
Kızılkum zenginliğin kaynaklarına sahip
Gönül UYANIKTIR
Çölde yolculuk devam ediyor ama ortalıkta beklediğim ölçüde kum görünmüyor. Yaklaşık olarak 300 bin km² yüz ölçümüyle dünyanın en büyük çöllerinden olan Kızılkum Çölü, Kazakistan ve Özbekistan arasında yer alıyor. Orta Asya’nın iki büyük nehri (Seyhun ve Ceyhun) arasında yer alan Kızılkum Çölü, Aral Gölü’nün de güneyinde bulunuyor.
Çölde yolculuk devam ediyor ama ortalıkta beklediğim ölçüde kum görünmüyor. Yaklaşık olarak 300 bin km² yüz ölçümüyle dünyanın en büyük çöllerinden olan Kızılkum Çölü, Kazakistan ve Özbekistan arasında yer alıyor. Orta Asya’nın iki büyük nehri (Seyhun ve Ceyhun) arasında yer alan Kızılkum Çölü, Aral Gölü’nün de güneyinde bulunuyor.

Kızılkum çölündeki taş orman ve dinazor kalıntıları (Foto : Eurasia Travel)
KIZILKUM ÇÖLÜ HAZİNEYİ GİZLİYOR
İçerisinde fazla yaşam barındırmasa da çöl ekonomik alanda ciddi potansiyel taşıyor. Yakın zamanda sadece petrol ve gaz kaynakları değil aralarında altın, gümüş, alüminyum, bakır ve uranyum gibi minerallerin ve büyük bir yer altı zenginliğini barındırıyor. Cölün yakınında bulunan Gazli ile Mübarek şehirlerinde gaz üretim merkezleri kuruluyor, yer altı zenginlikleri yanında özellikle su ve kuraklığa dayanıklı bitki örtüsü hayvancılık faaliyetleri için önemli doğal kaynaklar oluşturuyor.

Kızılkum Çölünden geçen Ceyhun Nehri
ÇÖLÜN ORTASINDAN GEÇEN NEHİR
Benim gibi çöl görmeyen birinin hayallerini yıkan bir ortamda düzgün bir asfalt yol üzerinde yol alıyoruz. Kısa bir mesafe yol aldıktan sonra bir kum tepeciği yanında fotoğraf molası veriyoruz. Ama ortalıkta makilik, step orman örtüsü yeşillik ve bodur ağaççıklar var. Sırf kumu gösteren fotoğraf çekmek mümkün değil. Yine de kum tepeciğinin eteğinde birkaç fotoğraf çekiliyoruz.
Ortam benim hayallerimdeki çöl imajına hiç uymuyor, ama bu çöl ülkeler için büyük ekonomik değere sahip. Kızılkum’un altında petrolden altına yok yok..! Yolun sağı ve solunda yer yer yeşil çalılıklar, bodur bitkiler derken; Ceyhun Nehri üzerindeki köprüden geçiyoruz. Köprünün aşağısında geniş bir yatağın içinde Ceyhun Nehri pırıl pırıl akıyor.

Çölden manzaralar
YAŞATILAN KIZILKUM
Arama motorunda araştırdığımda bölgede çok sayıda akarsu ve vaha bulunduğu, bu kaynakların; su ihtiyacı konusunda insan yaşamı ve ekolojik sisteme katkı sağladığı, bölgeye yıllık sadece 100–200 mm kadar yağış düştüğü yazıyor. Ayrıca Kızılkum Çölünde sıcaklık rekoru 1983 yılının Temmuz ayında 52.22 santigrat derece olarak ölçülüyor. Çölün kuzeybatıya eğimli düzlüklerinde 3000 metreye varan yükseltiler yer alıyor.
Kızılkum çölüne genel olarak düzlükler hâkim. Denizden yüksekliği 980 metre olan bu düzlük üzerinde çeşitli yer şekilleri ve kumullar bulunuyor.
Klasik çöl özellikleri gösteren Kızılkum, ortalama bir hayvan varlığına da sahip. Çölde, önemli türler olarak Orta Asya’nın endemik bir türü olan Rus Kaplumbağası Çöl Kertenkelesi, Yaban Koyunu ve sayısı azalmakta olan bir antilop türü yaşıyor. Bölgenin korunması adına 55 yıldan bu yana Buhara’da ‘Kızılkum koruma programı’ uygulanıyor. Özellikle Sülün, Altın Kartal ve Buhara Geyiği, Toy Kuşu, Pers Gazeli ve Moğol Yaban Atının koruma altına alındığı, dağınık bitki örtüsüne sahip çölde çalılar ve ufak ağaçların da; evcil deve, koyun ve atların otlatılması amacıyla kullanıldığı bilgisi yer alıyor.
KIZILKUMUN 90 MİLYON YAŞINDAKİ DİNAZORU
Kızılkum Çölünde 2016 yılında yapılan bir keşifle Mezozoyik Devri’ne ait çok önemli bir bulgu ele geçiriliyor. Bu araştırmada Timurlengia Euotica adlı bir Tiranozor’un kalıntılarına ulaşıldı. Yaklaşık 90 milyon yıl önce geç Kretase devrinde yaşamış ve Kızılkum Çölü’nde bulunan kalıntıları paleontolojik olarak büyük değere sahip olan hayvan kalıntılarının dinozorların tarihi ile ilgili pek çok ayrıntıyı gözler önüne serdiği belirtiliyor.
(Yarın: Hive’deyiz)