedi.. Her yıl binlerce, yabancı uyruklu has-tanın, sağlık hizmetlerinin Sağlık Bakan-lığı’nca karşılanmasının Cumhurbaşkanlığı kararı ile belirlenen bu politikanın devam eden ekonomik zorluklar ve mevcut sağlık sisteminin kapasitesi göz önünde bulundurulduğunda, karşı karşıya bıraktığı zorluklar, kamuoyunda haklı bir endişe yarattığını belirten Akalın, şunları söyledi: Türkiye’nin zaten sınırlı olan sağlık kaynaklarının yabancı uyruklu hastalara da tahsis edilmesi ekonomik sistemimizdeki yükü artırmakta ve vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerine erişimini giderek zorlaştır-maktadır. Bu yüzden, bu kararın toplumsal, ekonomik ve güvenlikle ilgili etkilerini detaylı bir şekilde ele almalıyız. Devam eden ekonomik sıkıntılar ve her gün tartışılan tasarruf tedbirleri ortadayken, kamu kaynaklarının bu şekilde savurgan kullanımı bu kararın, hali hazırda yetersiz olan sağlık hizmetlerimizin üzerine getireceği ek yükler, bir türlü alınamayan randevular ve günü gelmeyen muayeneler hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir, Ayrıca, konunun sadece hastalarla sınırlı kalacağı ve o hastaların ailelerinin ya da başka yakınlarının da ülkemize gelmeyeceğinin garantisi var mıdır? Evet, uluslararası yükümlülükler ve insani sorumluluklar çerçevesinde bu kararın önemini anlıyoruz. Türk milleti olarak ne kadar vicdanlı ve insan odaklı olduğumuza Dünya tarihi şahittir. Fakat, vatandaşlarımızın haklarını ve temel ihtiyaçlarını da göz ardı edemeyiz. Ayrıca, ülkemize sığınan milyonlarca yabancı uyruklu bireyin varlığı zaten demografik, sosyal ve asayişle ilgili çeşitli sorunları beraberinde getirmiştir.Bu nedenle, sağlık hizmetlerinin finansmanının toplumsal uyumu destekleyecek şekilde düzenlenmesi büyük önem taşımaktadır. Bu ülkenin geleceğini nasıl şekillendireceğimize karar verirken kapsamlı bir değerlendirme yapmak zorundayız. Sonuç olarak, bu kararın sadece mali bir yük olmadığını, aynı zamanda toplumsal bir mesele olduğunu unutmayalım. Her bir kararın, her bir politikanın toplumumuzun dokusunda uzun vadeli etkileri olacaktır. Bu etkileri göz ardı edemeyiz!”
SOL Parti Edirne İl Örgütü, ÇEDES projesi ile okulların tarikatlara açıldığını belirterek, edebiyatı, kültürü, aklı ve bilimi yok sayarak oluşturulan Orta Çağ kalıntısı karanlık düşüncelerle örülü müfredatı reddettiklerini bildirdi. SOL Parti İl Sözcüsü Nazım Türkoğlu, yaptığı açıklamada, tarikat müfredatının derhal geri çekilmesi gerektiğini belirterek şunları kaydetti: “ÇEDES projesi ile okulları tarikatlara açtılar. Müfredat değişikliği ile eğitim tümüyle tarikatların bağnaz ve gerici zihniyetine teslim ediliyor. Cumhuriyet dönemi ve kazanımlarını müfredattan çıkartarak siyasal İslamcı rejim için kuruluş tarihi yazılıyor. Edebiyatı kültürü, aklı ve bilimi yok sayarak oluşturulan bu Orta Çağ kalıntısı karanlık düşüncelerle örülü müfredatı reddediyoruz. Çocukları, yarınlarımızı tarikatlara ve tarikat zihniyetine teslim etmeyeceğiz. Bunun için birleşerek mücadele etmeye çağıyoruz. Bu tarikat müfredatı derhal geri çekilmelidir! Bu itirazı ülkenin dört bir yanında yükseltmek için 11 Haziran Salı günü okula gitmiyor, boykot ediyoruz. Laik ve demokratik bir ülke için; aydınlık yarınlar içineğitim emekçileri, öğrenciler ve aileler el ele verip direnmenin zamanıdır! Birleşerek mücadele edersek kazanabiliriz;başka bir yol yok. Boykota ve mücadeleye katıl, dayanışma ve direnişi birlikte örgütleyelim.”
Saadet Partisi Edirne İl Başkanı ve Genel İdare Kurulu Üyesi Av. Sinan Tekin; Bayram öncesi emekliye verilmesi planlanan 3 bin Türk Lirası ikramiyenin yetersiz olduğunu belirterek, “Emekliye bir kurban bedeli kadar ikramiye verilmeli” dedi. Saadet Partisi İl Başkanı Av. Tekin, yaptığı yazılı açıklamada, şunları kaydetti: “Önümüzde Kurban Bayramı var. Bayram öncesi emekliye açıklanan bayram ikramiyesi 3 bin lira; şaka gibi. Yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı vatandaşlarımızı çaresizliğe itmiştir. Ülkemizde emeklilerimiz başta olmak üzere asgari ücretle çalışanlar, çiftçilerimiz, esnaflarımız, kısacası toplumun her kesimi ekonomik olarak dar boğazdan geçiyor. Sabit gelirli çalışanlar, emekliler ve düşük gelir grubundaki bireyler enflasyon karşısında her geçen gün daha da fazla zarar görmektedir.Milletimiz aç, insanlarımız çoluğuna çocuğuna bayramlık alamıyor, yüz binlerce ailenin evine kırmızı et girmiyor, bugünün koşullarında 3 bin lira market alışverişine bile yetmiyor. Bayram ikramiyesinin en az bir kurban bedeli kadar olması gerekirdi. Böylelikle hayvan pazarları da canlanmış olurdu. Üreticinin de tüketicinin de yarasına biraz olsun merhem olunurdu.” .