
Olgay GÜLER
UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Listesi’nde yer alan Kırkpınar Yağlı Güreşleri Festivali’nin yapıldığı Er Meydanı’nın, Sarayiçi’nin dışında taşınması güncelliğini korurken, Edirne Kent Konseyi’nin (EKK) tarafından ‘Er Meydanı’nın Geleceği’ başlıklı forum gerçekleştirildi.

Edirne Kent Konseyi tarafından 37. Olağan Genel Kurul kapsamında “Kırkpınar Yerleşim Alanı Forumu: Er Meydanı’nın Geleceği” başlıklı toplantı gerçekleştirildi. Edirne Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen forumda, Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin yerleşim alanının mevcut durumu, planlama süreçleri ve Er Meydanı’nın geleceği ele alındı. Etkinliğe; Edirne Belediye Başkan Vekili Cenk Ergüden, Edirne Kent Konseyi Başkanı Özer Demir, muhtarlar, Kent Konseyi üyeleri ve çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı. Forumda; Edirne Kent Kültürü ve Bilincini Geliştirme Merkezi Derneği Başkanı Ender Bilar, Şehir ve Bölge Plancısı ve Edirne Belediyesi eski Başkan Yardımcılarından Namık Kemal Döleneken, Kırkpınar Kültürünü Tanıtma ve Yaşatma Derneği Kurucu Başkanı Hüseyin Erkin ile Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği (EÇGD) Başkanı Ayten Eren konuştu.

‘AĞALIK TARİHSEL KİMLİĞİ VE RİTÜELLERİ TAŞIMA YÜKÜMLÜLÜĞÜDÜR’
Forumda konuşan Edirne Kent Kültürü ve Bilincini Geliştirme Merkezi Derneği Başkanı Bilar, kültürel mirasın korunmasının yalnızca yapıların ayakta kalması anlamına gelmediğini belirterek, “Mirasın korunması yalnızca fiziksel unsurların muhafazası anlamına gelmez; doğru temsil edilmesi, ticarileşme ve siyasallaşma baskılarından uzak biçimde, özgün kimliğiyle gelecek kuşaklara aktarılması da aynı ölçüde önem taşır. Kırkpınar kapsamında verilen ağalık unvanı da bu sorumluluğun önemli bir parçasıdır. Ağalık, sembolik bir paye olmanın ötesinde, geleneğin tarihsel kimliğini, ritüellerini ve kurumsal hafızasını koruyarak geleceğe taşıma yükümlülüğünü içerir” dedi.

‘KIRKPINAR’IN MERKEZİ KONUMU TARTIŞILIYOR’
Kırkpınar’ın kurumsal kimliğinin bireysel çıkışların gölgesinde kalmaması gerektiğini dile getiren Bilar, “Kişisel kimliğin ve bireysel görünürlüğün, Kırkpınar’ın kurumsal kimliğinin önüne geçmesi, geleneğin temsil gücünü zayıflatmaktadır. Nitekim geçmişte Türkiye Başpehlivanı unvanının seçilme mekânının Ankara’ya taşınması yönünde girişimler olmuştur. 2023 yılında; Yağlı Güreş Düzenleyen Kentler Birliği Başkanı TRT Spor’a yaptığı konuşmasında ‘yağlı güreş denildiğinde iki yer aklıma gelir. Biri Elmalı diğeri Kurtdereli güreşleridir.’ demesi manidar değil midir?” şeklinde konuştu.
‘GÜREŞLER BÖLGEDEN ÇIKARILMALI’
Genel kurulda konuşan EÇGD Başkanı Ayten Eren, Edirne’de herkesin Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin değerini bildiğini ve tartışmanın Sarayiçi Er Meydanı’nın taşınması ile ilgili değil; Edirne Sarayı ve ona ait Has Bahçesi’nden oluşan bütünlüklü alanın parçalanması olduğunu söyledi. Has Bahçe’ye kurulan Kırkpınar Stadyumu’nun Sarayiçi’nin ruhuna, tarihi dokusuna ve doğasına uygun olmadığını belirten Eren, “Kırkpınar güreşleri hızlı biçimde bu bölgeden çıkarılmalıdır. Osmanlı sarayının has bahçesi, mevcut yasalarımıza göre bilimsel açıdan korunmalıdır. Geleceğe aktarılması için tüm imkanlar devreye sokulmalıdır. Has Bahçe’nin birinci derecede arkeolojik sit alanı ilan edilmesini talep ediyoruz. Tüm kurumları ve yöneticileri duyarlı olmaya ve gereğini yapmaya davet ediyoruz. Böyle bir üst yazı hazırlayıp 2 bin tane imza topladık. Bunu teslim ettik ama dönemin valisi yapacağı bir şey olmadığını söyledi” dedi.
‘ER MAYDANI’NIN ÇOK AMAÇLI KULLANMAMIZ GEREKİYOR’
Kırkpınar Kültürünü Tanıtma ve Yaşatma Derneği Kurucu Başkanı Hüseyin Erkin de, Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin Olimpiyatlar kadar önemli olduğuna dikkat çekerek, “Biz, dernek olarak üniversite ile birlikte 2-3 kez sempozyum düzeyinde çalışma yaptık ama gerisi gelmedi. Çok basit düzeyde yazılmış kitaplar var ama özellikle Osmanlı’da yağlı güreşin nasıl şekillendiğini, neler yapıldığı herhangi bir şey ortaya konamadı. Bizim burayı çok amaçlı kullanılan hale getirmemiz gerekiyor. Örneğin; ben futbol sahası olması açısından ilimizin kıymetli hakemi Özgür Yankaya’yı da buraya götürdüm. Boyutunu ölçtük. Şu anda standart bir futbol sahasına dönüşebiliyor. 25 Kasım Stadımızın faaliyetine son verildi. Burasını çoklu hale getirmek gerekiyor” dedi.
‘BAHAR ŞENLİKLERİ KIRKPINAR ALANINDA YAPILABİLİR’
Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin düzenlendiği tarihlere de dikkat çeken Erkin, “Eski Kırkpınar’ın yapılış tarihleri hep Mayıs ayında. Buradaki öğrenci sayısının artmasından sonra ileri ötelenmiş. Halbuki bizim yaklaşık 40 bin öğrencisi olan Trakya Üniversitemiz var. Biz bu öğrencilere ve onların velilerine Kırkpınar’ı tanıtmada hiçbir gayret göstermiyoruz. Üniversitenin her yıl Mayıs ayında bahar şenlikleri oluyor. Bu şenliklerin bir bölümünü veya tamamını Kırkpınar alanı içerisinde yapabiliriz. Öğrencilerin Kırkpınar’ın adını öğrenmeleri, burada ne yapıldığını bilmeleri bile önemlidir” diye konuştu.

‘GELENEKSEL KIYAFET OLMAZSA OLMAZ’
Şehir Plancısı Namık Kemal Döleneken ise UNESCO belgesinde Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin Edirne’de yapıldığına dair net bir vurgu bulunduğunu belirterek; “Bu yüzden herhangi bir kurum veya kuruluşun, ‘Kırkpınar’ı biz taşırız’ demesinin bir anlamı yok. Çünkü Kırkpınar Edirne’den taşınırsa bu listede kalamaz. Pehlivanlar dışında da ağa, cazgır, davul zurna ekibi, yağcılar ve peşkircilerinin geleneksel kıyafetler giydiğinin vurguluyor. Bu figürler, Kırkpınar’ın vazgeçilmez unsurlarıdır. Bunlar olmazsa olmaz ve geleneksel kıyafet giymezse de olmaz” şeklinde konuştu.
Konuşmalarının ardından genel kurulda divan kurulu oluşumu, mevzuat değişikliklerinin görüşülmesi, dilek ve öneriler maddeleri ele alınarak toplantı kapanışla sona erdi.