
Olgay GÜLER
Anadolu Gençlik Derneği (AGD) Edirne Şubesi üyeleri, İsrail’in Gazze ve Filistin’de sürdürdüğü saldırılara karşı Edirne’de öğle namazı çıkışı Eski Cami önünde bir araya gelerek tepki gösterdi.
AGD’nin öğle namazı sonrası Eski Cami önünde gerçekleştirdiği eyleme, dernek üyesi çok sayıda kişi katıldı. İsrail’in sert dille eleştirildiği eylemde basın açıklamasını okuyan AGD Edirne Şube Başkanı Abdülhamit İriş, Gazze’de işlenen katliamlara, vahşete ve soykırıma vicdan sahibi kimsenin sessiz kalmaması gerektiğini söyledi.

‘BU BİR İNSANLIK SUÇUDUR
İsrail’in Gazze’de gerçekleştirdiği soykırımın üzerinden 550 gün geçtiğini, bu süreçte 50 binden fazla masum sivilin şehit olduğunu söyleyen İriş, “115 binden fazla kişi yaralandı ya da sakatlandı. Şehit olanların çok büyük bir kısmını çocuklar, kadınlar, yaşlılar, sağlık çalışanları ve gazeteciler oluşturuyor. Gazze’deki sağlık altyapısı İsrail’in saldırıları sebebiyle tamamen çöktü. Hastaneler ya bombalandı ya da yakıt ve tıbbi malzeme yetersizliği nedeniyle hizmet veremez hale geldi. Eğitim kurumları, ibadethaneler, su tesisleri ve barınma alanları da İsrail saldırıları ile yıkıldı. İsrail, Gazze ve Filistin’de sadece bombalarla değil, gıda başta olmak üzere temel ihtiyaçlara erişimi engelleyerek de bir soykırım yapıyor. Gazze’ye açılan sınır kapıları abluka altında tutularak insani yardım geçişleri engelleniyor. 2 milyondan fazla insan, açlık krizi ile karşı karşıya. Çocuklar, açlıktan hayatlarını kaybediyor. Bu, gözlerimizin önünde gerçekleşen bir insanlık suçudur.Tüm bunlar gözü dönmüş katil sürüsü olan Siyonist İsrail’in, bir halkı sistematik olarak yok etmeye yönelik vahşi katliamlarıdır” dedi.
‘DİRENCİMİZİ DİRİ TUTMALIYIZ’
Gazze’ de işlenen katliamlara, vahşete ve soykırıma vicdan sahibi kimsenin sessiz kalmaması gerektiğini söyleyen İriş, “Yaşanan bu zulme sessiz kalmak, hiçbir insana yakışmaz. Gazze’de zulme uğrayan kardeşlerimizin özgürlüklerine kavuşana dek desteklerimizi sürdürelim. Unutmayalım ki, hiçbir zulüm ilelebet devam etmez. Zalim er ya da geç yaptıklarının cezasını alır. Bu aşamada bize düşen görev, direncimizi diri tutmaktır. Yapılan zulme, yaşanan vahşete, işlenen katliama ve soykırıma karşı birlikte hareket etmektir. Gerek sivil toplum kuruluşları gerekse topyekûn insanlık olarak, siyonist rejimin zulmüne karşı durmaktır” diye konuştu.

‘HERKES ÜZERİNE DÜŞEN GÖREVİ YAPMALI’
İsrail’in Gazze’ye gıda girişine engel olarak, tamamen yok etmek istediğini belirten İriş, “Bugün Gazze’de yemek az, ekmek sınırlı, su yok, elektrik yok, fırınlar çalışmıyor. Gazze, sadece Müslümanların meselesi değil, bütün insanlığın ortak meselesidir. Herkesi, bu sorumlulukta üzerine düşeni yapmaya davet ediyoruz. Dünya Müslüman Alimler Birliği’nin de belirttiği üzere Gazze’ye Barış Gücü gönderilmesi bir istek değil, ihtiyaçtır, zorunluluktur. İslam ülkeleri arasında, ülkemize de büyük sorumluluklar düşmektedir; İncirlik Üssü derhal millileştirilmelidir. Kürecik Radar Üssü kapatılmalıdır. Siyonist İsrail’in soykırımında rol oynayan çifte vatandaşlar vatandaşlıktan çıkarılmalı ve cezalandırılmalıdır. Bakü-Tiflis-Ceyhan aracılığıyla Siyonist İsrail’e giden petrol vanası kapatılmalıdır” şeklinde konuştu.
‘İNSANLARIN KATLEDİLMEDİĞİ BİR FİLİSTİN İSTİYORUZ’
Tüm İslam ülkeleri ve halklarının bir araya gelip tepkisini ortaya koyması gerektiğini de kaydeden İriş, “Zalim, Siyonist İsrail sadece güçten anlar. Onun için bütün İslam ülkeleri ve halkları bir araya gelip tepkisini ortaya koymalıdır. Bizler Türkiye’deki Müslümanlar olarak Gazze’nin yanında olmaya devam edeceğiz. Bizler, vicdan sahibi insanlar olarak çocukların büyüyebildiği, insanların katledilmediği bir Filistin istiyoruz. Bunu başarana kadar bütün gücümüzle mücadele edeceğiz.
Zafer inananlarındır ve zafer yakındır” ifadelerini kullandı.