
Olgay GÜLER
Edirne Tarım ve Orman İl Müdürlüğü tarafından, Trakya Karaçalı Balı’nın coğrafi işaret alması için başlatılan çalışmalar kapsamında çalıştay gerçekleştirildi.

İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinasyonunda, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) ev sahipliğinde düzenlenen ‘Trakya Karaçalı Balı Coğrafi İşaret Çalıştayı’ açılış programıyla başladı. ETSO Konferans Salonu’nda düzenlenen çalıştayın açılışına; Edirne Valisi Yunus Sezer, Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Politikaları ve Destekleme Daire Başkanı Melikşah Taşkın, Edirne İl Tarım ve Orman Müdürü İslam Köse, ETSO Başkanı Sezai Irmak ile çok sayıda bal üreticisi katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan çalıştay, protokol konuşmalarıyla devam etti.

‘KARAÇALI BALI SADECE YEREL DEĞİL, BÖLGESEL BİR DEĞER’
Edirne İl Tarım ve Orman Müdürü İslam Köse, Anadolu’nun tarihsel ve ekonomik zenginliğine dikkat çekerek, bölgenin tarımsal potansiyelinin bilimsel verilerle desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Köse, “Trakya Bölgesi genelinde yapılan arazi çalışmaları mutlaka ölçümlerle ve bilimsel verilerle değerlendirilmelidir. Yaklaşık 100 bin dekarlık bir alanda Karaçalı Balı’nın coğrafi bir dağılım gösterdiği tespit edilmiştir. Bu alan yalnızca Edirne ile sınırlı kalmayıp, Kırklareli ve Tekirdağ illerimizde de geniş bir coğrafyada devam etmektedir. Bu durum, Karaçalı Balı’nın sadece yerel değil, bölgesel ölçekte ele alınması gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır. Edirne başta olmak üzere, Kırklareli ve Tekirdağ’ın da desteği ve katkısıyla bugün burada son derece önemli bir çalıştayı bu anlayışla ele almış oluyoruz. Karaçalı bitkisinin çiçeklenme döneminin kısa olması, bu balın sınırlı miktarda elde edilmesine neden olmakta; aynı zamanda nitelikli, seçkin ve stratejik bir yöresel ürün olduğunu da ortaya koymaktadır. Trakya Bölgesi’nde hâlihazırda Keşan Korudağ Çiçek Balı ve Kırklareli Meşe Balı, coğrafi işaretli ürünler olarak karşımıza çıkmaktadır. İnşallah Karaçalı Balı’nın da coğrafi işaret tescilini almasıyla birlikte, Trakya’daki coğrafi işaretli bal sayısını üçe çıkarmayı hedefliyoruz. Elbette bu coğrafi işaret sürecinin ardından, Trakya adına alınacak bu tescilin, Avrupa Birliği coğrafi işareti yolunda da önemli katkılar sunacağına yürekten inanıyorum” dedi.

‘DÜNYA GENELİNDE İKİNCİ SIRADAYIZ’
Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Politikaları ve Destekleme Daire Başkanı Melikşah Taşkın da Türkiye’nin arıcılıkta dünya çapında önemli bir konuma sahip olduğunu vurguladı. Taşkın, “Ülkemizde ve dünyada arıcılık ile bal üretimi giderek artmaktadır. Türkiye bu alanda son derece önemli bir konumdadır. Dünya genelinde Çin’den sonra, hem kovan sayısı hem de bal üretimi bakımından ikinci sırada yer almaktayız. Bu durum, ülkemizin arıcılık açısından oldukça güçlü bir potansiyele sahip olduğunu açıkça göstermektedir. 2024 yılı itibarıyla yaklaşık 9 milyon kolonimiz bulunmakta ve 90–100 bin tona yakın bal üretimi gerçekleştirilmektedir. Geçtiğimiz yıl, iklim değişikliğinin etkileri nedeniyle üretimde bir miktar düşüş yaşanmış olsa da, bu yıl yeniden toparlanarak yaklaşık 110 bin tona yakın bal üretimini hedefliyoruz. Arıcılık sektörü, ekonomik açıdan da yaklaşık 33 milyar TL’lik bir katma değer oluşturan son derece önemli bir sektördür. Aynı zamanda üretici örgütleri açısından da örgütlenmesini tamamlamış, sektöre örgütlü bir yapı içinde hizmet sunan bir konumdadır” diye konuştu.

‘TÜRKİYE GENELİNDE ÖNEMLİ DESTEKLER SAĞLANDI’
Geçtiğimiz yıl 80 bini aşkın üreticiye, 8 milyon kovan için toplam 1 milyar 364 milyon TL destekleme yapıldığını kaydeden Taşkın, “2024 yılı itibarıyla, tüm sektörlerde olduğu gibi hayvancılıkta da yeni bir destekleme modeline geçtik. Bu modelde özellikle gençlerimizi ve kadınlarımızı önceliklendirerek ilave desteklemeler sunuyoruz. 2024 yılında, bir önceki yıla göre desteklerde yüzde 40’lık bir artış sağladık. 2025 yılında ise bu artışın yüzde 50’ye ulaşmasını hedefliyoruz. Geçtiğimiz yıl 80 bini aşkın üreticimize, yaklaşık 8 milyon kovan için toplam 1 milyar 364 milyon TL tutarında destekleme ödemesi gerçekleştirdik. Ayrıca 2019 yılından itibaren, Türkiye genelinde 81 ilde uyguladığımız alet ve ekipman desteği kapsamında, sektöre yaklaşık 15 milyon TL’lik makine ve ekipman kazandırılmış oldu. Bakanlığımız tarafından yürütülen hayvancılık geliştirme projeleri kapsamında da Türkiye genelinde arıcılığa yönelik önemli destekler sağlanmaktadır. Bu kapsamda ülke genelinde arıcılıkla ilgili yaklaşık 40 milyon TL’lik projeye destek verdik. Edirne ilimizde ve bölgemizde ise yaklaşık 1 milyon TL’ye yakın destekleme uygulaması gerçekleştirdik” ifadelerini kullandı.

‘TÜRKİYE’DE 37 COĞRAFİ İŞARETLİ BAL VAR’
Türkiye genelinde coğrafi işaret tescili alan 37 balın olduğunu anlatan Taşkın, “Bu çalıştay gerçekten çok önemli. Türkiye genelinde 37 adet coğrafi işaretli bal ürünümüz bulunmaktadır. Güngör balımız Avrupa’da coğrafi işaret almıştır. Biz bu değerlere büyük önem veriyoruz. Ancak her zaman vurguladığım gibi, coğrafi işaretin alınmasından sonra en önemli husus, bunun takibi ve korunmasıdır. Bu konuda çok daha etkin çalışmalar yapılması gerekmektedir. Burada hepimize önemli görevler düşmektedir” diye konuştu.

‘COĞRAFİ İŞARET NOKTASINDA EKSİKLİĞİMİZ VAR’
Edirne Valisi Yunus Sezer de, Karaçalı balının Trakya Bölgesi’nde ve Türkiye genelinde çok iyi bilinen, son derece kıymetli bir bal olduğunu söyleyerek, “Ancak baktığımızda, coğrafi işaret noktasında önemli bir eksikliğimizin olduğu da bir gerçektir. Üretimin nasıl yapılacağı, hangi standartlarda üretileceği ve Türkiye genelinde hangi niteliklerle raflarda yer alacağı konusunda net bir çerçeve çizilmiş, tescillenmiş bir markalaşma sürecimiz bugüne kadar maalesef eksik kalmıştır. Bugün bu eksikliği gidermek ve bu önemli süreci tamamlamak adına çok kıymetli bir adım atılmaktadır. Bu adım sadece Trakya Bölgesi için değil, aynı zamanda ülkemiz açısından da son derece önemlidir” şeklinde konuştu.

‘AB’DEN DE COĞRAFİ İŞARET ALACAĞINA İNANIYORUM’
Karaçalı balının coğrafi işaret tescili almasının ardından Avrupa Birliği’nden de coğrafi işaret almasını umduklarını dile getiren Vali Sezer, “Bugün Karaçalı Balı ile atacağımız bu adımın bir sonraki aşamasının da yine Avrupa Birliği coğrafi işaret tescili olacağına yürekten inanıyorum. Edirne ilimizde hâlihazırda 15 adet coğrafi işaretli ürünümüz bulunmaktadır. Karaçalı Balı’nın da coğrafi işaret almasıyla birlikte bu sayının 16’ya yükseleceğini ümit ediyoruz. Ayrıca ilimizde yaklaşık 72–73 bin civarında kovan bulunduğunu biliyoruz. Bu sürecin ardından hem kovan sayısının hem de arıcılıkla uğraşan üretici sayısının önemli ölçüde artacağını öngörüyoruz. Tarım ve Orman Bakanlığımızın üreticilerimize yönelik sağladığı destekler de bu gelişmeye ciddi katkı sunacaktır” ifadelerini kullandı.
‘PİYASA DEĞERİ DE ARTMALI’
Arıcılıkla ilgili özel bütçe ayıracaklarını kaydeden Vali Sezer, “Bizler de Valilik olarak bu sürece kayıtsız kalmayacağız ve arıcılıkla ilgili özel bir bütçe ayıracağız. Bunun yanı sıra bağcılık da ilimiz için son derece önemli bir diğer alandır. Bu yıl bağcılıkla ilgili olarak da Tarım ve Orman Bakanlığı’mızla birlikte yürüttüğümüz destek çalışmaları bulunmaktadır. Bu kapsamda, otuzun üzerinde projeyi hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Arıcılıkla ilgili olarak da benzer destek çalışmalarını en güçlü şekilde sürdürmek istiyoruz. Yalnızca coğrafi işaret almak yeterli değildir; bu ürünlerin piyasa değerinin de artması gerekmektedir. Bugün piyasada, üreticinin emeğini tam anlamıyla karşılamayan fiyatlar söz konusu olabilmektedir. Bu durum da doğal olarak üretim iştahını olumsuz etkilemektedir. Tescillenmiş ve doğru bir şekilde yürütülen markalaşma süreciyle birlikte, ürünümüzün hak ettiği değerden satılacağına inanıyorum. Bu, sürecin belki de en kritik aşamasıdır” dedi.
Açılış konuşmalarının ardından çalıştay, iki oturum hâlinde devam etti. Akademisyenler ve üretici birliklerinin temsilcileri tarafından yapılan sunumlarda, Karaçalı Balı’na coğrafi işaret alınması sürecinde izlenecek yol haritası ele alındı.