DOLAR 43,3809 0.03%
EURO 51,5524 0.49%
ALTIN 7.096,492,19
BIST 13.160,621,29%
BITCOIN 3809219-0,74%
Edirne
13°

KAPALI

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

87 okunma

Mumcu’ya 33’ncü anma

24 Ocak 1993 günü Ankara’da evinin önündeki arabasına konulan bombanın patlatılması sonucu suikaste kurban giden Gazeteci-Yazar Uğur Mumcu Edirne’de anıldı.

ABONE OL
25 Ocak 2026 12:15
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: WhatsApp-Image-2026-01-25-at-11.44.58-5.jpeg

24 Ocak 1993 günü Ankara’da evinin önündeki arabasına konulan bombanın patlatılması sonucu suikaste kurban giden Gazeteci-Yazar Uğur Mumcu Edirne’de anıldı.

Uğur Mumcu’yu anma etkinlikleri tarihi Edirne Belediyesi binasında fotoğraf sanatçısı Gürsel Gökçe’ye ait eserlerden oluşan “Sönmeyen Işık Uğur Mumcu” adlı serginin açılışı ile başladı.

Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, sergide yer alan fotoğrafların yalnızca bir yaşam öyküsünü değil, susturulmak istenen bir düşüncenin direncini anlattığını ifade etti. Gencan, “Bu fotoğraflar gazetecinin geçmişini anlatmaz, susturulmak istenen bir aklın, parçalanmasına rağmen bir fikrin belgesidir. Uğur Mumcu gerçeğin peşinden yürürken, hiçbir güce yaslanmadı. Kalemini ne korkuya ne pazarlığa nede suskunluğa teslim etmedi. Çünkü onun bağlılığı kişilere değil, Cumhuriyeti aydınlığa ve Mustafa kemal Atatürk’ün mirasınaydı.  “Cumhuriyet bir söz değil, bir duruştur. Bu kentte Uğur Mumcu’nun kalemi kırılmaz, vizyonu silinmez, cesareti unutulmaz” dedi.  

Serginin gezilmesinin ardından belediye binasında oluşturulan kortej Atatürk anıtına kadar yürüdü.

Burada saygı duruşu yapılması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından anma etkinlikleri Uğur Mumcu anıtında devam etti.

SAYGIYLA ANIYORUZ

Anıttaki törende konuşma yapan Atatürkçü Düşünce Derneği Edirne Şube Başkanı Celil Özcan, “33 yıl önce suikasta kurban giden Laikliğin ve Demokrasinin yılmaz savunucusu “Kalpaksız Kuvvacı”mız Uğur Mumcu’yu saygıyla anıyoruz” dedi.

Özcan konuşmasında,”31 Ocak 1990 akşamı evinin önünde iki kahpe kurşunla katledilen Kurucu Genel Başkanımız Prof. Dr. Muammer Aksoy’un ardından Kurucu üyemiz Doç. Dr. Bahriye Üçok, Çetin Emeç, Turan Dursun, Musa Anter cinayetlerinin ardından Mumcu’nun da öldürülmesi toplumda büyük infial yarattı, yüz binler Ankara’ya aktı. Yetkililer bu suikastın mutlaka çözüleceği sözünü verdilerse de duvardaki o tuğla bir türlü çekil(e)medi. Çekil(e)medi çünkü; Uğur Mumcu da hocası Muammer Aksoy gibi Aramco’dan PKK’ya pek çok hain çarka çomak sokmuş, emperyalistlerle dinci ve bölücü uşaklarını ziyadesiyle huzursuz etmişti. Sonuç olarak, o hain tuğla o menhus duvarı ayakta tutmaya devam ediyor hâlâ” dedi.

İÇ CEPHEMİZİ DARMADAĞAN ETMEYE ÇALIŞIYORLAR

ADD Şube Başkanı Celil Özcan, Emperyalistler ve işbirlikçileri, Atatürk’ün kurduğu Laik Cumhuriyetimizi Orta Doğu tipi bir din devletine dönüştürmeye,  Türkiye Cumhuriyeti’ni, kuruluş felsefesi olan antiemperyalist ve tam bağımsız bir Ulus Devlet olma hedefinden uzaklaştırılmaya ve “İç Cephe”mizi darmadağın etmeye çalışmaktadır” diyerek konuşmasında şunlara yer verdi:

Yıllardır süren kin ve nefret söylemleriyle öylesine bölündük ki, çözülmesi gereken ilk sorunumuzun “İç Cephe”  dağınıklığı, tek çözüm yolunun da Atatürk’ün akıl ve bilim yoluna, Cumhuriyetimizin kuruluş felsefesine dönmek olduğu gün gibi ortada.

Türkiye, iktidarın yıllardır sürdürdüğü bilim ve çağ dışı politikalar sonucu giderek yoğunlaşan bir karanlığın pençesinde kıvranıyor.

Batı Emperyalizmi, 108 yıl önce Sevr ile gerçekleştirmeye çalışıp başaramadığı “Türkleri Anadolu’dan Asya steplerine sürme” hayaline bugün BOP ve yerli işbirlikçilerinin aymazlığı ile nihayete vardırmak için ellerini ovuşturuyor.

Süreci endişeyle izliyor, olanca gücümüzle Milletimiz’i ve yetkilileri uyarmaya çalışıyoruz.

Akılcı düşünce, bilimsel bilgi, çağın gerekleri dışlanıyor. Eğitim alabildiğine dinselleştiliyor, geleceğimiz karartılıyor. Neoliberal soygun düzeninde ekonomi üretimden koparılıyor, Ulusumuz’un büyük çoğunluğu hızla yoksullaşıyor. 1930’larda uçak ve buğday ihraç eden Türkiye artık kendini doyuramıyor, Demografik yapımızı tarumar eden yasa dışı sığınmacı sorununun Ulusal Birliğimiz ve İç Barışımız üzerindeki tehdidi artarak sürüyor. Aydınlanmanın önü kesiliyor, laik demokratik hukuk devleti yok ediliyor. Toplum Atatürk, Laik Cumhuriyet ve bilim düşmanı dernek ve vakıf adı ile örgütlenerek holdingleşip akıl almaz ekonomik olanaklara kavuşan tarikat ve cemaatler eliyle yaşam ve ülke gerçeklerinden koparılıyor. Cumhuriyetimiz, Atatürk’ün aklı ve bilim yolundan uzaklaştıkça gericilik bataklığında soluksuz kalıyor.

Milyonlar ekonomik krizle boğuşurken, emekli, işçi ve memurlarımızın çoğu açlık sınırında yaşamaya çalışırken, işsizlik insanlarımızı çaresiz bırakırken, gençlerimiz geleceklerini yurt dışında aramak zorunda kalırken, hastalarımız doktor ve ilaç bulamaz, çocuklarımız sağlıklı beslenemezken yasa dışı cemaatlerin bu ölçüsüz ekonomik güce kavuşmaları da, toplumda ve devlet yönetiminde baskı oluşturmaları da kabul edilemez.

Hal bu iken ve iktidar güçleri karanlığı yoğunlaştırmak konusunda pervasız bir kararlılıkla ilerlerken sorunları sağlıklı değerlendirip nedenlerini dürüstçe saptayarak gereğini yapmak yerine, iç karışıklıklar ve kavgalarla Ulusumuz’u umutsuzluğa sürüklemesi hiç kabul edilemez.

Demokrasinin olmazsa olmazının laiklik olduğunu, aslî görevlerinin Laik Cumhuriyetimiz‘i korumak, demokrasimizi ve hukuk devletimizi geliştirmek, Cumhuriyet kazanımlarımızı ilerletmek, halkımızı refah ve huzur içinde yaşatmak, bunun için de gerçekçi ve doğru politikalar üretmek olduğunu unutmamalıdırlar.

Atatürkçü Düşünce Derneği olarak, kuruluş ilkelerimiz ve varlık nedenimiz gereği tüm yetkilileri ve tüm siyaset kurumunu bir kez daha ve en yüksek sesimizle uyarıyoruz:

– Türkiye Cumhuriyeti bir Uluslaşma, çağdaşlaşma atılımı, bir kadın devrimi, bir bilim ve sanat özgürleşmesidir, koruyun!

Akıldan, bilimden, çağından ve üretimden koptuğu için çöken Osmanlı’ya öykünmeyi bırakıp bir an önce Atatürk Yolu’na girin!

– Büyük Atatürk ve Kemalist devrimcilerin devletimizi kurarken hamuruna kattıkları “Namus Mayası”nın eksilmesine izin vermeyin!

Unutulmamalıdır ki; Kamuoyu doğru bilgilerle aydınlatılmalı, iç cephe bütünlüğü sağlanmalıdır. Boş böbürlenmeler bırakılmalı, anlık kimi gelişmeleri iç politika malzemesi olarak kullanma fırsatçılığına düşülmemeli, “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesi ve “Devlet Aklı” ile yaşananlar doğru okunup Emperyalistlerin bölge planlarına karşı önlem alınmalıdır.

Bunun için Laik, demokratik ve sosyal bir hukuk devleti şarttır. Yeniden “Kemalist Devlet” “Yeniden Laik Cumhuriyet” şarttır.

Biz, Araştırmacı Gazeteci Uğur Mumcu’yu ve Aydınlanma şehitlerimizi unutmayacağız, unutturmayacağımız. O’nların katline yol açan bu değerlerin savunucusuyuz ve savunucusu olmayı ilelebet sürdüreceğiz.

Özcan, basın açıklamasına destek Edirne Belediyesi, Gazeteciler Derneği, Cumhuriyet Halk Partisi İl ve Merkez İlçe Başkanlığı, ÇYDD, Makine Mühendisleri Odası, TÖS, Türk Kadınlar Birliği, Emekliler Derneği, Emekli Öğretmenler Derneği, Çömlekakpınarlılar Derneği, 29 Ekim Derneği, Edirne Genç Çiftçiler Derneği, Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi’ne teşekkür etti.

KIRMIZI KARANFİLLER BIRAKILDI

Edirne Belediye Başkanı Filiz gencan, ADD Şube Başkanı Celil Özcan ve anma etkinliğine katılanlar Uğur Mumcu anıtına kırmızı karanfiller bıraktı.

    En az 10 karakter gerekli