DOLAR 43,8496 0.2%
EURO 51,5959 -0.08%
ALTIN 7.052,220,22
BIST 13.804,21-3,20%
BITCOIN 29735071,64%
Edirne

HAFİF YAĞMUR

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

97 okunma

‘Tam bağımsızlık, ekonomik bağımsızlıktır’

Atatürkçü Düşünce Derneği Edirne Şubesi Yönetim Kurulu, Türkiye (İzmir) İktisat Kongresi’nin 103. yıl dönümünü kutladı…

ABONE OL
19 Şubat 2026 16:25
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: add-4.jpg

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi Yönetim Kurulu, Türkiye (İzmir) İktisat Kongresi’nin 103. yıl dönümünü kutladı.

ADD Edirne Şubesi’nden yıldönümü dolayısıyla ‘Tam bağımsızlık, ekonomik bağımsızlıktır’ başlığı altında yapılan açıklamada şunlara yer verildi:

“Ulusal Kurtuluş Savaşımızın ardından, daha Lozan Barış Antlaşması imzalanmadan toplanan İzmir İktisat Kongresi ve alınan Misak-ı İktisadi kararları, tam bağımsızlık yolunda yapılacak büyük devrimin habercilerindendi.

17 Şubat – 4 Mart 1923 tarihleri arasında 1135 delege ile İzmir’de Banka-Han binasında toplanan İzmir İktisat Kongresi (I. İktisat Kongresi)  yeni Türkiye’nin ekonomik sorunlarının tartışıldığı bir kongredir.

Kongrenin en önemli kararlarını şöyle sıralamak mümkündür:

1.Hammaddesi yurt içinde yetişen veya yetiştirilebilen sanayi dalları kurulması gerekmektedir.

2.El işçiliğinden ve küçük imalattan süratle fabrikaya veya büyük işletmeye geçilmelidir.

3.Devlet yavaş yavaş iktisadi görüşleri de olan bir organ haline gelmeli ve özel sektörler tarafından kurulamayan teşebbüsler devletçe ele alınmalıdır.

4.Özel teşebbüslere kredi sağlayacak bir Devlet Bankası kurulmalıdır.

5.Dış rekabete dayanabilmek için sanayinin toplu ve bütün olarak kurulması gerekir.

6.Yabancıların kurdukları tekellerden kaçınılmalıdır.

7.Sanayinin teşviki ve milli bankaların kurulması sağlanmalıdır.

8.Demiryolu inşaat programına bağlanmalıdır.

9.İş erbabına amele değil, işçi denmelidir.

10.Sendika hakkı tanınmalıdır.

Türkiye Cumhuriyeti’nin 1923-1929 dönemi ekonomi politikasına damgasını vuran İzmir İktisat Kongresi’nin oy birliği ile alınmış kararlarından biri de 1925’te ‘aşar’ın kaldırılmasıdır.

“Tam bağımsızlık, ekonomik bağımsızlıktır.” anlayışıyla hareket eden Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK, milli ekonomiyi, “Karma ve Planlı Ekonomi Modeli” üzerine inşa etmiştir. Atatürk dönemi bu ekonomi anlayışıyla uluslararası alanda da takdir edilen bir görünüm sergilemiştir. Osmanlı Devleti’nden miras kalan dış borçlar ödendiği halde; fabrikalar, demiryolları, askeri teknoloji ve iletişim alanlarında dünyayı hayran bırakan büyük bir atılım gerçekleştirilmiştir.

Kurulan kooperatifler, tarım ve sanayinin desteklenmesi, esnafa krediler, madenciliğin gelişmesi, hızla çoğalan işçi sınıfı, denizciliğin gelişmesi, ihracatın artması ve 1929 Dünya Ekonomik Bunalımına rağmen kendi kendine yetebilen ülkeler sıralamasında hızla yükselmemiz bu büyük başarının göstergeleriydi.

Emperyalizmin büyük yenilgisi sonucu kurulan Atatürk Cumhuriyetinin; hayranlık uyandıran bu başarıları emperyalist güçler ve yerli işbirlikçileri aracılığıyla, Atatürk’ün bedenen aramızdan ayrılışı sonrasında yıkım süreciyle baltalanmıştır. Bu süreç ne yazık ki devam etmektedir.

Atatürk’ün gösterdiği yoldan uzaklaşılarak, Tam bağımsız milli ekonomi yerine, dışa bağımlı bir ekonomi yaratıldı. Darbelerle ortam daha da uygun hale getirildi. Devrim karşıtı iktidarlar eliyle Türkiye yeniden “oltadaki balık” haline getirildi.

Madenleri özelleştirilen, milli varlıkları, fabrikaları, limanları, bankaları, arazileri özelleştirilen, satılan; parasını terörle mücadeleye harcamak zorunda bırakılan, AB ile yapılan “Gümrük Birliği Anlaşması” yla açık pazar haline getirilen Türkiye, 21.yüzyıla adeta bir yarı sömürge olarak girdi.

6 Şubat depreminde akıl ve bilimin yol göstericiliğinden uzaklaşmanın bedelini canlarımızla çok ağır ödedik.

Günümüzdeki yokluk, yoksulluk, işsizlik, eğitimsizlik ve bunun sosyal sonuçlarının, ölümlerin, intiharların temelinde bu yıkıcı, ihanet süreci vardır. Sorumlu açıkça ve tartışmasız bir şekilde liyakatı ortadan kaldıran, Atatürk’ün gösterdiği yoldan uzaklaşan siyasi iktidardır.

Halkımız ihaneti daha açık görmekte, Kemalist Devrimin kıymetini daha iyi anlamaktadır. İktidarın koltuğu bu nedenle sallanmaktadır.

Çözüm; akıl ve bilimi ışığında Atatürk’ün gösterdiği yolda hiç durmadan yürümektir. Kemalist Ekonomi Modelini çağın koşullarıyla, yeniden uygulamaktır.

Çözüm; Misak-ı iktisadi kararlarında bahsedildiği gibi imar etmektir, tahribatı önlemektir, memleketi yükseltmektir, ‘altın hazine” olarak adlandırılan ormanları korumak, madenleri kamulaştırmaktır, hırsızlık ve yalancılıktan kurtulmaktır.

Bilinmelidir ki, ‘Milli irade’ demek, ‘Egemenlik kayıtsız şartsız Türk Milletinindir’ demektir.

‘Efendiler!

 Yüce Kurulunuzla bugün başlamış olan Türkiye İktisat Kongresi çok önemlidir. Çok tarihîdir. Nasıl ki Erzurum Kongresi, felâket noktasına gelmiş olan bu milleti kurtarma konusunda, Misak-ı Millî’nin ve Anayasanın ilk temel taşlarını sağlamada neden olmuş, etken olmuş, öncü olmuş ve bundan dolayı tarihimizde, millî tarihimizde en önemli ve en yüksek hatırayı yaratmış ise; kongreniz de, milletin ve memleketin yaşantısını sağlayarak, gerçek kurtuluşuna yardımcı olacak kanunun temel taşlarını ve esaslarını ortaya koymak suretiyle tarihte çok büyük bir ad ve çok kıymetli bir yer almış olacaktır’ diyen Türkiye Cumhuriyet Devletimizin Kurucusu büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e söz veriyoruz, Devrimlerini yaşama ve yaşatma yolunda ilelebet çalışacağız.

Türkiye (İzmir) İktisat Kongresi’nin 103. yıl dönümü kutlu olsun!”

    En az 10 karakter gerekli
    Özhanlar Mobilya