Kategori arşivi: Ekonomi

Aramızdan ayrılanlar

MEHMET SAYIN VEFAT ETTİ
Fatih Mahallesi sakinlerinden Fatma Cahide Sayın’ın eşi, Özgün ve Özden Sayın’ın babaları Mehmet Sayın vefat etti. Merhumun cenazesi dün Eski Camide kılınan cenaze namazı sonrası Yeniimaret Mezarlığında toprağa verildi.


AYŞE TOPÇU VEFAT ETTİ
Sanayi esnaflarından Kamil Topçu’nun eşi, Meltem Meriç ve Ümit Topçu’nun anneleri Ayşe Topçu 64 yaşında vefat etti.
Merhumenin cenazesi dün Eski Camide kılınan öğle namazının ardından Acı Çeşme Mezarlığında toprağa verildi.
SALİH AKDUĞAN VEFAT ETTİ
Şerbettar Köyü sakinlerinden Postacı Ali’nin oğlu, Ayşe Akduğan’ın Salih Akduğan 72 yaşında vefat etti. Nermin Kayaoğlu, Aylin Celepke ve Ali Akduğan’ın babası olan merhumun cenazesi dün Taşlık Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
HİDAYET TOK VEFAT ETTİ
Kocahıdır Köyü sakinlerinden Fatma Tok’un eşi, Ender ve Önder Tok’un babaları Hidayet Tok vefat etti. Merhumun cenazesi dün Kocahıdır Köy Camisinde ikindi namazının ardından kılınan cenaze namazı sonrası köy mezarlığında toprağa verildi.

Kirada ‘yüzde 25’ sona ersin!

Olgay GÜLER
Edirne Emlak Müşavirleri Derneği Başkanı Serhat Çeker, 2022 yılında hayata geçen, 2023 yılında 1 yıl uzatılan konutlarda yüzde 25 kira artış oranı uygulamasının, bu yıl uzatılmadan kaldırılması gerektiğini kaydetti.
Türkiye genelinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun Geçici Madde 1 hükmü uyarınca kira sözleşmelerinde artış oranının %25’i geçmemesi 2022 yılında karar altına alındı. Söz konusu karar 2023 yılında 1 yıl uzatılırken, bu süreçte ülke genelinde kiracı-ev sahipleri arasındaki anlaşmazlıklar çoğaldı. Ülkenin çeşitli yerlerinden gelen kavga ve şiddet haberleri çoğalırken, bazı emlakçılar bu uygulamanın uzatılmaması, 2024 yılı içerisinde sonlandırılması gerektiğini savundu.


‘ANLAŞMAZLIKLAR ÇOĞALDI’
Söz konusu emlakçılardan Edirne Emlak Müşavirleri Derneği Başkanı Serhat Çeker, bazı insanların gelirinin sadece kiraya verdiği 1 daireden olduğunu, son dönemde de anlaşmazlıkların çoğaldığını belirtti. Çeker, “Bu konuyla ilgili anlaşmazlıklar da çoğaldı. Kiracı ile ev sahibi arasında bir çok arabuluculuk davası var. Burada sadece ben haftada 2-3 kez ara bulmaya çalışıyorum avukata para vermesinler diye. Biliyorsunuz avukatların da yeni fiyat tarifesi var. En düşük fiyat 900 liradan başlıyor, 2 bin liraya kadar çıkıyor. Buradan sonuç alamazsan bir de mahkemeye gidiyorsun. Mahkemeye harç yatır, para yatır, cebinden para çıkıyor. Mahkemeler de çoğunlukla kiracıyı haklı buluyor. Ben müşterilerime de söylüyorum, ‘Devlet yüzde 25 vermiş, avukata dosya açtırmak 20 ile 30 bin liradan başlıyor’. Eğer yüzde 25’ten fazla arttırdıysa zaten kiracıyı haklı buluyor. Bir de kaybediyorsunuz” dedi.
‘UYGULAMANIN KALKMASI LAZIM’
Uygulamanın bu yıl sona erdirilmesi gerektiğini kaydeden Çeker, “Geçen yıl da yüzde 25’in kaldırılması gündemde vardı. Uzatması yapıldı. Bu yıl da yaza doğru, bahar aylarında 6’ncı aya kadar böyle devam edecek. Ondan sonra yıl ortasına doğru kaldırılacak deniliyor. İnşallah kaldırılır çünkü mal sahibi ile kiracılar artık birbirlerini vurmaya başladılar. Mahkemeler doldu taştı, dosyalar çok fazla. Bunu hükümet görüyor. Eskiden böyle bir problem yoktu. Mal sahibi ile kiracı birbiriyle rahat şekilde anlaşıyordu. Benim görüşüm yüzde 25’in kaldırılması. Enflasyona göre mi, TEFE-TÜFE’ye göre mi yapacaklar bilmiyorum ama bunun kalkması lazım” diye konuştu.

Ulus’ta ‘enflasyon’ durgunluğu

Olgay GÜLER
Edirne’de komşu ülke Bulgar ve Yunan turistlerin en çok tercihi ettiği alışveriş noktalarından Ulus Pazarı, yeni yılın ilk pazarını durgun geçirdi.
İğneden ipliğe tüm ihtiyaçlarını Edirne’den karşılayan Bulgar ve Yunan turistler, yeni yılın ilk Ulus Pazarı’na ilgi göstermedi. Yerli müşterinin de azlığının dikkat çektiği pazarda esnaf durgun bir gün geçirdi. UPEK Başkanı Barış Atkoşan, Bulgar müşterilerinin azlığının nedenini yılbaşı ertesi olmasına bağlarken, yerli müşterilerin ilgisinin azlığının ise yüksek enflasyonla ilgili olabileceğini dile getirdi.


‘BU DURGUNLUĞU BEKLİYORDUK’
Yaşanan durgunluğun beklenen bir durum olduğunu belirten Atkoşan, “Bu sezon boşluğundaki durgunluğu bekliyorduk ama bu yıl her zamankinden daha fazla bir durgunluk var. Bu kadar beklemiyorduk, biz de bu durumun neden kaynaklandığını bilemiyoruz. Özellikle Bulgar müşterilerimizin Ocak ayının 15’ine kadar yılbaşı kutlamalarının devam edeceğini biliyoruz. Ama yerli müşteride de bir azalma söz konusu. Ciddi bir durgunluk var ama elimizden gelen bir şey yok. Biz yine elimizden geldiği şekilde hizmet etmeye gayret ediyoruz” dedi.


‘ŞUBAT BAŞI GİBİ İLGİNİN ARTMASINI BEKLİYORUZ’
Zamlı maaşların alınmasının ardından Şubat ayının başında eski yoğunluğun devam etmesini umduklarını ifade eden Atkoşan, “Yani enflasyonun etkisi de olabilir bu çünkü henüz asgari ücretliler zamlı maaşlarını alamadı, emekliler zamlı maaşlarını alamadı, onların da etkisi olabilir diye değerlendiriyoruz. Sanıyorum 15 Ocak’tan sonra ya da Şubat başı gibi hem yerli hem de Bulgar müşterilerde pazara olan ilginin artmasını bekliyoruz. Zamlı maaşların devreye girmesiyle birlikte bu aydan sonra, bir miktar daha hareket olmasını bekliyoruz, ümidimiz bu yönde” diye konuştu.

Keşan GİOSB’de önemli adım

Edirne Valisi Yunus Sezer, Keşan’da kurulması planlanan Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (GİOSB) ile ilgili Keşan Ticaret ve Sanayi Odası’nda düzenlenen top-lantıya katıldı.
Toplantının ardından basın mensuplarına GİOSB ile ilgili bilgi veren Vali Sezer, “İlk olarak organize sanayinin girişimi yaklaşık 1 ay önce tamamlandı. Hem yer tahsisi hem yolların açılması konusunda çalışmalar fiili olarak başladı. Bu noktada arkadaşlarımız müracaat eden firmalarla görüşme-ler gerçekleştirdiler. Keşan’da 7 parselli bir tahsis yapıldı ve bu tahsisleri bugün karara bağladık.
İkinci olarak ise, altyapı çalışmalarının başlatılması noktasında ihale kararı aldık. İhale tarihi olarak 31 Ocak belirlendi. İhaleyi yaparak önümüzdeki yıl sonunu bulmadan buradaki altyapı çalışmaların da tamamını bitirmiş olacağız.
Burada lokomotif olacak büyük firmalara öncelik vermek istiyoruz. Önceliğimiz, çevreye duyarlı buranın yapısıyla, tarım ve gıdaya dayalı sanayi öncelikli olmak üzere çevreye duyarlı sanayiyi inşa etmeyi ve ilimize kazandırmayı, ilimizi bir çekim merkezi yapmayı hedefliyoruz.” şeklinde konuştu.

Açık Bankacılık Finans Dünyasının Yeniden Şekillenmesi

Günümüzde teknolojinin hızla ilerlemesi ve müşteri beklentilerinin değişmesi, finans sektörünü kökten değiştiriyor. Açık bankacılık, bu değişimin öncüsü olarak ön plana çıkıyor. Açık bankacılık, finans kurumlarının müşterilerine daha fazla erişim ve yenilik sunmayı hedefleyen bir yaklaşımı ifade eder. Bu makalede, açık bankacılığın ne olduğunu, nasıl çalıştığını ve finans dünyasına potansiyel etkilerini inceleyeceğiz.

Açık bankacılık, finansal verilerin ve hizmetlerin güvenli ve kontrollü bir şekilde paylaşılmasını teşvik eden bir yaklaşımdır. Temel olarak, bu yaklaşım, müşterilerin farklı finansal kurumlar arasında veri ve hizmetleri taşımalarına olanak tanır. Açık bankacılık, API’ler (Application Programming Interface) aracılığıyla bu veri ve hizmetlerin paylaşılmasını sağlar.

Açık Bankacılık Avantajları

Açık bankacılığın sunabileceği birçok avantaj vardır. İşte bazıları:

Daha İyi Müşteri Deneyimi: Müşterilere daha fazla seçenek ve kişiselleştirilmiş hizmetler sunarak müşteri deneyimini iyileştirir.

Rekabeti Artırma: Yeni finansal oyuncuların pazarda ortaya çıkmasına ve rekabetin artmasına olanak tanır.

Finansal Dışlanmayı Azaltma: Daha fazla insanın finansal hizmetlere erişimini kolaylaştırır, finansal dışlanmayı azaltır.

Yenilik ve Verimlilik Artışı: Açık bankacılık finans kurumlarının yeni fikirleri hızla uygulamalarını sağlayarak yenilik ve verimliliği artırır.

Açık Bankacılık Sisteminin Potansiyel Etkileri

Açık bankacılığın finans sektörüne potansiyel etkileri büyük olabilir. Bunlar şunları içerebilir:

Geleneksel Bankacılığı Değiştirmek: Açık bankacılık, geleneksel bankacılık modelini sarsabilir ve müşteri sadakatini yeniden düşünmeye zorlayabilir.

Daha Güçlü Veri Güvenliği Gereksinimleri: Veri paylaşımının artması, daha güçlü veri güvenliği önlemlerini gerektirebilir.

Düzenleyici Zorluklar: Açık bankacılığı düzenlemek, finansal otoriteler için zorlu bir görev olabilir.

Açık bankacılık, finans dünyasını dönüştüren bir paradigma değişikliğini temsil ediyor. Müşteriler için daha fazla seçenek ve yenilik sunarken, finans kurumları için de yeni fırsatlar ve zorluklar getiriyor. Açık bankacılığın potansiyel etkileri henüz tam olarak görülmese de, finans sektörünün bu yeni düzenlemelere uyum sağlaması gerekecektir. Açık bankacılık sisteminden en iyi şekilde faydalanmak isteyenler https://finteo.com.tr/ internet sitesini ziyaret edebilirler.

Vadeli İşlem Piyasasında Yol Almak: Başlangıç Seviyesi Tüccarlar İçin En İyi Ticaret İpuçları ve Risk Yönetimi Stratejileri

Vadeli işlem dünyası, özellikle bu dinamik finansal ortamı keşfetmeye niyetlenen başlangıç seviyesi tüccarlar için hem heyecan verici hem de karmaşık olabilir. BTC vadeli işlem piyasasında başarıyla yol almak, temel prensiplerin sağlam bir anlayışını, etkili ticaret stratejilerini ve risk yönetimi konusunda disiplinli bir yaklaşımı gerektirir. Bu makalede, başlangıç seviyesi vadeli işlem tüccarları için en iyi ticaret ipuçlarına ve temel risk yönetimi tekniklerine dair derinlemesine bir inceleme yapacağız, böylece ticaret yolculuğunuza özgüvenle başlayabilirsiniz.

Başlangıç Seviyesi Vadeli İşlem Tüccarları İçin En İyi Ticaret İpuçları:

Kendinizi Eğitin:

Temelleri Anlayın: Vadeli işlem yapmaya başlamadan önce, vadeli işlem sözleşmelerinin nasıl çalıştığını, vade tarihlerini, sözleşme büyüklüklerini ve marj gereksinimlerini anladığınızdan emin olun.

Eğitim Kaynaklarını Kullanın: Çevrimiçi kursları, webinarları ve güvenilir ticaret platformlarını kullanarak bilgi düzeyinizi artırabileceğiniz eğitim materyallerinden yararlanın.

Doğru Aracıyı Seçin:

Düzenleme ve İtibar: İyi düzenlenmiş ve sektörde sağlam bir itibara sahip bir aracı seçin. Düzenleyici denetimler, fonlarınız için belirli bir güvenlik seviyesi sağlar.

Platform Özellikleri: İhtiyaçlarınıza uygun bir ticaret platformu seçin; kullanıcı dostu bir arayüz, gerçek zamanlı piyasa verileri ve etkili emir yürütme sunmalıdır.

Küçük Başlayın ve Pratik Yapın:

Demo Hesapla Başlayın: Birçok aracı, sanal parayla ticaret yapmanıza olanak tanıyan demo hesaplar sunar. Bu fırsatı kullanarak ticaret platformunu tanıyın ve stratejilerinizi test edin.

Pozisyon Büyüklüklerini Kademeli Artırın: Güven kazandıkça ve olumlu sonuçlar elde ettikçe, pozisyon büyüklüklerinizi kademeli olarak artırmayı düşünün.

Ticaret Planınız Olsun:

Hedeflerinizi Belirleyin: Net ticaret hedefleri belirleyin, kar hedefleri ve risk toleransını içersin. İyi tanımlanmış bir ticaret planı, odaklanmanıza ve disiplinli olmanıza yardımcı olur.

Planınıza Sadık Kalın: Ani kararlar vermekten kaçının. Ticaret planınıza, özellikle volatil piyasa koşullarında duygusal olmadan sadık kalın.

Bilgi Sahibi Olun:

Piyasa Haberlerini Takip Edin: Vadeli işlem piyasasını etkileyebilecek piyasa haberleri ve olaylar hakkında güncel kalın. Ekonomik göstergeler, jeopolitik gelişmeler ve sektörel haberler, fiyatları etkileyebilir.

Teknik Analizi Kullanın: Trendleri, destek ve direnç seviyelerini ve potansiyel giriş ve çıkış noktalarını belirlemek için teknik analizin temellerini öğrenin.

Portföyünüzü Çeşitlendirin:

Yatırımlarınızı Yayın: Çeşitlendirme, riski yönetmenize yardımcı olabilir. Tüm sermayenizi tek bir varlık veya piyasa üzerine koymaktan kaçının; bu sizi önemli kayıplara maruz bırakabilir.

Farklı Vadeli İşlem Sözleşmelerini Keşfedin: Farklı sektörlere ve emtialara maruz kalmak için çeşitli vadeli işlem sözleşmelerini ticaretini düşünün.

Risk Yönetimi İle Pratik Yapın:

Stop-Loss Emirleri Belirleyin: Önceden belirlediğiniz maksimum risk miktarını belirleyin ve buna uygun şekilde stop-loss emirleri belirleyin. Bu, potansiyel kayıpları sınırlamanıza yardımcı olur.

Kaldıracı Akıllıca Kullanın: Kaldıraç, kârları artırabilirken aynı zamanda önemli kayıpların riskini artırır. Dikkatli olun ve kaldıracı makul şekilde kullanın.

Vadeli İşlem Tüccarları İçin Risk Yönetimi Stratejileri:

Risk-Ödül Oranını Belirleyin:

Potansiyel Kazançları ve Kayıpları Değerlendirin: Bir ticarete girmeden önce risk-ödül oranını değerlendirin. Potansiyel ödülün, alınan riski haklı çıkarması önemlidir.

Pozisyon Büyüklüğü:

Sermayeyi Akıllıca Dağıtın: Pozisyon büyüklüklerinizi, genel sermayenize ve risk toleransınıza dayanarak belirleyin. Tek bir ticarete fazla yatırım yapmaktan kaçının.

Düzenli İnceleme ve Ayarlama:

Değerlendirin ve Uyum Sağlayın: Ticaret performansınızı düzenli olarak gözden geçirin ve gerektiğinde stratejilerinizi ayarlayın. Başarılı ve başarısız işlemlerden öğrenmek, gelişme açısından kritiktir.

Disiplinli Olun:

Duygusal Kontrol: Duygusal disiplin, risk yönetiminde önemlidir. Korku veya hırs temelli ani kararlar almaktan kaçının.

Planınıza Sadık Kalın: Ticaret planınıza, risk yönetimi parametreleri dahil, disiplinli bir şekilde uymak, uzun vadeli başarının anahtarıdır.

Risk Azaltma Araçlarını Kullanın:

Opsiyonlar ve Hedge: Pozisyonlarınızı hedge etmek ve potansiyel kayıpları azaltmak için opsiyon stratejilerini kullanmayı düşünün.

Çeşitlendirme: Yukarıda belirtildiği gibi, portföyünüzü çeşitlendirmek, doğal bir risk azaltma stratejisi olarak hareket edebilir.

Piyasa Koşullarını Takip Edin:

Değişen Piyasalara Uyum Sağlayın: Piyasalar evriliyor ve koşullar değişebilir. Piyasa gelişmeleri hakkında bilgi sahibi olun ve risk yönetimi stratejilerinizi buna göre ayarlayın.

Sürekli Öğrenme:

Risk Modelleri Hakkında Bilgi Sahibi Olun: Gelişmiş risk yönetimi modelleri ve stratejileri hakkında bilgi sahibi olun. Sürekli öğrenme, finansal manzaranın sürekli değişen yapısına uyum sağlamak için önemlidir.

Başlangıç seviyesi vadeli işlem tüccarları için başarı, eğitim, pratik deneyim ve disiplinli risk yönetimi kombinasyonunda yatar. Bu en iyi ticaret ipuçlarını takip ederek ve etkili risk yönetimi stratejilerini uygulayarak, vadeli işlem piyasasının karmaşıklıklarını daha fazla özgüvenle aşabilirsiniz.

Unutmayın ki ticaret bir yolculuktur, bir varış noktası değildir. Sürekli öğrenmeye bağlı kalın, piyasa değişikliklerine uyum sağlayın ve hem başarılarınızdan hem de zorluklardan elde ettiğiniz deneyimlere dayanarak stratejilerinizi geliştirin. Sağlam bir temel ve risk konusunda dikkatli bir yaklaşım ile vadeli işlem dünyasının heyecan verici yolculuğuna başlayabilirsiniz.

‘Yumurtayı Ruslar yiyor!’

CHP Edirne 27. Dönem Milletvekili, Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü Öğretim Üyesi Doç.Dr.Okan Gaytancıoğlu, geçtiğimiz yıl bu dönemlerde tanesi 2 TL olan yumurtanın bugün 4,5 lira, hatta 5 lira civarlarında satılması nedeniyle, yoksul halkın en ucuz protein kaynağına ulaşamadığını söyledi. Yumurta fiyatlarının firmaların sektörden çekilmesi sonucu üretimin azalması, başta yem olmak üzere giderlerin artması ve Rusya’ya ihracat yüzünden artığına dikkat çeken Gaytancıoğlu, döviz artışlara göre yumurta fiyatlarının atmamasının mümkün olmadığını bildirdi.

27’nci Dönem Milletvekili Gaytancıoğlu, sosyal medya hesabından “Halk yumurta yiyemiyor, yumurta fiyatları neden artıyor ?” başlığı ile gerçekleştirdiği paylaşımında şunları kaydetti:
“Yoksul halkımızın en ucuz ve ulaşılabilir protein kaynağı olan yumurta fiyatları 1 yıl öncesine göre %100’leri aşan oranda arttı. Geçtiğimiz yıl bu dönemlerde tanesi 2 TL olan yumurta, bugün 4 buçuk lira, hatta 5 lira civarlarında satılıyor. 30’lu yumurta kolisi 150 TL’yi aştı. Pekiyi yumurta fiyatları neden artıyor.
Birincisi üretim azaldı…. Para kazanmayan birçok yumurtacı firma sektörden çekildi.


İkincisi yumurta üretiminde en önemli gider kalemi yem….. Yem hammadelerinin %70’i maalesef ithal ediliyor. Yumurta üretiminde en çok kullanılan yem hammaddeleri ise soya ve mısır. Enflasyondaki artışın %67, dolardaki artışın %62 olduğu 1 yıllık dönemde akaryakıt fiyatları %110, yumurta tavuğu beslemesinde en çok kullanılan mısır ve soya fiyatları Dünyada ve Türkiye’de çok artmamasına rağmen döviz artışından etkileniyor. Bu artışlara göre yumurta fiyatlarının artmaması mümkün değildir.
Üçüncüsü de Rusya’nın bizden yaptığı ithalat. Yani bizim ihracatımız. İhracat yapmak iyi bir şey. Sonuçta döviz kazanıyoruz. Ancak döviz kazanmak uğruna yurtiçindeki fiyatlar artmamalı, bir an önce ihracat yasaklanmalı. Ya da üretimi ve üreticiyi destekleyerek sektörden ayrılan yumurtacıların, yeniden yumurta üretimine dönmeleri sağlanmalı.
Çözüm üreticiyi destekleyerek, girdi maliyetlerini düşürmekten geçmesine rağmen hükümet hala bu hammaddelerin ithalatındaki gümrük vergilerini sıfırlayarak çözüm arıyor. Aslında başka ülkelerin çiftçilerini desteklemekten başka birşey yapmıyor.”

Konutta ‘umutsuz’ yıl!

Olgay GÜLER
Edirne Emlak Müşavirleri Derneği Başkanı Serhat Çeker, gayrimenkul piyasasında geride kalan 2023 yılını değerlendirdi.
Emlak piyasasında, 2023’ü ‘ölü sezon’ olarak değerlendiren Dernek Başkanı Çeker, 2024’te de beklentilerinin düşük olduğunu söyledi. Özellikle 2023’te yaşanan enflasyon artışı ve konut kredi faizlerinin yüksekliğinin sektörü büyük ölçüde etkilediğine dikkat çeken Çeker, 2022 yılına oranla işlerinde yüzde 70 oranında azalma yaşadıklarını ifade etti.
‘2023 ÖLÜ SEZON OLARAK GEÇTİ’
Çeker, 2023 yılında konut satışlarının çok düşük olduğunu belirtip, “2023 yılı gayrimenkul satışları açısından çok ölü bir sezon olarak geçti. Satışlar oldukça düşük oldu. Bunun sebebi yüksek enflasyon ve kredi faizlerinin çok yüksek olması. 2023 yılında bunun yanında inşaatlardaki maliyet artışları da çok yüksek oldu. O kadar yüksek oldu ki ayda bir, 15 günde bir demir ve çimento gibi temel maddelere zam geldi. Sürekli artışlar olunca da inşaat maliyetleri en yüksek oranlara çıktı. Böyle olunca da metrekare fiyatları 30 bin liradan aşağı olmadı. Düşünün 100 metrekarelik bir daire 3 milyondan satılmaya başladı” dedi.


‘KREDİ KULLANILAMADI’
Özellikle konut kredilerinin düşük oranlarda verilmesinin de satışların düşmesine etki ettiğini dile getiren Çeker, “Artık bankalar da kısıtlamaya gitti ve konut kredilerini 300 bin lira ile sınırladı. Bir evin fiyatı 3-4 milyon lira. Aile bütçesine bakıyor, aslında taksitini ödeyebilecek durumda ama banka krediyi sınırlıyor. Konut kredisinde faizler yüzde 4’lere çıktı. Hesapladığınızda geri ödemesi çok korkunç rakamlara çıkıyor. Böyle olunca kimse 2023’te doğru düzgün kredi kullanamadı” diye konuştu.
‘ÇARK DARALDI, DÖNMEMEYE BAŞLADI’
Gayrimenkulün yatırım aracı olmaktan da çıktığını dile getiren Çeker, “Son 3 ayda da faiz artırımına gidildi. Yüzde 50 gibi rakamlar konuşuldu. Bugün 1 milyonun varsa size 45-50 bin liranın üzerinde hoş geldin faizi olarak para veriyor. Böyle olunca da bankalar bütün paraları toplamaya başladı. Böyle olunca da satışlar da durdu. Eskiden insanlar gayrimenkul, arsa veya tarla alıyordu ve bir şekilde yatırım yapıyordu. Ama şimdi bankalar bu paraları toplamaya başlayınca çark daralmaya, dönmemeye başladı” şeklinde konuştu.


‘İŞLERDE YÜZDE 70 ORANINDA AZALMA OLDU’
Bir önceki yıla oranla 2023’te işlerinde yüzde 70 oranında azalma olduğuna da dikkat çeken Çeker, “Bir önceki yıla baktığımızda 2023’te işlerimizde yüzde 70 oranında azalma oldu. Bunun ana nedeni enflasyon ve konut kredi faizlerinin çok yüksek olması. Zamanında 0.70’lerle kredi kullandırıyorduk. Böyle olduğundan insanlar gayrimenkulü bir yatırım aracı olarak kullanıyordu. Oradan kira geliri alırım düşüncesiyle alıyordu, geçim kaynağı oluyordu. Şimdi geçim kaynağı bankalara yatırılan faizler olmaya başladı. Millet artık ‘daire alayım da buradan gelirim olsun’ düşüncesini bıraktı” ifadelerini kullandı.
‘2024’TE DAHA KÖTÜYE GİDEBİLİR’
2024 yılı için de ümitli olmadıklarını söyleyen Çeker, “2023’te bir yıkım geldi. 2024’te de aynen bu sistem yaza kadar devam edecek diye düşünüyorum. Baktığımızda daha yeni yıla girdiğimiz gibi zamlar başladı. İnsanımızın cebine giren belirli bir artış olmadı. Ne yaparsan yap her şeye zam geldi. Bir de seçim atmosferine de giriyoruz. Seçim Türkiye’nin belirli bir bütçesinin seçimde kullanılacağı demektir. Bu da bir sıkıntı yaratacak. 2024’te yine beklentilerimiz yüksek değil, 2023’te olandan daha kötüye bile gidebilir bu seçim atmosferinden dolayı. İnsanların rahatlaması için enflasyonu dur denilmesi lazım, her hafta marketlerde fiyat artışları olmaması lazım. Bu artışlara dur demeden hiçbir sektörde fiyat durmaz” dedi.

Traktöre 2.el lastik!

Edirne Havsa Hasköy’den İsmail İlergin isimli çiftçi de giderlerin çok fazla olduğunu, birinci el lastik almanın mümkün olmadığına dikkat çekerek, “Yağını değiştirmek 5 bin lira. Geçen yıl bin400, bin 500 liraya aldığımız akü 3 bin, 4 bin lira. Bu kadar basit yani ötesini söylemeyim. Yok yani ötesi yok!” diye dert yandı.
CHP 27. dönem Milletvekili Doç. Dr. Gaytancıoğlu,sosyal medya hesabından paylaşımında, çiftçinin her geçen gün battığının altını çizerek şunları söyledi:


“Çiftçimizin eli ayağı traktör. Ama traktörün o kadar çok gideri var ki. En önemli gideri akaryakıt ama lastikler de çok önemli. Edirne Havsa Hasköy’den İsmail abi dert yanıyor. Çiftçimiz traktörüne artık 2.el lastik alıyor. Geçen yıl 1500 TL’ye aldığı akü, bugün 3-4 bin TL arasında değişiyor. Başka ülkelerden yapılan ithalata döviz ödeyeceğimize çiftçimizi destekleyelim, çiftçimiz her geçen gün batıyor. Çiftçimiz ilgi istiyor, destek istiyor, Sadece eski günlerine dönmek istiyor. .
Gaytancıoğlu’nun görüştüğü Havsa Hasköy’den üretici İsmail İlergin de birinci el lastik almanın mümkün olmadığına dikkat çekerek şunları söyledi:
“Birinci el lastik almam mümkün değil. Giderler çok fazla. Hep kısarak kısarak, kısarak Sadece lastiklerle bitmiyor ki, parçaları var, radyatöründe delinme oluyor, yama yapıyorsun, vidası bozuluyor. İkinci el tekerlek yaptırdık biz. 7 bin 500 lira çift çekerin bilyeleri bir tanesinin. Olmadı bir daha yaptık. Parçalar da fason mudur, kalite midir? Bilmiyoruz. Yağını değiştirmek 5 bin lira. Geçen yıl bin400, bin 500 liraya aldığımız akü 3 bin, 4 bin lira. Bu kadar basit yani ötesini söylemeyeyim. Yok yani ötesi yok!”

ÇKS başvuru süresinde son 4 gün

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Çiftçi Kayıt Sistemi başvuru süresinin 2 Ocak 2024 tarihinde sona ereceğine dikkat çekerek, “Çiftçi Kayıt Sistemi’nin 2024 yılı ÇKS başvurularının bitmesine kısa bir süre kaldığı için bugünlerde yoğunluk daha da arttı. Ziraat Odalarımız kalan sürede ÇKS kayıtlarının tamam-lanamayacağını söylüyor. Öngörülen 3 milyon hektar yeni tarım alanının kayıt altına alınabilmesi ve üreticilerimizin destek alabilmeleri için başvuru süresinin 1 ay uzatılması gerekiyor” dedi.
TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Çiftçi Kayıt Sistemi başvuru süresi ve açıklanan yeni asgari ücret sonrası belirlenen tarım BAĞ-KUR primleri hakkında çiftçilerin taleplerini yaptığı basın açıklamasıyla değerlendirdi.
“1 Eylül 2023 tarihinde başlayan 2023-2024 tarımsal üretim dönemi Çiftçi Kayıt Sistemi başvuruları 02 Ocak 2024 tarihinde sona erecek” hatırlatması yapan Bayraktar, açıklamasını şöyle sürdürdü;
“Bilindiği üzere, Ziraat Odalarımızda aktif olan çiftçilerimiz arazi beyanında ve ek belgelerinde değişiklik olmayan üreticilerimiz ÇKS başvurularını e-devlet üzerinden yapabiliyor. Ancak üretim yaptığı arazi beyanı ve ek belgelerinde değişiklik olan üreticilerimizin, ÇKS Yönetmeliği gereği Ziraat Odasından alacakları ‘Çiftçi Belgesi’ ve istenen diğer belgelerle Tarım ve Orman İl/İlçe Müdürlüklerine şahsen başvuru yapmaları gerekiyor.
Ülkemizde ÇKS kayıt şartlarını yerine getiremeyen yaklaşık 8,24 milyon hektar tarım arazisini işleyen üreticilerimiz her yıl desteklerden mahrum kalıyordu.
Gıda güvencesinin sorgulandığı, iklim değişikliğiyle birlikte gelecekte tarımsal faaliyetlerin daha da zorlaşacağının beklendiği bir ortamda, ÇKS Yönetmeliğindeki kayıt şartları nedeniyle üretim yapan üreticilerimizin ‘destek alamamasının kabul edilemez’ olduğu Birliğimizce her fırsatta dile getirildi.
Bu yıl Tarım ve Orman Bakanlığı üreten ve üretmek isteyen çiftçilerimizin sesini duydu. 18 Kasım 2023 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan ÇKS Yönetmeliği değişikliğiyle kayıt şartları düzenlenerek, miras ve intikal sorunları nedeniyle tarım yapılamayan arazilerin işlenerek kayıt altına alınmasının önünü açtı.
Yine tarımsal faaliyetin devam ettiği ancak, miras ve intikal sorunları nedeniyle ÇKS kaydının yapılamadığı ve desteğin ödenmediği arazilerin de kayıt altına alınması gerçekleştirildi. Bu değişiklikle yaklaşık 3 milyon hektar tarım alanının ÇKS’ye kayıt yapılacağı ve desteklerden faydalanacağı öngörülüyor.
18 Kasım 2023 tarihinden bu yana yeni arazilerin ve çiftçilerimizin kayıt işlemleri yoğun bir şekilde devam ediyor. 2024 yılı ÇKS başvurularının bitmesine kısa bir süre kaldığı için bugünlerde yoğunluk daha da arttı. Ziraat Odalarımız kalan sürede ÇKS kayıtlarının tamamlanamayacağını söylüyor. Öngörülen 3 milyon hektar yeni tarım alanının kayıt altına alınabilmesi ve üreticilerimizin destek alabilmeleri için başvuru süresinin 1 ay uzatılması gerekiyor.”
“Artan asgari ücretle üreticilerimizin prim yükü arttı”
TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, dün açıklanan brüt asgari ücretle beraber üretici-lerimizin tarım BAĞ-KUR primleri yüzde 49 oranında arttığını belir-terek açıklama-sını şöyle devam ettirdi;
“4 bin 628 liradan, 6 bin 900 lira 86 kuruşa, prim borcu olmayan çiftçilerimize verilen hazine teşviki ile tarım BAĞ-KUR primi 3 bin 957 lira 28 kuruştan, 5 bin 900 lira 74 kuruşa ulaştı. Tarım BAĞ-KUR prim artışı üretici fiyat artışlarının üzerinde gerçekleşti.
Artan prim tutarları nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu’na kayıtlı tarım BAĞ-KUR sayısı her geçen yıl azalıyor. SGK verilerine göre 2021 yılında 1 milyon çiftçimiz kayıtlı iken, bu yıl 500 binin altına geriledi. Bu sayı daha da aşağıya düşecek ve tarımda kayıt dışılık artacaktır.
SGK primleri daha makul ve ödenebilir seviyeye çekilmeli, prim ödeme gün sayısı 15 güne indirilmelidir.
Diğer sigortalılar 7200 gün yani 20 yıl prim ödemesi yaparak emekli olabiliyorken, üreticilerimiz 9 bin gün yani 25 yıl prim ödeyerek emekli olabiliyor. Bu hakkaniyetsizlik bir an önce giderilmelidir.
Muafiyet belgesi ile gelirinin düşük olduğunu belgeleyerek prim ödemesini durduran çiftçilerimizin muafiyette geçen sürelerin borçlandırılması sağlanmalıdır.”