
Olgay GÜLER
Edirne İl Genel Meclisi Çevre ve Sağlık Komisyonu Başkanı Serdar Çığla, Trakya’nın oksijen deposu ve kalbi olarak kabul edilen, Longoz Ormanları Milli Parkı’nın yanı başında, Kırklareli’nin Vize ve Demirköy ilçeleri arasında Nükleer Enerji Santrali yapılmak istenmesini sert dille eleştirdi.

CHP’li İl Genel Meclis Üyesi Çığla, Trakya’da uzun yıllardan bu yana yapılacağı konuşulan, geçtiğimiz aylardaysa yeri netlik kazanan Nükleer Enerji Santrali konusunu, meclis gündemine taşıdı. İl Genel Meclisi’nde gündem dışı söz alarak, santralin Trakya bölgesine vereceği olası zararlara dikkat çeken Çığla, projenin bölgedeki doğal yaşamı bitireceğini, içme suyundan yaşan tüm canlılara kadar olumsuz etkiler yaratacağını kaydetti.

‘ENERJİ ELDE ETMENİN DAHA KOLAY YOLLARI VAR’
Söz konusu nükleer enerji santrali için fizibilite ve altyapı çalışmalarının başladığını dile getiren Çığla, “Trakya’mızı önemli bir şekilde etkileyecek olan nükleer enerji santral kurulma meselesi var. Bunun fizibilite çalışmaları ve altyapı çalışmaları başlamış durumda. Biz sivil toplum örgütleri olarak, siyasi partiler olarak, burada Trakya’da yaşayan tüm insanlar olarak insan sağlığını, çevreyi, kullanma sularını, içme sularını, doğayı etkileyecek bu olumsuz yapılaşmaya karşı çıkmamız gerekir. Bu enerjiyi elde etmenin daha kolay yolları var. Güneş enerjisi, barajlardan kullanılan enerjiler, rüzgar enerjisi temin etmek gerekir. O açıdan bu çok önemli bir olay” dedi.

‘BÖLGEDE BİR ÇERNOBİL’E İZİN VERMEMİZ LAZIM’
Santrale karşı yürütülen mücadeleye herkesin destek vermesi gerektiğini belirten Çığla, “Bölgemizde belki gelecekte bir Çernobil yaşayacağız. Buna meydan vermememiz lazım. Buna engel olunması lazım. Tüm kuruluşlar, tüm insanlık Trakya’da doğa katliamına seyirci kalıyor. Düşünebiliyor musunuz? 13 bin dönümlük arazi, o bölge İstanbul’un, bizim su ihtiyacımızı, doğa ihtiyacımızı, iklim şartlarımızı etkileyen bir bölge. 13 bin dönüm arazi kullanılacak bu nükleer santral için ve binlerce ağaç kesilecek. Yaban hayatı risk altında olacak. Bu konuda bazı sivil toplum kuruluşları Kırklareli bölgesinde bu konuda çalışıyor. Çalışmaları devam ediyor. Şu anda protestolar çoğalacak. Yarın öbür gün hepimiz, bu olayda yapılacak olan protestolara, açılacak olan davalara sahip çıkmak zorundayız. Biz toprağımızı, doğamızı korumak zorundayız. Çünkü bu doğa bize emanet. Nasıl atalarımız bize teslim etmişse, biz de gelecek nesillere sağlıklı bir doğa bırakmak zorundayız. O açıdan bu mücadelede itiraz eden kurumlara, siyasi partilere teşekkür eder ve mücadelenin devamını dilerim” diye konuştu.