DOLAR 43,2957 0.03%
EURO 50,6829 -0.17%
ALTIN 6.678,18-0,60
BIST 12.728,18-0,61%
BITCOIN 38911590,55%
Edirne

HAFİF YAĞMUR

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

15 okunma

Eğitimde sorunlar Eğitim-İş’in masasında

Eğitim-İş’in 7. Dönem 4. Başkanlar Kurulu’nun Ankara’da yapılan toplantısına Eğitim-İş Edirne Şubesi'ni temsilen katılan Şube Başkanı Nedim Zobar, şube çalışma raporunu kurula sundu…

ABONE OL
21 Ocak 2026 18:11
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: egitim-is1.jpg

Eğitim-İş’in 7. Dönem 4. Başkanlar Kurulu’nun Ankara’da yapılan toplantısına Eğitim-İş Edirne Şubesi’ni temsilen katılan Şube Başkanı Nedim Zobar, şube çalışma raporunu kurula sundu.

Başkanlar Kurulu sonunda yayınlanan sonuç bildirgesi ile eğitim öğretimdeki yaşanan sorunlar, görüşler, çözüm önerileri ve değerlendirmeler ortaya kondu. Eğitim İş 7. Dönem 4. Başkanlar Kurulu Sonuç Bildirgesi’nde özetle şunlara yer verildi:

“17 Ekim 2025 tarihinde 20 yaşını dolduran Eğitim İş çeyrek asra yaklaşan tarihinde,öncelikle eğitim çalışanlarının örgütü olmayı başardı. Ardından kurucusu olduğu Birleşik Kamu İş Konfederasyonuyla bütün kamu çalışanlarının birleşik örgütü oldu. Konfederasyonumuz 2025 yılı içinde gerçekleşen toplu iş sözleşmelerine taraf olarak katılarak 4 milyon memur ve 2,5 milyon memur emeklisinin haklarını savundu, toplu sözleşme masasında kendisine düşen görevi yerine getirdi.

Eğitim İş olarak biz de iş kolumuzda yaşanan sorunlara yönelik tavrımızı belirlerken sorunların kaynağının siyasal iktidarın aldığı kararların değil, kötü giden siyasal ve ekonomik düzen olduğu bilincinden hareket ederek eylemlerimizi gerçekleştirdik, açıklamalarımızı yaptık, çözümlerimizi önerdik. Bu eylemlerimizi, açıklamalarımızı yaparken, çözüm önerilerimizi geliştirirken Türkiye’nin her okulunda görev yapan üyelerimizin düşüncelerini kamuoyuna taşımaya çalıştık.

MESEM gerçeğini ülke gündemine taşıdık. Zorunlu eğitim içinde olması gereken çocuklarımızın neden okullarında olmadığının hesabını sorduk ve bunun nedenlerini kamuoyumuzla paylaştık. Benzer biçimde ÇEDES uygulamasının yanlışlığını dile getirdik. İktidar tarafından okulun kapılarının cumhuriyet karşıtı yapılara açılmasının toplumsal barışa hizmet etmediğini gösterdik. Okullarımızda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenleri var iken, diğer din görevlilerin yerinin okul olmadığını belirttik.

2025 yılı içinde Eğitim İş olarak ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ adıyla ortaya konan öğretim programlarının eğitim sistemimizin köklü değerlerine, laiklik ve bilimsel eğitim ilkelerine aykırı nitelikler taşıdığını sık sık dile getirdik. Bu modelin olumsuz   sonuçlarını daha şimdiden görmekteyiz. Hiçbir bilimsel dayanağı olmayan, öğretmen için angarya özelliği taşıyan, geleneksel karne kültürümüzü yok etmeyi hedefleyen gelişim raporu uygulamasında da bu gerçeği gördük.

Eğitim İş olarak geleceğimizin ‘fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür’ nesiller yetiştirmeye bağlı olduğuna inanıyoruz. Bunun yolu da bilimsel, laik, demokratik, kamusal, parasız, çağdaş bir ulusal eğitimden geçmektedir. Eğitim İş, dogmatik ve ideolojik yaklaşımın ön planda olduğu Türkiye Yüz Yılı Maarif Model’ini bir eğitim modeli olarak da görmemektedir.

Eğitim İş, zorunlu eğitimi toplumsal yaşamın özgürlük ve eşitlik temelinde kurulması için eğitim hakkının gereği olarak kabul eder. O nedenle zorunlu eğitim dışına çıkarılmış veya bu sürecin dışında kalmış her çocuğu, iktidar tarafından özgür iradesi çalınmış çocuklar olarak görmektedir. Eğitim İş okul dışında bırakılan her çocuğun eğitim hakkını savunmaya, zorunlu eğitim kademelerinin, ilköğretim ve orta öğretimin kendi amaçlarını eksiksiz gerçekleştirmesini savunmaya devam edecek. Eğitim İş, ucuz işgücü, erken evlilik, dini tarikatların kendilerini yeniden üretmek amacıyla çocuklarımıza ulaşma taleplerini gerçekleştirmemesi için, devlet yükümlülüğü olan zorunlu eğitimin süresinin kısaltılmasına karşıdır.

Eğitim İş, sağlıklı nesiller için okullarda bir öğün ücretsiz yemek verilmesini ülkemizin geleceği için stratejik bir konu olarak görmektedir. Günümüzde okulda beslenmenin öğrenciler üzerindeki olumlu etkileri kanıtlanmıştır. Millî Eğitim Bakanlığının okullarda bir öğün ücretsiz yemek verilmesine karşı direnmesi, tarafımızca iktidarın ekonomik tercihlerinin halkın çıkarlarından uzaklaşmasına dayalı politikalarının bir gereği olarak anlaşılmaktadır.

Bütçeler ülkelerin mevcut ekonomik durumunu ve nereye doğru gideceğini gösteren en önemli belgelerdir. Önceki bütçelerde olduğu gibi 2026 Bütçesinde de eğitim yatırımlarına ayrılan paylarda azalma devam etmiştir. 2002 yılında yatırımlara ayrılan pay %17,18 iken, 2026 yılı itibariyle bu oran %8,25’e gerilemiştir.

Okullarımızın toplu yaşam alanı olduğu, bu nedenle hijyen koşullarının ve güvenlik ihtiyaçlarının karşılanmasının ihmal edilemeyecek bir görev olduğunu bir kez daha hatırlatıyoruz.

Eğitim İş olarak Öğretmenlik Mesleği Kanunun daha  kanunlaşma aşamasında öğretmen yetiştirme ve istihdamında bizleri önemli sorunlarla karşı karşıya bırakacağını göstermeye çalıştık. Önce proje okullarında şimdi ise tüm okullarda norm kadro fazlası denilerek,öğretmenin yaşam koşulları, aile bütünlüğü yok sayılarak atamaların yapılması bizim için kabul edilemez bir durumdur. Bu uygulamaya karşı tepkimizi göstermeye devam edeceğiz. Hatırlatmak isteriz ki sendikal mücadele geleceği doğru ve gerçekçi biçimde öngörmek ve önleyici tedbirleri harekete geçirmektir.

Öğretmenlik Mesleği Kanunun kanunlaşması sürecinde bunu başarıyla yaptık. Örneğin Eğitim Fakültelerimizin asli görevi olan öğretmen yetiştirme işlevinin değersizleştirileceğini, TBMM önünde, TBMM’de düşüncelerimizi ifade etme fırsatı bulduğumuz her platformda dile getirdik.

Eğitim İş olarak ataması yapılmayan, sözde mülakatlarla elenen meslektaşlarımızın haklarını savunmaya, onlarla Eğitimde Birlik platformu içinde birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz.

Öğretmenlik Mesleği Kanunun kanunlaşma sürecinin bize gösterdiği gerçeklerden biri de YÖK ve Üniversitelerin, yetiştirdikleri öğrencilerine karşı kendilerini sorumlu hissetmemesidir. Eğitim Fakültelerinin var oluş nedeni ortadan kaldırılırken Millî Eğitim Bakanlığına, “Eğitim Fakültelerinde eksik bulduğun nedir” diye soran ne bir YÖK Başkanı ne bir Rektör ne de Fakülte dekanı görebildik. Elbette Eğitim İş olarak şaşırmadık. Sadece ülkemiz adına, halkımız adına utandık!

Eğitim İş Başkanlar Kurulu olarak özel okullarda çalışan meslektaşlarımızın çalışma koşullarının yeniden ele alınması gerektiğini bir kez daha hatırlatıyoruz. Her derece ve tipteki özel öğretim kurumlarında yöneticilik ve öğretmenlik için resmi öğretim kurumlarının koşulları aranıyorken ücrette de resmi öğretim kurumlarına denklik asgari koşulu aranmaması kabul edilemez bir uygulamadır.  Özel öğretim kurumları öğretmenlerinin özlük haklarına yönelik mücadelelerini desteklemeye, zorunlu eğitimin devlet yükümlülüğü olmasından dolayı özel okulların değil devlet okullarının esas olduğu ilkesini savunmaya devam edeceğiz.

Eğitim İş olarak ülkemizin eğitim sorunlarını bilmenin ötesinde, bu sorunları yaşayan bir örgüt olarak sorumluluğumuzun gereğini yapmaya devam edeceğiz. Yukarıda sıraladığımız sorunlarla ilgili olarak da diğer sorunlarda olduğu gibi ifade ve protesto etme hakkımızı sonuna kadar kullanmaya devam edeceğiz. Demokratik ülkelerde demokrasinin daha işlevsel hale gelmesi için basın özgürlüğü ve ifade özgürlüğünün güvence altına alınması zorunluluktur. Başkanlar kurulu olarak X hesabımızın mahkeme kararıyla kapatılmasının hiçbir hukuki dayanağı olmadığını iyi biliyoruz.

Biz Deniz Gezmiş’le gurur duymaya devam edeceğiz. Bizim kamusal düzeni bozmak, tehdit etmek gibi bir anlayışımız hiçbir zaman olmadı, olmayacak. Biz kamusal düzeni, kamunun çıkarlarından uzaklaştıranlara, toplumu kutuplaştıranlara, eğitimi çağdışılığa çıkaranlara karşı, kamu çıkarı doğrultusunda ortak iyiyi esas alan bir sendika olmaya devam edeceğiz.

Biz Eğitim İş olarak Atatürk ilke ve devrimlerine bağlı, eğitimin sorunlarını ifşa eden ve bu sorunlara cumhuriyetin ilke ve değerleri doğrultusunda çözüm üreten, tüm eğitim çalışanlarının çıkarlarını savunan bir sendika olmaya devam edeceğiz. Biz bağımsızlık, çağdaşlık tutkusunu Atatürk’ten öğrenmeye devam ediyoruz. Biz Atatürk’ü ve onun açtığı yolda yürüyenleri daima saygıyla, minnetle anmaya devam ediyoruz. Biz Eğitim İş’iz ve bunun için varız. Yaşasın Eğitim İş”

    En az 10 karakter gerekli