
Olgay GÜLER
Edirne Çocuk Hakları Derneği Başkanı Nebahat Çavuş, 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü nedeniyle yayınladığı açıklamada, çocukların bu yıl da, eşit, adil, güvenli ve sevgi dolu yaşam haklarının tam anlamıyla gerçekleşemediğini belirtti.
Dernek Başkanı Çavuş, 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü nedeniyle basın açıklaması yayınladı. Açıklamada, çocukların bu yıl da yaşam haklarını tam anlamıyla elde edemediklerini belirten Çavuş, çocukların üstün yararını temel alan politikaların hayata geçirilmesi konusunda tüm kurum ve kuruluşlarla işbirliğine hazır olduklarını belirtti.
‘VERİLEN HER KARARDA ÇOCUKLARIN ÜSTÜN YARARI GÖZETİLMELİ’
Çavuş, çocukların bu yıl da, eşit, adil, güvenli ve sevgi dolu yaşam haklarının tam anlamıyla gerçekleşemediğini belirterek, “Bugün tüm çocuklardan içtenlikle özür diliyoruz. Çünkü onlar daha iyi bir dünya beklerken, biz yetişkinler o dünyayı inşa etmekte geç kaldık. Çünkü onların sesi daha gür çıkabilsin diye yükseltmemiz gereken sesimizi bazen alçak tuttuk. Çünkü her çocuk “Ben de varım, beni duyun” derken dünya çoğu zaman sessiz kaldı. Bu nedenle açıklamamıza mahcup ama kararlı bir sesle devam ediyoruz. Çocuklar için verilen her sözün, alınan her kararın ve kurulan her politikanın onların üstün yararını gözetmesi gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz. Edirne ölçeğinde çocukların karşı karşıya olduğu sorunlar, yalnızca ailelerin değil; tüm kentin, tüm kurumların ve hepimizin ortak sorumluluğudur” dedi.
‘EĞİTİM HAKKI ÜCRETSİZ, EŞİT VE ERİŞİLEBİLİR OLMALI’
Çocukların, bazı hastalıkların tedavi maliyetlerinin yüksek olması ve devlet tarafından karşılanmaması nedeniyle yardım kampanyaları düzenlemek zorunda kaldığına dikkat çeken Çavuş, “Bu durum, çocukların yaşam ve sağlık hakkının güvence altına alınması konusunda acil politika değişikliğine ihtiyaç olduğunu göstermektedir. Artan yoksulluk sebebiyle birçok çocuk yeterli beslenememekte, okul çağındaki çocukların bir kısmı ailelerinin harçlık verememesi nedeniyle derslerini aç şekilde dinlemektedir. Tüm çocuklara en az bir öğün ücretsiz ve nitelikli yemek sağlanması artık bir tercih değil, zorunluluktur. Deprem riski sebebiyle yıkılan okulların yerine yenileri yapılmadığı için bazı okullar aynı binada eğitime devam etmek zorunda kalmıştır. Bazı mahallelerde hâlâ ilkokul bulunmamakta, kent genelinde kamuya ait anaokulu sayısı da yetersizdir. Eğitim hakkı ücretsiz, eşit ve erişilebilir olmalıdır; eğitimin özel sektöre devredilmesi kabul edilemez. Kent merkezinde ve dezavantajlı mahallelerde çocukların güvenli biçimde ders desteği alabileceği, spor yapabileceği veya nitelikli zaman geçirebileceği kapalı alanlar yoktur. Çocukların birey olarak görülmesi gerektiğine dair savunucuların talepleri görmezden gelinmektedir” ifadelerini kullandı.
‘HER ÇOCUK EŞİT VE GÜVENLİ BİR YAŞAM SÜRENE KADAR MÜCADELEMİZ SÜRECEK’
Edirne’de çocukların en çok vakit geçirdiği okul bahçeleri ve parkların betonlaştığını, oyun ve öğrenme değeri düşük alanlara dönüştüğünü kaydeden Çavuş, “Giderek daha fazla çocuk örgün eğitimden uzaklaşmakta; MESEM ve açık öğretime yönlendirme artmakta, devamsızlık yükselmektedir. Bu süreçte çocuk işçiliği yaygınlaşmış; son yıllarda birçok çocuk işçi hayatını kaybetmiştir. İşveren ihtiyaçlarının çocukların güvenliği ve sağlığına üstün tutulması asla kabul edilemez. Akran zorbalığı ve çocuklar arası şiddet artış göstermektedir. Bu nedenle yerel ölçekte kamu kurumları, okullar ve sivil toplum kuruluşlarının işbirliği hayati önemdedir. Çocukları hem yetişkinlerden hem akranlarından gelebilecek şiddete karşı bilinçlendirmek, zorbalığın yerine nezaketi koymak için birlikte çalışmalıyız. Edirne Çocuk Hakları Derneği olarak; çocukların üstün yararını temel alan politikaların hayata geçirilmesi için başta İl Milli Eğitim Müdürlüğü olmak üzere tüm kurumlarla işbirliğine hazır olduğumuzu kamuoyuna saygıyla duyururuz. Çocukların sesi duyulana, hakları tam olarak güvence altına alınana, her çocuk eşit ve güvenli bir yaşam sürünceye kadar mücadelemiz sürecektir” dedi.